Metis
Metis hakkında bilgiler, editörler. Metis mutfağında neler hazırlanıyor? Editörlerden notlar. Metis yazarları hakkında. Metis yazarları hakkında. Katılabileceğiniz bir tartışma platformu. Yazılarınız, görüşleriniz, önerileriniz. Hayaller, Fikirler, Sorular. İletişim Panosu. Herhangi bir duyurunuzu asabilirsiniz bu panoya. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis Rights List 2007 / Info in English
KİTABI / YAZARI BUL 
TEMATİK ARAMA I ÜYELİK I KİTAP LİSTENİZ I YARDIM
 


 
ISBN 975-342-330-6
13X19.5 cm., 212 s.
Yazar Hakkında
İçindekiler
Okuma Parçası
Eleştiriler Görüşler
Bu kitap hakkında yazmak için
Filiz Bingölçe
Kadın Argosu Sözlüğü
Hulki Aktunç'un Sunuşuyla

Kapak Tasarımı: Semih Sökmen, Emine Bora
Sunuş: Hulki Aktunç

Kitabın Baskıları:
İlk Basım: Ekim 2001
"Bu sözlüğün öncelikli kaynakları kadınlardır. Etrafımızda gördüğümüz, karşılaştığımız, bildiğimiz, büyük kent merkezlerinde ya da ilçelerinde yaşayan kadınlar. Yüz yüze görüşüp, sözcük topladığım bu kadınların anneleri, anneanneleri, babaanneleri de dolaylı olarak bu sözlüğün 'eski toprak' kaynakları olmuş oldular... 'Argo en mazlum olduğu anda en saldırgan olabilendir,' diyor Hulki Aktunç. Bence de öyle. Kadınların yaratıcılıklarını, fantezilerini, neyle nasıl alay ettiklerini görmek mümkün bu sözlüğün sayfalarında."
       Haminnemin meşhur lafıydı, diyerek andığımız sözler vardır; Kadın Argosu Sözlüğü işte o sözleri, sözcükleri bir araya getiriyor. "Kadın dili" kategorisinin Türkçe sözlüklerde hiç işlenmemiş olduğunu düşünürsek konusunda bir ilk Filiz Bingölçe'nin çalışması.
       Büyük Argo Sözlüğü’nün yazarı Hulki Aktunç ise kitap için yazdığı sunuşta şöyle diyor: "Yaşamın ve dilin içinde gizlenen büyük bir ada keşfediliyor. Çılgın, alaycı, dramatik, şen şakrak, melul mahzun bir ada. Bir sürü aptal herifin ve kızın ve kadının derinliğine duyumsayamadığı ama yaşamakta olduğu bir ada.
       Son derece önemli bir dilsel kategori, yazı'nın kalıcı alanına taşınıyor ilk kez. Bir erkek (hele bir 'herif'), böyle bir keşfi asla başaramazdı. Olsa olsa, o adaya kazara düşebilirdi, Robinson Crusoe gibi. Bir Cuma bulabileceği de kuşkuludur."
İÇİNDEKİLER
Bir "Sözlük" Üzerine Sözcükler, Hulki Aktunç
Giriş
Kullanılan Kısaltmalar
Sözlük
Kavram Dizini
OKUMA PARÇASI
Hulki Aktunç, "Bir Sözlük Üzerine Sözcükler", s. 7-11
Kişinin tek başına sözlük yazması, sözlük üretmesi desem daha doğru, tatlı bir tür çılgınlıktır. Dilsel çıldırı da, başta o dili konuşanlar ile yazanlar, daha başka bütün diller için çok önemli katkılar sağlayabilir. Daima.
Sözlük yazma, bir merak ile başlar, bir sonuca varamama umutsuzluğuyla sürer, direnme, güçlüklerle savaşma duygusunu yaşatır ve bu sürece yenilmezseniz, bir gün bakarsınız, işte sözlük karşınızda. İyi de, şimdilik, sizin sözlüğünüzdür o...
Sözlük, sözcükler ve sözler, aslında bitmediğini, bitmeyeceğini duyumsatsa da, size bir süre için teslim olmuştur artık. Şimdilik.
Pirimiz Kâşgarlı Mahmud neden sözlük yazmıştı? Peki, Bedros Keresteciyan (hariciyeci) niçin sözlük yazdı? Ya Şemseddin Sami, Muallim Naci, Tahir Olgun? Ya Behçet Necatigil? Şükran Kurdakul? Ali Püsküllüoğlu?
