Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
13X19.5 cm, 248 s.
LİSTE DIŞI
BASILMAYACAK
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Fehmi Çalmuk diğer kitapları
Recep Tayyip Erdoğan, 2001
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Erbakan'ın Kürtleri
Milli Görüş'ün Güneydoğu Politikası
Yayına Hazırlayan: Haldun Bayrı
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kapak ve İç Baskı Yaylacık Matbaacılık Ltd.
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Nisan 2001

Milli Görüş hareketi 1969’dan beri Türkiye siyasi hayatında önemli bir rol oynuyor. Bu hareketin bel kemiğini de, tartışmasız bir şekilde Kürtler oluşturuyor. Gazeteci Fehmi Çalmuk, kitabında esas olarak Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nin Güneydoğu politikasını, daha doğrusu politikalarını tarihsel gelişimi içerisinde ele alıyor.

Çalmuk, yıllardır çok yakından takip ettiği Milli Görüş’ün ve onun tartışılmaz lideri Necmettin Erbakan’ın Kürtlerle ilişkisini "Bir dargın, bir barışık" cümlesiyle özetliyor. RP’nin, 1991 genel seçimlerinde HEP ile ittifak görüşmelerini keser kesmez, Alparslan Türkeş’in MÇP’si ve IDP’yle hangi koşullarda seçim ittifakı yaptığını, üç yıl sonra ise HEP yerine kurulan DEP’in boykot ettiği yerel seçimlerde aynı RP’nin Kürt tabanı nasıl yeniden kazandığını anlatıyor.

Erbakan’ın Kürtleri, Milli Görüş hareketiyle sınırlı değil: İslami kesimin farklı çevrelerinin Kürt sorununa bakışını da tartışıyor. Diğer yandan Hizbullah olayı, PKK’nın İslam’a bakışı, Türk-İslam sentezcilerinin Kürtlere yönelik çalışmaları, Kuzey Irak’taki gelişmelerde Türkiye’nin rolü ve ordunun PKK’ya karşı mücadelede İslam’dan yararlanması da kitapta yine derinlemesine incelenen konular...

İÇİNDEKİLER
Sunuş
İslami Partileşmeye Kürtler Sahip Çıktı
Askerin Cihad Çağrıs
1991 Seçimleri Yaklaşırken
Hizbullah-PKK Çatışması ve RP'nin Tavrı
Şırnak Olayları ve Postal Sesleri
RP-MHP Kapışması
Refah Şoku
Erbakan ve Ordu
Büyük Değişim Partisi ve RP
Refah Birinci Parti
Çekiç Güç Manevrası
Ümmet ve 28 Şubat
Sıra Fazilet'te
Abdullah Gül ile Söyleşi
Fetullah Erbaş ile Söyleşi
Son Sözler
Ek: Erbakan'ın Meclis Konuşmalarından Bölümler
OKUMA PARÇASI

Sunuş, s. 7-9

Cumhuriyet dönemi siyasal İslami hareketin ilk lideri olarak bilinen Necmettin Erbakan'ın kurduğu üç parti (MNP, MSP, RP) laiklik karşıtı eylemler, Anayasal düzeni yıkma ve din devleti kurma gibi iddialarla kapatıldı. Tarih sahnesinde din motifli siyaset yapmasıyla tanınan Erbakan'ın 30 yılı aşkın siyasi süreci bir anlamda ümmet doktrini üzerine gelişmişti. Erbakan'ı sağcı partilerden, özellikle de milliyetçi kesimden ayıran en önemli özellik, etnik kökenlerin hepsine ümmet şuuruyla bakmasıydı. Nitekim parti yönetiminde Kürt, Arap, Balkan göçmeni, Çerkez ve Gürcülere de yer verdi; bunlar arasındaki dengeyi iyi kurdu. Erbakan'ın, dolayısıyla da başını çektiği siyasi hareketin bu anlayışı, ulus-devlet modelini reddettiği için Cumhuriyet rejimiyle de belli anlamlarda çelişkiye düştü. Erbakan'a, aktif siyasete girdiği günden itibaren "çekince" konulmasında bu anlayışın rolü önemlidir.

