www.metiskitap
www.metisbooks
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
    
KİTABI / YAZARI BUL
 
  
 
 
Genel Katalog - Açık
  
 
 
İngiliz tarihçi E. H. Carr'ın Bolşevik Devrimi tarih yazımında gerçekleştirilmiş en büyük yapıtlardan biri olma özelliğini sürdürüyor. Konusunda bir klasik haline gelen bu üç ciltlik başyapıt, Sovyet tarihi üstüne yapılan başka birçok araştırmaya da esin ve başvuru kaynağı olmuştur.
       İlk cildi 1989 yılında yayımlanan Bolşevik Devrimi 2004 yılında Tuncay Birkan çevirisiyle yayımlanan son ciltle tamamlanmış oldu. Sık sorulan bir soru ve karıştırılan bir konu olduğu için şu açıklamayı yapmakta yarar görüyoruz: Bolşevik Devrimi 1917-1923, yazarın “Sovyet Rusya Tarihi” genel başlığı altında yayımladığı 7 ciltlik bir toplamın ilk üç cildidir. Diğer ciltler, bir ciltlik Interregnum 1923-1924 (Ara Dönem) ve üç ciltlik Socialism in One Country 1924-1926 (Tek Ülkede Sosyalizm) adlarını taşır. Metis’te ilgimiz baştan beri yapıtın ilk üç cildiyle, Bolşevik Devrimi’yle sınırlıydı, diğer ciltleri yayımlamayacağız.
ISBN13 978-975-342-299-4
13X19.5 cm, 400 s.
 
Bolşevik Devrimi 1917-1923
Cilt I
Özgün adı: The Bolshevik Revolution 1917-1923
Çeviri: Orhan Suda
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Kasım 1989
4. Basım: Ocak 2012

Bolşevik Devrimi'nin bu ilk cildi, Bolşevizm'in doğuşunu ve gelişmesini, 1905 ve 1917 devrimlerini ve Sovyet iktidarını içeriyor. Kitabın Türkçe literatüre yapacağı daha önemli katkı ise, parti, Sovyet ve iktidar aygıtları arasındaki ilişkilere iktidarda ve Sovyet yönetimindeki merkezileşmeye, milletlerin kendi kaderini tayin hakkı uygulamalarına ilişkin çok zengin bir kaynak oluşturmasıdır.

ISBN13 978-975-342-164-5
13X19.5 cm, 368 s.
 
Bolşevik Devrimi 1917-1923
Cilt II
Özgün adı: The Bolshevik Revolution 1917-1923
Çeviri: Orhan Suda
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 1998
3. Basım: Ocak 2012

Bolşevik Devrimi’nin “Ekonomik Düzen” başlığını taşıyan bu cildinde devrimin hemen sonrasındaki tarım, sanayi, ticaret, emek ve sendika, dağıtım ve para politikaları inceleniyor. Devrimin ekonomik hayata etkileri, savaş komünizmi, NEP dönemi ve planlamanın ilk adımları 1917-1923 arasının alt kronolojik dönemleri olarak ele alınıyor.

Bir krizin, yoğun mücadelelerin, teori ve programla gerçek hayat arasındaki zıtlıkların tarihidir bu cilt: Bir yandan devrim için siyasi iktidarın alınmasının yetmediği ortaya çıkar, diğer yandan Bolşeviklerin Rusya’da sosyalizme geçiş için desteğini umdukları Avrupa devrimi gelmemektedir... Burada anlatılan tarihin, sosyalizm düşüncesinin nasıl devletçiliğe itildiğinin, devletçiliğin sınırları içine hapsolduğunun tarihi olduğu da söylenebilir; Carr’ın bugünkü okurları için, “duvarın yıkılışını” görmüş yirminci yüzyıl sonundaki okurları için kitabın taşıdığı anlam da bizce budur.

ISBN13 978-975-342-484-4
13x19.5 cm, 560 s.
 
