Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-714-2
13x19.5 cm, 160 s.
Liste fiyatı: 17,50 TL
İndirimli fiyatı: 14,00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Anne Carson diğer kitapları
Kırmızının Otobiyografisi, 2012
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Kocanın Güzelliği
29 Tangoda Kurgusal Bir Deneme
Özgün adı: The Beauty of the Husband
A fictional essay in 29 tangos
Çeviri: Aslı Biçen
Kapak Resmi: Jean-Auguste Dominique Ingres
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Nisan 2009

"Her yara kendi ışığını saçar

der cerrahlar

Bütün lambalarını söndürsen evin

pansuman yapabilirmişsin yaraya

kendinden ışıyanla."

Kanadalı Anne Carson İngilizcenin yaşayan en önemli şairlerinden biri. Kocanın Güzelliği ise şairin kaleme aldığı bir dizi "manzum roman"dan biri, ama yazarın kendisi "29 tangoda kurgusal bir deneme" altbaşlığını tercih etmiş. Çünkü kitap bir yanıyla tükenen bir evliliğin hikâyesini insanın içine işleyen olağanüstü bir dille aktaran bir anlatı, bir yanıyla da Keats'ın ünlü "güzellik hakikattir" deyişi üzerinde, Platon, Bataille, Lévi-Strauss ve Huizinga gibi düşünürlere atıflar yaparak derinlemesine düşünen sıkı bir deneme mahiyetinde...

Anlatısal şiirin doruklarından biri...

OKUMA PARÇASI

V. Bölüm’den, s. 27-29.

V. İŞTE PROPAGANDAM BİR BİR BİR BİRLİYOR ALNINA YANAR DÖNER

GÜNAH DAMLALARI GİBİ

Çoğu eşler gibi kocamı şişirdim Tanrılığa ve orada tuttum.

Kuvvet nedir?

Dostların ya da ailenin itirazları onu pekiştirir olsa olsa.

Annemin onunla ilk karşılaşmasını hatırlıyorum.

Baktığında

okuldan eve getirdiğim bir kitabın birinci sayfasına yazılmış adına

şöyle dedi

kendine X diyen birine güvenmezdim – ve

sesinde bir şey ifşa oldu,

bir Babil

girdi aramıza tercüme etmeyi

hiç öğrenemeyeceğimiz –

pas tadı.

Kehanet. Bütün kehanetleri doğru çıktı annemin

istemeden de olsa.

Ne yapalım ismi bu dedim ve kitabı kaldırdım. O gece ilk olarak
(on beşindeydim)

gırç be gırç kaldırdım yatakodamın penceresini ve çıktım dışarı onunla buluşmak için

dere yatağında, şafağa kadar gezindik üzerimizde ıslak giysiler

ve itiraflar

"zihinde yalnız ve ilk" olan bir dille yapılmış. Sersem sersem durdum

karşısında,

eski yaldızlarının ve lieblicher mavilerinin kendinden geçişini seyrettim

Tanrının boş mutfağında kafeslerinden çıkan tavuskuşları gibi.

Tanrı

ya da şanslı bir kral. Napolyon. Hirohito. Bilirsin

romancı Oe nasıl tasvir eder

Hirohito'nun radyoya çıkıp konuşmasını

bir fani olarak. "Yetişkinler radyonun etrafına oturup

ağladılar.

Çocuklar tozlu yollarda toplanıp hayretle fısıldaştılar.

Şaşkınlığa

ve hayal kırıklığına uğramışlardı imparatorları bir sesle konuştuğu için.

Birbirlerine sessizce baktılar. Nasıl inanmalı Tanrının

insan olduğuna

günlerden bir yaz günü?" Evlenmemizin üzerinden bir yıl geçmemişti ki

kocam

gece geç vakitte [bir kadın tarafından] aranmaya başladı.

Telefonu ben açtığımda

Kapatırdı [kadın]. Kulaklarım tahriş olurdu.

Nasılsın.

Hayır.

Belki. Sekiz. Olabilir mi.

Beyaz olan ah evet.

Evet.

Bunca şevkli bilinemez katil keyifli olan ne vardır tenin

duvarları

ihanetin sesi kadar – yine de bir saatin tıkırtısından

daha tekdüze bir konuşmayla örtülmüş.

Bir enik

böyle öğrenir dinlemeyi. Canı yana yana.

Oe diyor ki

savaş bittiğinde imparatorun gözyaşlarını

kendi eliyle sileceği söylenmiş çocukların çoğuna

bazıları da buna inanmış.

