Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-962-7
13x19.5 cm, 240 s.
Liste fiyatı: 24,00 TL
İndirimli fiyatı: 19,20 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Immanuel Wallerstein diğer kitapları
Tarihsel Kapitalizm ve Kapitalist Uygarlık, 1992
Irk Ulus Sınıf, 1993
Sistem Karşıtı Hareketler, 1995
Liberalizmden Sonra, 1998
Bildiğimiz Dünyanın Sonu, 2000
Amerikan Gücünün Gerileyişi, 2004
İki Kültürü Aşmak, 2007
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Kapitalizmin Geleceği Var mı?
Özgün adı: Does Capitalism Have a Future?
Çeviri: Bülent O. Doğan
Yayına Hazırlayan: Semih Sökmen
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 2014

Konularındaki yetkinlikleriyle tanıdığımız beş sosyal bilimci, Wallerstein, Collins, Mann, Derluguian ve Calhoun ortak bir kitapla kapitalizmin geleceğini tartışıyorlar. Görüş birliğinde oldukları temel saptamalar olduğu gibi farklılıklar da var. Birlikte yazdıkları giriş bölümünde şöyle diyorlar:

“Önümüzdeki yıllar şaşırtıcı sarsıntılara ve çok büyük zorluklara gebe. Bunların kimileri yeni, kimileri çok eski görünecek. Pek çoğu da beraberinde daha önce görülmemiş siyasal ikilemler ve zor seçimler getirecek. Bu durum yakın zamanda yaşanmaya başlayabilir; şu an genç olanların yetişkinlik dönemini biçimlendireceği kesin. Böyle bir şeyin illa kötü olacağını, ya da sadece kötü olacağını düşünmüyoruz. Önümüzdeki yıllarda işleri önceki kuşakların yaptığından farklı yapma fırsatları doğacak. Bu kitapta dünya tarihine dair sosyolojik bilgimize dayanarak bu zorlukların ve fırsatların neler olabileceğini tartışıyoruz...

Hiçbirimiz kapitalizm teşhisimizi kınama ya da övgüye dayandırmıyoruz. Hepimizin kendi ahlaki ve siyasal kanaatlerimiz var elbette ama meselemiz kapitalizmin gelecekte varolacak bir toplumdan daha mı iyi, yoksa daha mı kötü olduğu değil. Sorumuz şu: Kapitalizmin geleceği var mı? Kitabı kolay okunur bir tarzda yazdık, çünkü düşüncelerimizin geniş çapta tartışılmasını istiyoruz.”

2008 krizi, jeopolitik, finansallaşma, diploma enflasyonu, orta sınıf işsizliği, çevre tahribatı, iklim değişikliği ile sağ ve solun yakın tarihi üzerinden yürütülen tartışma, paylaşılan görüşlerin ve ayrılıkların saptandığı ortak kaleme alınmış bir bölümde sonlandırılıyor.

İÇİNDEKİLER
Bir Sonraki Büyük Dönüş
Ortak Giriş:
Immanuel Wallerstein, Randall Collins,
Michael Mann, Georgi Derluguian
ve Craig Calhoun

Yapısal Kriz, ya da Kapitalistler
Niçin Kapitalizmi Artık Kazançlı
Bulmayabilirler?

Immanuel Wallerstein

Orta Sınıf İşlerinin Sonu:
Artık Kaçış Yok

Randall Collins

Son Yakın Olabilir
Ama Kimin İçin?

Michael Mann

Komünizm Neydi?
Georgi Derluguian

Şu Anda Kapitalizmi
Tehdit Eden Nedir?

Craig Calhoun

Gerçeği Bulmak
Ortak Son Bölüm:
Immanuel Wallerstein, Randall Collins,
Michael Mann, Georgi Derluguian
ve Craig Calhoun

Katkılar
Dizin
OKUMA PARÇASI

"Bir Sonraki Büyük Dönüş", s. 9-12.

Ortak Giriş: Immanuel Wallerstein, Randall Collins, Michael Mann, Georgi Derluguian ve Craig Calhoun

Önümüzdeki yıllar şaşırtıcı sarsıntılara ve çok büyük zorluklara gebe. Bunların kimileri yeni, kimileri çok eski görünecek. Pek çoğu da beraberinde daha önce görülmemiş siyasal ikilemler ve zor seçimler getirecek. Bu durum yakın zamanda yaşanmaya başlayabilir ve şu an genç olanların yetişkinlik dönemini biçimlendireceği kesin. Fakat böyle bir şeyin illa ki kötü olacağını ya da sadece kötü olacağını düşünmüyoruz. Önümüzdeki yıllarda işleri önceki kuşaklardan farklı yapma fırsatları da doğacak. Bu kitapta, dünya tarihine dair sosyolojik bilgimize dayanarak bu zorlukların ve fırsatların neler olabileceğini araştırıyor ve tartışıyoruz. Temelde en büyük sorunumuz, yaklaşık otuz yıl önce Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte, dünyanın geleceğine dair ihtimalleri ve özellikle de kapitalizmin ileride getireceklerini tartışmanın demode, hatta utanç verici bir hal almış olması.

