Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-570-4
13x19.5 cm, 152 s.
SARI ETİKET
ÖZEL İNDİRİMLİ
Liste fiyatı: 16,50 TL
İndirimli fiyatı: 6,00 TL
İndirim oranı: %63,64
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Mutluluk, Ölüm ve Yaşamın Artakalanı
Özgün adı: Happiness, Death and the Remainder of Life
Çeviri: Banu Büyükkal
Yayına Hazırlayan: Tuncay Birkan
Kapak Resmi: Paul Klee
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ağustos 2006

Felsefeci ve psikanalist Jonathan Lear, iki ilgi alanını birleştiren şu soruyu inceliyor: "Psikanaliz, insan varoluşuna, etik yaşama dair anlayışımızda ne fark yaratır?" İnsanların bilinçdışı güdülenim ve fantazilerle yaşadıkları gerçeğini de hesaba katarak, daha insani bir etik geliştirmek üzere kullanabilir miyiz psikanalizi? Yıllar içinde uygulana uygulana yerleşen erdemler yoluyla "iyi bir karakterin" nasıl oluşturulabileceği meselesini öne çıkaran Aristoteles etiği ile, zihnin bazı etkinliklerin amaçsızca ortaya çıktığını keşfetmiş olan Freud psikanalizi arasında sorunsuz bir sentez mümkün mü?

Lear'a göre böyle bir sentez girişimi başarısızlığa mahkum. Çünkü, diyor Lear, yaşamdaki her şeyi yerli yerine oturtacak bir ilkenin –ki Aristoteles’de mutluluk, Freud’da ölüm'dür bu ilke– ve yaşamın her ayrıntısını anlamlandırmayı sağlayacak bir amaçlılığın peşinde koştukları içindir ki bu her iki girişimin de kendi içinde zaten ciddi sorunları vardır. Bu yüzden psikanalizin etiğe katkısı, bizi şanslı denebilecek türde "kırılmalar"dan, yani "yeni olasılıklar açan olasılıklardan" yararlanabilecek bir hale getirmek olacaktır.

Kavramların bir kere yerleştikten sonra yaşamlarımızı nasıl geri dönülmez bir biçimde dönüştürdüğünü ve kolektif yaşamı istediğimiz yönde etkileyebilmek için kuşkusuz onlara ihtiyacımız olduğunu gösteren; ama bir yandan da bizi yaşamın o kavramlardan "artakalan" yönlerine –yani o kavramlara asla bütünüyle sığdırılamayacak, amaç ve ilkeden, anlatısal süreklilikten yoksun yönlerine de– saygı ve özen göstermeye çağıran zihin açıcı bir kitap.

İÇİNDEKİLER
Mutluluk
Ölüm
Yaşamın Artakalanı
Teşekkürler
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Aysel Sağır, “Mutluluğun da mesafesi vardır”, Radikal Kitap Eki, 11 Kasım 2006.

Nasıl ve ne şekilde yaşayacağımızı önce öğrenmemiz söylense de, asıl öğretici olanın hayat olduğunu artık biliyoruz. Yani ne kadar çok deneyim, o kadar çok öğrenme. Jonathan Lear, Mutluluk, Ölüm ve Yaşamın Artakalanı'nda tam bunu söylemek istemese de, kavramların yaşamı bütünüyle anlatmaya yetmediği yönünde uyarıda bulunuyor. Çünkü, Lear'a göre, yaşama yönelik oluşturulan kavramların hep bir artakalanı var.

