Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN 975-342-311-X
13X19.5 cm, 120 s.
LİSTE DIŞI
BASILMAYACAK
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Hortum
Egebank Nasıl Soyuldu?
Yayına Hazırlayan: Haldun Bayrı
Kapak ve Grafik Tasarım: Semih Sökmen
Kapak ve İç Baskı Yaylacık Matbaacılık Ltd.
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mayıs 2001

"Türkiye bağırsaklarını temizlemeye başlıyor," diye düşünülmeye başlandığı bir sırada Egebank soruşturmasının önünün tıkanmış olması, banka operasyonlarının geleceği hakkında umut vermiyor ve sivil toplumun itelemesi olmadığında devletin bu türden işleri ne kadar "ağır" ele aldığını gösteriyor. Bu nedenle, yakın tarihimize damga vuran "hortum" olayının mümkün mertebe tüm failleriyle topluma yazılı bir belge olarak sunulması gerektiğini düşündük.

İşte elinizdeki Hortum kitabı böyle bir kaygının ürünü. Gazeteci Murat Kelkitlioğlu, bankacılık sektöründe yaşanan yolsuzlukların ibret örneklerinden biri olan Egebank soygununu, başta Yahya Murat Demirel olmak üzere olayla ilişkili isimler üzerinden giderek sergiliyor. Bu skandalın ortaya çıkmasında hayati bir görev üstlenmiş olan hukuk müşaviri Mehmet Tural’la yaptığı söyleşi, bankacı-siyasetçi-bürokrat ilişkilerinin son yıllarda büründüğü endişe verici karakteri gözler önüne seriyor. Hortum, eski Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay’ın intiharı, gazeteci Rauf Tamer’in aldığı iddia edilen para, Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan’ın kayınvalidesi, reklam sektörünün devi Nail Keçili’nin Yahya Murat Demirel ile ilişkileri gibi yakın dönemde gündeme gelmiş konuların gerçek boyutlarını da gösteriyor. Egebank Teftiş Kurulu raporlarından yola çıkarak hazırladığı bu kitabıyla Murat Kelkitlioğlu bugün yaşanan krizin sorumluları hakkında fikir sahibi olmamıza yardımcı oluyor.

İÇİNDEKİLER
Sunuş
Giriş

Hüseyin Bayraktar: Galleria'nın Sahibi
Mehmet Sami Erdem: Yüzde 10 Sami
Aydoğan Semizer: Sır Küpü
Gökalp Baştürk: Demirel'in Sağ Kolu
Ceylan Grubu: Bank Kapital
Hayyam Garipoğlu: Sümerbank
Korkmaz Yiğit: Bank Ekspres
Naime Buket Yengüalp: Off-Shore Uzmanı
Şaban Ayhan Tatlıgil: Kilit İsim
Hakan Ferhatoğlu: Borsacı
Ümit Öndeş: ATM Yolsuzluğu
Özgen Tanuman: Hukukçu
Bekir Özer-İlhan Karakuş: Emir Kulları
Muhteşem Ekenler: Berdan Tekstil
Ömer Gülüştür: Vanspor Eski Başkanı
Ayşenur Esenler: Demirel'in Eşi
Mehmet Karakaş: Bürokrat
Yasemin Altıparmak: Sekreter
Nail Keçili: Reklamcı
Hatice Behlül Özbay: Kayınvalide
Nuh Mete Yüksel: Savcı
Hikmet Uluğbay: İntihar
Kutlu Savaş: Susurluk Raporu
Mehmet Elkatmış: Susurluk Takipçisi
Egebank'ın Avukatı Anlatıyor

Sonuç
Kim Kimdir?
Sözlük
Kaynak Raporlar
OKUMA PARÇASI

Sunuş, s. 10-11

Gündeme bomba gibi düşen banka operasyonları Türk insanına çok şey öğretti. Belki bugüne kadar hiç kimsenin hayal dahi edemeyeceği isimler cezaevine girdi; hem de amcalarına, dayılarına rağmen. Bütün bu süreçte insanlar göz göre göre soyulduklarının farkına vardılar, ancak nasıl soyulduklarını tam olarak anlayabildikleri söylenemez. Belki de bu soygunlar ve bu soygunlardaki aktörler insanların önüne çıkarılmak istenmedi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin dönüm noktalarından biri olan bu banka operasyonlarıyla ortaya çıkan gerçekler, "artık çok olmaya başlamıştı". Hem bu işlerin arkasında olan sorumsuz sorumlular, hem de vatandaş, gerçeğin bu kadarına artık dayanamazdı. Ve zaman içinde her şeyin önü tıkandı.

