Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-601-5
13x19.5 cm, 312 s.
Liste fiyatı: 30,00 TL
İndirimli fiyatı: 24,00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Otto Kernberg diğer kitapları
Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık, 2000
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm
Özgün adı: Borderline Conditions and Pathological Narcissism
Çeviri: Mustafa Atakay
Yayın Yönetmeni: Saffet Murat Tura
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kapak İllüstrasyonu: Yetkin Başarır
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 1999
3. Basım: Temmuz 2012

Günümüz psikiyatri ve psikanalizinin en önemli iki sorunu sınır durumlar ve patolojik narsisizmdir. Kernberg terapisi oldukça güç olan bu durumlara yaklaşımda yeni, özgün kuramsal ve pratik ilkeler geliştirmiştir. Özellikle nesne ilişkileri ve ben psikolojisine dayanan kuramsal yaklaşımında Kernberg bu durumlardaki aldırganlığa yoğunlaşmıştır. Kernberg'in oldukça sade ve doktorca bir üslubu vardır. Bununla beraber eseri Amerika'da psikiyatri dışındaki disiplinlerde de yankı bulmuş, sanat eserlerini ve günlük yaşamı çözümlemede geniş ölçüde kullanılmıştır.

İÇİNDEKİLER
Editörün Önsözü, Saffet Murat Tura
Önsöz
Teşekkür

I Sınır Kişilik Örgütlenmesi
1 Sendrom
2 Karşı Aktarım
3 Tedavinin Genel İlkeleri
4 Seyir
5 Ayırıcı Tanı ve Tedavi
6 Genel Yapılandırma ve Tedavinin Başlangıç Safhası
7 Öznel Boşluk Yaşantısı

II Narsisist Kişilik
8 Narsisist Kişiliğin Tedavisi
9 Narsisist Kişiliğin Klinik Sorunları
10 Normal ve Patolojik Narsisizm

Kaynakça
OKUMA PARÇASI

Saffet Murat Tura, "Editörün Önsözü", s. 7-9

Pek çok analist ve terapistin "yaşayan en büyük usta" kabul ettikleri Otto F. Kernberg'in psikanaliz dışı çevrelerde yeterince tanınmaması ilginçtir. Şüphesiz buna yol açan en önemli neden psikanalizin bu efsane isminin fazla "hekimce" bir üslup ve tutum benimsemiş olmasıdır. Ne var ki Kernberg'in başarısı da gene bu üslup ve tutumdan kaynaklanır.

Kernberg'de ne Lacan'da olduğu gibi büyüleyici bir üslup ve kültürel alanlara uygulanabilir bir kuram, ne de Kohut'ta olduğu gibi epistemolojik bir zekâ ve kuramda devrim yaratan bir düşünme tarzı buluruz. Kernberg'in önemi daha çok psikanalizi üst sınıftan ayrıcalıklı insanların "kozmetik" ve pahalı bir uğraşı olma yolundan çıkarıp ciddi kişilik bozukluklarının görüldüğü bir alanda da başarıyla uygulamış olmasından kaynaklanır. Sınır kişilik bozukluğu gösteren vakaların psikodinamiklerinin anlaşılmasına en önemli katkıyı yapan terapist odur. "Klinik psikanaliz"i sayesinde bu ağır vakaların analitik terapiyle iyileştirilmesinin imkânlarını yaratmış, sınır kişilik örgütlenmesi gösteren vakaların analitik psikoterapilerinde tamamen savunma ve aktarım analizine dayanan oldukça iyi tanımlanmış etkili bir teknik geliştirmiştir. Kernberg'in kuramı ve tekniği ekip çalışması zihniyetinin gelişmesine katkıda bulunmuş, psikanaliz ile genel psikiyatrinin, diğer psikoterapi öğretilerinin ve ilaçla tedavinin uzlaşabileceği noktalara yapıcı bir katkıda bulunmuştur.

Vaka takdimlerinden anlaşıldığı kadarıyla oldukça sağlam bir ruhsal yapısı ve sarsılmaz bir kendine güveni olan Kernberg'in kuramı şaşırtıcı ölçüde basit, gerçekçi, pratiğe dönük, hatta şematiktir. Bu kuram bir yandan Freud'un dürtü kuramına, diğer yandan Melanie Klein'ın ve İngiliz okulunun nesne ilişkileri yaklaşımına, bir başka açıdan Anna Freud ve Heinz Hartmann'ın ben psikolojisine, oluşumsal yaklaşım bakımından da Margaret Mahler'e dayanır. Kernberg bütün bu dağınık, hatta yer yer karşıt yaklaşımları inanılmaz bir berraklıkla senteze ulaştırabilmiştir. Kuramda biyolojik veriler ön plana çıkarılmış, genel tıp ve psikiyatrinin katkıları gözardı edilmemiştir. Üslupta kültüre ilişkin yan göndermelerden özenle kaçınılmış, kuramda özellikle "entelektüel sohbet"ten uzak durulmuştur. Kavramlar net ve kesindir. Düşünce tarzı adeta görsel bir modelden hareket ediyormuş gibi ileri derecede indirgeyicidir.

