Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-605-316-043-4
13.5x21.5 cm, 240 s.
Liste fiyatı: 24,00 TL
İndirimli fiyatı: 19,20 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Sezen Aksu diğer kitapları
Eksik Şiir, 2006
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Eksik Şiir İkinci Kitap
Yayına Hazırlayan: Sibel Algan, SN Müzik Yapım, Emine Bora, Metis Yayınları
Kapak Tasarımı: Emrah Yücel
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Kasım 2016

Eksik Şiir İkinci Kitap'ta Sezen Aksu'nun 2006'dan sonra yazdıklarının yanı sıra, henüz yayınlanmamış, bestelenmemiş sözleri de yer alıyor — bir de ilk kitapta gözden kaçırdığımız ama vazgeçilmez olan eski tarihliler var.

OKUMA PARÇASI

Önsöz, s. 4-5

Eksik Şiir kitabının ilkinde önsöz yazmamı istediklerinde o âna dek şarkılarla da olsa, yeteri kadar söz söylemiş olduğumu düşünüp, “üstüne daha ne denir ki” diye oflayıp, puflamıştım. Önsöze benzeyip benzemediğini bile bilmediğim şekilde aklıma, kalemime ne geldiyse döküldüydüm. Şimdi de öyle yapacağım....

Zaten içini dökmenin muazzam bir yolunu bahşetti bana hayat: Müziği ve sözleri... Kelimelerin, kendini ifade ihtiyacının karşılanmasında çok az yer tuttuğu, insanın beden dili ve ses tonunun sözcüklerden çok daha önemli olduğu söylenir. Doğrudur, katılıyorum. Ama bu önem sırası içinde, dil kurmanın değerini teslim ederek... Şiirden, şarkıdan, romandan geçirilen duygular, ne kadar can yakarsa yaksın, kıyıcı değil kollayıcı bir üslupla vücut bulur; iyileşmeden yanadır ve yüzü yenilenmeye dönüktür. Şahsi olarak da, asıl niyeti çözüm olmayan kavgadan, çelişkiden ve bir de acı söz söylemekten hoşlanmıyorsanız, meşrebinize aykırıysa, sonrasında açtığınız dil yaresi size pişmanlık, vicdan azabı ve suçluluk duygusu olarak geri dönüyorsa, dil kurmanın hakkını daha da teslim ediyorum.

Buna erken yaşlarda uyandım. Derler ya acısını veren Allah sabrını da verir; gerçekten de bizim mesleğimizi yapan gelgit akıllı çocuk insanlar için en tesirli pembe hap, bu.

Üstelik canımın istediğini ve ağzıma geleni de söyledim yıllar içinde... Kelimelerimin müzikten geçmesi, sözlerime kulak verilme ayrıcalığını tanıdı. Hepimizin derdi bu değil mi? Duyun beni, görün beni, sevin beni. Bilinçli ya da bilinçsiz... Müzik benim, “bu dünyada ben de varım” diye çırpınan fanilerden biri olarak en büyük şükrüm. Müziği çektiğinizde de kalan eksik bir şiir. Bana fazlasıyla yetti... Umarım iyi günde, kötü günde size de el veriyordur.

Bu dil artık sadece benim değil, bizim. 40 yıldır karşılıklı sınavlardan ve dahi türlü çatışmalardan geçerek olgunlaşan bir dil. Çocuksu bir hayal ama düşünün: Konuşabilen, dinleyebilen, anlayabilen insanlardan oluşan, doğanın kendisi gibi uyumlu bir dünya nasıl bir yer olurdu? Böyle çok çiğnenmiş cümleleri kurarken, biraz mahçup olmuyor değilim ama herkesin aklına benzer şeyler düşüyordur zaman zaman eminim. Öyle ya da böyle, bu dünyayla hepimizin bir zoru var sonuçta...

Bu kitap, kendi hayatımla birlikte, ülkemizde ve dünyada olup bitenlere baktıkça, sahneye çıkıp şarkı söylemenin eski tadının kalmadığı zamanlara denk geldi. Bu da bir süreç herhalde.

40 yılın dönemecinde, yeni başlangıçların, başka duyguların arifesindeyim. Bakalım, yol bizi nereye götürür.

Sağlıcakla kalın; anneciğimin deyişiyle, “Hadi öpmüşüüüm...”