Hayli uzundur bu liste. Soruların yanıtı ise çok kısa: Söz ve bilgi kaynaklarında gördükleri eksikliği kendilerince gidermek, somutlamak ve artık yitmeyecek biçimde ortaya koymak istediler.... Devamını okumak için bkz. 
Giriş, s. 15-19
Elimi kutuma soktum, yıllardır çer çöple doldurduğum kutuma.
       Göbeğimi uzun kesti diye haminnem, benim de aklım alt deliklerde.
       Sinsiyim işte, sofuyum, garezimi gülüşümün altına çekiyor, uyuyorum. Ama bazen melaikeliğe soyunup kuyruğumu eteğimin gölgesine sokuşturuyorum. Gözetlendiğimi bildiğim için ne zamandır dip köşelerde saklanıyorum.
       Dudaklarımı büzüyorum ve tabii yalan söylüyorum.
       Zaten her geçen gün anılarımı yitiriyorum. Düşünsene, önce cüzdanımı çaldılar, içinde bütün fotoğraflarımı da. Ardından aşk sayıklamalarımı.
       Duraksamadan hemencecik verivereyim haberi. Herhalde giderek nefret edicem bu şehirden. Hilkat ve Sündüs ve Yegane ve Türkan... Beni görünce sırıtıyorlar, üstüme yorgan yığıyorlar. Aslında bir kaçak gibi hepsinden uzak duruyorum. Sabahları uyandığımda odanın ve pencerenin boşluğu, derin sessizlik.... Devamını okumak için bkz. 
KADIN ARGOSU SÖZLÜĞÜ DAVA DOSYASI
Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı 30 Kasım 2001’de 9. Asliye Mahkemesine başvurarak kitabı toplatma talebinde bulundu. Mahkeme bu talebi, kitabın iddia edildiği gibi “halkın ar ve haya duygularını incitmediği gibi, cinsel arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte bulunmadığı, genel ahlak kurallarına da aykırı olmadığı, yazarın bu eserle amacının, kadınların aralarında kullanıldığını iddia ettiği argo sözlerin anlamlarını okuyanlara açıklamak olduğu” gerekçesiyle reddetti. Ancak Savcılık 5680 sayılı kanunun 16/4, TCK'nun 416/1, 427 Son, 119/1 Mad. (Her sanık için ayrı ayrı tatbiki) uyarınca “müstehcen kitap yayınlamak” suçuyla yazar Filiz Bingölçe ve yayıncı Semih Sökmen aleyhine dava açtı. Mahkemenin bilirkişi olarak görüşüne başvurulan, popüler ismiyle Muzır Kurulu (TC Başbakanlığa Bağlı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu) kitabın aleyhinde rapor verdi. Yazar ve yayıncı “bilirkişinin ideolojik olarak tarafgir olduğunu, bu kurulun edebiyat ve dilbilimle hiçbir ilişkileri olmayan kişilerden oluştuğunu” belirterek bu kurulun bilirkişiliğine itiraz ettiler. Bunun üzerine mahkeme, bilirkişi olarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne başvurdu. Bu rapor, “kitabın edebiyat eseri olmadığını, bir sözlük olduğunu, ve isnat edilen cinsel duyguları tahrik etme fiilinin” oluşamayacağını belirtiyor.
       Kadın Argosu Sözlüğü hakkında Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılan dava, 16 Haziran günü yapılan duruşmada beraat kararıyla sonuçlandı.
       Aşağıda dava sürecinin temel dökümanlarını okuyabilirsiniz. Ama biz en çok, aynı ülkede hangi zihniyetteki kişilerle bir arada yaşadığınızı görmeniz için Muzır Kurulu raporunu tavsiye ederiz.
