Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-799-9
13x19.5 cm, 392 s.
Liste fiyatı: 36,00 TL
İndirimli fiyatı: 28,80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Saffet Murat Tura diğer kitapları
Günümüzde Psikoterapi, 2000
Şeyh ve Arzu, 2002
Histerik Bilinç, 2007
Beynin Gölgeleri, 2016
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Madde ve Mana
Rasyonalitenin Kökeni
Yayına Hazırlayan: Tuncay Birkan
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 2011

İnsan sıradan maddi cisimlerlerle karşılaştırıldığında ilk bakışta maddeye indirgenemez görünür. Çünkü bir yandan mana yaratma, diğer yandan öznel deneyim gibi özelliklere sahiptir. Bu da insanın doğa bilimi çerçevesinde ele alınamaz olduğunu düşünmemize yol açar. Öteden beri felsefenin en temel problemleri de buradan kaynaklanmıştır. Beden-zihin, ruh-madde, özne-nesne, idealizm-materyalizm tartışmalarının merkezinde bu temel problem vardır. Peki, "ne" olduğumuza ilişkin bu temel problem hem klasik metafiziğin perspektifini hem de çağdaş zihin felsefesinin tartışmalarını tek bir sorunsal çerçevesinde birleştirerek nasıl ele alınabilir?

Madde ve Mana'da bu tartışmayı üstleniyor Saffet Murat Tura. Bir yandan modern zihin felsefesinin beyin-anlam ve beyin-bilinç gibi problemlere önerdiği çözümleri sorguluyor, diğer yandan da Descartes'tan bu yana klasik metafiziğe hâkim olan etkileşimci ikilik probleminin ardındaki fenomenolojik yanılsamayı gösteriyor. Mananın maddi bir özellik olarak nasıl tanımlanabileceğini, doğadaki rasyonalitenin kökenlerinin ne olduğunu, toplumsal-dilsel anlamın doğadaki yeri ve dilsel hermeneutiğin natüralist hermeneutikle bağlantısı gibi sorunları çözüme kavuşturmak üzere diyalektik materyalist bir anlam teorisi, beden-zihin ikiliğini aşmaya yönelen bir Marksist metafizik geliştiriyor. Diyalektik materyalist doğa felsefesinin burada savunulan özgün sunumunun, içinde yaşadığımız çağın fizik ve biyoloji bilgileriyle çelişmeyen metafizik ufku olduğu tezini ileri sürüyor.

Klasik sistem felsefelerine artık ihtiyaç kalmadığı yolundaki yaygın kanaate karşı güçlü bir itiraz niteliğindeki bu çığır açıcı kitap, tam da böyle bir sistem kurma yönünde atılmış bir adım olarak okunmalı.

İÇİNDEKİLER
Önsöz

Birinci Bölüm
Giriş: Diyalektik
I. Doğa ve Doğaüstü
II. Doğanın Anlamı
III. Bilim Sorunu
IV. Felsefenin Vazgeçilemezliği
V. Öznel Deneyim Sorunu

İkinci Bölüm
Kartezyen Özne
I. Özne Sorunu
II. Kartezyen Yanılsamanın Kökenleri

Üçüncü Bölüm
Fizik, Metafizik ve Mana
I. Wittgenstein'ı Eleştirmek
II. Mana Problemi

Dördüncü Bölüm
Maddi Özellik Olarak Mana
Nasıl Mümkündür?
I. Diyalektik Materyalizm
II. Natüralist Hermeneutik
III. Evrim ve Diyalektik

Beşinci Bölüm
Anlam Teknolojileri
I. Dil
II. Davranış Rasyonalitesi ve Davranışların Manası Problemi
III. Dilsel Davranışların Anlamı
IV. Düşüncenin Anlamı
V. Evrenin Diyalektik Materyalist Kavranışı

Altıncı Bölüm
Psikiyatri Felsefesi
I. Psikiyatri
II. Psikiyatride Teorik Yaklaşımlar ve Metafizik Problemler
III. Diyalektik Materyalizm ve Psikiyatri

Yedinci Bölüm
Günümüz Biliminin Üst Sınırı
I. Zihin Problemi
II. Fiziksel Sistemler ve Yönelmişlikler

Sekizinci Bölüm
Öznellik Sorunu ve Kapalı
Fenomenalite
I. Öznellik Sorunu
II. Kapalı-Fenomenalite* Bir Beyin Olayıdır 296

Dokuzuncu Bölüm
Bir Beyin Olarak Kapalı Fenomenalite Nasıl Mümkündür?
I. Kapalı-Fenomenalite Nedir?
II. Kapalı-Fenomenalite ve Davranış

Onuncu Bölüm
Büyük Yanılsama
I. Kartezyen Yanılsamanın Bileşenleri
II. Beyin ve Biyo-Fenomenoloji
III. Kartezyen Yanılsamayı Açıklamanın Prensibi
IV. Kartezyen Yanılsamanın Açıklaması

On Birinci Bölüm
Günümüzün Metafizik Ufku

Ek I. Tractatus ve Teorik Önermeler
Ek II. Tractatus ve Bilim
OKUMA PARÇASI

Önsöz, s. 11-13.

