Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
metis
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Kapalı
  
 
Türkiye'de Anayasalar
2010 Referandumu’nu ve Başkanlık sistemini konu alan iki yazı ekleyerek genişlettiğimiz bu klasikleşmiş kitapta, Cumhuriyet anayasaları ideoloji, özgürlükler rejimi, devlet yapısı, yapılma ve değiştirilme prosedürü açısından değerlendiriliyor. Yürürlükteki anayasal sistemi belirlemiş 1982 Anayasası’nın sürmekte olan ezici ağırlığı vurgulanırken, bir yandan bu anayasanın emsal normlarının genel kanının aksine aslen 1961 Anayasası’nda bulunduğu, öte yandan 1987-2001 arasında yapılan çeşitli değişikliklerin demokratikleşme için gerekli, esasa ilişkin değişiklikler olmadığı gösteriliyor. İnceleme, Türkiye’de siyasal rejimin gerçekten demokratikleşebilmesi için, bunun temel yasa çerçevesini çizen anayasada hangi esaslı değişikliklerin hâlâ yapılmayı beklediğine de işaret ediyor. Bu yeni basıma eklenen Referandum ve Başkanlık yazıları da, tarihsel süreklilik içerisinde, giderek kemikleşen bu problemi günümüze taşıyor.
Karaduygun
Karaduygun, kendi kafasına sığamayandır. düşüncenin yüzyıllar içinde tamamlandığının bilinciyle zamanın kör kuyularına dalmayı göze alır. Dünyaya alışamaz, tahammül edemez, dünyevileşemez. Öç duygusu olmadan dehşete kapılır, iğrenmeden yadırgar, hamasete kanmaz, için için bağışlasa da aynı döngü tekrarlanmasın diye affedemez, sürekli anımsar, anımsadığı için uyuyamaz, uykusuzluk yüzünden unutamaz. Güzelliği bir lütuf gibi şükranla kabul eder, kötülük karşısında afallar, dengesini kaybeder, çünkü sevdiği her varlığı çok ama çok sever. Onunkisi kozmik bir kederdir. Hiçbir tapınağı yoktur ki canlılık kadar kutsal olsun. — Sema Kaygusuz
Şiddetin Topolojisi
Han’ın kitabı, eski toplumlardan günümüze şiddetin tarihsel değişiminin temel uğraklarını tespit eden felsefi bir anlatı. Yazar bunu yaparken şiddetin tarih boyunca inatla kalıcılık göstermesini araştırmış bir dizi düşünüre, Sigmund Freud, Carl Schmitt, Walter Benjamin, René Girard, Giorgio Agamben, Gilles Deleuze, Michael Hardt ve Antonio Negri’nin tezlerine eleştirel bir gözle uğrayarak kısa ve özlü bir anlatı sunuyor. Şiddetin Topolojisi, bakış açımızı tekrardan sorgulamamıza ve değiştirmemize neden olan o kısa ama etkili felsefi uyarılardan biri..
Diğer yeni kitaplar...
Dilimizden hiç düşürmediğimiz, hakkında sürekli yazıp çizdiğimiz bir kavram özgürlük. Bahsi o kadar ..
 
Kürenin üzerinde 37° 22' 16¨ Kuzey,  4° 57' 29¨ Batı noktası: Marinaleda. Asteriks’in köyünü ha ..
 
Kristin Ross müthiş bir şey yapıyor bu kitabıyla: Paris Komünü’nün ardından gelen yorumların yarattı ..
 
Jean-Paul Sartre, düşünceleriyle eylemleri arasındaki tutarlılık açısından muhtemelen bütün modern t ..
 
"Pek çok yeni şiirimin yanı sıra, eski tarihli ama gün ışığına çıkmamış şiirlerimin de yer aldığı, k ..
 