Toplatma Talebinin 9. Asliye Ceza Mahkemesi Tarafından Reddi, 04.12.2001
Cumhuriyet Savcılığının İddianamesi, 12.04.2002
Filiz Bingölçe İfade, 01.08.2002
Semih Sökmen İfade, 01.08.2002
Birinci Bilirkişi Raporu (Muzır Kurulu), 23.12.2002
Basın Duyurusu, Filiz Bingölçe, Hulki Aktunç, Semih Sökmen, 07.04.2003
Filiz Bingölçe Savunma, 16.04.2003
Semih Sökmen Savunma, 16.04.2003
İkinci Bilirkişi Raporu (İ.Ü. Edebiyat Fakültesi), 25.02.2004
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER
Hasan Bülent Kahraman, “Kadın argosu hazinesi”, Radikal, 3 Aralık 2001
Filiz Bingölçe, kadınların bir şeyi özel olarak nasıl söylediğini, bir şeyi nasıl erkeklerin anlamayacağı hale getirdiğini bu sözlükte yer alan sözcükleri, deyimleri derleyerek ortaya koymuş ama sözlüğün anlamı sadece bununla sınırlı değil. Bu kitap, "özel dil" denilen şeyin özel alanla, özel kimlikle ne kadar içli dışlı olduğunu, dilin, insanın bir alanda kendisini ifade etmek için nasıl öteki alanlardan ve oralardaki olgulardan yararlandığını, her şeyi nasıl bir senteze ulaştırdığını ortaya koyuyor. Argo, bir benzetme sonunda. Ama bunlar belki her argo sözlüğü için geçerli şeyler. İş, "kadın argosu"na gelince durum daha da değişiyor.... Devamını okumak için bkz. 
Gönül Kıvılcım, “Ev kadınlarının argosu olur mu?”, Radikal 2, 2 Haziran 2002
Argo. Dilin cansuyu. Sabrın, iyiniyetin tükendiği, düz söylemin kısa geldiği anlardaki patlayış. Dilin ele avuca sığmayan yanları. Dipte kaynayan fokurtunun bir çağlayan gibi yüzeye çıkışı. Argo. Küfrün ötesi. Küfrün zeka pırıltılarıyla yıkanması, yunması. Ev kadınlarının, sokak kadınlarının, Romanların, travestilerin; sistemin ezdiklerinin gizli silahı. Taksi şoförlerinin, sokakta yaşayanların dili ters yüz eden söyleyişleri. Taksi şoförü için korna çalmak, taksimetreyi açmak, sinir bozucu sıklıkta vites değiştirmek nasıl yaşamın günlük hallerindense argo da öyledir.
       Müşterisi inip taksi durağına döndüğünde, bugün güzel bir ördek düşürdüm (durak olmayan ... Devamını okumak için bkz. 
Celal Üster, “Kadın dilinin gizli örgütü”, Radikal Kitap Eki, 16 Kasım 2001
"Bir toplumda geçerli genel dilden ayrı, ama ondan türemiş olan, yalnızca belirli çevrelerce kullanılan, toplumun her kesimince anlaşılmayan, kendine özgü sözcük, deyim ve deyişlerden oluşan özel dil." AnaBritannica Genel Kültür Ansiklopedisi, argoyu böyle tanımlıyor. Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi ise, "Kendi sosyal çevreleriyle sınırlı yaşayan ve toplumun geri kalan kesimlerinden ayrılmak ve / ya da korunmak isteyen bir grubun benimsediği özel sözcükler bütünü" diye tanımlamış argoyu. Ama lûgat paralamayı bir yana bırakır, Türkçenin Büyük Argo Sözlüğü'nün yazarı Hulki Aktunç'un alabildiğine özgür belirlemelerine sardırırsak: Argo, dilin gizli örgütüdür; yaratıcılıktır, ... Devamını okumak için bkz. 
Gül Altan, “Fiskos bitti, yaşasın ARGO”, Radikal Kitap Eki, 9 Kasım 2001
Keşke bu kitabı daha önce görseydim! Ona bir dizi yoğun bir o kadar da edebi hakareti içeren cümleyi söylemeden ya da telefonu suratına 'Sana fazla geldim ben!' diyerek kapamadan önce. O zaman ona kesinlikle 'Seni adam küsüratı seni! Nane çöpü, numunelik öküz, izotop seni! Naştır!' derdim.
       Nereden geldi bu çılgın fikirler aklıma? Masum masum masanın üzerinde duran mor bir kitap çarptı gözüme. Yanına yanaşınca, sıradışı ismi bana bu kitapta bir şeylerin farklı olduğunu anlattı Kadın Argosu Sözlüğü. Bu kitap Filiz Bingölçe'nin imzasını taşıyordu. Okurla Hulki Aktunç'un sunumuyla buluşuyordu kitap.... Devamını okumak için bkz. 