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Anita Sezgener, "‘Kocanın Güzelliği’: ‘ses’li bir arzu jesti", Yasakmeyve Dergisi, Temmuz/Ağustos 2011

“İnsan kalmak bir sınırı aşmaktır.”

Anne Carson

böğürtlenler

“girdi aramıza tercüme etmeyi

hiç öğrenemeyeceğimiz-

pas tadı”

Bir ağaca bir sincap çıktı mı bir sincap ağaca çıktı gibi doğal bir söyleme olurdu, peki bir ağaç bir sincapla ne yapar sorusu “kelimelerle şeyleri aslında ne bağlar” sorusuyla birleşince, 29 TANGODA KURGUSAL BİR DENEME altbaşlığı işleri daha da zorlaştırabilir; belki de sincap ağaçtan inecek ve kuzey yönünde hızla koşmaya başlayacak bir kadın sesi duyup da. Sadece sincapların gitmesi vardır seslerin peşinden, yetişmesi tüm mümkünlere doğru, vardır. Bir kitaba yakınlaşma sorusu, bir çocuğun her an yolun ortasına fırlaması (gibi) tedirgin. Bir ‘gibi’nin bir cümleyi kurtarma gücüne sığınarak açılır yazı.

“Tanrının boş mutfağında kafeslerinden çıkan tavuskuşları gibi.”

böğürtlen tadındaki kurgu için tüm duyularımızı birer birer bilememiz sabahın olmasında (gibi) geceyi unutmamız. kurguların arasına yerleşen günışığı yapması John Keats’den alıntıların açıklanmasıyla zindelenir:

“BİR KİTABIN ÖZGÜR KALMASI İÇİN İTHAFIN KUSURLU OLMASI GEREKTİĞİNDEN BİR DE KEATS’İN GÜZELLİĞE DAİMA TESLİM OLMASI SEBEBİYLE BU KİTABI KEATS’E İTHAF EDİYORUM (KEATS’İN DOKTOR OLDUĞUNU BANA SEN Mİ SÖYLEMİŞTİN?”)

29 bölümün her biri Keats’den bir epigrafla açılır, hem bir estet hem de cinsellik temasına tutkun bir romantik olan Keats’de olduğu gibi, ‘Kocanın Güzelliği’nde de dilin fiziksel dünya ile hayalgücünün dünyası arasında salınması ve yüksek bir çiti aşması vardır. Dil arzunun aracıdır artık.

Keats’in “güzellik hakikattir; hakikat de güzellik, / tüm bilmemiz gereken /

yeryüzünde, işte bu” dizeleriyle yapılan bu naratif dansta keskin bir ironi duyarız.

Stop.

2

ses

“Kadının sesinde bir ihlal edilmişlik. Dün gece neredeydin.”

Biraz önce duyduğunuz sesi yadırgadınız. Şehrin (polis) duvarlarına çarpan bir çığlık cesaretinizi kırdı. Birden, ‘SESSİZ OL” diye seslediniz. Solon’un yasağına uydunuz.

Bir kadının sesinden yayılan delilik ‘gibi” saydınız. Homeros Odysseia’da ak kollu Nausikaa ve hizmetçilerini, top oynamaya dursunlar onlar, elinde oku Artemis’e koca Taygetos dağları boyunca eşlik eden kalkanlı Nympheler’e benzetti. Onlar ‘çığrışan’lardı. Oysa o dönemde Yunanlı kadınlar erkeklerin kulak mesafesinde bağıramazdı. Pitagoras’ın eşinin kolu kamuya açık değildi, ne de sesi. Çünkü sesinden duyardınız birinin duygularını ve huyunu.

Dişi sesi canavarlıkla, ölümle ve düzensizlikle özdeşleştirdiniz.

Koca’lar Antik Yunan’da eşlerine ve metreslerine ölçülü ve kontollü olma erdemi anlamına gelen sophrosyne’i öğütledi, yani bir çeşit dilden kesilmeyi.

Stop.

3

kan

“oyuncuların bir eli pas geçmesi gibi,

şayet bu bir oyunsa, şayet kuralları biliyorlarsa,

ki öyleydi ve biliyorlardı.”

Tango kelimesinin Latince dokunmak anlamına gelen tangere fiilinden türediği bir melankolisi vardır, tavuskuşu bir hali. ‘Kocanın Güzelliği’nin 29 tangoda denenmesi, dokunmaktan kesilmiş ama ‘dilden kesilmemiş’ bir telafi arayışıdır. Evlilik tango gibi sonuna kadar edilmesi gerekli görünen bir danstır, akışkanlığı vardır.

Tango sesi çağırır, ses dokunmayı.