Bu beşlinin böyle alışılmadık bir kitabı yazmak için toplanmasının sebebi ufukta büyük bir şeyin belirmesi: Yakın geçmişteki Büyük Durgunluk’tan çok daha büyük bir kriz, geriye bakıldığında Büyük Durgunluk’un çok daha derin bir sorunlar ve dönüşümler döneminin başlangıcı gibi görünmesine yol açacak bir kriz. Immanuel Wallerstein kapitalist sistemin çökeceğini öngörmenin mantığını açıklıyor. Otuz-kırk yıl içinde küresel piyasaları aşırı dolduran ve işletmeciliğin toplumsal ve ekolojik maliyetlerince her yönden sıkıştırılan dünya kapitalistlerinin alışıldık yatırım kararlarını vermeyi imkânsız görmeleri mümkün. Geçtiğimiz beş yüzyıl boyunca kapitalizm kozmopolit ve açıkça hiyerarşik bir dünya piyasası ekonomisiydi; kapitalizmin coğrafi merkezinde bulunma avantajına sahip seçkin şirketler büyük ve epeyce sağlam kârlar elde edecek konumdaydı. Fakat Wallerstein’e göre bu tarihsel durum tüm dinamikliğine rağmen eninde sonunda her tarihsel sistem gibi sistemsel sınırlarına gelip dayanmak zorunda. Bu hipoteze göre kapitalizm doğrudan kapitalistlerin kendi hüsranıyla son bulacak.

Randall Collins kapitalizmin geleceğini zora sokan daha özgül bir mekanizmaya odaklanıyor: gerek Batı’da gerekse tüm yeryüzünde yeni enformasyon teknolojisinin iş alanlarını daraltması yüzünden eğitimli orta sınıfların neredeyse üçte ikisinin yapısal işsizlikle karşı karşıya kalmasının yaratacağı siyasal ve toplumsal tepkiler. Ekonomi yorumcuları kısa süre önce orta sınıfın küçüldüğünü keşfetti, ama muğlak siyasi çözümler önererek meseleyi rafa kaldırdılar. Collins, kapitalizmi teknolojik yenilenme güdüsünün toplumsal bedellerinden bugüne kadar koruyan beş kaçışı sistemli bir biçimde ele alıyor. Bilinen kaçışlardan hiçbiri hizmet sektöründeki ve idari sektördeki teknolojik işsizliği telafi edecek kadar kuvvetli görünmüyor. 19. ve 20. yüzyıl kapitalizmi kol emeğini makineleştirmiş, ama orta sınıf konumlarının artışıyla bu durumu dengelemişti. Şimdi yirmi birinci yüzyıldaki ileri teknoloji yörüngesi orta sınıfı tarihin çöplüğüne doğru itiyor. Bu da bizi başka bir hipoteze götürüyor: Kapitalizm siyasal ve toplumsal orta sınıf yastığını kaybettiği için sona erebilir mi?

Craig Calhoun ise aksine ıslah edilmiş bir kapitalizmin kurtarılabileceğini savunuyor. Calhoun, hepimizin kabul ettiği, kapitalizmin sadece bir piyasa ekonomisi değil, siyasal ekonomi olduğu noktasını derinleştiriyor. Kapitalizmin kurumsal çerçevesini şekillendiren şey siyasal tercihtir. Yapısal çelişkiler karmaşık piyasaların işleyişine içkin olabilir, ama çarelerinin bulunabileceği ya da kontrolsüzce yıkıma gitmeye terk edilebilecekleri yer siyaset alemidir. Başka bir ifadeyle, ya kapitalizmin yeter düzeyde aydınlanmış bir kesimi sistemsel maliyetlerle ve sorumluluklarıyla yüzleşecekler, ya da bir kuşak önce liberal/sol meydan okumaların geri çekilmesinden beri yapabildikleri gibi, umursamaz beleşçi davranışlarını sürdürecekler. Çağdaş kapitalizmden gelecekteki yenilenmiş bir sisteme ne kadar köklü bir geçiş yaşanacağı ucu açık bir soru. Merkezi sosyalist ekonomiye geçilmesi bir ihtimal, ama Çin-tipi devlet kapitalizmine geçilmesi belki daha da büyük bir ihtimal. Gelecekte piyasalar varlığını sürdürürken bilhassa kapitalist mülkiyet ve finans tarzları gerileyebilir. Kapitalizm devam edebilir, ama küresel ekonomik bütünleşmeyi yönlendirme yeteneğini yitirebilir.

