Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-106-5
13x19.5 cm, 264 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
İçimizdeki Maymun, 2008
Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz?, 2017
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Fatih Gökhan Diler, ''Ahlaklı olmayı bonobolardan öğrenmeye ne dersiniz?'', Agos Kitap, Eylül 2013

Bir Rönesans insanı, 15. ve 16. yüzyılda yaşamış olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch başyapıtı sayılan 'Dünyevi Zevkler Bahçesi' adlı, üç parçalı ve içinde bolca çıplak figürün olduğu tablosunu cennetteki masumiyete adamıştır. 'İnsanlığın cennetten kovulmadan önceki halini ya da belki hiç kovulmamış gibi suçluluk ve utançtan azade halini' gösterir.

''Dünyevi Zevkler Bahçesi''

Adını, Ressam Hieronymus Bosch’tan alan Hollanda kenti Den Bosch’ta dünyaya gelen primatolog Frans de Waal, ünlü sanatçı için “Gerçeküstü imge dünyasını, simgeciliğini, Tanrı’nın azalan etkisi altında insanlığın evrendeki yeriyle kurduğu ilişkiyi daima sevdim” diyor. Primatların arasında ahlakı, cinselliği, dini ve pek çok şeyi, yani insanı arayan bir bilimadamı olan de Waal ile New York Times gazetesinin The Stone adlı blogunda, 'Tanrısız Ahlak?' başlıklı yazısıyla tanışmıştım, daha sonra Metis’ten çıkmış olan İçimizdeki Maymun kitabını okuma fırsatım oldu. ‘Dünyevi Zevkler Bahçesi’ tablosunun karşısına geçtiğinde kendisinin yorumu ''Benim gibi bir primatolog için çıplaklık, cinselliğe ve üretkenliğe yapılan göndermeler, bol miktarda kuş ve meyve ve gruplar halinde hareket etmek tümüyle tanıdık şeylerdir ve dini ya da ahlaki bir yorum gerektirmez.'' oluyor. Bir Rönesans sanatçısı olan Bosch ise tablosundaki din ve ahlakın toplumdaki yerini sorgular, ‘Dünyevi Zevkler Bahçesi’nin sağ panelinde, utanç duymayan, ahlaka inanmayan çıplaklar değil, aksine rahipler, rahibeler, savaşçılar cezalandırılır. Ahlakın ve dinin toplum içindeki yeri belki de asla yok olmayacak bir kavga konusu.

Tanrısız bir dünya mümkün müdür? Ya da böylesi bir dünyayı iyi olarak tanımlayabilir miyiz? Her şeyden sorumlu birisi olmasaydı gayri ahlaki diyebileceğimiz ne kalırdı? De Waal, bahsettiğim blog yazısında ahlakın dinden önce geldiğini ve bizim de dahil olduğumuz primat ailesini inceleyerek ahlakın kökeni hakkında pek çok şey öğrenilebileceğimizi yazmıştı. Esasında aradığımız cevap bonobolarda olabilir. Peki, bonobo nedir?

Neredeyse insan

Karşılaştırmalı psikoloji alanında primatlar üzerine yaptığı çalışmalarla öncü bir isim olan Robert Mearns Yerkes’in kucağında iki küçük şempanzeyle çektirdiği meşhur bir fotoğrafı vardır. Daha doğrusu şempanze sandığı iki küçük maymunla... Bonobonun henüz bilinmediği dönemlerde karelenmiş bir fotoğraf. ABD’li uzman Yerkes, Batıya ulaşmış ilk canlı bonobolardan biriyle karşı karşıya olduğunu bilmeden, kucağında oturan iki maymundan birinin, bildiği tüm maymunlardan daha duyarlı ve empatik, hatta zeki olduğunu söylemişti. Ona ‘insansı dahi’ adını takmıştı ve 'Almost Human' (Neredeyse İnsan) kitabında bol bol bu ‘şempanzeden’ bahsetmişti. Bonobo, ‘Pan’ yani genel kullanımıyla şempanze olarak ifade ettiğimiz, aslında ‘adi şempanze’ ve ‘pigme şempanze’ ve/veya 'cüce şempanze' olarak iki farklı türü olan bir cinse ait. Her ne kadar kategorik olarak aynı cinse dâhil edilse de cüce şempanze yani bonoboları, adi şempanzeden ayıran çok belirgin özellikler var.

