Metis
Metis hakkında bilgiler, editörler. Metis mutfağında neler hazırlanıyor? Editörlerden notlar. Metis yazarları hakkında. Metis yazarları hakkında. Katılabileceğiniz bir tartışma platformu. Yazılarınız, görüşleriniz, önerileriniz. Hayaller, Fikirler, Sorular. İletişim Panosu. Herhangi bir duyurunuzu asabilirsiniz bu panoya. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis Rights List 2007 / Info in English
KİTABI / YAZARI BUL 
TEMATİK ARAMA I ÜYELİK I KİTAP LİSTENİZ I YARDIM
 


 
978-975-342-207-9

13X19.5 cm., 280 s.
Yazar Hakkında
Okuma Parçası
Eleştiriler Görüşler
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Edebiyat Yazıları, 2004
Bu kitap hakkında yazmak için
Theodor W. Adorno
Minima Moralia
Sakatlanmış Yaşamdan Yansımalar

Özgün adı: Minima Moralia
Reflexionen aus dem Beschadigten Leben

Çeviri: Orhan Koçak, Ahmet Doğukan
Yayına Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen, Garo Antikacıoğlu
Kapak Fotoğrafı: Ilse Mayer-Gehkren
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen

Kitabın Baskıları:
İlk Basım: Ekim 1998
5. Basım: Ekim 2007
Minima Moralia, Adorno'nun başyapıtıdır. İlgilendiği bütün alanları bu kitapta -bazen birkaç sayfalık tek bir fragman içinde- bir araya getirmiştir: Felsefe, günlük yaşam, siyaset ve işçi hareketinin tarihi, edebiyat ve müzik, psikoloji, Faşizm, ırkçılık ve savaş. Bir polemik kitabı olarak da görülebilir: Bütün bu konuları, karşılarında eleştirel bir tutum aldığı düşünce sistemleriyle (örneğin varoluşçuluk veya psikanaliz) ve Heidegger gibi düşünürlerle kimi zaman açık kimi zaman örtük bir tartışma içinde işlemektedir. Adorno'nun kendine özgü yöntemi de bu kitapta en güçlü ifadesini bulur: İlk bakışta önemsiz görünebilen tek bir olay ya da nesne (örneğin astroloji) Adorno'nun merceği altında, büyük tarihsel eğilimleri açıklayan bir şifre olarak belirmektedir. Sunuş yazısında kendisi şöyle diyor: "Kitabın her üç bölümünde de çıkış noktası, en dar haliyle özel alandır... Buradan toplumsal ve antropolojik boyutları daha belirgin olan düşüncelere geçilir; bunlar, psikoloji, estetik ve özneyle ilişkisi içinde bilimle ilgilidir. Her bölümün sonundaki aforizmalar da, bu düşünceleri felsefeye doğru geliştirir." Ama bu parçalar kitabına herhangi bir yerinden girmek de mümkündür: Amacının "her noktası merkeze aynı uzaklıkta olan bir yazıya" ulaşmak olduğunu yine bu kitabın bir yerinde Adorno'nun kendisi söylemiştir.
OKUMA PARÇASI
Sunuş, s. 13-17
Burada dostuma bazı parçalarını sunabildiğim kederli bilim, en eski çağlardan beri felsefenin asıl alanı olarak görülmüş ama onun yönteme dönüşmesiyle birlikte düşünsel ihmale, veciz keyfiliklere ve sonunda unutuluşa terk edilmiş bir bölgeyle ilişkilidir: Doğru yaşam öğretisi. Felsefecilerin bir zamanlar yaşam olarak bildikleri şey, önce özel yaşamın, sonra da sadece tüketimin alanı haline gelmiştir: Maddi üretim sürecinin bir eklentisi olarak onun peşinden sürüklenip giden, özerklikten veya kendine ait bir tözden yoksun bir eklenti. Yaşamın en dolaysız hakikatini anlamak isteyen kişi, onun yabancılaşmış biçimini incelemek, bireysel varoluşu en gizli, en gözden ırak noktalarında bile belirleyen nesnel güçleri araştırmak zorundadır. Dolaysız olandan dolaysız biçimde söz etmek, yarattıkları kuklaları geçip gitmiş tutkuların ucuz mücevher benzeri taklitleriyle süsleyen o romancılar gibi davranmak olur. Bir makinenin parçalarından başka bir şey olmayan insanlar, böyle romanlarda, hâlâ özne olarak davranma kapasitesine sahip kişiler gibi sunulmaktadır bize – ... Devamını okumak için bkz. 