Michael Mann kapitalizmin sorunlarına sosyal demokratik bir çözümü öne çıkarıyor, ama çok-nedenli güç kaynaklarından doğan daha derin sorunların da altını çiziyor. Bu güç kaynakları kapitalizmin yanı sıra siyaset, askeri jeopolitika, ideoloji ve dünyadaki bölgelerin çokluğunu da kapsıyor. Mann’a göre bu karmaşıklık kapitalizmin geleceğini öngörülemez kılıyor. Tamamen öngörülebilir olan en önemli tehlike ise yirmi birinci yüzyılda büyüyecek olan ekolojik kriz. Ekolojik kriz yüzünden su ve gıda savaşları çıkması, kirlilik ve kitlesel nüfus göçleri yaşanması mümkün, bu da totaliter tepkileri, hatta nükleer silahların kullanıldığı savaşları beraberinde getirebilir. Mann bu meseleyi elinizdeki kitabın merkezi kaygısına bağlıyor: kapitalizmin geleceği. Mann’ın analizinde iklim değişikliği krizini durdurmak son derece zordur, çünkü bu kriz günümüzde küreselleşen egemen kurumların tümüne, kapitalizme, bağımsız ulus-devletlere ve tüketici haklarına dayanıyor. Bu yüzden, ekolojik krizin çözülmesi için günümüz hayatının kurumsal koşullarında büyük bir değişim gerekiyor.

Tüm bunlar inşaat mühendisliğindeki ya da artık hepimizin işittiği gibi bankacılıktaki “gerilim testlerine” benzeyen yapısal hesaplamalar. Hiçbirimiz kapitalizm teşhisimizi kınama ya da övgüye dayandırmıyoruz. Hepimizin kendi ahlaki ve siyasal kanaatleri var. Ama tarih sosyologları olarak, en azından basit avcı-toplayıcı gruplar seviyesini geçtiğimiz son on bin yıldan beri insan toplumlarının kaderinin, ne kadar iyilik ya da kötülük ürettiklerine bağlı olmadığını düşünüyoruz. Kapitalizmin gelecekte var olacak bir toplumdan daha mı iyi, yoksa daha mı kötü olduğunu tartışmıyoruz. Soru şu: Geleceği var mı?

Bu soru eski bir öngörünün yankısını taşıyor. Kapitalizmin çöküşü beklentisi Sovyetler Birliği’nin resmi ideolojisinin merkezinde yer alıyordu, ama Sovyetler Birliği’nin kendisi çöktü. Peki bu durum kapitalizmin geleceğini garantiler mi? Georgi Derluguian Sovyet deneyinin daha geniş dünya jeopolitikası içindeki, en sonunda kendini yok etmesine yol açan asıl yerini gösteriyor. Derluguian ayrıca Çin’in komünizmin çöküşünden nasıl kaçındığını ve nasıl kapitalist büyümenin en son mucizesi olduğunu da açıklıyor. Komünizm kapitalizmin sürdürülebilir bir alternatifi değildi. Fakat 1989’ dan sonra alttan gelen büyük hareketlilik ve seçkinler arasındaki körleştirici telaş neticesinde Sovyet bloğunun aniden son bulması kapitalizmin siyasal geleceğine dair önemli şeyler söylüyor olabilir.

Bu kitap kıyamet senaryoları hakkında değil. Mevcut düzenlemedeki değişkenlerle oynayarak kısa dönemli gelecek öngörülerinde bulunan işletme ve güvenlik uzmanlarının aksine biz özgül senaryolar saptamayı beyhude buluyoruz. Olaylar çok zorunsuz ve kestirilemez, çünkü çok farklı insan iradesi unsurları içeriyorlar ve koşullar değişiyor. Ancak derindeki yapısal dinamikleri kabaca hesaplamak mümkün. Şimdi kapitalizmin kaçacak yeri kalmadığını gören Collins ve Wallerstein, daha 1970’lerde Sovyet komünizminin sona ereceğini öngörmüşlerdi. Ama bu sonun tarihini ya da eski Merkez Komitesi üyelerinin o zamana kadarki sınai ve süpergüç konumlarını akıl almaz bir şekilde paramparça edeceğini kimse kestiremezdi. Bu sonuç kestirilemezdi, çünkü işler böyle bir hal almak zorunda değildi.

