Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-740-1
13x19.5 cm, 224 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Behzat Miser, “Nepal'in yerlisi gibi”, Radikal Kitap Eki, 28 Mayıs 2010

Himalayalar veya Everest denildiğinde aklınıza gelen nedir? Elbette Nepal değil mi? Nepal’i Nepal yapan bu dağlardır bir anlamda. Himalayalar veya Everest’le ilgili eminiz birçok kitap hatmettiniz, hatta Nepal’deki yaşamla ilgili de... Ancak, orada on bir yıl kalıp kitap yazan Elif Köksal’ı okumasak, Nepal’deki birçok ortak noktamız olduğunu, Maocuların kralı devirdiğinde olanların ayırtına bile varmayacağız belki de.

Hiç unutmuyorum, on yedi- on sekiz yaşlarındaydım. Rock müzikle yeni yeni tanışmış, 68 kuşağı ağabeylerden o dönem yaşadıklarını, dünya görüşlerini dinleyerek bir şeyler öğrenmeye çalışıyordum. Birgün Yüksel Caddesi’nde uzun saçlı, hiç de moda olmayan İspanyol paça pantolonu, çiçekli gömleği, takıları ve kemik gözlüğü ile komik görünüşlü bir hippi ile karşılaştım. Bana bir adres sordu ve kısa bir süre sohbet ettik. Anlattığına göre, uzun yolculuklardan sonra Katmandu’dan geldiği Ankara’da bir arkadaşını görmek istiyormuş. Bana Katmandu’yu, Nepal’i, Everest’i, Everest’e tırmanmak için gelenleri. O kısa zaman diliminde anlattı. Ve ben de, ‘seyahat virüsü’nü ilk kez o gün kaptım. Her ne kadar Nepal veya Katmandu’ya gidemesem de, seyahat tutkumu Türkiye’de giderdim, gidermeye çalışıyorum.

Kraniosakral Terapisti Elif Köksal, 1997-2008 yılları arasında yaşadığı Katmandu’daki yaşadıklarını, deneyimlerini ve gözlemlerini Katmandu’da Ev Hali adlı kitapta biz okurla paylaşıyor. Köksal, Nepal’de turistliğinden öylesine sıyrılmış, öylesine yerlisi olmuş ki, başkent Katmandu’nun iki köy ötede oturan Tanrıça’yı görmeye bile gitmiyor. Himalayalar’ın, Dünya’nın çatısı Everest’in, tapınakların, tanrıların kuşattığı bu mistik şehrin renkli kültürünü, ilginç ritüellerini ve hatta tarihini okurla paylaşan yazar, ‘ne yapayım’ diye sormak için rinpoçhelere gittiğini, sokakta tanıştığı iki genci intihardan vazgeçirdiğini, orada bir oğlu olduğunu, çocuk tanrıçaların ülkeyi koruduğuna inandığını anlatıyor okura. Kısaca Nepal’ın mistik yaşamından kesitler sunuyor.

Ölüm iyi bir şey

Köksal’ın kitabında “Triçen Rinpoçe 22 Ocak günü bir çeşit öldü. Kalbinin durduğunu gazetede okuyunca arkadaşımı aradım. Bağrımız yanıyor ama bedeni çok eskimişti, yenisini edinme vakti geldiydi, dedi...” diye anlattığı Katmandu’da insanların ölüm, beklemediğimiz, yakınımıza geldiğinde çok şaşırdığımız, elimizi kolumuzu bağlayan karanlık, kötü bir şey olarak karşılanmadığını, ‘ana kucağı’na geri dönüş olduğunu öğreniyor.

Kitapta beni en etkileyen bölümlerden biri, Nepal’de kızgınlık göstermenin, kızmanın veya sinirlenmenin ayıplanması oldu. Özellikle şehir yaşamında sinirlerin gerildiği bir ortamda, böyle bir şeyi okumak ilginç geldi.

Kitap, Katmandu hakkında birçok özelliği bize öğretmesinin yanı sıra, kralın devrilişi ve Mao’cuların yönetime gelmesini de anlatıyor. Nepal iç savaşında orada bulunan Elif Köksal, şöyle anlatıyor:

“1997-2008 arası Nepal’in başkenti Katmandu’da yaşadım. Dünyanın tek Hindu krallığının son on yılına, Nepal’in iç savaşına denk geldim. Sonunda Maocu gerillalar Kral’ı devirdi. Yeni cumhuriyetin ilk yıllarını gördüm. Nepal’e ilk gittiğimde, birtakım komünist öğretmenler yeraltına inip iç savaşı başlatalı bir sene olmuştu. Katmandu Postası gazetesinin üçüncü sayfasında küçük haberlerde, uzak köylerde Maocu gerillaların yaptıklarından ara sıra bahsediliyordu. Zaman geçtikçe savaş büyüdü, Nepal’i, hayatımızı bir çeşit kuşattı.”

Türkiye’den gidesim vardı

Yazar, internette yayımlanan bir röportajında, 1993’da yaşanan Sivas kıyımı sonrasında çok üzüldüğünü anlatarak, şöyle devam ediyor: “Türkiye’den gidesim vardı. Sokaklarında dolaşırken etraftakilerin ne konuştuğunu anlamayacağım bir ülkede olmayı hayal ediyordum. O vakitler üzücü gibi görünen bir vesileyle, köpeğimiz çok havlayınca evden kovulduğumuz için, yeni ev tutacak paramız olmadığı için, her şeyi satıp yurtdışına çıktık. Asya’da bir sene sırt çantasıyla dolaştık. Sonra Bangkok’ta iki buçuk sene öğretmenlik yaptık. İstanbul’dan da büyük bir şehir olan Bangkok’tan sonra küçük bir yerde yaşamak lazım geldi. Hayırlı bir yanlışlıkla gittiğim Katmandu o sıralar küçük ve mükemmel bir yerdi, savaş daha çok yeni başlamıştı, gözle görünmüyordu. Orada kalmak istedim. İki seneliğine gitmiştik, öğretmenlik kontratlarımız bitince başka yerde olmak istemedik; fakirlerle çalışan sivil toplum örgütleri elemanlarına dersler veren bir vakıf kurup yerleştik.”

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.