Bolşevik Devrimi 1917-1923
Cilt III
Özgün adı: The Bolshevik Revolution 1917-1923
Çeviri: Tuncay Birkan
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 1998

“Sovyet Rusya ve Dünya” başlıklı bu ciltle birlikte Bolşevik Devrimi tamamlanmış oluyor. Carr yapıtın sonunu, Sovyet tarihinde belli bir dönemin sonuna yerleştirmiştir: 1922-23 kışında rejim yerleşmiş, ilk kez bir güvenlik hissi doğmuş, ekonomik iyileştirme dalgası zirveye ulaşmıştır. Yeni tarım ve çalışma kanunları ile medeni kanun hukuki istikrar vaat etmektedir. Devrim yatışmıştır – Carr bundan sonrasını artık farklı, yeni bir dönem olarak değerlendirir.

Bu üçüncü cilt, Sovyet Rusya’nın dış dünyayla kurduğu çok renkli, ama bir o kadar da karmaşık, iç içe geçmiş ilişkilerini, keskin ayrımlara gitmeden resmin bütününü canlandırarak anlatmayı başarıyor. Bu cildi okurken, artık uzak bir geçmişte, 20. yüzyılın başında kalmış uluslararası olguların aynı zamanda bugüne, bizlere ne kadar yakın olduğunu düşünmemek mümkün değil.

  
OKUMA PARÇASI

E. H. Carr, Önsöz, 1950, Cilt 1, s. 7-9

1917 Ekim Devrimi'ni esas alarak Rusya'nın tarihini yazmaya kalkışmanın cüretli bir iş olduğu şüphesiz herkesçe açıktır; bu girişime göz yumanlar eserdeki kusurları hoş görsünler. Sovyet Rusya tarihinin, ne Marksist kökenden gelen, ne de Rus asıllı olan bir İngiliz tarafından yazılması büsbütün cüretli bir iş olarak görülebilir. Fakat, bu alanda doldurulacak boşluğun çok geniş oluşu böyle bir cüreti bağışlatır sanırım. Batı ya da orta Avrupa hakkında İngiltere'de ya da Amerika Birleşik Devletleri'nde yayımlanan eserlerin yazarları, Fransa, İtalya, Almanya gibi ülkelerin politika ve kurumlarının, örneğin, İngiltere ya da Amerika ile kurulacak benzerlikler sayesinde açıklanabileceği gibi bir inanç taşırlar çoğu zaman. Aklı başında hiç kimse, Lenin, Troçki ve Stalin'in Rusyası'nı, MacDonald, Baldwin ve Churchill'in İngilteresi'nin ya da Wilson, Hoover ve Franklin Roosevelt Amerikası'nın arşınıyla ölçmeye kalkışmayacaktır. Sovyet Rusya tarihçisi, çalışmasının her aşamasında, ciddi her tarihçiye düşen çifte bir görevin; kahramanlarının görüş ve amaçlarını imgelem gücüyle kavramakla, onların gerçekleştirdiklerinin evrensel anlamı hakkında temel bir değerlendirmeyi birleştirme gereğinin son derece bilincinde olmalıdır.

Devrim olaylarının tarihini yazmak değildi istediğim (daha önce birçokları tarafından anlatıldı bu olaylar); Devrim'in yarattığı siyasal, sosyal ve ekonomik düzeni yazmak istiyordum ben. Amacım bu olduğu için, Lenin 1923 ilkbaharında (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin temellerinin atılışı ile hemen hemen aynı tarihte) siyaset sahnesinden kesinlikle çekilmeden önce kurulmuş olan Sovyet toplumunun yapısını tahlil edeceğim uzun bir giriş bölümü tasarladım önce. Ama konuya eğilince, bu çerçevenin Lenin'in gerçekleştirdiği şeyin büyüklüğünü ve onun gelecek üzerindeki etkisini belirtmekte gülünç denecek kadar yetersiz olduğu ortaya çıktı. Bu bölüm tek bir cilt olarak yeniden planlandı ve Bolşevik Devrimi, 1917-1923 adıyla üç ciltte tamamlanacak olan daha geniş kapsamlı bir eser haline geldi. Bunun I., II. ve III. kısımları ilk cildi oluşturdu.(1)

