|
|
|
Murathan Mungan, Elif Şafak, Pınar Kür, Faruk Ulay, Celil Oker
|
|
|
|
Beşpeşe
|
Yapım: Ofset Yapımevi Konsept ve Tasarım: Bülent Erkmen Baskı Öncesi Hazırlık: Bilge Barhana
|
Kitabın Baskıları:
İlk Basım: Haziran 2004
|
|
|
|
|
|
Beş yazar, Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker ve Pınar Kür, birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden bir sonraki devam ederek bir roman yazdılar. Böyle bir kitap yapma fikri tasarımcı Bülent Erkmen’e ait. 2002 yılında Murathan Mungan ile başlatılan proje, 2004 yılı başlarında Pınar Kür’ün romanın sonunu yazmasıyla tamamlandı ve Erkmen tarafından kitaplaştırıldı. Beşpeşe’de yer alan metinleri beş yazar, kendi sıraları geldiğinde, daha önce yazılmış olanları okuyarak yazdılar. Her metin son hali verilmiş halde bir sonraki yazara geçirildi ve sonradan geriye dönük olarak herhangi bir düzeltme yapılmadı. Bir romanın beş ayrı yazar tarafından yazılması, ülkemizde ilk kez ortaya çıkan bir uygulama. Okurların romanın niteliği dışında, bir edebi tür olarak roman üzerine de düşünmeleri arzulanıyor Beşpeşe ile… Kitap Metis Yayınları ve Ofset Yapımevi’nin işbirliğiyle yayınlanıyor. Metis’in edebiyat dizisinde yer verilen roman, aynı zamanda Ofset Yapımevi’nin nesne-kitap dizisinin de beşincisi. Hatırlanacağı üzere Ofset Yapımevi daha önce, yine konsept ve tasarımı Bülent Erkmen’e ait olan Renk Kavram Sözlüğü, Kuzey Afrika’dan Portekiz’e, ordan eve…, Duo ve 32 Büst adlı nesne-kitapları yayınlamıştı. Beşpeşe bir “nesne-kitap” olarak kendine has bir özelliğe de sahip. Kitabın baskısı, ofset tekniğinin yanı sıra, ülkemizde 80’lerin sonlarına kadar yaygın olarak kullanılan, ancak günümüzde kitap yayıncılığında tamamen ortadan kalkmış bir baskı tekniğiyle, çinko alaşımlı klişe kullanılarak tipoyla yapıldı.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bölüm I (Murathan Mungan), s. 13-21 | | "Anne! Seksek tebeşirim nerede?" Bazı geceler ter içinde uyanıyor kendi sesine. Kendi çocuk sesine... Kollarıyla kendini sarıyor bir süre, kendini yatıştırırcasına ürpermiş tenini usul usul okşuyor, bir ileri bir geri salınıp dururken buluyor kendini. Ağzı tebeşir tozu yutmuş gibi kupkuru, dudakları birbirine yapışmış... Hemen bir bardak su içiyor. Çocukluğundan beri yatağının başucunda hep bir sürahi durur. Bardağı, ters çevrilerek ağzına kapatılan eski usul bir başucu sürahisi bu; annesinden kalmış ona. Annesi de geceleri kalkıp kalkıp su içermiş. Babası öyle söylüyor. Annesinin sesi rüyalarında çınlıyor bazen. Annesinin yüzü rüyalarında bile gölgeli, uzak, unutulmuş; ama sesi diri, dipdiri. Yanı başından seslenir gibi capcanlı! "Yatağın altına bak! Gene oraya kaçmıştır. Her yanı toz ediyor şu tebeşirler, kutusundan çıkarma diyorum sana!"...
Devamını okumak için bkz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"Beşibiryerde, Beşpeşe...", Aksiyon, Sayı: 500, Temmuz 2004 | | Her bakımdan ilginç bir kitap projesi. Bülent Erkmen’in uzun soluklu tasarladığı kitabın harcı 2002'de atılıyor. İlk bölüm Murathan Mungan'a ait. Mungan, kendini kendinden sonraki yazarların yol alabilecekleri bir zemin hazırlamakla görevli addediyor. Her yazar 'Murathan Mungan hariç' önceki yazılan metinleri okuyor ve kendi metnini oluşturuyor. Sıralama şöyle; Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker ve Pınar Kür. Bu durumda bütün kitabı okuyan tek kişi Pınar Kür oluyor. Geriye dönük düzeltmeler yapılmıyor. Romanın başkahramanı Zehra, sorunlu bir ailede büyümüş, geleceği parlak görülen genç bir tiyatro oyuncusudur. Öte yandan geleceğe, yakınlıklara ve aşka ...
Devamını okumak için bkz.
|
|
|
|
|
|
“Romanın adı: Beşpeşe”, Tempo, 1 Temmuz 2004 | | Beş yazar bir oyun oynadı, ortaya Türkiye'de ilk kez uygulanan bir roman türü çıktı. Oyunu oynayanlar, Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker ve Pınar Kür... Oyunun kurucusu ise, tasarımcı Bülent Erkmen. Erkmen, 2002 yılında Murathan Mungan ile başlattığı ve nesne-kitap olarak tanımladığı projeyi şöyle anlatıyor: "Bildiğimiz kitap, içindekini taşıyan kitaptır; yazı, resim, çizgiyle o kitaba o metni taşıtırız. Nesne-kitap ise kendisini de taşıyan kitaptır. Beşpeşe projesi şu temel fikirlerden oluşuyordu: Beş ayrı yazardan beş ayrı bölüm olsun, romanın bütünü ve beş bölümün her biri karmaşık bir aşk hikayesi üstüne ...
Devamını okumak için bkz.
|
|
|
|
|
|
Okur Mektubu: Ecla Palanduz, "Beşpeşe", 3 Ocak 2006
Kitap çok hoşuma gitti. Beş yazarın, beş ayrı bölüm halinde yazması ilginçti. Bölüm geçişlerinde bir iki sayfa sıkıyor (mutemelen yazarlar da zorlanıyor) sonra keyifle okunuyor. Yazarların farklı tarzları belirgin bir şekilde görülüyor. Bir yazar yazsa idi sonu bu kadar sürpriz olmazdı. Gerçekten roman üzerine düşündürüyor insanı......
|
|
|
|