Metafizik(1) yasaklandı. Oysa tüm insani ilgilerimizin ve meraklarımızın temelinde metafizik sorular yer alır ve bunlar iddia edildiği gibi anlamsız, saçma ya da yanıtlanamaz değildir. Bu kitap bilinçli ve kararlı bir şekilde metafiziğe dönmek ve çağımızın metafizik ufkunun diyalektik materyalizm olduğunu göstermek için yazılmıştır.(2)

Bununla beraber kitabı okuyanların en azından bir bölümü burada söz konusu olan "diyalektik materyalist" anlayışın Engels'in Doğanın Diyalektiği'nde ortaya koyduğu tezlerle isim benzerliği ya da uzak bir akrabalıktan fazla yakınlığı olmadığını, hatta kitabın bazı bakımlardan Engels'den çok Spinoza'ya yakın olduğunu düşüneceklerdir sanırım. Doğrusu böyle bir yoruma iki bakımdan karşı çıkmazdım. İlk olarak bu kitabın tezlerinin filizlendiği fondaki metafizik kavrayış Hegel, Marx ve Engels kadar Spinoza'ya da dayanıyor gerçekten. Zaten Spinoza'nın Marksizmle ilişkisinin 19. yüzyılda Hegel'den, 20. yüzyıldaysa Althusser'den kalkarak kurulabileceğini de biliyoruz. İkinci olarak Marksizmi son tahlilde üretim araçlarının özel mülkiyetinin yol açtığı iktidar oyunlarına ve adaletsizliğe karşı politik mücadeleyle sınırlı görmediğimi belirtmek isterim. Bizzat 19. ve 20. yüzyıl sınıf pratiklerinin de gösterdiği gibi böyle bir mücadele Marksist bir çerçevenin ötesinde, çok daha geniş bir ligin ortak politik sorunudur. Marksizmin bu mücadeledeki özgün konumu bir ölçüde politik radikalizminden kaynaklansa da onun esas ayırt edici yönünü vurgulayan özellik bilim, sanat ve felsefede geleceğin toplumunun kültürüne bugünden kalkarak adım adım katkıda bulunulması çabası olmasıdır. Zaten bu çabanın öncülerinden biri Marx olduğu için Marksizmden söz ediyoruz yalnızca. Demek ki geleceğin kültürüne bugünden bir katkı olma yolundaki her çalışma 19. yüzyıldaki öncü çalışmalardaki fikir ve tezleri tekrarlamak, geliştirmek ya da günün koşullarına uygulamak gibi dini bir vazife üstlenemez. Gerçi elbette Marksist geleneği bu yöndeki başka çabalardan ayırt eden bazı yönlerin olması gerekir. Ancak bunların keskin hatlarla belirlenmiş dışlayıcı kurallar haline gelmesi sadece güncel politik kaygılarıyla sınırlandırılamayacak büyük bir kültür hareketini dinamik gelişiminden yoksun bırakarak dondurmak, atıllaştırmak anlamına gelecektir.

Önsöz çerçevesinde belirtmek istediğim bir başka nokta daha var: Marksist olduğum için bu kitapta savunduğum tezler çerçevesinde düşünmüyorum; tersine böyle düşündüğüm için Marksistim. Şöyle açıklayayım. Bu kitabı hazırlayan fikirler Marksist sorunsallarımdan bağımsız bir şekilde, bu dünyada yaşayan ve ne olduğunu anlamaya çalışan bir varlık olmamdan kaynaklanan tasalarıma yanıt aramaya çalışırken oluştu. Çalışmalarımın Marksizmle ilişkisiniyse fikirlerim belli bir olgunluk düzeyine geldikten sonra, biraz da şaşırarak fark ettim. Ama bu farkına varışın tezlerimi ve ulaştığım sonuçları daha iyi şekillendirmeme yol açtığını da kaydetmem gerek.

Varlıkta bir "kıpı" olan bizler ne de olsa uzun erimli bir başka hareketin parçası olarak zamandaki konumumuzu aldığımızı fark ettiğimizde bu "dünyaya atılmış" çaresiz bir organizmadan ibaret olmadığımızı kavrarız.

Marksizmden umudu kesmek insanlıktan umudu kesmektir.

Notlar


(1) "Metafizik (fizikötesi): (Alm. Metaphysik) (Fr. Metaphysique) (İng. Metaphysics) (Yun. Meta ta physika) (es. t. mabad-ed-tabiiye): Varlığın son temelleri, özü ve anlamı üzerine öğretiler// Aristoteles'in ilk felsefe (prote Philosophia) adını verdiği 'bütün var olanlar için ortak ilkeleri' araştıran yapıtı, sonradan Aristoteles'in yapıtları bir araya toplanırken Fizik'ten (Physika) sonraya konduğu için 'fizikten sonra', 'fizikten öte' anlamına gelen fizikötesi (Meta ta physika) adını almıştır. İlkin Yeni Platoncular, rastlantıyla verilen bu adın, içerik bakımından doğayı aşan anlamına işaret etmiştir. Fizikötesi türlü biçimlerde ortaya çıkar: a. Var olanların kendisi üzerine öğreti (varlıkbilim, ontoloji). b. Evrenin özü üzerine öğreti (evrenbilim). c. İnsan üzerine öğreti (insanbilim ve varoluşçu felsefe). d. Tanrı'nın varoluşu ve özü üzerine öğreti (Tanrıbilim). e. Kant'ın bilgi bakımından fizikötesini eleştirip 'kılgılı usun üstünlüğü' ilkesi ile ahlak alanında kurduğu ahlak fizikötesi.

Fizikötesi a. Spekülatif olabilir: En yüksek bir genel ilkeden tüm gerçekliği çıkarmak ister. b. Tümevarımsal olabilir: Tek tek bilimlerin sonuçlarından bir bileşime varmaya çalışarak bir evren tablosu ortaya koymak ister." (Felsefe Terimleri Sözlüğü, Ankara: Türk Dil Kurumu, 1975.) Yukarı
(1) Bu kitabın bazı bölümlerinin ilk taslakları Baykuş Felsefe Yazıları dergisinde yayımlanmıştır. Yukarı

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.