Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
metis söyleşiler
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
Bu yazıyı bir arkadaşınıza
göndermek için

Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
 Nesrin Tura:
"İmkânsızı yakalamak: Hem güzel hem de sadık olmak!"
Özlem Altunok, Cumhuriyet Dergi, 21 Kasım 2004
İstanbul Psikanaliz Derneği, Didier Anzieu'nun "Freud'un Otoanalizi ve Psikanalizin Keşfi" kitabını dilimize kazandıran Nesrin Tura'ya yetkin Türkçe kullanımı nedeniyle "Psikanaliz Yazıları Ödülü"nü verdi. Tura, "Belirli bir kültürde üretilen bir metnin bir başka kültürdeki yankısını hesaplamak çok önemli" diyor.

Freud'un Otoanalizi ve Psikanalizin Keşfi, ilk kitap çeviriniz. Ama çevirmenlik sizin için yeni değil. Önceki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Yaklaşık yirmi yıldır çeviri yapıyorum. Yazı yazdığım, yayın kurulunda yer aldığım Sosyalist Feminist Kaktüs, Sınıf Bilinci, Pazartesi dergileri için İngilizce ve Fransızcadan teorik-politik metinler çevirdim. Saffet Murat Tura'nın, "Freud'dan Lacan'a Psikanaliz" adlı kitabında, Anika Lemaire ve Fredric Jameson'dan yaptığım iki çeviri yer aldı.

İngiliz dili ve edebiyatı okudunuz, ama bilimsel bir kitabı çevirdiniz. Çevirinin sınırları sizin için nasıl şekilleniyor?

Çeviri genellikle hayatımın bir parçası oldu, ama yaptığım çevirilerin alanını özel ilgi alanlarım ya da içinde var olmayı seçtiğim diğer oluşumlar belirledi. Edebiyat mezunuyum, edebiyatı çok seviyorum ve sürekli bir okurum, ama edebiyat ancak iyi bir izleyicinin olabileceği kadar etkin olduğum bir alan. Bugüne dek yapmadım, ama bir gün etkilendiğim bir edebi yapıtı Türkçeye çevirmek isterim. Çevirinin sınırlarını ve alanını tanımlamak zor. Ekmek parası kazanmaktan mesleki ilgiye, hatta yalnızca dilin kendisiyle haşır neşir olmayı sevmeye dek pek çok meşru etken olabilir seçimler söz konusu olduğunda. Psikanaliz ilgimi çeken, özelikle son yıllarda birikimimi arttırma olanağı bulduğum bir alan. Bu kitabı her şeyden çok, bir şeyler öğrenmek için seçtim; tabii psikanaliz tarihinde önem taşıyan, kalıcı bir metni Türkçeye kazandırma keyfinin yanı sıra.

Çevirmenin dili metnin içine ne kadar girebilir, çevirmen bir kitabı nasıl yönlendirmelidir?

Can Yücel'e atfedilen bir söz vardır, "Çeviri kadın gibidir, güzeli sadık, sadığı güzel olmaz" diye. Çeviride imkânsızı yakalamaya çalışmak iyi oluyor bence, yani hem güzel hem sadık olanı. Anlamın doğru aktarılması çok önemli. Bu da her şeyden önce çevirisi yapılan metni çok iyi anlamak demek, sonra da doğru bir biçimde aktarmak. Ama örneğin metnin özgün dili kendini bir biçimde saklamayı ya da dolaylı bir anlatımı tercih etmişse, bu özgünlüğü koruyabilmek tabii ki çok önemli, özellikle de edebiyat alanında. Bunun sınırı, zor da olsa doğru anlamı tehlikeye atmamak. Ama, "çevirmenin dili metne ne kadar girmeli?" sorusu bir yanıyla da geçersiz bir soru çünkü çeviri metnin dili zaten çevirmenin kendi dili. Metnin özgün dildeki bütünlüğünü kavrayarak ve koruyarak başka bir dilde bu bütünlüğü yeniden kurmak söz konusu. Burada işin içine farklı kültürel göndermeler ve çağrışımlar gibi çetin bir sorun giriyor. Bu da çevirmenin hem özgürlük ve yaratıcılık alanı hem de tuzağı.

Çevirmen her metni çevirebilir mi?

Bir çevirmen her metni çevirebilir, ama çevirmese iyi olur. Çeviri de kendi başına bir alan. Belirli bir alanda çeviri yapmak için o alanda uzman olmak gerektiğini düşünmüyorum. Ama bir metni başka bir dilde yeniden kurabilmek için onu çok iyi anlamak, o alanda bilgi sahibi olmak, başka çevirmenlerin bu alandaki ürünlerini bilmek önemli.

Çevirmenliğin sadece bir dili başka bir dile aktarmaktan öte olduğunu nasıl anlatırsınız?

Çeviri, teknik bir sorundan ya da her iki dili iyi bilmekten ibaret değil tabii. Belirli bir kültürde üretilen bir metnin bir başka kültürdeki yankısını hesaplamak gerekiyor. Çevirmenin metni yönlendirmesi, yani o tuzaklı özgürlük alanı da burada gündeme geliyor. Bazen bir sözcüğü teknik olarak doğru bir biçimde çevirirsiniz, ama bulduğunuz karşılığın kültürel çağrışımları, diğer kültürdeki yankısı o denli farklıdır ki, yanlış bir iş yapmış olursunuz. Yani çeviri yaparken bazen de çevirmemek, dipnot koymak daha iyi. Ama çetrefil bir durumda aynı yankıyı yakaladığını düşündüğünüz karşılığı bulmak; işte o da çevirmenin payına düşen haz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.