Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-530-8
13x19.5 cm, 216 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Eylem Yıldızer, “Rüzgârlara Söyleyen”, Evrensel, 20 Ekim 2005

“Mümkün olan dünyaların en iyisi buysa diğerleri nasıldır, kimbilir?” Voltaire, Candide

“Ben, Josê Antonio Maria Vaz, bu nemli, bunaltıcı gecede güneşten yanmış, kırmızıya çalan bir kerpiç damda durmuş dünyanın sonunu bekliyorum. Pisim, ateşim var ve giysilerim olacak sökük paçavralar cılız vücudumdan çılgın bir biçimde firar edermişçesine üzerimden dökülüyor. Ben, Josê Antonio Maria Vaz, tropikal göğün yıldızları altında bir damın üzerindeki yalnız adam, anlatacak bir hikayem var”

İsveçli yazar Henning Mankell’in Metis Yayınları tarafından yayınlanan romanı Rüzgârlara Söyleyen, genç bir fırın işçisi olan Josê Antonio Maria Vaz’ın tanıklığında Afrika’nın yakıcı sıcağında bile erimeyecek katı gerçekliğini anlatıyor. Josê Antonio Maria Vaz, günün birinde öyle bir hikayeye, öyle bir yaşama tanık olur ki, bütün hayatını değiştirmeye karar verir. Bu tanıklığın ona yüklediği bir sorumluluk vardır ve bundan böyle bütün hayatını bu hikayeyi başkalarına anlatarak geçirecektir. Unutmak imkansızsa, anlatmak gerekir çünkü. Josê Antonio Maria Vaz, “rüzgârlara söyleyen” olacaktır artık. Çünkü Hint Okyanusu’ndan şehre dalan ayartıcı rüzgârlarla başlar bütün hikâye, gecenin karanlığında söylenen her kelime rüzgârlara söylenir ve dinlemek isterseniz size de anlatacaktır Josê Antonio Maria Vaz. Çalıştığı fırının sahibi tarafından kurulan ve fırına bitişik tiyatroda bir gece duyduğu silah sesleri Josê Antonio Maria Vaz’ı bir yetişkinin bile kaldıramayacağı deneyimleri ve acıları taşıyan küçücük bir bedenle tanıştırır. Göğsüne gömülmüş kurşunlarla kanlar içinde yerde yatan bu beden bir sokak çocuğuna, Neilo’ya aittir. Josê Antonio Maria Vaz’ın fırının damına taşıdığı Neilo, yaralarının tedavi edilmesini bile istemez. Henüz on yaşındaki bu sokak çocuğu, yaşından beklenmeyen bir sabırla acıya dayanmaktadır. İstediği tek bir şey vardır çünkü; hikâyesini anlatmak. Bu yüzden hikâyesini anlatana kadar –tam dokuz gün– ölüme direnecektir. Dokuz gün boyunca Josê Antonio Maria Vaz’a anlatacağı hikâye kendisinin esrarengiz ve inanılmaz hayatı olduğu kadar, Afrika’nın, hatta dünyanın bütün sokak çocuklarının hikâyesidir. “Unutulmaktan korktuğum için değil, sizler kim olduğunuzu unutmayasınız diye” der Neilo, hikayesine başlarken. Bir gece yarısı köyünü basan haydutlardan kaçmıştır Neilo, uzun ve ilginç bir yolculuğun ardından şehre varmış ve şehrin sokaklarında yaşamaya başlamıştır. Daha on yaşında olmasına rağmen sözlerinde ve davranışlarında büyük bir olgunluk vardır. Bu olgunluğun sırrı geride bıraktığı köyünde, o vahşet dolu baskın gecesinin sabahında yaşadığı acılardır. Haydutların dibekte buğday dövercesine tokmakla vura vura öldürdüğü minicik kızkardeşinin çığlıkları, annesinin dayanılmaz haykırışları Neilo’nun ruhunda derin izler bırakır. Kardeşini öldüren haydut çetesinin lideri başka bir çocuğu öldürmesi için ona silahını verdiğinde, yaşamak için tek şansı da olsa kardeşi saydığı çocuğu öldürmez Neilo. Bedeli ne olursa olsun, günlerce aç kalacak, hiç bilmediği bir dünyada kaybolacak da olsa seçimini yapar ve çete liderini vurur Neilo. Sonra onu şehrin karmaşa dolu hayatına sürükleyecek yolculuk başlar. Neilo artık, şehir meydanında, eski zamanlardan kalmış atlı heykelin içnde geçirdiği gecelerde ailesinin, köyündeki güzel günlerin hayaliyle yaşayacaktır. Sokak çocukluğu Neilo için bir zorunluluktan çok bir seçimdir. Çünkü ona korkutucu ve yabancı gelen şehrin sokakları, sığınabileceği ve özgür hissedebileceği tek yerdir. Neilo, damda geçirdiği dokuz gün boyunca her gece hikãyesini anlatır. Sokaklarda tanışıp sonradan lideri olduğu çetedeki çocuklar, her birinin sokaklara çıkan öyküsü, on yıllık ömründe anladığı, tanıdığı kadar dünya ve daha birçok şey, Neilo’nun kendine özgü masalsı kelimeleriyle rüzgâra takılır ve Hint Okyanusu’ndan bütün dünyaya yayılır. Zaten Neilo’nun hikâyesi bütün dünyanın acı ama gerçek hikâyesidir. Basılan, yakılan köyler, öldürülen çocuklar, acılı anneler, şehrin sokaklarında özgürlüğünden vazgeçmeden yaşamayı seçen, olgunlaşmış ruhlarındaki çocuksu neşeyi kaybetmeyen sokak çocukları! Size de tanıdık gelmiyor mu?

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.