Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-581-0
13x19.5 cm, 192 s.
Liste fiyatı: 20,00 TL
İndirimli fiyatı: 16,00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Modern Toplumsal Tahayyüller
Özgün adı: Modern Social Imaginaries
Çeviri: Hamide Koyukan
Yayına Hazırlayan: Tuncay Birkan, Ebru Kılıç
Kapak Resmi: Pol Bury
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 2006

Charles Taylor, modernliğin bugün artık "doğal" görülecek ölçüde hayatlarımıza sirayet etmiş veçhelerinin altını kazıyan, bunu yaparken modern bireyi kuşatan dünyayı anlamlandırma tarzlarını ve bu tarzların tarihini açığa çıkaran kitaplarıyla tanınmıştır.

Burada, felsefedeki klasik idealizm-materyalizm tartışmalarının ötesine geçmeye çalışarak önemli bir kavram geliştiriyor: her insan topluluğunun toplumsal hayatı kolektif olarak inşa ederken başvurduğu ve bu "inşa" çabalarına yön ve anlam veren "toplumsal tahayyüller" kavramı. İşte bu kitabında Batı modernliğinin tarihini, toplumsal tahayyülündeki değişimler üzerinden anlatmaya çalışıyor. Taylor, birçok farklı modernlik deneyimi bulunduğu kabulünden hareket ederek bu deneyimin Batı’yla özdeşleştirilmesine ciddi bir eleştiri yöneltiyor. Eşit katılımcıların karşılıklı menfaatlerine dayalı bir ahlak düzeni fikriyle hayat bulmuş Batılı toplumsal tahayyülde üç kültürel biçim bulunduğunu söylüyor: ekonomi, kamusal alan ve halkın kendi kendini yönetmesi. Bu üç kültürel biçimin zihinlerde ve pratikte birbiriyle bağlantılı olarak nasıl geliştiğini anlatıyor, Batı’da olsun dünyanın başka bölgelerinde olsun, modernliğin ve onun can alıcı bir bileşeni olarak sekülarizmin çeşitli veçhelerini anlamaya ve hesaplaşmaya odaklanıyor.

"Modernlik" tartışmasının miyadını doldurmuş bir "moda" olmadığını, konuşulması, anlaşılması ve derinleştirilmesi gereken çok şey bulunduğunu gösteriyor Charles Taylor: Bugün Türkiye’de, bu tartışmanın işaret ettiği problemlerin tam göbeğinde duruyoruz.

İÇİNDEKİLER
Teşekkürler
Giriş
1. Modern Ahlak Düzeni
2. "Toplumsal Tahayyül" Nedir?
3. İdealizm Hayaleti
4. Büyük Kopuş
5. Nesneleştirilmiş Gerçeklik Olarak Ekonomi
6. Kamusal Alan
7. Kamusal ve Özel
8. Egemen Halk
9. Her Yere Nüfuz Etmiş Bir Düzen
10. Doğrudan-Erişim Toplumu
11. Fail ve Nesneleştirme
12. Anlatı Tarzları
13. Sekülerliğin Anlamı
14. Avrupa'yı Taşralaştırmak
OKUMA PARÇASI

Giriş, s. 11-12

Başlangıcından bu yana modern sosyal bilimlerin bir numaralı sorunu modernliğin ta kendisi olagelmiştir. Modernlik; yani yeni uygulamaların ve kurumsal biçimlerin (bilim, teknoloji, sınai üretim, şehirleşme), yeni yaşam tarzlarının (bireycilik, sekülerleştirme, araçsal akılcılık) ve yeni sıkıntıların (yabancılaşma, anlamsızlık, toplumsal çözülmenin yaklaştığı hissi) tarihte eşi benzeri görülmedik bir karışımı.

Bugün artık bu sorunu yeni bir açıdan ortaya koymamız gerekiyor: Söz konusu olan tek bir fenomen midir, yoksa bir "modernlikler çoğulluğundan" mı söz etmeliyiz? Burada modernlikten çoğul olarak bahsedilmesi, Batılı olmayan kültürlerin kendi bildikleri yoldan modernleştiklerini ve onları kafamızdaki Batı örneğiyle oluşturulmuş bir genel kuramla kavramaya çalışırsak bunda pek de başarılı olamayacağımızı yansıtıyor.

Bu kitap, modernliğin esasını oluşturan kendini anlama tarzlarını daha açık bir şekilde tanımlayabilirsek, modernliğe dair hem başlangıçtaki hem de günümüzdeki meselelere ışık tutabileceğimiz varsayımını inceliyor. Bu varsayımın merceğinden bakıldığında Batı modernliği belli bir toplumsal tahayyül biçiminden ayrı düşünülemez ve günümüz modernlikleri arasındaki farklılıkların, bu modernliklerin içerdiği farklı toplumsal tahayyüller dikkate alınarak kavranması gerekir.

Bu yaklaşım modernliğin "kurumları" yerine "fikirleri"ne odaklanmak anlamına gelmiyor. Toplumsal tahayyül bir fikirler dizisi değildir; tersine, bir toplumun uygulamalarını anlamlandırarak mümkün kılan şeydir. Bu can alıcı nokta üçüncü bölümde enine boyuna ele alınmıştır.

Benim buradaki amacım gayet mütevazı. Batı modernliğinin yükselişinin ardında yatan toplumsal tahayyül biçimlerinin bir taslağını çıkarmak istiyorum. Evet, Batı modernliğine odaklanmakla günümüzün diğer alternatif modernlik biçimlerini dışarıda bırakmış oluyorum. Ama Batı'ya özgü olanı daha yakından tanımlamanın bugün farklı modernleşme biçimlerinin ortak yönlerini açık bir biçimde görmemize yardımcı olacağını umuyorum. Bunları yazarken, Benedict Anderson'ın Hayali Cemaatler(1) adlı öncü çalışmasının yanı sıra Jürgen Habermas ve Michael Warner'ın, Pierre Rosanvallon'un ve konu ilerledikçe adlarını anacağım başka yazarların eserlerinden esinlendiğim açık.

Temel varsayımım şu: Batı modernliğinin çekirdeği toplumda yeni bir ahlak düzeni kavrayışının egemen olmasıdır. Başta bu kavrayış sadece kimi itibarlı düşünürlerin zihinlerinde yer alan bir fikirdi, ama sonrasında daha geniş bir tabakanın ve nihayetinde toplumların tamamının toplumsal tahayyüllerini şekillendirir hale geldi. Şimdi bizler için öyle aşikâr bir hal almış durumda ki onu sadece olası ahlak düzeni kavrayışlarından biri olarak görmekte zorlanıyoruz. Nihayetinde bu ahlak düzeni kavrayışı mutasyon geçirip toplumsal tahayyülümüze dönüşmüş ve böylece başka şeylerin yanında pazar ekonomisi, kamusal alan ve kendi kendini yöneten halk gibi Batı modernliğinin temel özelliği olan belli toplumsal biçimleri ortaya çıkarmıştır.

Notlar


(1) Benedict Anderson, Hayali Cemaatler, çev. İskender Savaşır, İstanbul: Metis, 1993. Yukarı

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.