Arzu ile arzulanan arasındaki dans, dile gelince de, belirsiz ve acı dolu olmaya devam etmiyor mudur?

“Dans masumiyettir, çünkü bedenden önceki bedendir. Unutuştur, çünkü kısıtlılığını, ağırlığını unutan bedendir."diyen A. Badiou’ya kulak verebiliriz burada.

Tarihin bir karakter olarak bedenlenmesi, bir düzlemde akan evliliğin irkiltici anlatımı ile diğer bir düzlemde birbirinden tamamen farklı yüzyıllardan ve kültürlerden kırık ifadeler birbirine geçirilerek yaratılır.

Otobiyografik bir kuruluş olsa da bir olayın çiğliğinden çok, o olayın nasıl olabileceği üzerine ışımalarda birinci tekil şahıs kalmaktır ‘Kocanın Güzelliği’.

“Güzellik hakikat” midir? “Bir koca güzelliğinin zarını son bir kez atıyorsa suçlu kim?”:

Arzunun sesini alıkoyan mı? Sesini kısan, kıstıran, başka bir sese izin veren mi? Dizginsiz bir ‘Homo Ludens’.

“yek vücut gibi.

Karı koca bir sınırı silebilirler.

Beyaz bir sayfa yaratarak.

Ama şimdi kan odadaki tek şey gibi görünüyor.”

Stop.

4

kan, ses ve böğürtlenler

Arzunun kendisi kanda özneleşti. Homeros, Proust, Oe ve diğerlerine yapılan göndermeler eş olarak kadını Eros’un büyüsü altında anonimleştirdiği için okur da artık bir ‘eş’tir. Ve dolayısıyla kitabın salınımı ‘okur’a doğru olacaktır ve dışarıda özneleşmeye başlayacak olan bir sürece dahil edilmeye çalışılan sincap böğürtlenlere doğru kaçar.

Kanda dener sesi böğürtlenler, yeni formları.

Anne Carson, şiirinde kullandığı sayfa boşlukları, şiirsel dizenin ritmi, kısıtlandırılması ve uzunlukları ile kurulan bir plastiklikle, varlık/yokluk, erteleme/ önceden yapma, fiziksellik / hayalgücü temalarını çağırarak arzunun besinini yaratır.

Kendinin merkezine doğru giderken, diğer tarafa geçmek (gibi), nötr olan bir duruma geçer. “Burada, kendim olmayan ama en çok da kendim olan sese yaklaştım, daha önce böyle bir seviyede ses mekanizması hiç kurmamıştım,” diye cevaplar kendisine sorulan bir soruyu Anne Carson.

Stop.

Post scriptum: İroni mi, paradoks mu?

Her çıkarılan ses biraz otobiyografikti. Her seferinde bir parça iç dışarıya yansıtılıyordu. Bunu sansürlemek ataerkil kültürün görevlerinden sayıldı.

Ve böylece insanları ikiye ayırdılar: sansürlenenler ve sansürlenmeyenler. Burada duralım, sansürlenmeyen seste.. Medusa’nın kesik boynundan fışkırdı Pegasus, hiç ses yoktu. Sesi sonradan Anne Carson koydu oraya.

“Gözlerimizi bileyip iyice yaklaşsak mı kocanın güzelliğine-

temkinle, çünkü alev alevdi.

Altında zemin yanardı,

dünya yanardı,

hakikat yanardı.”

Stop.

“Güzellik Hakikattir demek ve durmak için.

Güzelliği yemek yerine.

Yemek istemek yerine. İlk baştaki saf düşüncem buydu.

Tek bir şeyi gözden kaçırdım.

Güzellikle karşılaştığımda onun

eskimiş- kendi kalbimin içinde

çoktan yenmiş olacağını.”

Stop.

Dipsular:

Kocanın güzelliği- 29 tangoda kurgusal bir deneme /Anne Carson Metis yayınları, 2009, Çeviri: Aslı Biçen

Sesin Cinsiyeti (The Gender of Sound) / Anne Carson (Glass, Irony and God- New Directions Books-1995)

Bir “Beauty of the Husband: a fictional essay in 29 tangos by Anne Carson” okuması / Nadia Herman Colburn -The jacket magazine

Güzel ve Lanetli- Anne Carson toplamalarını yapar / Toh Hsien Min

Anne Carson ile söyleşi / Will Aitken- The Art of Poetry No. 88

Başka Bir Estetik (Düşüncenin Metaforu olarak Dans) / Alan Badiou-Metis Yayınları-2010, Çeviri: Aziz Ufuk Kılıç

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.