Tüm yeni kitaplar için
Müge Gürsoy Sökmen, Suç ve Kefaretin Ötesinde. Toplumun bir kesimine karşı, geri kalan kesiminin ­en azından bilmezlikten gelme ya da sessiz kalma yoluyla- işbirliği yaptığı suçlar işlendiğinde, bunun kefareti nasıl ödenir? Zulüm koşulları sona erdiğinde, toplumsal bir barışa, uzlaşmaya nasıl gidilir?
İnsanların etnik/cinsel/dinsel kimliklerinden ötürü zulme uğradıkları bir çağda, bu kimliklerden özgürleşmenin imkânı var mıdır? Bu kitabı Türkçede yayımlama konusunda olumlu görüş bildirirken benim aklımı kurcalayan sorular bunlardı.
Suç ve Kefaretin Ötesinde bu sorulara hayli uç noktalardan yaklaşıyor. Yazar önce Direnişçi sonra da Yahudi olarak kapatıldığı Nazi Toplama Kampları deneyiminden söz ediyor. Milyonlarca Yahudinin (Çingenenin, komünistin, eşcinselin...) paylaşmış olduğu bir deneyim bu.Devamını okumak için

Yeni yazılar, söyleşiler.
Karin Karakaşlı'nın İyi Kitap'ta yayımlanan "Hannah Arendt'in umutlu mücadelesine buyrun" başlıklı yazısı
Nazan Maksudyan'ın K24'te yayımlanan "Komün'ün hâlâ yazılmakta olan hikâyesi" başlıklı yazısı
Sema Kaygusuz'un Cumhuriyet Kitap Eki'nde yayımlanan "Teselli eden edebiyatçı olur mu hiç?" başlıklı söyleşisi
Ertan Tunç'un otekisinema.com adresinde yayımlanan "Klasikleri niçin okumalıyız?" başlıklı yazısı
Saffet Murat Tura'nın Milliyet Sanat'ta yayımlanan "İnsan denen bilmece" başlıklı söyleşisi

Kaydet
 
Küçük Filozoflar Dizisi
Etnografik Hikâyeler
Antropologlar, alan çalışması sırasında yaşadıkları çeşitli kişisel deneyimleri arkadaş sohbetlerinde sık sık dillendirirler. Ama nitel çalışmalar kâğıda dökülürken "önemsiz detaylar", "terslikler", hatta "başarısızlıklar" olarak görülen bu deneyimler genellikle yansıtılmaz. Oysa araştırmacının sahada karşılaştığı ya da dahil olduğu kimi durumlar (kimlik çatışmaları, bürokratik ve ideolojik engeller gibi), araştırmanın ilerleyişini etkilediği gibi, yönünü dahi değiştirebilir. Etnografik Hikâyeler, işte bu kişisel öykülere, yani alan sürecinin taşıdığı zorlukları, belirsizlikleri, çalkantıları, hesaplaşma ve gerilimleri yaşayan bireyler olarak maceralı yolculuklardan dönmüş araştırmacıların deneyimlerine odaklanıyor..
Gözdeki Kıymık
Kadınlar ve genç kızlar, azınlıklar, Kürtler, kent yoksulu genç erkekler, yerlerinden yurtlarından edilip büyük kentlere tıkıştırılanlar, Afrikalı göçmenler, eşcinseller, deliler, travma mağdurları, yaşlılar, ailesini katliamlarda kaybetmiş olanlar, kötü bir eğitimin içinde yönünü kaybeden genç insanlar, engelliler... Bütün bu madunlar Türkiye sinemasının son dönem filmlerinde kendilerine daha önce görülmemiş ölçüde yer buldular. Adorno’nun "Gözünüzdeki kıymık en iyi büyüteçtir" sözünden adını alan kitap, bu değişimin çeşitli veçhelerini görünür hale getirerek, eleştirel bir değerlendirmeye girişiyor.
Tekrar basımlar...
10. Basım
 
5. Basım
 
5. Basım
 
6. Basım
 
3. Basım
 
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.