|
|
|
|
978-975-342-183-6
13X19.5 cm., 232 s.
|
|
|
Yazar Hakkında
Okuma Parçası
Eleştiriler Görüşler
|
|
|
|
|
|
|
Yazarın Metis Yayınları'ndaki diğer kitapları
|
|
|
Troya'da Ölüm Vardı,
1963
Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı,
1970
Göçmüş Kediler Bahçesi,
1979
Kısmet Büfesi,
1982
Kılavuz,
1990
Narla İncire Gazel,
1993
Ne Kitapsız Ne Kedisiz,
1994
Altı Ay Bir Güz,
1996
Lağımlaranası ya da Beyoğlu,
1999
Öteki Metinler,
1999
Susanlar,
2009
|
|
|
Bilge Karasu Aramızda, 1997
Haz. Füsun Akatlı, Müge G. Sökmen
|
|
|
Bu kitap hakkında yazmak için
|
|
|
|
Bilge Karasu
|
|
|
|
Gece
|
Kapak Resmi: Abidin Dino Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
|
Kitabın Baskıları:
İlk Basım: 1985, İletişim Yayınları
7. Basım: Mart 2010
|
INFO IN ENGLISH
|
|
|
|
|
|
İlk kez 1985 yılında yayımlanan Gece 1991 yılında Pegasus Edebiyat Ödülü'nü aldı. Çeşitli dillere çevrilen ve yayımlanan Gece için Akşit Göktürk'ün "Sunuş"unu okuyabilirsiniz. "Gece'de anlatılan tek tek, bölük pörçük durumların, konumların, gerçek yaşamla somut ilişkisi, sürekli seziliyor satır aralarında. Okurun yakın geçmişte tanığı olduğu birçok toplumsal, tarihsel, kültürel deneyden yankılar var metinde sözgelişi. Alışılmış tarihsel mantığın işleyişi bile sorguya çekiliyor. Ama bütün bu gerçek durumlardan soyut bir çıkarım olan yaşantı, insan umutlarıyla korkularının bütünleyici imgeleriyle dile getiriliyor." – Akşit Göktürk
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Akşit Göktürk, "Sunuş", s. 5-8 | | Gece belirli bir gerçekliğin, tek tanımla saptanabilecek bir insanlık durumunun dile getirildiği bir anlatı değil. Belli bir öykü, kişilikler, ya da nedensellik ilkesiyle işleyen bir olay örgüsü sunmuyor bize. Bunlara yönelik türden bir okur beklentisine karşı direniyor nerdeyse. Karşıtlık ile olumsuzluk, Gece'nin söyleminde baştan sona en belirgin iki nitelik. Neye karşıtlık? Günümüz yaşamının çekilmez akışı içinde, kurtulunmaz bir insan yazgısının olumsuzlanması mı söz konusu? Hayır. Buradaki karşıtlık ile olumsuzluk, Gece'nin yazın alanındaki geleneksel ölçütler ya da alışkanlıklarla bağdaştırılamaz özelliğinden doğan bir durum. Yazınsal söylem düzeyinde olduğu gibi, yaşamın bütünüyle ilgili deneylerimizin de sarsılması, silkelenmesi, çarpıtılması söz konusu bu metinde: zaman ile uzay boyutlarının alışılmadık biçimde kullanılması ...
Devamını okumak için bkz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sadık Yalsızuçanlar, "Bilge Karasu ve çokkatlı dil", Dergibi edebiyat dergibi | | Bilge Karasu'nun diline, dünyasına ilişkin yeterince yazılıp çizilmedi. O'nun, modern Türk edebiyatının en zengin yazarının dili kullanış biçimi, nesneleri, onlarla ilişkisini, nesnelerin arasındaki ilişkiyi adeta bir dalgıç gibi derinlerde seyrederek anlatması bana daima ilginç görünmüştür. Bu dil, çokkatlıdır, uzantıları, kapsadıkları ve öteledikleri bakımından üzerinde dilbilimsel çalışmaları gerekli kılar. Karasu'nun 'kapalı' metinlerin yazarı olduğu kanısı yaygın olmakla birlikte, böylesi derin bir yazar üzerinde yeterince durulmamış oluşu, bana, edebiyat düşünürleri açısından ne denli çorak bir toprakta bulunduğumuzu da düşündürmektedir....
Devamını okumak için bkz.
|
|
|
|
|
|
Esra Karaduman Okay, “Karanlık ve Dil”, Remzi Kitap Gazetesi, Temmuz 2006 | | Gece imgesi herkes için üç aşağı beş yukarı aynıdır. Karanlık, sessizlik, yarasalar geceye ilişkin ilk akla gelenlerdir. Daha ötesiyse Bilge Karasu’nun Gece romanında kurduğu düşsel evrendir. Karasu, gecenin çağrıştırdıklarıyla bir evren kurarken gözlerini yaşadığımız toplumdan bir an olsun ayrılmaz. Jean Genet’in bir eserinden alıntılanıp kitabın başına konulan cümle bunu gerçekler nitelikte. “İmin gücü, düşün gücüdür”. Karasu gece imgesinden yola çıkarak, insan ruhunu irdeleyen, yazmayı/yazarı sorgulayan, toplumsal olaylarla dolaylı olarak temellendirilmiş bir yapı kuruyor Devamını okumak için bkz.
|
|
|
|