Bolşevik Devrimi, 1917-1923 kendi içinde bir bütün oluşturmakla birlikte, daha geniş kapsamlı bir esere giriş olma görünümünden bir şeyler taşımaktadır gene de. Kapsadığı dönemin olaylarının tam bir anlatımı olmaktan çok, gelecekteki gelişmelerin ana hatlarını meydana getiren olayların bir tahlilini içermeyi amaçlıyor. Örneğin, iç savaşın seyrini ve sonuçlarını, özellikle III. Kısım'da birçok vesileyle tartışmış olmama ve V. Kısım'da da ele alacak olmama rağmen okur, bunun ayrıntılı bir hikâyesine rastlamayacaktır bu kitapta. Öte yandan, ilk bölümlerimi, doğrudan sonuçları önemsiz görünse de, devrim tarihinin son bölümünde büyük bir rol oynayan 1917 öncesi olaylarına ve polemiklerine ayırmakta tereddüt etmedim. John Reed' in Ten Days that Shook the World (Dünyayı Sarsan On Gün, 1919) ve M. Philips Price'ın My Reminiscences of the Russian Revolution ("Rus Devrimi Anılarım", 1921) adlı kitapları devrimi tüm canlılığı ile yansıtmaktadır; iç savaş dönemini tam olarak anlatan İngilizce bir kitap arayanlar, W.H. Chamberlin'in iki ciltlik History of the Russian Revolution, 1917-1921 ("Rus Devrimi Tarihi", 1935) adlı eserine başvurabilirler.

Çağdaş tarihi yazmanın rizikoları vardır. Fakat bunların, uzak bir geçmişi anlatan tarihçinin karşılaştığı rizikolardan daha tehlikeli olduğuna inanmadım hiçbir zaman. Çünkü zamanın, bir ayıklama ve aşınma sürecinden geçirerek, gerçeği daha erişilebilir boyutlara indirgediği ama geriye en güvenilir olanlarının kaldığını hiçbir şekilde garanti etmediği kanıtlarla yüz yüzedir uzak bir geçmişi anlatan tarihçi. Sovyet Rusya tarihçisinin, kaynakların azlığından ya da güvenilir olmayışından ötürü, olağanüstü güçlüklerle karşılaştığına inanılır genellikle. 1928'den sonraki dönem için haklı görülebilecek olan bu inanış, bizim ele aldığımız, gerek olgular, gerekse fikirlerin dile getirilişi açısından belgelerin bir bütün olarak az rastlanan bir içtenlik taşıdığı bu dönem için hiç de geçerli değildir. Sovyet makamları, kendi ülkelerinin tarihini ve kurumlarını incelemek isteyen komünist olmayan kişilerin Sovyetler Birliği'ni ziyaret etmelerine ve oradaki kitaplıklarda çalışmalarına imkân tanımamakta ayak dirediklerinden, ağırlıklı olarak diğer ülkelerin kitaplıklarından yararlanmak zorunda kaldım. Bunlar arasında kaynaklar yönünden en zengin olanları Birleşik Devletler kitaplıklarıdır. Bu bakımdan, 1948'de Birleşik Devletler'e gitmemi ve ülkenin büyük bölümünü ziyaret etmemi sağlayan Princeton'daki Institute for Advanced Studies'e, Columbia ve Standford Üniversitesi yöneticilerine derin bir minnettarlık duyuyorum. Columbia, Harvard, Standford Üniversiteleri'nin kitaplıkları, New York Public Library ve Library of Congress, Sovyetler'le ilgili belgeler bakımından son derece zengin; bu kitaplıkların görevlilerine ve çalışanlarına yardımlarından dolayı yürekten teşekkür ederim.