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Onno Kuruşyan, "Cevabını bulması zor soru", Agos Kitap/Kirk, 1 Kasım 2014

Alanlarında yetkin beş ünlü sosyal bilimci; Immanuel Wallerstein, Randal Collins, Michael Mann, Georgi Derluguian ve Craig Calhaun alışılmadık bir kitap yazmak için bir araya gelmişler. Amaçları ise gayet açık: Büyük durgunluktan çok daha büyük, çok daha derin bir sorunlar ve dönüşümler döneminin habercisi olacak olan bir kriz yaklaşmaktadır. Bunu aydınlatabilmek için tek bir sorunun peşine düşerler. Kapitalizmin geleceği var mı?

Wallerstein’e göre yolun sonu

Immanuel Wallerstein kapitalist sistemin çökeceğini öngörmenin mantığını açıklıyor. Geçen yüzyıla kadar kapitalizmin kozmopolit ve hiyerarşik küresel piyasa ekonomisi çerçevesini ve coğrafi konumlarını kullanan seçkin şirketler büyük kârlar elde ediyorlardı. Fakat son yüzyılda küresel piyasalardaki aşırı doluluk ve büyüme oranı ile artan maliyetler, şirketler için alışılan yatırım kararlarını vermeyi imkânsız hale getiriyor. Wallerstein’e göre her tarihsel durum kendi dinamizmine rağmen her tarihsel sistem gibi sınırlarına gelip dayanmak zorunda kalıyor. Kapitalizm de doğrudan kapitalistlerin hüsranıyla son bulabilir.

Randal Collins ise tüm yeryüzünde yeni iletişim teknolojilerinin çığır açıcı şekilde iş alanlarını daraltması yüzünden eğitimli orta sınıfların büyük kısmının işsizlik tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı tespitini yapıyor. Bunun yaratacağı siyasal ve toplumsal tepkileri anlamamızı sağlamaya çalışan Collins’e göre geçen yüzyılda kapitalizm, kol emeğini makineleştirmiş, buna bağlı olarak orta sınıf konumundaki sayıca artış sayesinde denge durumu oluşmuştu. Günümüzde ise ileri teknoloji, orta sınıfı giderek yalnızlaştırıyor. Gelinen noktada ise kapitalizm, orta sınıf yastığını kaybettiği için çökebilir.

Michael Mann ve ekolojik kriz

Michael Mann, gözden kaçırmamamız gereken bir başka tehlikeye dikkat çekiyor: Hızla büyüyen ekolojik kriz. Mann’e göre, doğal kaynakların ve çeşitli yaşam türlerinin hızla tükenmesi neticesinde, su ve gıda savaşları çıkması kuvvetle muhtemel. Bu savaşlar sonucunda ise oluşacak kirlilik ve kitlesel nüfus göçlerine karşı reaksiyon olarak kitlesel totaliter tepkiler doğabilir. Mann’a göre iklim değişikliği yüzünden doğabilecek krizleri durdurmak son derece zor, çünkü küresel, egemen güçler tamamen kapitalizme, bağımsız ulus devletlere ve tüketici haklarına dayanıyor. Sadece bu yüzen bile ekolojik krizin çözülebilmesi için gündelik yaşamın kurumsal aşamalarında büyük bir değişim şart.

Georgi Derluguian ise siyasal bir bakış açısıyla, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden yola çıkarak bu durumun kapitalizmin geleceğini ne kadar garanti altına aldığını soruyor. Derluguian, komünizmin çöküşünden korkan Çin’in nasıl kapitalist büyüme mucizesi gerçekleştirdiğini anlatıyor.

Craig Calhoun’a göre ise kapitalizm ıslah edilebilirse, kurtulabilir. Calhoun, kapitalizmi sadece bir piyasa ekonomisi olarak düşünmemizi, bir siyasal ekonomi olduğunu görmemizi, kapitalizmin çerçevesini şekillendiren şeyin tamamen siyasal tercihler olduğunu iddia ediyor.

Felaket tellallığına kaçmadan, akıcı bir dille yazılmış kitapta, mesele sadece kapitalizmin gelecekte var olacak bir toplumdan daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağı değil; ‘Kapitalizmin Geleceği Var mı?’ çok daha geniş ve kapsamlı analizler içeriyor. Okuduktan sonra ise ister istemez kitabın başlığındaki soruya tekrar dönüyoruz: Gerçekten kapitalizmin geleceği var mı?

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.