Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-658-9
13X19.5 cm, 112 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Rüzgâr Dolu Konaklar, 1996
Tanrı Görmesin Harflerimi, 1999
Onun Çölünde, 2002
Ayın Büyüttüğü Oğullar, 2002
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Yeliz Kızılarslan, "İbrahim'in Beni Terketmesi ve Çok Sesli Bir Dünyanın Arayışı", Bianet, 22 Mart 2008

Bejan Matur Maraş doğumlu ödüllü ve üretken bir şair. Lise'yi Antep'te okuyan Matur, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Ancak avukatlık yapmamış. Onun yerine tüm zamanını şiir yazmaya adamış. Türkçede yönünü belirlemeye çalışan dil: Kürtçe

Kitapları, Türkiye edebiyatına farklı ve keskin bir soluk getirdi. Anlatılamayanı, anneyi, çocuğu ve gölgeyi, yaşadığı coğrafyanın izleriyle anlatan Matur için Türkçe yazdığı şiirleri; yönünü belirleyecek ölçüde Kürtçenin ritimlerini ve seslerini taşır.

Onun için şiir, "ölü bir dil"in en iyi ifadesi kadim bir anlatı olarak, dilden önceki deneyimin aktarımını ve dil öncesi, anlaşılamayan durumu ifade eder. İlk şiirleri de, bundan dolayı yalnızlığın içindeki kimsenin poetik zamanda karşılaştığı modern dışı deneyimi anlatır. Kayıp dilin ritimleri için tutulan matemi, tek bir sesin yansıttığı gotik bir atmosfer tamamlar.

2008 Mart ayı başında yayımlanan kitabı İbrahim'in Beni Terketmesi ise, artık çok sesli bir dünyanın ve kendi mitolojisini kuran bir şiirin habercisi. İlham, şevk ve vecd ile yazılan bu şiirleri diğerlerinden ayırt eden en belirgin nokta git gide artan sesler.

Anneyi anlatan şiir

İlk şiirlerde, kendi başına, yalnızlığının içinden konuşan o ses artık başka seslerler birlikte. Onları bir arayışa çıkarmak üzere, tanıdık imgelerle dolaşıyor durmaksızın. İbrahim, ve Âdem'e eşlik eden insanın kendi gerçeğiyle ilgili evrensel sorular şiirin ana kaynağını oluştururken; başlangıçta duran anne yeniden hatırlanıyor.

Aleviliğin kadim bilgeliği de, bu arayışta İbrahim'in yanında. Ve doğa da, çocukluktan yetişkinliğe kadarki kendi simgelerini oluşturarak bu kitaptaki yerini tekrar alıyor. Esasen büyümeyi anlatıyor, bu şiirler. Büyümeyi ve yolculuklardan anneye geri dönmeyi. Yuva ve aşk temaları, çetin görünen bu arayış yolculuğunda birer ışık olarak şiirin sonunda beliriyor.

Onlar her zaman var sanki, yeter ki İbrahim; Bejan Matur'un deyişiyle kendi 'yansımasını' bulsun.

Borges, Ferruhzad, Bronte...

Bu kitap, Matur'un tüm kitaplarında olduğu gibi, edebiyatın kendi dünyası içinde gerçekleşen metinler arası göndermelere de sahip. Borges'den, Portekizli kadın şair De Mello'ya kadar uzanan bir imgeler zinciri, şiirin kendi ailesini kuruyor. Furuğ Ferruhzad ve Emily Bronte benzetmeleri sıkça yapılır Matur'un şiirleri için.

Bu şiirlerde de, o gotik ses tamamen yok olmadığından, hâlâ Bronte'nin sert ve yoğun imgelem yüklü dünyasıyla, Furuğ'un kırık bir aşkı anlattığı nahif çocuk-kadın sesi birbirine karışmış durumda. Ve, bu durum hüzün yerine bambaşka bir şiir çıkarmış ortaya. Sanırım bu durumu en iyi Kaplanların Çizgileri şiirinde geçen, doğayla beraber ilerleyen karşıtlık teması anlatıyor.

Kitabın her yerinde dolaşan kaplan metaforu, evrensel bir sembolün temsilinin yanı sıra, o nahif ses; sert ve gotik bir dünyanın dilini güçlü bir imgede buluşturabilmiş. Dört bölümden oluşan ve kendi teolojisini kuran bu şiirin kutsal kitap anlatılarını andıran dili; başta belirttiğim gibi, bireyin yaşamdan ölüme kadar süren felsefi arayışının bir simgesi olarak kitabı ana hatlarını oluşturuyor.

Ve Melekler Sağ Omuza Konar

Kendi kendini tamamlayarak yazılan bu şiirlerden, biri olan Ve Melekler Sağ Omuza Konar şiiri 2006'da Parma'da yazılmış. Yanındaki şair arkadaşlarıyla Parma, şehir meydanındaki ünlü vaftiz evini ziyarete giden Bejan Matur çok büyülü bir an yaşar orada. O gün, gelecek şiirin neye benzeyeceğini biraz daha fazla hisseden şair, vaftiz evinin iç duvarlarındaki süslemeler ve o mekândan aldığı hisle bir şiirin içine çekilir.

Orada hemen yazılan şiir, dışarı çıktığında bitmiştir. Üzerinde çok az çalışılan bu şiir, dinden öte bir vecd haliyle yazılır adeta. Aradan bir sene geçtikten sonra tekrar, çok derinde bir yerde hissettiği bir ses duyar şair. Ve o şiirin peşinden, Urfa, Diyarbakır ve Sumatar'a gider. Bir ses anaforu halinde gelen şiirler, şaire o sesin içinde dolaşma, daha doğrusu ona eşlik eden manzaraya bakıp oradan şiiri kurma imkânı tanır böylelikle.

Uzun bir yolculuk anlatısı olarak da değerlendirilebilecek bu şiir, yazanı da, okuyanı da etkileyerek değiştirme gücüne sahip.

Tamamı yaklaşık üç ayda yazılan bu şiirler için, Diyarbakır'a üç farklı zamanda giden Bejan Matur, "üstünde en az çalıştığım kitabım bu," diyor İbrahim'in Beni Terketmesi için ve ekliyor, "Tamamlanmış olarak geldi sanki. Kendini oluşturarak." Şiirin anlamlandırma sürecini boşluklarıyla birlikte, okurlara bırakan şairin bu kitabının, yazarını bile büyülediği bir gerçek. Büyümenin tılsımını okurlara saçan bu şiirlerin devamı ise, merakla bekleniyor.

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.