İşte bu kitap sizlere hem nasıl soyulduğumuzu, hem bu işlerin önünün tıkanma nedenlerini anlatma, bunu yaparken de "Oh, çok şükür bu işten sıyırdım" diyenlerin maskelerini düşürerek gerçek yüzlerini gösterme iddiasında. Kitapta, tam da bu iddiamızı yerine getirmek için, bugüne kadar perde arkasında cereyan ettiği için okumadığınız, duymadığınız şeyleri bütün ayrıntılarıyla vermeye çalıştık.

Kitabı yazma kararını, operasyonların sürdüğü, her gelişmenin ardından "Galiba sonunda Türkiye temizliğe gidiyor," şeklindeki umutların yeşerdiği günlerde dünyaya gelen ve şu anda 5 aylık olan oğlumdan aldığım moralle verdim.

Bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti için bir dönüm noktası olan bu olayları bir belge olarak kayda geçirme, arşivlere aktarma endişesiyle yazıldı. Yaşanan olaylar yıllardan beri süren soygunların, dolandırıcılıkların ve "hortumlama"nın aynası gibiydi. Ve bu olaylar mutlaka, ama mutlaka kayda düşülmeliydi.

"Neden Egebank?" sorusuna gelince... Aslına bakılırsa diğer batık bankaların çoğunda yaşanan olayların, Egebank'ta yaşanan ve kitapta da okuyacağınız olaylardan neredeyse hiç farkı yok. Hepsinde yaşananlar birbirinin aynısı gibi. Ancak Egebank'ın sahibinin Yahya Murat Demirel olması ve belki de bu yüzden kamuoyunda diğerlerinden çok daha fazla ilgi görmesi, açık söylemek gerekirse, bu banka üzerine bir kitap yazma kararı vermemizde belirleyici neden oldu.

Kitabı yazarken, gazeteci olmanın ve çalışma alanımın "yolsuzluk ekonomisi" olmasının rahatlığını yaşamadım değil. Gerek bu tür olaylara bütün ayrıntılarıyla aşina olmam, gerek bilgi akışını sağlayacak kişileri tanıyor olmam hiç kuşkusuz işimi kolaylaştırdı. Ancak işim yine de zordu. Çünkü Türkiye'de şu ana kadar, konusu açısından böyle bir kitap yoktu. Üstelik ele aldığım olaylar alabildiğine teknikti.

Dolayısıyla kitabı, konuyla doğrudan ilgili olmayan okurlar için de olabildiğince anlaşılır ve sade hale getirmek için apayrı bir çalışma gerekiyordu. Bu konuda elimizden gelen titizliği gösterdik, ancak yine de zorlanacak okuyucular olabileceğini düşünerek kitabın sonuna bir sözlük koyduk.

Kitabı oluştururken esas olarak, Egebank Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan ve daha sonra İstanbul DGM'de dava dosyası haline gelen soruşturma raporlarından yararlandık. Ayrıca Egebank'la ilgili operasyonların başlatılmasında ön safta yer alan deneyimli avukat ve Egebank eski hukuk müşaviri Mehmet Tural'la da, kitabın can alıcı noktasını oluşturan geniş bir röportaj yaptık...

Devamını görmek için bkz.

"Banka Boşaltmanın Yolları", s. 20-22

İnsanı hayrete düşürecek denetimsizliklerden ötürü isteyenin istediğini yapabildiği bir sektör halini almış olan bankacılık sektöründe yapılan ve bir döneme damgasını vuran operasyonlar, bugüne kadar bilinmeyen "hırsızlık yöntemlerini" de kamuoyunun gözleri önüne serdi. Devleti milyarlarca dolar zarara uğratan, çok kısa süreli bankacılık deneyimleri olan banka sahipleri, "bir bankanın içinin nasıl boşaltılacağını" herkese bütün ayrıntılarıyla gösterdiler. Bu soygunlar kamuoyunda "hortum" sözcüğüyle tanımlandı. Operasyonlarla birlikte "off-shore bankacılık", "back to back işlemler" gibi bugüne kadar bilinmeyen "hortumlama" yöntemlerini artık herkes ezberlemeye başladı.

