Metis
Metis hakkında bilgiler, editörler. Metis mutfağında neler hazırlanıyor? Editörlerden notlar. Metis yazarları hakkında. Metis yazarları hakkında. Katılabileceğiniz bir tartışma platformu. Yazılarınız, görüşleriniz, önerileriniz. Hayaller, Fikirler, Sorular. İletişim Panosu. Herhangi bir duyurunuzu asabilirsiniz bu panoya. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis kitaplarıyla ilgili görsel sanat ürünleri. Resim, fotoğraf, grafik, vb. Metis Rights List 2007 / Info in English
KİTABI / YAZARI BUL 
TEMATİK ARAMA I ÜYELİK I KİTAP LİSTENİZ I YARDIM
 


 
ISBN 975-342-563-5
16X21 cm., 184 s.
İçindekiler
Okuma Parçası
Eleştiriler Görüşler
Bu kitap hakkında yazmak için
Sertifika No: 000358
Nükleerin Doğa ve İnsan İçin Bedeli

Greenpeace/Metis İşbirliğiyle
Fotoğraf: Robert Knoth
Metin: Antoinette de Jong
Metin Çevirileri: Orkun Yeşim, Çağla Orpen, Burcu Erdoğan, İnalcan Güleç, Aynur Kolbay
Yayıma Hazırlayan: Başak Ertür, Ebru Kılıç, Tuncay Birkan
Grafik Uygulama: Semih Sökmen, Emine Bora