Bununla birlikte, çalışmanın büyük bir bölümü İngiltere'de gerçekleşti. Başlıca üniversitelerimizde, Sovyetler'le ilgili çalışmalara gerekli kolaylıkların sağlanması için daha yapılacak çok şey var ise de, dostların cömert yardımlarından yararlanma şansına sahiptim; onların farklı görüşleri, çoğu zaman, benim görüşlerimin açıklığa kavuşmasına katkıda bulundu. Sayın Isaac Deutscher müsveddelerin tamamını okudu, onun derin bilgisinden, olgulara ve yorumlara ilişkin birçok konuda tavsiyelerinden yararlandım. Londra Üniversitesi'ne bağlı School of Slavonic and East European Studies'de öğretim üyesi A.Rothstein bazı bölümleri okudu, değerli eleştirilerde ve yorumlarda bulundu. Glasgow Üniversitesi Department for the Study of the Social and Economic Institutions of the USSR'dan Dr. R.Schlesinger Bolşevik kendi kaderini tayin hakkı öğretisine ilişkin bölümün, sayın Rachmilevich ise, erken dönem parti tarihi hakkındaki ilk bölümün okunmasında aynı işi üstlendiler. Sayın Jane Degras bütün bir cildin provalarını okudu, esasa ve şekle ait birçok düzeltmeler önerdi. Vaktiyle London School of Economics kitaplığında görevli, şimdiyse, University College, Leicester'da öğretim üyesi Dr. Ilya Neustadt, kitaplığın muazzam kaynaklarından yararlanmamda paha biçilmez yardımda bulundu. British Museum'dan J.C.W. Horne, School of Slavonic Studies'den kitaplık yönetmeni Dr. L.Loewen-son ve Royal Institute of International Affairs kitaplık görevlileri hiç yüksünmeden sürekli yardımcı oldular bana. Onların hepsine bu önsözde yeterince ödeyemeyeceğim bir minnet borcum olduğunun bilincindeyim. Ama bu vesileyle, belirtmeden geçemeyeceğim bir nokta, benden yardımlarını esirgemeyenlerin ya da bana tavsiyelerde bulunanların hiçbirinin hatalarımdan ya da görüşlerimden sorumlu olmadığıdır: onların hiçbirinden yazdığım her şeye katılmalarını bekleyemem. Gene de derin ve içten bir minnettarlık duyuyorum kendilerine. Bu uzun vadeli girişimi mümkün kılan yayımcılarıma da teşekkür etmek isterim bu vesileyle.

Belirtilmesi gereken bazı teknik ayrıntılar kalıyor geriye. Rusya hakkında yazanlar için daima ürkütücü olan iki sorundan biri takvim, biri de transkripsiyon sorunudur. Rusya'da 25 Ekim/7 Kasım 1917'den önce meydana gelen olaylar o dönemin Jülyen takvimine göre belirtilmiştir bu kitapta. Rusya dışında meydana gelen olaylarda ise Batı takvimi esas alınmıştır. Karışıklığa yol açabilecek her durumda hangi takvime göre tarih düştüğümü belirttim. Rusya'da 25 Ekim/7 Kasım 1917 ile (Rusya'nın Batı takvimini kabul ettiği) 1/14 Şubat 1918 arasında cereyan eden olaylar her iki takvime göre belirtildi. 1/14 Şubat 1918'den sonra meydana gelen olaylar için Batı takvimi esas alındı. Hiçbir transkripsiyon sistemi, bu sistemi icad eden filolog dışında, hiç kimseyi tam olarak tatmin etmez; benim kabul ettiğim sistem, birkaç ayrıntı dışında, Library of Congress'in uyguladığı sistemi izliyor yaklaşık olarak. Özel isimleri yazarken, acayiplikten kaçınmak için, sistemden vazgeçtiğim oldu bazen. Örneğin, Gertsen yerine Herzen [Türkçe metin: Herzen], Aksel'rod yerine Axelrod [T.m. Akselrod], Zinov'ev yerine Zinoviev [T.m. Zinovyev] ve Ordzhonikidze yerine Orjonikidze [T.m. Orjonikidze] diye yazdım. Kimi zaman da bilinen biçimleri koruma adına tutarlılıktan vazgeçtim: Jugashvili ya da Dzhugashvili yerine Djugashvili kullandım [T.m. Cugaşvili] ve Zhordania yerine Jordania [T.m. Jordanya]. Dzerzhinsky adını da yazarın Latince metinlerinde kullandığı ve muhtemelen adının Polonya dilindeki karşılığı olan Dzierzynski'ye yeğledim [T.m. Cerjinzki]. Bu tip durumlarda tutarsızlığımda bile tutarlı davranamamış olsam da, yalnızca böyle güçlüklerle hiç uğraşmamış olanların beni anlayışsızlıkla karşılayacaklarını düşünüyorum.