"Marcel Proust için", "Çimenli Tümsek" ve "Suda Balık", s. 21-24
Marcel Proust için. — Yeteneklerinden ya da zayıflıklarından ötürü, sanatçı ya da düşünür olarak "entelektüel" uğraşlara dalan zengin aile çocukları, "meslektaş" gibi tatsız bir sözcükle anılan kişilerle geçinmenin hiç de kolay olmadığını göreceklerdir. Sorun sadece bağımsızlıklarının kıskanılması, niyetlerinin ciddiyetinden kuşkulanılması ya da egemen güçlerin gizli temsilcisi olarak görülmeleri değildir. Çok köklü bir hıncı yansıtsalar da, bu tür kuşkuların çoğu zaman hiç de temelsiz olmadığı ortaya çıkar sonuçta. Ama direncin asıl kaynağı başka yerdedir. Bugün zihinsel konularla uğraşmanın kendisi de "pratikleşmiş", departmanları ve giriş kısıtlamalarıyla katı bir işbölümünün geçerli olduğu bir ticari faaliyet haline gelmiştir. Para kazanmanın getirdiği alçalmadan tiksindiği için zihinsel uğraşı seçen varlıklı kişi, bu gerçeği kabul etmeye yatkın olmayacaktır. Bunun için de cezalandırılır. Bir "profesyonel" değildir; bu yüzden, kendi konusunu ne kadar iyi bilirse bilsin, hevesli amatörler ... Devamını okumak için bkz. 
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER
Edward Mitchell, “Auschwitz.com'dan Sonra Şiir Olabilir mi?”, Virgül, Sayı 23, Ekim 1999
Minima Moralia herhalde Adorno'nun en kolay erişilebilecek ama yine de en çetin yapıtıdır. Adorno'nun Nazi Almanyasından kaçmış bir mülteci olarak yaşadığı Los Angeles ve New York'ta 1944-47 yıllarında yazılmış olan kitap, kısa denemelerden oluşur; okurdan akademik bir felsefe eğitimi istemeyen, kısalıklarıyla ayartıcı parçalardır bunlar. Çetindirler, çünkü hiç sulandırılmamışlardır. Tersine, deneme biçimi Adorno'nun muhakemesinin manzarasını daha da arıtıp etkisini şiddetlendiriyordur.
       Gerçek anlamıyla felsefî denemelerdir bu parçalar. Adorno'nun ithaf yazısında söylediği gibi, ... Devamını okumak için bkz. 
Okur Mektubu: Ata Devrim, "Minima Moralia Üzerine Sakatlanmış Bir Yazı", 31 Aralık 2006
(1)Uykusuz Gece
       Uykusuz gecelerimde beni gün geçtikçe yavanlaşan görüngülerden çekip alır Adorno. Yalnız bununla da kalmaz,neden bazı geceler,özellikle de yarın önemli bir işim olduğunda uykusuz kaldığımı da anlamamı sağlar:Her gün televizyon ile bilgisayarın ayartmalarına kanıp kendi kendimle baş başa kalmadığım için,zorunlu olarak yatağa uzanıp da uykumun gelmesini beklediğimde,ruhumun ihmal edilmiş söyleşisi başlar.Söyleşi,bir direnişe döner ve tüm şiddetiyle gecenin her saniyesine hükmeder. Dertlidir bilincim;günlerce sesini çıkarmadan bir sürü veriyi kabul eder,ama sıra onun bu verilerden yola çıkarak vardığı sonuçları ... Devamını okumak için bkz. 
 
 

ana sayfa | katalog 2010 | metise dair | pano | açık platform | mutfak | yazarlar | sergi | metis books | bağlantılar

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel: 212 2454696 Fax: 212 2454519 e-posta: bilgi@metiskitap.com
copyright © metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi Nilaccra
Son güncelleme tarihi: 27 Haziran 2010