Bonobo, insana benzer dik duruşu, anaerkil ve eşitlikçi toplum yapısı gibi unsurlarla farklılaşıyor, cinsellik ise bir üreme işlevinin yanında sosyal belirleyiciliği olan bir şey. Bonoboların en az şiddete başvuran memeli olduğunu da söyleyelim.

Bonobolar canları istediği gibi davranmaz. Değerleri insan toplumlarında şahit olduğumuz ahlakın altında yatan değerlerden çok da farklı değildir. Topluma uyum sağlamaya çalışır, kurallara boyun eğer, başkalarıyla empati kurar, bozulan ilişkileri onarır ve haksızlığa karşı durur. De Waal’den aktarıyorum: ''En zorlu iş, ileri, dinin ötesine geçmek, özellikle de yukarıdan aşağı ahlakın ötesine. En bilinen ‘ahlak kurallarımız ahlaki bulduğumuz şeyler hakkında güzel özetler sunuyor ama kapsamları dar, hem de gediklerle dolular. Ahlakın, başka hayvanların davranışlarında görülen, çok daha mütevazı bir başlangıcı var. Son on beş, yirmi yıldır bilimin öğrendiği her şey, ahlakın, kötü insan doğası üzerindeki ince bir cila olduğu yolundaki karamsar düşünceyi yalanlıyor. Aksine, evrimsel mazimizin büyük yardımı olmasa asla bu kadar ileri gidemezdik.''

Bonobodan ateiste tavsiyeler

Frans de Waal zamanımızın en ünlü primatologları arasında ve bu alanın en prestijli pozisyonlarından birini, Yerkes Ulusal Primat Araştırmaları Merkezi’nin müdürlüğünü yürütüyor. 1980’lerden bu yana primatlar ve özellikle bonobolar üzerine çalışan de Waal, primatlarda toplumsal ilişkiler ve sorun çözme yöntemlerinin yanı sıra insan toplumunda ahlak ve adaletin kökenlerini araştırıyor. Aynı zamanda dili oldukça iyi kullanan bir yazar olduğunu da ekleyelim. Daha önce Metis’ten çıkan ‘İçimizdeki Maymun’ adlı kitabın yanına oldukça başarılı iki kitap katıldı. İlki tekrar Metis’ten, de Waal’in yine itinayla kaleme aldığı 'Bonobo ve Ateist: Primatlar Arasında İnsanı Aramak' ve ALFA Yayınları’ndan çıkan, de Waal’in editörlüğündeki bir derleme, 'Köken Ağacı: Primat Davranışı İnsanın Toplumsal Evrimi İçin Ne Söyleyebilir?'.

Bir türlü bulunamayan anahtar

Rönesansın kuzeydeki temsilcisi olarak adlandırılan ressam Hieronymus Bosch’un hayatı hakkında, hele fikirleri ve inançları hakkında çok az şey biliyoruz ve onu tam manasıyla anlayamadığımız da bir gerçek. Sanat tarihçilerinin ve diğer ilgililerin ortaya koyduğu çıkarımlardan emin olamasak da, bir şekilde yorumlamaya çalışıyoruz. Alman sanat tarihçisi Erwin Panofsky bu durum hakkında ''Kilitli odanın kapısına birkaç delik açtık ama anahtarı bir türlü bulamadık.'' der. Bosch, ünlü tablosunun sol kanadında çamurlu su birikintilerinde kendiliğinden üreyen tuhaf ve biçimsiz mahlûklar resmetmiştir. Hollandalı, evrimci tınılar taşıyan bu parçayı hemen Âdem’le Havva’nın ayakları dibine yerleştirerek belki de kışkırtıcı bir tavır takınmak istemiştir. De Waal’in tanımıyla “Mütevazı hayat biçimleriyle insanlığın yaratılması arasında bir bağlantı kuruyor gibidir.” Çağdaşımız olan diğer Hollandalının niyetinin, bir başka mütevazı hayat biçimine sahip olan bonobolar aracılığıyla kışkırtmak olduğunu ve bunu çok tutarlı bir şekilde başardığını da ekleyelim. ‘Bonobodan Ateiste Tavsiyeler’ bölümü özellikle çok keyifli.

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.