Kitabın Baskıları:
İlk Basım: Nisan 2006
İkinci Dünya Savaşı'nda Amerika Birleşik Devletleri'nin Hiroşima'ya atom bombası atmasından sadece dört yıl sonra Sovyetler Birliği'nin de artık bir bombası olmuştu. Bütün Soğuk Savaş boyunca askeri programların yanı sıra sivil nükleer endüstrisi de dizginsiz bir şekilde küreye yayıldı. Beyaz Rusya'dan Annya Pesenko, "Sertifika No: 000358" diye tanınıyor. Devlet çok sayıda nükleer mağduruna böyle kimlik numaraları vermiş. Sertifika No: 000358 çalınmış bir hayatın simgesi ve insana karşı işlenebilecek en büyük suçun canlı kanıtı.
       Göz göre göre gelen felaketlere "kaza" demek, insan elinden çıkma felaketlerin sonuçlarına gözlerimizi kapamak gibi bir alışkanlığımız var. Radyoaktivite soyut bir şey. Elle tutulamıyor gözle görülmüyor. Bundan 20 yıl önce Çernobil'de nükleer santralin patlamasıyla dünyaya yayılan, ve kuşaklarca temizlenmeyecek radyasyonun doğaya ve insana yaptığı tahribat ise son derece somut. Bu kitaptaki fotoğraflara bir bakın, bu ölümcül mirası hemen kavrayacaksınız. Mayak, Çernobil, Semipalatinsk ve Tomsk: Resmedilen bu dört bölge, dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir zamanda olabileceklerin sadece bir örneği. Nükleerin yıkıcı ve kirletici gücü büyük bir küresel risk; nükleerin etkileri "ulusal sınır" tanımıyor. Anlatılanların sahnesi eski Sovyetler Birliği olmasına rağmen, aslında nükleer endüstrisini başta ABD olmak üzere G8'ler finanse ediyor. Tam bir ırkçılıkla, bu felaket bölgelerini bütün dünyanın nükleer çöplüğü olarak kullanmak istiyorlar.Nükleerin bedeli hakkındaki bu kitap aslında bizim sorumluluğumuzla, kendimizi başkalarının yerine koyabilme kabiliyetimizle ilgili.
       Hem onlar için, hem kendi çocuklarımız için bu basireti gösterebilmeliyiz.
İÇİNDEKİLER
Türkçe Basıma Önsöz
Semih Sökmen
Önsöz
Gerd Leipold
Giriş, Sertifika No: 000358
Mayak: Nehir Hastalığı
Çernobil: Tasfiye Memurları
Doktorlar ve Çernobil
Tomsk/Seversk: Kapalı Şehir
Tilki Kafası
Kobaylar
Geleceği İncelemek
Semipalatinsk: Test Sahası
Türkçe Basıma Sonsöz
Nükleer Tehdit: Çok Uzak Çok Yakın
Hilal Atıcı
OKUMA PARÇASI
Türkçe Basıma Önsöz, sayfa 8-9.
Sertifika No: 000358, Greenpeace'in Çernobil felaketinin 20. yılında nükleerin doğaya ve insana yüklediği ağır bedeli kamuoyuna duyurmak amacıyla dünya çapında düzenlediği fotoğraf sergisinin kitaplaşmış halidir.
       İyi şeylerden söz etmek isterdik. Yayıncı olarak, insan acılarını "göstermenin" her zaman sorunlu bir yanı olmuştur. Başkalarının acısı insanda bir hicap duygusu yaratır. Ne var ki içinde yaşadığımız koşullarda bu albümü yayımlamayı bir sorumluluk olarak gördük. Bu kitapta bir kaç yerde belirtildiği gibi, radyasyon soyuttur. Fotoğrafı çekilemez, resmi çizilemez. Onu ancak beden üzerindeki tahribatıyla, neden olduğu semptomlarla görüntüleyebilirsiniz. Elle tutulur gözle görülür olmaması, nükleer tehdidin unutturulmasını, umursanmamasını çok kolaylaştırıyor.
       Son yıllarda iptal edilmiş ihalelere rağmen, Türkiye bu yıl tekrar nükleer üzerinden enerji planları yapmaya başladı.... Devamını okumak için bkz. 
Önsöz, sayfa 10-11.
İnsanlar başkalarının acı ve ıstırapları karşısında anlayış ve merhamet duyarlar; ne yazık ki aynı zamanda birbirimize mutsuzluk ve ıstırap da veririz, ya da insan elinden çıkma felaketlerin etkilerini görmezden geliriz. İşte insanların birbirlerine yaptıklarını, Mayak (Rusya), Semipalatinsk (Kazakistan), Çernobil (Ukrayna) ve Tomsk'taki (Rusya) nükleer felaketler nedeniyle kuşaklar boyu çekilen ve daha da çekilecek acıları konu alan bir kitap bu elinizdeki.
       Greenpeace, bu kitabı nükleer çağın insanlık trajedilerini göstermek için hazırladı. Bu kitap, nükleer felaketlerin etkisine maruz kalmış, hâlâ da kalmakta olan binlerce insanın yürekliliklerine adanmıştır. Hem hayatın sert gerçekleriyle baş etmekte her gün gösterdikleri yüreklilik ve azim için hayatta kalanlara, hem de hayatlarını kaybedenlere bir saygı duruşu olarak...
       Beyaz Rusya'da, minik Annya Pesenko, "Sertifika No: 000358" diye tanınıyor.... Devamını okumak için bkz. 
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER
Elif Tunca, “Felaket isimleri bile siler: Sertifika No: 000358”, Zaman, 26 Nisan 2006
Teknoloji yolculuğu insana, ihmalkârlık, vurdumduymazlık ve belki de aymazlık gibi yine ‘insanî’ gerekçelerle bir felaket olarak dönüyor.
       26 Nisan 1986’da, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde (SSCB), Ukrayna’nın Çernobil kentinde yaşanan, tam da buna örnekti. Kentteki nükleer enerji santralında meydana gelen kaza, kuşaklar boyunca sürecek bir faciaya yol açtı: Yüksek düzeyde radyasyona maruz kalan insanların sadece kendileri değil, çocukları ve torunları da ölümcül hastalıklarla mücadele etmek zorunda kaldı. Bu mücadele esnasında sadece sağlıklarını ve umutlarını değil, isimlerini bile kaybetti kimileri. Örneğin 15 yaşındaki Annya Pesenko, ... Devamını okumak için bkz. 
Burcu Aktaş, “Felaketin yirminci yılı...”, Radikal Kitap Eki, 28 Nisan 2006
Yirmi yıl... Bir felaketi unutmak, unutturmak, aklın ve vicdanın kuytu köşelerine saklamak için yeterli bir süre. 26 Nisan 1986'da meydana gelen Çernobil felaketi yirmi yılı geride bıraktı. Ama biz çoktan bu felakate kimlerin maruz kaldığını, onların ödediği ve ödemeye devam ettiği bedelleri unuttuk gitti... Aslında Çernobil öyle unutulacak gibi bir şey de değildi. Çünkü o, anne babaların çocuklarına bıraktıkları ve kuşaklar boyu devam edecek olan ölümcül bir miras ve insanın insanı gözden çıkarmasının en somut kanıtı. Ukrayna'nın Çernobil şehrindeki nükleer santralde meydana gelen patlamada çevreye yayılan büyük miktarda radyasyon, hastalıklı bir geleceğin ve aynı zamanda bu hastalıklı geleceği ... Devamını okumak için bkz. 
Derya Sazak, “Sinop Çernobil olmasın”, Milliyet, 29 Nisan 2006
Başını koyduğu yastıktan oyuncak ayısına ve bez bebeklerine hüzünle gülümseyen kız çocuğunun adı Annya Pesenko. Beyaz Rusya'da, Gomel Belediyesi'nin "Çernobil felaketzedeleri" için hazırladığı sertifikaya sahip. Onun ve benzeri çocukların, 1986 yılındaki nükleer kazadan sonra yaşadıkları trajedinin fotoğrafları, Greenpeace örgütünce bir albümde toplandı.
       Metis Yayınları, Çernobil'in 20. yılında "nükleerin doğa ve insan için bedeli"ni anlatan bu albümü Sertifika No: 000358 adıyla Türkiye kamuoyunun dikkatine sundu. Annya 1990 doğumlu. Nükleer felaket onun köyünü de kirletti. 1994'te kanser teşhisi kondu.... Devamını okumak için bkz. 
Cenk Ağcabay, “Çalınmış hayatların simgesi”, Özgür Gündem, 15 Mayıs 2006
Hükümet, yakın zamanda enerji üretimi amacıyla, nükleer santraller kurulması yönünde açıklamalar yaptı. Bu konuda somut adımlar atma hazırlığı yaptığını açıkladı. Nükleer santral yapımı, dünyaya kâr ve güç odaklı bir bakışa sahip olanlar açısından son derece normal bir tercih. Peki, bu durum, doğa ve insan odaklı bir bakışa sahip olanlar açısından hangi anlamı taşıyor? Nükleer felaketlerin sonuçlarının en açık biçimleriyle karşı karşıya kalınan zamanların ardından, bu anlam daha da netleşti. Nükleer santraller, 'Çalınmış hayatların simgesidir.' Nükleer santraller, insana ve çevreye dönük saldırının en somut araçlarıdır.... Devamını okumak için bkz. 
 
 

ana sayfa | katalog 2010 | metise dair | pano | açık platform | mutfak | yazarlar | sergi | metis books | bağlantılar

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel: 212 2454696 Fax: 212 2454519 e-posta: bilgi@metiskitap.com
copyright © metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi Nilaccra
Son güncelleme tarihi: 27 Haziran 2010