Bunlar arasında en çok başvurulan yöntemlerden biri "back to back", yani karşılıklı kredi yöntemi oldu. Bankacılık mevzuatı, bir bankanın kendi iştiraklerine kredi açmasını sınırlandırıyor. Bu durumda bankalar kendileriyle aynı konumda olan bankalarla anlaşarak, iştiraklerine karşılıklı kredi açıyorlar. Her şey mevzuata uygun bir şekilde yerine getiriliyor. Sonuçta her banka, aslında kendi iştirakine kredi açmış oluyor ve böylelikle vatandaşın mevduatı hortumlanıyor.

İkinci bir yöntem ise off-shore işlemler. Off-shore işlemleriyle bankalar iki şekilde boşaltılıyor. İlkinde bankacılar, tasarruf sahiplerini daha yüksek faiz vaadiyle off-shore adı verilen, kamu denetiminin olmadığı veya zayıf olduğu özel bölgelerde kurdukları bankalara para yatırmaya ikna ediyor. Bu bankalar genellikle kıyı ülkelerde kuruluyor. Örneğin KKTC'de 38 off-shore banka bulunuyor. Bankaların isimleri genellikle ana bankayla aynı oluyor. Bu, tasarruf sahiplerini yanıltıcı bir unsur oluşturuyor. Aynı bankanın herhangi bir şubesine para yatırdığını sanan, dolayısıyla parasının yine "yüzde yüz devlet güvencesinde" olduğunu düşünen mevduat sahibi, aldatıldığını genellikle banka battıktan sonra anlıyor.

Bilgisiz vatandaşın zannettiğinin aksine, yurtdışında kurulu banka genellikle küçük bir ofisten ibaret oluyor. Hatta bankacılık piyasasında bu bankalar için "bir kasa bir masa"dan ibaret bankalar diye söz ediliyor. Banka batınca da tasarruf sahiplerinin hiçbiri parasını geri alamıyor. Çünkü para yatırılan banka başka bir ülkede bulunuyor ve o ülkenin yasaları da paranın geri ödenmesine imkân vermeyecek şekilde düzenlenmiş oluyor.

Off-shore işlemleriyle yapılan ikinci boşaltma biçimi de kredilendirme yoluyla gerçekleştiriliyor. Bu yöntemde banka yurtdışındaki off-shore bankaya mevduat toplamıyor, aksine kredi veriyor. Örneğin, banka yurtdışında bir banka alıyor veya bu tür "vergi cenneti", off-shore bölgede kurulu paravan bir şirkete kredi veriyor. Banka batsa bile bu "yabancı" şirketlerden para geri alınamıyor.

Banka boşaltılmasındaki bir diğer yöntem de şişkin faturalar. Yüksek fatura yöntemi, yavru şirketlerden kâr hortumlamak isteyen büyük gruplar tarafından da sıkça kullanılan bir yöntem. Bu yöntemde banka, bağlı olduğu grubun diğer şirketlerinden değerinin çok üstünde fiyatlarla mal veya hizmet satın alıyor. Ya da sıradan bir danışmanlık hizmeti için milyarlarca lira ödeniyor. Aradaki fark, tabii ki bankayı boşaltanların cebine giriyor.

Buraya kadar bankacılık sektörünü bugünlere getiren sorunların üzerinde durduk. Bundan sonra gerek yasal boşluklardan gerekse denetimsizlikten kaynaklanan handikapları çok iyi değerlendiren, bir-iki yıllık bankacılık deneyimleri olan banka sahiplerinin halkı nasıl soyduklarını çok daha ayrıntılı bir şekilde okuyacaksınız.

"Bankanın içi nasıl boşaltılır?" deyince akla hemen Türkiye Cumhuriyeti tarihinin önemli bir bölümüne imza atmış, bu ülkenin cumhurbaşkanlığını yürütmüş Süleyman Demirel'in öz yeğeni Yahya Murat Demirel geliyor. Demirel paravan şirketlere kredi kullandırma, kendi şirketlerine usulsüz kredi kullandırma, reklam harcamalarında usulsüzlük yapma, off-shore bankacılık, ATM alımlarında yapılan usulsüzlükler, banka kaynakları ile yine banka ana sermayesinin artırılması, "back to back" kredi işlemleri, yurtdışında banka satın alma girişimleri, Almanya'da ofis açma çalışmaları ve başka firmalarla anlaşmalı usulsüz kredi işlemleri olmak üzere 11 farklı yöntemle Egebank'ın içini boşalttı. Bütün bu hortumlama yöntemlerinin ayrıntılarını ilerideki sayfalarda okuyacaksınız.

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.