Her ne kadar Erbakan genel yaklaşım olarak ırkçılığı reddetse de hareketinin tabanı için aynı şeyleri söylemek pek kolay değildir. 1960'ların başında sağcılık revaçtaydı. Komünizme karşı mücadele esastı ve bu da ister istemez milliyetçilik blokunun içinde yer almayı, üstü kapalı da olsa "Türk-İslam" sentezini benimsemiş olmayı beraberinde getiriyordu. Zaten MSP, bu oyları bölüşmede özellikle İç Anadolu bölgesinde MHP ile ciddi bir rekabet içindeydi. MSP oylarının 1977 seçimlerinde kolayca MHP'ye kaymış ve buna bağlı olarak milletvekili sayısının yarı yarıya düşmüş olması tabanlar arasındaki kaymanın ve iç içe geçmişliğin bir işaretiydi. 1980 öncesinde her iki partinin gençleri sık sık karşı karşıya gelmiş, aralarında birçok çatışma yaşanmıştı.

RP'nin ise, 1991 yılına kadar MSP geleneğini takip ettiğini görüyoruz. Fakat bu tarihte MHP ile yapılan seçim ittifakı RP'nin reel olarak "milliyetçi-muhafazakâr" çizgiye yeniden ve aniden dönüşü anlamını taşır. Öyle ki RP'li Kürtler tarafından "Türkçü" olmakla itham edilen bazı parti yöneticileri gittikleri her yerde MHP'nin kullandığı kavramları sahiplenerek bu gelişmeye ayak uydurduklarını gösterirler.

1991'de MHP ve IDP ile yapılan ittifak öncesi partinin şeyhülislamı olarak kabul edilen Lütfü Doğan, bu gelişmenin Kürtlerde rahatsızlığa yol açacağını belirten partililere şu yorumu yapmıştı: "Kürt kelimesini kullanmak fıkhen caizdir, ama maslahat bakımından uygun değildir."

RP'nin kapatılmasıyla birlikte hakkında beş yıl siyaset yasağı getirilen Erbakan, yasağın üçüncü yılında hiç tahmin etmediği bir konudan dolayı yargılandı ve mahkûm edildi. Kürtçülük ve bölücülük suçundan hem hapis hem de ömür boyu siyaset yasağına mahkûm edilen Erbakan, Ecevit hükümeti tarafından çıkartılan af ile cezaevine girmekten kurtuldu.

Erbakan'ın 1994'te Zazaların yoğun olarak yaşadığı Bingöl'de yaptığı konuşma ile yıllardır parti teşkilatlarında ve çay sohbetlerinde Cumhuriyet dönemine ilişkin yapılan yorumlar arasında pek fark yoktu. Erbakan şöyle konuşmuştu:

"Ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe başlarken besmeleyle başladığı halde siz geldiniz, bu besmeleyi kaldırdınız. Ne koydunuz yerine? 'Türküm, doğruyum, çalışkanım.' Ee... Sen bunu söyleyince öbür taraftan da Kürt kökenli bir Müslüman evladı 'Ya, öyle mi? Ben de Kürdüm, daha doğruyum, daha çalışkanım' deme hakkını kazandı."

Erbakan bu sözleriyle ulus-devlet modeli ile kurulan Cumhuriyet'e karşı net bir tavır almıştı. O söz konusu modelin ırkçılık ve dinsizlik özelliklerini içerdiğini ima ediyordu.

Böylelikle Erbakan'ın 1969 yılında bir düğünde Kürtler ile başlayan partileşme geleneği 30 yıl sonra aynı kader çizgisinde buluşmuş oldu. Erbakan, siyasi yaşamının en ağır cezasını Kürtler için aldı. O İslamcı bir liderdi, ama Kürtçülük propagandası yapmaktan mahkûm edildi.

Bu çalışma, Erbakan'ın ve partilerinin Kürt politikalarını, gelişen olaylara karşı yorumlarını ve iktidar dönemlerinde konuyla ilgili icraatlarını ele alıyor. Siyasal İslami hareketin Kürt sorununa ve şiddet olaylarına karşı farklı tutum ve bakış açılarını yansıtıyor. Bu kitap yorum yapmak yerine olayları, şahit ve belgeleriyle ortaya koyma amacını taşıyor...

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.