Biri psikanaliz, diğeri felsefenin alanına giren, etik yaşama ilişkin anlayış, erdemli olmanın yaşama getireceği yararlar, bilinçdışı güdülenimler gibi konular kitabın ana konusu. Belli karakter oluşumlarını diğerlerinden daha iyi bulan Aristoteles, bunlar arasında dolu, zengin, anlamlı, mutlu bir yaşam sürmeyi kolaylaştıran karakter oluşumlarını, insani kusursuzluklar, yani erdem olarak görüyor. Psikanalitik bilinçdışı ve etik yaşamı karaktere dayandırma çabası hakkında, kitabın daha başında, bilinçdışının "herhangi bir düzayak karakter oluşumu açıklamasına dahil edilemeyecek kadar yıkıcı" olduğunu öne süren yazar, psikanalizin bir bilim dalı olmadığını ısrarla vurguluyor önce. 'Bilinçdışını, bilinçli hale getirmek' ise, Freud'a göre, ruhun dönüşüm geçirmesine bağlı. Zira, bastıralan, bilinçdışında tutulan, yüzleşilemeyen şeyler, aynı zamanda insanın mutluluğunun da önünde bir engel gibi duruyor. Bu duruma göre, bilinçdışı ve etik arasında doğru bir bağlantı kurduğumuzda mutluluğu elde edeceğiz neredeyse. Ama öyle değil, Aritotoles, binlerce yıl önce bunu sezinlemiş, "Aristoteles etiğinde zaten varolan, kendilik temsilini rahatsız eden, ama kendinin pek de bilincinde olmayan şey nedir?" sorusuna halen yanıt aranıyor. Yine Aristoteles, nasıl iyi davranılacağı üzerine belli kurallar dizisi tespit edilemeyeceğini, kişinin iyi bir karaktere sahip olması için yüzünü önce kendisine çevirmesi gerektiğiyle ilgili psikolojik yönü görmüş.

İtidalliği savunarak, mesafeleri koruma kaygısı güden Aristoteles, mutluluğun ne çok yakın ne de çok uzak olmamasından yanadır. Aksi takdirde mutluluk bizden kaçacaktır, "Çok uzakta olmamalıdır, yoksa cesaretimiz kırılır, ama çok yakına gelirse bundan hoşnutsuz olmaya başlarız ve sanki ufkun hemen ötesinde yatan başka bir mutluluk hakkında fantezi kurarız." Böylelikle mutluluktan birkaç adım daha uzaklaşırız, çünkü etik yaşam mutluluğun anahtarını kendi dışına atmıştır. Bu durumda, Aristoteles için etik sadece, "komşularımızdan alabildiğine uzaklaşmak"tır. Zira, "onlarla ne kadar az işiniz olursa o kadar iyi! Etik yaşamın göbeğindeyken bile, doğru anlaşılığında, bu yaşamın gerçek değeri günün birinde ondan uzaklaşmanıza izin verecek olmasıdır."

Ölümsüz eylemi ölüler yapar

Mutluluğu yakalama olasılığından uzaklaştıkça, yaşamdaki etkinlikler açısından ölü gibi durumda olma fantazisini yücelten bir Aristoteles vardır artık karşımızda. Bir tarafta insan olma çabası varken, diğer tarafta insan olmaktan kaçabilme fırsatı oluşur; "Ya da, en fazla, insan yaşamının sıradan koşullarından kaçabilindiğinde insan olunur." Mutluluğun peşinden koştukça, aynı hızla kaçan bir mutlulukta mı, yoksa koşulan yollarda mı sorun olduğu henüz belirsizliğini korumaktadır. Mutluluk dışarı kaçmıştır, onu aramak için hep biraz öteye bakmak gerekecektir.

Gün gelir mutluluğu arayan insan, kendine zarar vermeye başlar, "psikososyal gelişimin ilk safhaları, doğası gereği öyle travmatiktir ki, hazırlıksızlığı, kırılgan bene gelen darbeler, trajik tersine çevirmeler ve kayıplar ona öylesine damgasını vurmuştur ki" geriye ölüm dürtüsü kalır. Freud da, tıpkı Aristoteles'in 'iyi'yi devreye sokması gibi, 'ölüm"ü devreye sokacaktır. Gerek Aristoteles'in felsefesinde, gerekse Freud'un psikanalizinde hep bir dışarısı vardır. Dolayısıyla, her iki düşünür de dışarıya bir isim vermek isterler ve bu isim 'iyi'dir. İki düşünür de oraya ulaşmayı isimlendirmek ister; 'mutluluk.' Mutluluk hep ötelerde bir yerdedir. Ansal bir şeydir, mutlu olduğumuzu yaşadıktan sonra anlarız. İnsanla ilgili temel sorunların ele alındığı kitapta, her insan ve yaşamının birçok olasılığı bünyesinde barındırdığına dair bir sonuç çıkıyor.

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.