Bolşevik Devrimi, 1917-1923 için başvurduğum kaynakların bibliyografyası üçüncü ciltte yer alıyor. Bu cilde kadar dipnotların, konuyu yeterince aydınlattıklarını umuyorum. Marx ve Engels'in eserlerinin, Almanca tam basımı mevcut değil, Historisch-Kritische Gesamtausgabe, Marx-Engels-Lenin Enstitüsü'nün desteği ile, I. Kısım'ın (İlk Yazılar) sadece ilk yedi cildini; III. Kısım'ın (Marx-Engels, Mektuplaşmalar) dört cildini yayımladı. Olabildiğince başvurdum bu eserlere. Öte yandan, bu eserlerin, gene Marx-Engels-Lenin Enstitüsü'nce hemen hemen tamamı yayımlanmış Rusça çevirilerinden yararlandım. Lenin'in eserlerine gelince, henüz tamamlanmamış olan ve değerli notların tümünün yer almadığı dördüncü basımının yerine, ikinci basımını kullandım (üçüncüsü bunun tekrar basımıdır). Kitabımın ilk cildi baskıya girdiğinde, Stalin'in eserlerinin ilk oniki cildi (onaltı cilt olarak tasarlanmıştı) hazırdı. Troçki'nin eserlerinin, 1925 ve 1927 yılları arasında, Moskova'da yapılan toplu basımı tamamlanmamıştı. Ama ben, bu basımda yer alan yazıları kullandım. Lenin ve Stalin'in parti ya da Sovyet kongrelerinde vb., yaptıkları konuşmalar, sıradan araştırıcının daha güç erişebileceği kongre resmi tutanaklarından değil, toplu eserlerden alındı. Kontrol ettiğim kadarıyla, transkripsiyonların doğruluğuna güvenilebilir. Diğer konuşmacılar resmi tutanaklara göre belirtildi. Rusça gazeteler İngiltere'de eksiksiz bulunamadığı (bazen de okunamaz halde oldukları) için, doğruluğunu araştırmaksızın, ikinci elden aktarmak zorunda kaldım çoğu kez. Marx, Engels, Lenin, Troçki ve Stalin'in toplu eserleri dışında, başvurduğum kaynakların yayım tarihlerini belirttim. Yayım yeri, bir şüpheye yol açabilecek durumlarda belirtildi ancak. Aksi belirtilmedikçe ya da eserin içeriği bir belirtmeyi gerektirmedikçe (örneğin, resmi Foreign Relations of the United States gibi) İngilizce eserlerin Londra'da yayımlanmış olduğu varsayıldı. Sovyet kurumlarının adlarını kısaltmalarla vermek (örneğin, VTsIK, Komintern gibi), vazgeçilemeyecek kolaylıklar sağlıyor. Fakat bir kurumdan ilk kez söz ettiğimde adını tam olarak belirttim daima ve kitabın sonuna kısaltmaların bir listesini ekledim.

