Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-556-8
13x19.5 cm, 126 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Hiç Niyetim Yoktu, 2007
Hep Yazmak İsteyenlerin Hikâyeleri, 2010
Küçükburun, 2015
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Merve Bağdatlı, “Endişeli Şehir Hikâyeleri”, Remzi Kitap Gazetesi, Nisan 2006

Farklı geçmişleri ve yaşantıları olan on üç kişinin aykırı hikâyelerine tanık olmak ister misiniz? Şehir hayatına sıkışmış, ayrıntılarda kaybolmuş on üç karakterin, endişe taşıyan iç seslerine kulak vermek ister misiniz? Bir Şey Oldu gün içinde her an karşımıza çıkabilecek kişilerin, basit, şaşırtıcı ve gizemli yolculuğu...

Borges, Nabokov, Henry James, Thomas Mann, Thomas Bernhard, Paul Auster, Flannery O’Connor, Virginia Woolf gibi yazarlardan yaptığı çeviriler ve sinema yazıları ile tanıdığımız Fatih Özgüven’in ilk hikâye kitabı: “Bir Şey Oldu”. On üç öyküden oluşan kitap, sade dili ve detaylı tasvirleriyle keyifli ve rahat bir okuma sunuyor. Her öyküyü yazarın ağzından dinliyoruz. Karakterlerin iç sesleriyse onlara yaklaşmamıza yardımcı oluyor.

Kitabın hikâyesini Fatih Özgüven şöyle anlatıyor: “‘Penguen Masalı’. Her şey hikâyede anlatıldığı gibi oldu. Sadece baba ve şömine uydurma. Yanıltıcı sakinlikte bir giriş... ‘Akıllı Şey’in asıl kahramanı Emek Sineması fuayesinin merdivenle çıkılan yeri. Bir sinema fuayesinde akla gelecek-gelmeyecek her türlü hikâye başlayabilir... ‘Büyük Yeşillik’ kitelli’den arabayla dönerken o büyük binaların arasındaki boş alanlarda nelerin gizlenebileceği endişesinden doğdu... ‘Arkasındaki Hayal’ sonuçta, tıbbi konulardan bir şey anlamayanlar için tıbbi bir hikâye... ‘Gürol’un Annesi’ gerçek bir korku hikâyesi... ‘Öteki Adres’ hayatta başka başka şeyler için başka başka adresleri olanlara bir hediye... ‘Doğum’ hayatın önünü arkasını fazla kurcalamamanın iyi bir şey olduğunu sananlar için... ‘Boğaziçi Cinayetleri’ reklam bürolarına hapsolmuş genç-yaşlı bir sürü kimseye ithaf edilmiştir... Asansördeki’nde şehre ara sıra uğrayarak aklımızı başımızdan alan sarışınlardan bir iz olduğunu umut ediyorum... ‘Seyahatte ve Ölümde’ yaşları tutmadığı halde siyah-beyaz televizyon dizilerini bilenler için. Bir de uçmayı sevenlere... ‘Kader Müziği’nin müziğini tanımayan yoktur. Kaderimizdeki küçük şeyler önemlidir... ‘Hayvanların Âlemi’ iki büyük yazarın hayvanlar hakkındaki iki cümlesiyle başladı. kisi de hikâyenin içinde gizli... ‘Bir Şey Oldu’. Kitabın çıkış hikâyesi. Uzaylılar mı, hayaletler mi? Kesinlikle hayaletler.”

Kitaba ismini veren “Bir Şey Oldu” öyküsünde, Ayşe, şehir içindeki küçük evinin bahçesinde hortumu musluğa sararken sıradan olan her şeyi bozan ‘bir şey’ görür. Saydam bir baştır gördüğü. “Beni duy” diye seslenir baş. Ayşe’nin gitmesini istemediği görüntü rüzgârın esmesiyle kaybolur. Ayşe, tek başına her zaman alışık olduğu bahçede öylece kalakalır. Hortumu musluğa sarar ve hayata kaldığı yerden devam eder. Tek fark vardır, bugüne kadar “ tam olarak ne olduğunu bilse de tam olmadığını çok iyi bildiği her şey birden yerli yerine oturur.”

“Asansördeki” öyküsünde ise, Levent karakteri asansörde rastladığı çekici sarışın kadınla ilgili düşüncelerini anlatılıyor. Sarışın kadınla aynı lokantaya giden Levent, kadını iki erkekle oturmuş sohbet ederken görür. Lokantanın terasından onları izlemeye başlar. Kendini, ne konuştuklarını, kadının ne iş yaptığını, kendi hayatıyla ilgili detayları da düşünürken bulur.

“Gürol’un Annesi” öyküsünde her şeyi bildiğini sanan, baskın karakterli bir annenin, oğlu Gürol’un hayatı ve tercihleri üzerindeki etkisini, Gürol’un hayatının ne şekilde değişeceğini görüyoruz.

“Gürol’un annesinin düşünceliliği ne yapıp edip olayları istediği gibi yönlendirmek esası üzerine kuruluydu.”

Oğlunun sevgilisinden, kariyeri için New York’a gitmesine kadar her şeye müdahale eden bir anne, sonuçta yurtdışından İstanbul’a dönen Gürol ve onun hayatının yavaş yavaş köhneleşmesinin hikâyesidir “Gürol’un Annesi”.

Fatih Özgüven her öyküde yarattığı karakterin hayatından bir kesit sunuyor. Öyküler, şehir merkezli bir kısır döngü içinde, sıradanlık maskesi takmış, kafasındaki soru işaretlerinin cevaplarını kolay kolay bulamayanların hikâyelerinden oluşuyor. “Bir Şey Oldu” ile on üç farklı karakterle tanışabilir, onların hayatlarına ortak olabilirsiniz.

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.