Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-492-9
13x19.5 cm, 120 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Torunlar, 2009
Utanç Duyuyorum!, 2013
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Ayşe Koç, "O Günler Gitsin, Bir Daha Gelmesin", Aktüel Dergisi, Sayı 36, Aralık 2004-Ocak 2005

Seher Hanım, 95 yaşına kadar namazında niyazında bir Müslüman olarak yaşadı. Orucunu tuttu, namazını eksik etmedi. Yalnız kocasına kızdığında "bre müsürman" diye takılırdı; bir de imam dahi söylese, mantıksız bir söze tahammülü yoktu. Öldüğünde ailedeki kadınlar tarafından yıkandı, tabutu camide musalla taşına kondu. Âdettir, anasının babasının adı soruldu. "Esma" ve "Hüseyin" dendi. İşte tam o sırada "Esma ve Hüseyin değil, Üskihi ve Ovannes" dedi zayıf bir ses, "ve onun adı da Seher değil Heranuş..."

Bu ses, avukat Fethiye Çetin'e aitti...

Anneannesi Heranuş 95 yaşına kadar torunu dışında kimseye hikâyesini anlatmamıştı; şimdi anlatma sırası ondaydı: "Onun adı Heranuş'du. Herabet Gadaryan'ın torunu, Üskühi ve Ovannes Gadaryan'ın biricik kızları idi. Palu'ya bağlı Habab köyünde dördüncü sınıfa kadar mutlu bir çocukluk yaşadı. Birden 'o günler gitsin bir daha gelmesin' dediği acılarla dolu zamanlar yaşanmaya başlandı. Heranuş tüm ailesini kaybetti ve onlarla bir daha görüşemedi. Yeni bir ailesi, yeni bir adı oldu. Dilini, dinini unuttu, yeni bir dili, yeni bir dini oldu..."

Mahlepli Çörek Yapan Kadınlar

Heranuş (Seher) Ermeni ve Hıristiyan iken Türk ve Müslüman olmuş binlerce çocuktan biriydi... Erkekleri genç yaşlı demeden öldürülen, kadınları, kızları kaçırılan, ahalisi toptan sürülen bir Ermeni köyünde yaşıyordu vaktiyle. Hayatta kalan birkaç çocuk ailesinden koparılmıştı. Onu bir Türk aile evlat edindi. Tesadüfen hayatta kalan annesi-babası Amerika'ya yerleşmişti.

Heranuş kendisi gibi dilsiz diğer çocuklarla beraber büyüdü, kadın oldu. Paskalya'da çörek otlu, yumurtalı, mahlepli çörekle sessiz bir geleneği yaşatan Müslümanlaştırılmış Ermeni kadınlarından biriydi. Arkasından "kılıç artığı" denilen, nüfusunda değiştirilmeden önce "muhtedi" (dönme) yazan...

Köylerinde yaşarken Heranuş'un en sevdiği şarkı bir çoban şarkısıydı; "üzgün çoban dağlara çıktı / aşkın şarkısını söyledi..." Amerika'da Ermeni okuluna giden, hiç görmediği kız kardeşi ilk gün bu şarkıyı ezberlemişti. Heranuş'un iki evladını Türkiye'de bırakmış anasının yüreği parçalandı.

Anneannesinin ölümünün ardından Fethiye Çetin; Amerika'daki akrabalarını bulmak için Agos'ta bir ölüm ilanı verdi. Heranuş, ölümünden sonra kimliğine ve akrabalarına kavuştu. Anası-babası çoktan ölmüştü.

Heranuş'tan geriye topraklarından edilen insanlara ait, yüzleşmekten hâlâ korkulan bir hikâye ve heracı hatırayı anlatıp bitirirken tekrarladığı cümle kaldı; o günler gitsin, bir daha geri gelmesin...

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.