Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-749-4
13x19.5 cm, 256 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Her Çıkışın Bir İnişi Vardır, 2011
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Ayşe Başak, “İyi insanlar nerede?”, Kitap Zamanı, 1 Şubat 2010

İyi ahlâkın, ölümsüzlüğün sembolü tavus kuşu... Flannery O'Connor'ın kitabının kapağında büyük siyah şapkalı, sert, karanlık bakışlı bir kadın kılığında karşımızda Hıristiyanlığın bu kadim sembolü. Nitekim daha okumaya başlamadan, kitabı elinize almanızla başlıyor O'Connor'ın öyküleri boyunca karşınıza çıkacak “grotesk” figürler: O zarif, göz alıcı, güzel kuşun kulakları yırtan çirkin çığlığı ya da öyle bir gövdeye oturmayan ayaklarının çirkinliği gibi kapaktaki kadının kaba saba bedeni de o ışıltılı kuyruğa hiç yakışmıyor. Tıpkı insanın güzelliğini gölgeleyen kötü huyları, karanlık tarafları gibi...

Aslında Flannery O'Connor'ın dehası tam da bununla ilgili: İnsan doğasının karanlık, ürkütücü, çok katmanlı yapısını, başkalarına göz kırpmadan zarar verebilişini büyük bir sadelikle ve soğukkanlılıkla anlatıyor. Yazdıkları bazen çok acımasızca olsa da hiç şüphesiz keskin bir zekânın ve mizah gücünün ürünü. Metis Yayınları'ndan çıkan İyi İnsan Bulmak Zor, O'Connor'ın dehasını çok iyi yansıtan on öyküden oluşuyor. Her biri son derece etkileyici, sıradan yaşantıların ardındaki korkunç tarafları gözler önüne seren on öykü.

Güneyli insanların hikâyeleri

Öykülerin kahramanları, kötülüğü yüzünden akan, çekip vurması, çalıp çırpması beklenen klişe kötülerden değil. Yazar okuyucusuna basit bir insanın basit bir düşüncesinin, cehaletinin, olayları değerlendirecek basireti gösterememesinin sonuçlarını anlatıyor. Anlık bencilliklerin, riyakârlığın, açgözlülüğün, kibrin nelere yol açtığını irkilerek, kızarak bazen de nefret ederek okuyorsunuz.

O'Connor'ın kahramanlarıyla yolda karşılaşsak, örneğin kapı komşumuz olsalar onlara “kötü” yaftasını kolay kolay yapıştıramayız belki ama bizi için için rahatsız edecekleri, huzurumuzu kaçıracakları kesin. Yazarın karakterleri de kendisi gibi Güneyli. Tam da bu yüzden Amerika'nın güneyine özgü yöreselliği çok iyi gözlemlemiş, sosyal statüsü düşük insanları tanıyor, siyahlar ve beyazlar arasındaki ilişkileri iyi biliyor. Zaten O'Connor, “Güney Gotiği” denen ve William Faulkner, Tennessee Williams gibi yazarların da dahil olduğu akımın içinde değerlendiriliyor. Nedir bu “Güney Gotiği” derseniz, özetle tüm bu yazarların anlattıklarında karşımıza çıkan karanlık öğelerin benzerliğinden kaynaklanan bir edebi akım olduğunu söyleyebiliriz. O'Connor'ın hayat öyküsü de en az yazdığı öyküler kadar karanlık ve sıra dışı. O her ne kadar bir çiftlik eviyle kümes arasında gidip gelen hasta bir kadının biyografisinin yazılamayacağını iddia etse de renkli karakteri ve yaşadıkları bunun tam aksini söylüyor.

Tavus kuşlarına hayrandı

Mary Flannery O'Connor 1925 yılında Georgia'da dünyaya geldi. Yazarlığından çok önce, ilk kez altı yaşında bir tavuğa geri geri yürümeyi öğreterek hatırı sayılır bir üne kavuştu. 15 yaşındayken babasını deri vereminden kaybeden O'Connor için bu büyük bir yıkımdı. Ama daha da kötüsü vardı: Henüz 20'li yaşlarındayken kendisi de aynı hastalığa yakalandı. Ailesinin Georgia'daki çiftliğine, dul annesinin yanına yerleşti. Fazla yaşamayacağını düşünen doktorlar ona beş yıllık bir ömür biçse de o, on dört yıl daha yaşamayı başardı. Koltuk değnekleriyle, dinmeyen ağrılarla, acılı ve bol kortizonlu geçen garip, gizemli 39 yıllık kısa ömründen geriye 31 öykü, iki roman, denemeler ve mektupları kaldı.

Kuşlara hayranlık duyan, tavuklar, ördekler, kazlar besleyen O'Connor'ın gözdesi ise tavus kuşlarıydı. Yüz kadar tavus kuşu yetiştiren, yazdığı mektuplara tavus kuşu tüyleri iliştiren yazar bu kuşlara hayranlığını “içgüdü” olarak açıklıyordu. Yazarı yüzlerce tavus kuşu beslemeye iten içgüdüsünün sebebini bilmemiz elbette mümkün değil. Ama çok genç yaşta hayatla büyük bir içsel hesaplaşmaya girişen O'Connor'ın insan doğasını, hayatın keskinliklerini belki de bu kuşlardaki güzellik ve çirkinliğin bu kadar bir arada olması üzerinden kavramış olabileceğini söyleyebiliriz. Her durumda iyilik ve kötülük arasında var olan o hassas terazinin kefelerine O'Connor'ın kalemiyle bakmak, “iyi edebiyat” okuma zevki vermesinin yanında bize etrafımızdakileri biraz daha geniş bir perspektifle değerlendirme ufku da açıyor.

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.