Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
metis söyleşiler
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
Bu yazıyı bir arkadaşınıza
göndermek için

Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
 Sadık Yemni:
"Hüzzam makamında korku"
Zeynep Arıkanlı, Radikal, 30 Haziran 1997
Edebiyatımız bilimkurgu ve fantastik türle yeni tanışıyor sayılır. Hollanda'dan gözlemleyebiliyor musunuz buradaki gelişmeleri?

Bu türde yazabilmek için endüstri toplumunun özelliklerinin daha fazla yaşanması lazım. Endüstri toplumu hem korkuyu, hem de bunun panzehirini bulmuş. Yollardan biri korkunun üzerine korkuyla gitmektir. Ancak Batı'da, özellikle sinemada korku adına yapılanlar şiddetten öte bir şey değil. Ben daha felsefi, keyifli, insanın iradesiyle yeniden şekillenen korku romanlarını tercih ediyorum. Muska’da da Öte Yer’de de kader ağlarını örer; kaçmak mümkün değil gibidir. Ama sonuçta iradenin sandığımızdan çok daha güçlü olduğu görülür. Bütün dehşetine rağmen bir fren unsuru olarak "humour" vardır. Kontrolü baştan ele alırsak, daha inanılmaz sokaklardan, yaşamlardan geçebiliriz.

Öte Yer’de mizahı daha rahat kullandığınız görülüyor. Bir rahatlama mı bu?

Anadolu'da müthiş bir mizah hazinesi var. Önce bunu görmek lazım. Ama bizde mizah hep gül(dür)mece olarak algılanır. Oysa asıl mizah korkunun içinde yatar. En kötü anınızda kendinizle dalga geçebilmenizdir bu. Mizah en büyük etkiyi de bu korku anlarında yapar. Kötü durumumuza hep birlikte ve gerçekten gülebildiğimizde, durumun hafiflediğini görerek şaşırıyoruz. Yani önce haline inanamıyorsun, sonra gülüyorsun, gülünce hafifliyorsun, sonra da nasıl hafiflediğine bakıp bir daha şaşırıyorsun. Öte Yer bence hüzzam makamında bir "horror"; bizden bir hikâye. Bir Amerikalı Türkiye'de geçen bir hikâye yazsaydı, bize bu kadar yer vermeyecekti. O ülkenin insanlarıyla hiçbir gönül bağı kurmayacak, onların derinliğini tanımayacaktı. Ama bizim tarafımızdan yazıldığında farklı bir şey ortaya çıkıyor. Çünkü taklit değil. Yukarıda uydular dönüyor, akşam mikrofonla şarkılar söyleniyor.

Çoğunlukla hatırlamaya dair iç konuşmalar farklı bir hareket sahası yaratıyor. Bu bilinçli bir tercih mi?

Çok bilinçli bir tercih. Hatta dozunu ayarlamak da çok zor. Bir olay anlatırken iki yol seçebilirim: Düşünce akışını bölerek ya da bütün halinde vererek. Bu akışı bölmek gerçekten rahatlatıcı bir alan açar. Bir sayfayı silme dolduran, kapkara akan cümleler bir süre sonra yorar. Bilinci bu yoğunlukta akıtmak yerine, anlatım tekniğiyle, aforizmalara güvenerek kurguyu matematiksel kurarken, başka bir akışı ansızın devreye sokmayı tercih ediyorum. Bilincimize aniden saplanan oklar gibi.

Böyle bir kurguyla daha derin ikinci bir boyut da gelişiyor sanki.

Bunu sağlayan etkenlerden biri de kitapta çok katmanlılığın sağlanması. Yazarken 1969'un arşivlerini araştırdım. Kitaptaki bütün haberler gerçek. Tabii bir Amerikalı'nın o yılı algılaması bizimkinden farklı. Amerika'da, müzelerle, arşivlerle canlı duruyordur o yıl. Bizimkiyse buharlaşan ve geleceğimizi tehdit edecek şekilde hızla kaybolan bir algılayış. Bir çengel takalım da bunlar kaçmasın. Arşivleri taradığımda gördüğüm ilginç bir şey de aya çıkışın Batı basınında bizdeki kadar yer almaması. Daha on gün kala, astronotların yediklerinden içtiklerine bir sürü ayrıntı çarşaf çarşaf fotoğraflarla çıkıyormuş gazetelerde. O sırada Türkiye'nin medyası okuyucunun buna çok ilgi göstereceğini bilmese bu kadar yer vermezdi. Bu, endüstrisini geliştirememiş, ama bunu yapmayı çok istemiş bir toplumun ilgisi. Bizim insanlarımızın çok çocuksu bir sevinci varmış bu olaya karşı; bunu gördüm. Bir de 60'lı yıllarda Türkiye'nin çok daha büyük hızla kalkınacağına, kısa zamanda bir İspanya seviyesine geleceğine dair inancı vardı. O beklentilerle çakışıyordu yaşananlar. Sonra bu beklentileri çökerten ve bugün de süren bir yozlaşma başladı.
Okuyabileceğiniz diğer Sadık Yemni söyleşileri
▪ "Türk Dedektif İş Başında!"
Esra Okutan, Milliyet, 11 Kasım 1996
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.