Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-791-3
13x19.5 cm, 224 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Yerdeniz, 6 Cilt Takım,
Yerdeniz Büyücüsü, 1994
Rocannon'un Dünyası, 1995
Dünyaya Orman Denir, 1996
Balıkçıl Gözü, 1997
Mülksüzler, 1999
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar, 1999
En Uzak Sahil, 1999
Atuan Mezarları, 1999
Tehanu, 2000
Yerdeniz Öyküleri, 2001
Bağışlanmanın Dört Yolu, 2001
Öteki Rüzgâr, 2004
Uçuştan Uçuşa, 2004
Dünyanın Doğum Günü, 2005
Marifetler, 2006
İçdeniz Balıkçısı, 2007
Sesler, 2008
Güçler, 2009
Lavinia, 2009
Aya Tırmanmak, 2012
Yerdeniz, 2012
Malafrena, 2013
Zihinde Bir Dalga, 2017
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Burcu Ayaz, "Bir rüya gör gerçek olsun", Radikal Kitap Eki, 25 Mart 2011

Sizden bir dünya yaratmanızı istesem nereden başlardınız? Binaları yok edip yerine uçsuz bucaksız yeşillikler koyar mıydınız mesela? Yoksa, uçan arabalar ve görünmezlik yeteneğine sahip insanlarla mı dolu olurdu dünyanız? Nasıl bir dil konuşulurdu? Kadın ve erkek dışında bir cinsiyet daha olsa? Ya da hiçbiri olmasa? Peki yarattığınız dünyanın haritasını çizebilir miydiniz? Ve bu şimdi yaşadığımız dünyadan ne kadar farklı olabilirdi? Detaylar çoğaldıkça sorulara cevap vermek de o kadar zorlaşırdı sanırım.

İşte Ursula K. Le Guin bunu sanki çay karıştırır gibi yapar. Üstelik bunu yaparken hiçbir şeyi şansa bırakmaz. Bir dünyanın içinde ne olması gerekiyorsa ya da olmaması, tüm detaylarıyla onun romanlarında yer alır. “Yerdeniz Beşlemesi” Le Guin’in fantastik yanına hayran olanlar için kutsal bir seridir. Tam da bu yüzden yeni kitabı Rüyanın Öte Yakası’nı elime alır almaz fantastik romanlarının vazgeçilmezi olan haritayı görmek için ilk sayfaya boşuna yöneldim. Zira Le Guin bu sefer Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli hayranlarını sevindiren bir bilimkurguyla çıkmış karşımıza.

Aslında her şey rüyaymış

Freud’un zihnimizin altını kazımaya başladığı yıllardan, belki de daha öncesinden beri, rüyalar insanoğlunun en büyük meraklarından. Bu zaafı en çok kullanan da kuşkusuz beyazperdenin dahileri. “Aslında her şey rüyaymış” klişesi Şeytanın Avukatı’yla yıllar önce zihnimize yerleşmişken bugün rüyanın özne olduğu bol katmanlı filmler (bakınız Inseption/Başlangıç) bizi hâlâ şaşırtabiliyor. Rüyanın Öte Yakası da Le Guin gözüyle bir gerçeklik kontrolü yaşatıyor okuyucuya. Ama burada gizli özne: Dünya.

Dünyayı değiştirme aşkına

Bu yeni dünya neredeyse günümüzde geçiyor. “Neredeyse” çünkü, tarihsel olarak yaklaşık bugünlere denk gelse de evrim ve evren olarak farklı bir noktada. İlaçların “ilaçmatik” diye bir makineden alınabildiği, satılmadığı sürece bağımlılığın yalnızca birkaç uyarı cezasına karşılık geldiği, kirliliğin artık önüne geçilmez bir hal aldığı, yağmurların hiç durmadığı bir dünya burası. Ama yalnız başlangıçta. Zira birkaç sayfa sonra George Orr rüyalarının gerçeğe dönüştüğünü anlatacak. Ve roman George’un yarattığı yeni gerçeklikler ve onu tedavi etmesi gerekirken dünyayı değiştirme hevesine kapılan Dr. Haber arasında geçecek.

Hırslardan arınmış kendi halinde bir adam olan George’un sahip olduğu yeteneği Dr. Haber’ın elinde dünyayı gerçekliğinin ötesine taşıyor. Ama hangi gerçekliğin? Yeni Arap Cumhuriyeti ve İsrail ittifakından doğan Mısrail’in ortadan kalkmasının mı? Doğan her dört bebekten birinde olan kanser benzeri hastalığı yenmenin mi? Yoksa âşık olduğu Heather’ın peşinde kâh onu tanımaya çalışan kâh kendini defalarca yeniden tanıştırmak zorunda kalan George’un mu?

