Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-806-4
13x19.5 cm, 96 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Tol, 2002
Har, 2006
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Eray Ak, "Kırk ton çeken kuş tüyü", Cumhuriyet Kitap Eki, 26 Mayıs 2011

Murat Uyurkulak, 2002’de yayımladığı Tol’la bizi güzel bir hırpalamış, ardından 2006'da gelen romanı Har’la ise alaşağı edip yerimizden uğratmıştı. Aradan beş yıl geçti. Bu beş yıl içinde Uyurkulak adına, bazı dergilerde hikâyeleri bazılarında ise çevirileri ya da yazılarıyla rastladık. Beş yıl süren, suskunluk da diyebileceğimiz, dönemin ardından yazar bu kez hikâyelerini bir araya topladığı Bazuka ile çıkıyor karşımıza. Tol’la sarsan Har’la vuran bu adamın, Bazuka’yla ne yapabileceğini tahmin etmek çok da zor görünmüyor aslında. Uyurkulak’ın amacı bu kez dövmek. Açık ve net bu, ama tabi “Muratça” ve “Uyurkulakça”.

Bazuka’daki hikâyelerin çoğu, üstü örtülmek istenen, ancak bu isteğe direnerek kendine baş verecek bir delik; illa ki bulan, sorunlara borçlu doğuşlarını ve tabii Uyurkulak’ın bu kaçak dövüşe maruz kalan konuları, bizim yüzümüze çarpmak için hazır bekleyen yumruklarına. Afedersiniz, “kalemine.” Bunu söylememin bir sebebi var, çünkü Uyurkulak’ın hikâyelerinde anlattığı gerçekler, okuyanın yüzüne yüzüne vuruyor. Saklanan, perde arkasına itilen ve halı altına süprülen konular bunlar. Ülkedeki kadınlığa, erkekliğe ve öteki dediğimiz şeylere dokunun hikâyeler. Ancak, nasıl dokunuyor? Yazar bizi dövüyor dedik ya, nasıl dövüyor? Neyle dayak yediğinizi bilmek istersiniz herhalde?

Kırk ton çeken bir kuş tüyü almış eline, onunla girişiyor acımadan. Bazen gıdıklıyor bu kuş tüyü bazen de kramplar zerk ediyor yüreklere anlaşılmaz bir şekilde. Kuş tüyü dediğin hoşluktan başka ne verir ki insana? Hadi, gıdıklamasını anladık da yüreklere acı zerk etmesi de neyin nesiymiş? Kırk ton dedim, kuş tüyü dedim! Bir gariplik var bu işte değil mi?

Garipliği şuradan: Ağza alınması bile “zor” olan bu konular, Uyurkulak’ın kaleminde adeta evrim geçirerek güldürürken ağlatan hikâyelere dönüşüyor. Romanlarından da alışık olduğumuz o “hınzır” yan hikâyelerinde de hiçbir zaman eksik olmuyor. Bunu nasıl yaptığına gelirsek de yazarın asıl vuran tarafı ortaya çıkıyor: “Dili.” Romanlarından aşina olduğumuz yazarın bu dil anlayışı, hikâyelerinde farklı sularda da yüzdürüyor bizi. Kendine özgü ve her hikâyede, o metnin gidişine göre kendini oluşturan bir anlayış göze çarpıyor Bazuka’da. Yeri geliyor üç yüz yılın pasını sırtında taşıyan bir dervişi günümüz dünyasına konuşturuyor, yeri geliyor bir çocuğun düşleri ve korkularıyla sesleniyor. Ancak, küçük bir ilaveyle konuyu dallandırmak da gerekir. Romanlarının o kelle uçuran atmosferinin aksine, mütevazı yaşamların kıyısında kalmış vurucu ayrıntılardan yaratıyor yazar hikâye dünyasını.

Bu mütevazı dünyaların da kendi içinde uçuk yanları yok değil elbet. Ancak bu Uyurkulak’ın o kendine has dünyasıyla ilintili bir konu. “Özgün” kelimesinin içini tıka basa dolduran nadir kalemlerden Murat Uyurkulak. Derviş’in şeyhine tavşan terlik giydiriyorsa ya da okuma edimi üzerine polisiye bir hikâye kaleme alabiliyorsa ve bunları garipsetmeden okutabiliyorsa orada durmak gerekir. Başka bir şey olmalı bu büyüyü yaratan. Okumayı bu kadar vurucu kılabilecek başka bir şey… “Özgünlük” kavramıyla da bunu açıklamak çok yeterli gibi görünmüyor. Bunu ancak Uyurkulak’ın kendisiyle, “yaratmaya” ve yarattığı her neyse ona duyduğu doymak nedir bilmeyen “sevdayla” açıklayabiliriz gibi geliyor bana.

Bazuka’dan sonra Uyurkulak’tan bir şeyler okumak için daha çok bekler miyiz, bilmem. Bununla birlikte, yeni romanın ağırdan devam ettiğini de biliyorum. Yazarı yeni roman için intiharla tehdit eden okuyucular arasına katılmadan, ben de o romanı kanlı canlı elimde görmek istiyorum. Ancak biraz daha sabırlı olunması gerektiğinin de farkındayım.

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.