Murat Çelikkan, “Sözlüğe porno muamelesi”, Radikal, 13 Temmuz 2002
Filiz Bingölçe, oldukça önemli bir çalışmaya imza attı. Erkek egemenliğinde olan bir alanda bir sözlük hazırladı, Kadın Argosu Sözlüğü. Metis Yayınları da kültür dünyamız için gerçek bir zenginlik sayılacak bu sözlüğü, Ekim 2001 tarihinde yayımladı, bilmem haberiniz var mıydı? Sizin olmadıysa da sözlüğü, müstehcen kabul eden Cumhuriyet Savcılığı'nın haberi var. Kitabın yazarı ve yayımcısına 1 milyar 800 milyon lira ceza kesti. "Sözlük, bu haliyle, bir dil gerçekliği ve yaşamda var olan bir olgunun bilimsel ve nesnel yöntemlerle saptanması girişimidir. 1072 yılında Kaşgarlı Mahmud'ca kaleme alınan Divanü Lügat it-Türk'te de bugün Kadın Argosu Sözlüğü'nde yer alan sözcüklerin pek çoğu ve tanımı yer almış ve Türk Dil Kurumu bu sözlüğün çevirisini yayımlamıştır," diyen yazar, cezayı ödemeyi reddetti. Para cezasını ödemeyi reddettikleri için yazar ve yayımcı hakkında 'halkın ar ve hayâ duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı kitap yayımlamak,' iddiasıyla TCK 426/1. maddeden dava açıldı, duruşma ekimde.
       Bu madde porno yayınlar için kullanılıyor. Ancak mahkeme, sözlüğün toplatılması talebini reddeti....
Murat Çelikkan, “Barbarları beklerken”, Radikal, 16 Nisan 2003
Muzır Kurulu, Türkiye sansür hayatına Turgut Özal'ın hediyesi. Kurulduğu günlerde, günlük basına hızlı bir ceza kesme furyası yaşadıktan sonra, uygulamaları dergi ve kitaplarla sınırlı kaldı. Sansüre ve cezaya uğrayan yayınevlerinin gücü de gündelik basın kadar olmadığı için, yasal bir sansür kurumu olarak varlığını sürdürüyor. Son icraatlarından biri, Filiz Bingölçe’nin Kadın Argosu Sözlüğü konusunda bilirkişi raporu hazırlamak oldu. Türkçe sözlüklerde kadın dilinin hiç işlenmemiş olmasından hareketle hazırlanan sözlükte, farklı yaş ve çevrelerden kadınlarla yapılan görüşmeler yoluyla derlenen sözcüklere yer verilmişti. Kurul raporuna bakılınca, 'Türk kadını' ve 'Türk kadınının iffetininin' argoyla bağdaşmaması gerektiğini öğreniyorsunuz. Yani Argo Sözlüğü'nün başına kadın gelince, iş müstehcen oluyor ve resmi ideolojinin kadın tasavvuruna uymuyor. Müstehcenlik davası yarın İstanbul'da görülecek. Bu gün bir de önemli bir sivil itaatsizlik örneği olan Düşünceye Özgürlük 2001 kitabının davası var. Yayımcılar ve aydınların ceza almış ve yasaklanmış yayınları ortaklaşa basarak oluşturdukları kitap yargılanıyor. Türkiye gerçeği bu, kadınlar argo kullanmaz, insanlar düşünmez!...
Berat Günçıkan, “Kadının gizli diliyle tanışın...”, Cumhuriyet Dergi, 9 Aralık 2001
"... O kadar bezgin ki su, gene de ardında bıraktığı köpüklü salya parlıyor. İştahlı bir dil gibi, upuzun bir dil gibi. Çünkü yutmadan önce yalıyor... Çevresini saran dalgalar büyük; onlardan birinin içine kolayca sığıp kıvrılabilirim!
       İşte tümü burada... Güzeller ve lanetliler, geceleyin sevecenliği gelenler, çöplük turnaları, yüzü yaralılar, ciciği bereliler, şekli bozulmuşlar, rahmi alınmışlar...
       Bu dili ya ben koparırım, ya onlar."
       Gizliliğin esas olduğu bir dilin, yani argo sözlüğünün girişinde, derdini bu sözlerle anlatıyor Gazeteci Filiz Bingölçe.... Devamını okumak için bkz. 
 
 

ana sayfa | katalog 2010 | metise dair | pano | açık platform | mutfak | yazarlar | sergi | metis books | bağlantılar

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel: 212 2454696 Fax: 212 2454519 e-posta: bilgi@metiskitap.com
copyright © metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi Nilaccra
Son güncelleme tarihi: 27 Haziran 2010