(1) IV. Kısım'ı içeren ikinci cilt ("Ekonomik Düzen") ve V. Kısım'ı içeren üçüncü cilt ("Sovyet Rusya ve Dünya") 1952-1953 yıllarında; bu dizinin İktidar Boşluğu, 1923-1924 başlıklı ikinci kitabı 1954'te; Tek Ülkede Sosyalizm, 1924-1926 başlıklı üçüncü kitabı ise, üç cilt halinde, 1958, 1959 ve 1964'te yayımlandı. Metne dön

Devamını görmek için bkz.

E. H. Carr, Önsöz, 1951, Cilt 2, s. 5-6

Bu eserin birinci cildine yöneltilen eleştirilerden en inandırıcı olanı, Sovyet rejiminin ilk yıllarındaki siyasal ve anayasal düzenlemeleri, bunları geniş ölçüde dayatan ve açıklayan ekonomik şartları ele almadan önce anlatmaya kalkışmakla, normal düzeni tersine çevirdiğim suçlamasıydı. İkinci cildin ilk ciltten bir yıl sonra yayınlanması, birbirine sıkı sıkıya bağlı bu iki konunun, şimdi birlikte incelenmesini sağlayacaktır; ve bu şaşırtıcı seçimi yapmak zorunda kaldığım için, önce içinde yer aldıkları siyasal çerçeveyi saptamaksızın dönemin karmaşık ekonomik gelişmelerini inceleyerek işi kolaylaştırmış olmam gerektiğine tamamen ikna olmuş değilim. Şimdi bile tablo henüz tamamlanmış değil, çünkü Sovyet Rusya'nın o yıllardaki dış ilişkileri gelecek yıl yayına hazır olacak üçüncü ciltte yer almaktadır.

Elinizdeki bu kitapta düzenlemeyle ilgili tuhaf sorunlar ortaya çıktı. Ekonominin her bir kısmı diğer bütün kısımlarına bağlı olduğundan, şüphesiz burada, Sovyet ekonomisini başlıca sektörlerine ayırmak zorunluydu. Daha az açık olarak görünen şey ise bu cildin kapsadığı dönem içinde alt dönemlere göre yeni bir bölümlemenin de kaçınılmaz oluşuydu. İlk bakışta, örneğin bütün bu dönem boyunca tarımın gelişmesini tek bir bölümde incelemenin daha iyi olacağı düşünülebilir. Bununla birlikte söz konusu dönem, birbirinden tamamen farklı nitelikteki üç alt döneme —asıl devrim dönemi, savaş komünizmi dönemi ve NEP'in ilk dönemi— ayrıldığı için, sonunda bölümler arasında ekonominin her sektörünün bu dönemlere ayrılmış üç kısımda da incelendiği kronolojik bir sıralama yapmayı seçtim. Okur isterse, sanayiye, maliyeye ilişkin bölümlere girmeden, örneğin tarımın tarihini cilt boyunca rahatlıkla izleyebilecektir.

Açıklama gerektiren bir başka sorun, bu cildin hangi noktada sona erdirileceğidir. Sovyet Rusya tarihinin bu ilk üç ciltlik kısmının genel planı, gelişmeleri aşağı yukarı Lenin'in sahneden çekildiği ve iktidar mücadelesinin başladığı ana kadar izlemeyi öngörüyordu. Birinci ciltte, SSCB'nin doğuşu, anayasanın kabulü ve Temmuz 1923'te Milliyetler Halk Komiserliği' nin ilgası uygun bir durak noktası oluşturdu. İkinci ciltte ise durak noktası biraz daha erken oluştu. NEP'in ilk aşaması 1922-23 kışında sona erdi ve onikinci parti kongresi Nisan 1923'te —Lenin'in çalışamaz hale gelmesinden bir ay sonra— rakip liderleri tutum almaya zorlayan kaçınılmaz bir ekonomik krizin gölgesi altında toplandı. Bu yüzden, bu kongrede yer alan "Planlamanın Kökenleri" hakkındaki tartışmalar, sonrakilerin değil ilk tartışmaların özetiydi ve bu bakımdan son bölümde ele alındı...

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax: 212 2454519 e-posta: bilgi@metiskitap.com
copyright © metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.