Uygulama alanında insan saldırganlığını ve yıkıcılığını en yakından inceleyen bilim adamlarının başında gelen Kernberg, kuramını da özellikle saldırganlığı açıklayacak şekilde oluşturmuş, beklenebileceği gibi yaşamı boyunca kuramsal yaklaşımlarında pek az değişikliğe yer vermiştir. Temel yapıtlarına bu dizi çerçevesinde yer verdiğimiz bir başka büyük usta olan Heinz Kohut ile psikanaliz ve psikiyatri çevrelerinde uzun yıllar büyük ilgi uyandıran sert kuramsal tartışmaları da yine bu konu çevresinde düğümlenir. Teknik ve kuram açısından yenilikçi olan Kohut karşısında Freud geleneğini savunan Kernberg, Kohut'un tekniğini ve kuramını özellikle insan saldırganlığını ve yıkıcılığını incelemeye olanak vermemesi açısından ciddi şekilde eleştirmiştir. Kohut saldırganlığı ve yıkıcılığı, bütünlüğü tam anlamıyla pekişmemiş bir kendiliğin çözülme ürünü (bir yan ürün) olarak görür ve kendiliği adeta "düzeltici duygusal deneyim" yoluyla pekiştirmeye girişir. Kohut'un kuramı insan tabiatı konusunda iyimserdir, tekniği ise yumuşak ve eşduyumsaldır; analiz sürecinde şiddetli duygusal gerilemelerden ve yüzleşmelerden kaçınılır. Buna karşılık Kernberg'in tekniği şiddetli aktarım ve karşı aktarım tepkilerinin gelişmesine imkân tanır; hatta terapi içindeki saldırganlığın, olumsuz aktarım tepkilerinin incelenmesi ve çözümlenmesi terapinin esasını oluşturur. Kuramsal olarak kişiliğin bütünleşememesi ileri düzeyde saldırgan dürtülere ve bunlarla başetmekte kullanılan ilkel savunma mekanizmalarına bağlanmıştır.

Pek çok araştırmacı sınır durumlar için Kernberg'in tekniğinin geçerli olduğunu kabul etmekle birlikte narsisistik vakalar için Kohut'un tekniğini daha elverişli bulur. Nitekim Kohut da narsisistik bozukluk gösteren vakaları sınır patolojiden özenle ayırmış, bu vakaların özel şekilde değiştirilmiş bir psikanaliz tekniğiyle analiz edilebilirliğin sınırlarında olduğunu kabul etmişti. Oysa Kernberg narsisistik patoloji gösteren vakaları geniş bir yelpaze oluşturan sınır kişilik örgütlenmesinin içinde değerlendirir. Bu durumda bu iki büyük usta arasındaki tartışma özellikle narsisistik durumlar ve narsisizmde saldırganlığın rolü üzerinde yoğunlaşır.

Kernberg'in önemli kuramsal tezlerini ifade etmek bakımından oldukça yeterli olan Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm ayrıca Kohut'a yönelik eleştirilerin esas noktalarını da dile getirmesi bakımından anlamlıdır.

Devamını görmek için bkz.

Önsöz, s. 13

Bu kitapta, sınır durumların sistematik bir analizi –psikopatolojileri, tanıları, seyirleri ve tedavileri– sunulmaktadır. Kitap, bu geniş ve kafa karıştıran psikopatolojik kategoriyi, çağdaş ben psikolojisi ve psikanalitik nesne ilişkileri kuramı ışığında kavrama yönünde on üç yıllık bir çabanın sonucudur.

Sınır hastaların bir alt grubu olan narsisist kişilikler, özellikle zor bir hasta grubudur; bu hastalar, hem olağan sınır hastalara benzerler hem de bazı yönlerden onlardan ayrılırlar; narsisist hastalar, savunma örgütlenmesi bakımından sınır durumlara benzerler, ancak yine de çoğu narsisist hasta, psikososyal düzeyde sınır hastalardan çok daha iyi işlev görür. Bunları ve narsisist kişiliklerle ilgili diğer klinik hususları açıklığa kavuşturma çabaları, beni bu hastaların tanı ve tedavisini özel bir şekilde kavramaya götürdü – 2. Kısmın konusu da budur.

Sınır durumlar üzerine literatür, bu kitabın birinci kısmının çeşitli bölümlerinde gözden geçirilmektedir: 1. Bölüm, tanıyla ilgili daha eski (1967'ye kadar) literatürü içermektedir; 3. Bölüm, tedaviyle ilgili yine aynı yıllardaki literatürü içermektedir; 5. Bölüm ise, hem tanı hem tedavi üzerine daha yakın zamanlardaki literatürü (1968'den 1972'ye) kapsamaktadır. Son çalışmalarım, sınır durumlar üzerine bu son dönemdeki yazıların bazılarından etkilendiği –ya da onlara bir tepki olduğu– için, bu ayırımı yapmayı tercih ettim.

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.