SEZEN

2016, İstanbul

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Mehmet Said Aydın, "Kaç yıl geçmiş aradan...", Radikal Kitap, 16 Aralık 2016

Terry Eagleton Şiir Nasıl Okunur (çev. Kaya Genç, Agora Kitaplığı, 2007) kitabında “Belli bir seviyede dil her zaman kendisiyle ilgilidir” der ve devamında “Şiir bize yapılan bir şeydir, yalnızca bize söylenen bir şey değildir” tespitini yapar. ‘Sezen’ diye imzalanmış Eksik Şiir – İkinci Kitap’ın önsözünde Sezen Aksu “Müziği çektiğinizde de kalan eksik bir şiir” diyor devamında okunacak şiirler için. Memleketin ‘the celebrity’sinin şiirlerinin muteber bir yayınevi tarafından yayımlanması, her halükârda haber değeri taşıyor. Ve kitap üzerine alınacak sözler, elbette bu durumun etkisini taşıyor. Şiir (eksik yahut değil) bize yapılan bir şeyse, Sezen Aksu’nun bu kitapta toplanan metinlerinin etkisi ölçebileceğimiz sınırların çok uzağında.

Önsöz 2016 yılında, bir bölük insana göre hiç öyle görünmese de karmakarışık bir siyasi ortamın ve toplumu oluşturan her bir bireyin neredeyse şizofrenik hayata katlanma gayretiyle yaşadığı günlerde yazılmış haliyle: “Bu kitap, kendi hayatımla birlikte, ülkemizde ve dünyada olup bitenlere baktıkça, sahneye çıkıp şarkı söylemenin eski tadının kalmadığı zamanlara denk geldi. Bu da bir süreç haliyle. 40 yılın dönemecinde, yeni başlangıçların, başka duyguların arifesindeyim. Bakalım, yol bizi nereye götürür.”

Şiirler tarih kronolojisine göre dizilmemiş; sondaki not kitabın yapılışına dair bilgi veriyor: “Bu kitap 2006’da yayımlanan Eksik Şiir’in devamı niteliğindedir. Sezen Aksu’nun belli bir döneme ait eserlerini değil, Eksik Şiir’de yer almayan yıllardaki eserlerini kapsamaktadır. Yayın tarihine yakında dönemde yazılanlar, yayın tarihi ile; ancak yayımlanmasından çok daha önce kaleme alınanlar ilk yazıldığı tarih dikkate alınarak belirtilmiştir.” Kabaca şunu anlıyoruz bu ‘son not’tan; 2016’ya yakın yazılanlar sözlerin şarkılaşmış hallerinin yayın tarihine göre, daha önce yazılanlar ise otantik tarihine göre alınmış. Şiirlerin sonuna tarih düşülmüş çünkü. 70’lerin sonundan 2016’ya aradan geçen yılların ‘Sezen Aksu dili’ne çok da ilginç bir müdahalede bulunmadığını görüyoruz. Olumlu yanı malum; tutarlı bir dil, tekrar eden bağlamlar ve sorun olarak görülen şeylerin altının çizilmesi. Olumsuz tarafı ise gözle görülebilir bir ‘gelişim’ takip edilememesi. 70’lerin sonunda yayımlanmış bir metin ile 2016’da yayımlanan bir metnin kelime tercihinin, sözdiziminin birbirini çokça andırmasına şerh düşmek gerekiyor. Öte yandan bunların çok bilinen şarkılar haline gelmesinin sınırlama sahasını da gözden kaçırmamak lazım.

‘Eksik şiir’lerin çok temel hadiseleri var: Aşk, ayrılık, ayrılığa meydan okuma, sızlanma evresi, bir daha meydan okuma, toplumsal cinsiyet normlarına çomak sokmak gayreti, heves, retorik sorular ve matem. Biçimsel olarak da heceye yaslanma, dörtlük kullanımı, abab/aaba kafiye düzeni, devrik cümleler ve iç ahenk tercihi göze çarpıyor.

İlk beste ve ilk sözün 1972 yılında ‘Kır Çiçeği’ olduğunu da görüyoruz: “Hiç olmazsa bir kere gel/ Aşkımızın mezarına/ Ne gül ne zambak/ Kır çiçeği yeter de artar beni anmaya/ Bir dolu ümit bir dolu inanç/ Hepsi uçtu gitti havaya/ Ben yaşıyorum, içim öldü/ Çünkü onu gömdüm toprağa”.

Metinlerin dipnotlarıyla gösterilen açık gönderimlerin yanı sıra (Cibran, Anday, Yaşar Kemal gibi), Cemal Süreya havası seziliyor şiirlerde: “İnsan tuhaf, ne hoyrat/ Ne şaheser ve nasıl ilkel, hayret” (‘Kibir’, 2007). Bir de vurgulanması gereken esas şey, kuşakları etkileyen, belirleyen bir ‘Sezen Aksu lirizmi’nin resmi geçidi olması bu kitabın. “Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı/ Bitsin artık bu hasret/ Buluşalım gayrı”yı duyduğunda içinden melodiyle söylemeyecek ve gençliğini hatırlamayacak kaş kişi varız?

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.