Le Guin’in çoğu evreninde olduğu gibi burada da işleri tersine çeviren adam aslında kötü değil. Yalnızca kendi arzuları yüzünden ve hatta iyi niyetiyle yapıyor tüm bunları. Ve belki de hırsının kurbanı olduğu için. Yani, George’un, doktorun telkinleri eşliğinde gördüğü her rüya aslında dünyayı daha iyi bir yer yapmak için. Size de tanıdık geldi mi bu? Hâlâ ülkeleri daha “iyi” daha “güvenli” hale getirmek için süren savaşların gölgesinde yaşadığımız düşünülürse son derece gerçek. Le Guin de doğru şeyleri yanlış şekilde istemenin sonuçlarını göstererek anlatıyor bunu. Doktor, “Dünyada savaş olmasın” telkinini verirken savaşın uzayda meydana gelmesi ironik, ama şaşırtıcı değil. Yalnızca insanoğlunun ortak bilincine yerleşmiş “savaş” fikrinin doğal bir sonucu.

Ama doktor Haber, Orr’un bilinçaltına her girişinde bunun beklenmeyen bir sonucu olacağını düşünmek zorunda. Çünkü Orr rüyasında şimdiki dünyada var olmayan pembe bir köpek gördüğünde, uyandığı zamanki evrende köpeklerin yaradılışından itibaren pembe olan bir cinsiyle karşılaşabiliyor. Yani “her rüya izlerini geriye dönük olarak tamamen ortadan kaldırıyor.” İnsan böyle bir gerçekle ancak unutarak başa çıkabilir sanırım. Her seferinde bir önceki dünyanın izlerini hafızasından silerek. Ama böyle bir şansı olmayan Orr onlarca dünya tarihiyle, onlarca yaşanmışlık arasında “doğruları” seçmeye çalışmaktan helak oluyor. Bu esnada Dr. Haber iflah olmaz bir hırsla dünyayı tüm kötülüklerden arındırmaya çalışıyor. Romanın bu iki karakteri kendi vicdanıyla hesaplaşan bir insanın iki bedende can bulması gibi. İnsanın dünyada bulunma amacı onu değiştirmek mi? Yoksa aslında bu insanlığın en büyük hatası mı? Dünyaya savaş açan uzaylılar olsaydı Yakındoğu’daki savaşlar sona erer miydi? Ve son olarak hikâyenin diğer vicdanı Heather. Romanın tek değişken karakteri o. Dünyayla birlikte hayatı sürekli değişirken farklı evrenlerde kimi zaman bilerek kimi zaman farkında bile olmadan George’la birlikte savaşırken çıkıyor karşımıza. Heather, doktorun tersine mükemmel dünyayı yalnızca yaşadığı kadar biliyor. Ve doktor cenneti ararken Heather “kötülüğü tanıyan, ona direnen ama onun etkisinde kalmayan” George’a cennetten gelen gözüyle bakabiliyor.

Orwell’a bir selam

Romanın kahramanı George Orr adını her okuduğumda aklımın George Orwell’a gitmesini engelleyemedim. Altında bir gönderme arasam da bunun bir aşinalık olduğunu kabul etmiştim, ki karşıma şu cümle çıktı: “Gerçekliğin ruhumuz bile duymadan belki de sürekli değiştiriliyor, yenileniyor olduğunu ama bizim bunu bilmediğimizi, bu bilgiye yalnızca rüyayı görenin ve bu rüyadan haberdar olanların vakıf olduğunu düşündünüz mü hiç?”

Vicdanlar konuşurken gerçekçiliğin ucunu da tutmak gerek. Diyelim yolda yılan sokmuş birini gördünüz ve çantanız da panzehir dolu. O insanın hayatını kurtarmak istemez miydiniz? Tüm soru yumağını bir anda bu kadar basite indirgeyebiliyor Le Guin. Oysa işte tam bu nokta evrende küçük bir zıplama yapacak. Belki o insan yaşayacak, evine geri dönecek ve ailesinin tüm fertlerini katledecek. Siz de bunun dolaylı azmettiricisi olacaksınız. İşte bu noktadan sonra, cenneti bulmak adına belki de dünyayı cehenneme çevirecek doktor Haber’ın ve vicdanı George Orr’un arafındasınız. Kısacası, gerçeklerin rüyanın elinde şekillendiği yeni ama tanıdık bir evrende; Rüyanın Öte Yakası’ndasınız artık.

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.