|
|
|
|
|
|
| | Murathan Mungan:"Erkekten kent değil, kasaba çıkar canım" | Söyleşi: Pınar Öğünç, Radikal Cumartesi Eki, 3 Mayıs 2008Murathan Mungan, iki hafta önce çıkan Kadından Kentler adlı kitabındaki kahramanlarının izinde turnede, o şehir senin bu şehir benim geziyor. Trabzon durağında peşine takıldık, Boztepe’den bakarak hem Trabzon’u hem Türkiye’yi hem kadınlarını anlamaya çalıştık. Trabzon Havaalanı’nda bagaj kuyruğundan uzunu, ‘Lütfen silahınızı alınız’ masasının önünde. Kararsız ilkbaharın daha çok sonbahara çaldığı boz bir gün. Murathan Mungan’ın iki hafta önce yayımlanan Kadından Kentler adlı kitabının, kahramanlarının değdiği 16 kente yayılan turnesi ... Devamını okumak için bkz.  |
| | | | Murathan Mungan:"Kendini Şaşırtırsan Okuru da Şaşırtırsın" | Söyleşi: Irmak Zileli, Remzi Kitap gazetesi, Mayıs 2008Murathan Mungan'la söyleşimiz tersinden başladı. Önce o sordu soruları. Kitap henüz yayımlanmamıştı biz bu söyleşiyi yaparken. Şanslı azınlıktan olmanın keyfiyle gitmiştim Mungan'ın Cihangir'deki evine. Ancak bir yazarın kitabını çoğunluktan önce okumuş olmanın zorlu bir kısmı olduğunu bu “karşılaşma”da öğrenecektim ben de. Murathan Mungan'ın soruları beni öykülerin bir başka boyutu üzerine düşünmeye zorladı. “Önce ben size bir soru soracağım” dedi Mungan, “Kitap size nasıl geldi, nasıl buldunuz?” Bu soru beklenmedik bir soru değildi. Ancak ustalığı artık “kanıtlanmış” bir yazar için son derece mütevazı olan bu yaklaşım karşısında şaşkınlığa düşmemek elde değil. Okurunu her daim önemsemek... Söyleşinin ilerleyen satırlarında ... Devamını okumak için bkz.  |
| | | | Nurdan Gürbilek:"Şölen sofrasından dışlananlar için" | Söyleşi: Tolga Meriç, Akşam Kitap Eki, 27 Nisan 2008Mağdurun Dili zihninizde nasıl uçverdi? Dostoyevski’nin romanlarını yıllar sonra yeniden, arka arkaya okurken o romanlarda aşağılanmışlığın, horlanmışlığın, dışlanmışlığın, nihayet bütün bunlara eşlik eden gurur yarasının ne kadar önemli olduğunu, bir yapıttan diğerine ısrarla tekrarlandığını fark etmiştim. Sonra Dostoyevski’de bütün bu problemlerin, Dostoyevski denince hemen aklımıza gelen problemlerden, örneğin baba-oğul, suç ve ceza ya da tanrı-tanrıtanımazlık gibi problemlerden daha temel, daha merkezi olduğunu düşündüm. Kitabın ilk yazısı “Horlanmanın Acısı” öyle çıktı; sonra da gerisi geldi. Türkiye’de çok okunan, ama üzerinde az konuştuğumuz ... Devamını okumak için bkz.  |
| | | | Bejan Matur:"Yaslı bir kız kardeş olmak benim seçimim" | Söyleşi: Tolga Meriç, Vatan Kitap Eki, 15 Nisan 2008İbrahim’in Beni Terketmesi adlı kitabınızdan bir dize: “Bir oğul önce ölümündür.” Peki şiir? Bir şiir önce kimindir? Şiirin sahibinin kim olduğu sorusu, varlığımızın kaynağının ne olduğuyla sorusuyla ilişkili. Varlığın kaynağıyla şiirin kaynağı dolayısıyla sahibi aynı. Varlığımızın kaynağında ne var? diye sormayan şiir eksiktir. Şiir imgeler, semboller aracılığıyla bu soruya yanıt arar. Kelimeleri saf duyuşun aracı haline getirir. Şiirin yazıldığı andan itibaren şairine dahi yabancı olma nedeni budur. Şairin kişisel deneyimi şiirdeki imgeleri anlamaya her zaman yetmez. Şiire anlamını ve derinliğini veren budur. Kainat karşısında kendi varlığını ... Devamını okumak için bkz.  |
| | | | Bejan Matur:"Sebebi sebebin yokluğundadır" | Söyleşi: Yeliz Kızılarslan, Agos, 11 Nisan 2008Rüzgâr Dolu Konaklar, Tanrı Görmesin Harflerimi, Onun Çölünde, Ayın Büyüttüğü Oğullar ve son olarak İbrahim'in Beni Terketmesi. 1996’dan, 2008’e kadar bir sırrı okurlara taşıdı Bejan Matur. Şimdi, son yayımlanan kitabıyla sır perdesini aralıyor ve ‘sebebi sebebin yokluğundandır’ diyor. Kürt, Alevi, kadın, şair ve insan Bejan Matur’la son kitabı ... Devamını okumak için bkz.  |
| | | | :"Kadından Kentler" | | Demokrat Radyo, İzmir, 14 Nisan 2008Yazar Murathan Mungan, Anadolu'da 16 kentte geçen kadın öykülerinden oluşan Kadından Kentler kitabının tanıtımı için 12 Nisan'da İzmir'deydi. 16 kenti dolaşarak okurlarıyla buluşmayı amaçlayan Yazar Mungan, uzun yolculuğuna da, Kadından Kentler'in ilk öyküsünün geçtiği İzmir'den başladı. Etkinlik yolculuğu, kitaptaki gibi 16. kent olan İstanbul'da Esenler otogarında sona erecek. | | Neden bu karakterler ve bu kentler? Benim her hikâye kitabım, bir tema üstüne kurulur. Bir tema seçer ve temanın etrafında örüntülerim. Kıstırılmış ya da sıkıştırılmış iki kadının ... Devamını okumak için bkz.  |
| |
|
|
|
|