Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-858-3
13x19.5 cm, 216 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Oidipus Yollarda, 1998
Antigone, 2003
Diotime ve Aslanlar, 2004
Mavi Çocuk, 2005
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Mehmet Öztunç, ''Bilincin çevre yolu'', Kitap Zamanı, 6 Mayıs 2013

Dünyada yaş ortalamasının artmasıyla birlikte yaşlılık da edebiyattaki, sanattaki yerini daha güçlü bir biçimde alıyor. Artık daha yaşlı anlatıcılardan romanlar, hikâyeler okuyoruz. Belki de modern hayata geçişle, çekirdek ailede dedeler etrafındaki torunların yerini bugün yaşlı yazarların yapıtları etrafında öbeklenen okurlar alıyor ve yaşlılık yeniden hikâye anlatıcısı rolü üstleniyor. Son dönemlerde okuduğum birçok romanda yaşlı anlatıcılarla karşılaşmam böyle düşünmemi sağlamışken Çevre Yolu’ndaki yaşlı anlatıcıyla bu kanım enikonu pekişti.

Çevre Yolu, Belçikalı yazar Henry Bauchau’nun dilimize kazandırılan beşinci romanı. Yazarın bu romanında da psikanaliz, yaşama ve insana bakışın merkezi. Çünkü Bauchau iyi bir romancı olmanın yanı sıra psikanaliz ve sanat üzerine dersler veren, terapistlik yapan bir psikanalist. Élisabeth Roudinesco, Her Şeye ve Herkese Karşı Lacan adıyla Türkçeye çevrilen kitabında psikanalizle Yahudi sorunu arasında bir tür sebep-sonuç ilişkisi kurar ve “Yahudi sorunu düşünülmeden bir psikanaliz tarihi yazılamaz.” der. Bauchau’nun romanında iki bağımsız hikâye, her iki hikâyede de yer alan anlatıcı dolayımında tek bir yatakta akıyor. Bir tarafta 1944’te Naziler tarafından 29 yaşındayken öldürülen direnişçi Stephane’ın, diğer tarafta 1980’li yıllarda kanser tedavisi gören ve yaşamını yitiren Paule’ün hikâyesi...

İnsanın ölüm karşısında çaresizliği

Stephane anlatıcının gençlik arkadaşı, Paule gelinidir. Bauchau, Stephane’ın ölümü üzerinden Nazizmi, Paule’ün hastalığı dolayımında ise ölüm karşısında hayatın ve insanın çaresizliğini, zavallılığını anlatır. Anlatıcı daha romanın ilk sayfasından itibaren zihninin derinliklerine doğru uzun ve karanlık yolculuklar yapar. Bu yolculuklar genellikle cesaretine hayranlık duyduğu dağcı Stephane ile ilgilidir. En derin uçurumlardan dağların zirvelerine tırmanan bu cesur adam sudan ve boğulmaktan çok korkmaktadır. Alman işgali sırasında Nazilere karşı büyük bir direniş gösterir ve Nazi subayının bile hayranlığını kazanır. Yakalanır, bir süre sonra idam mangasının önüne çıkarılır ama kendisine ateş edilmesine fırsat vermeden kenardaki suyun içine atlar. Bauchau asla yargılamayan, tamamen anlamaya çalışan sükûnetli diliyle insanın güçlü tarafları kadar zayıf yönlerini de gösteriyor. Nazi subayının Stephane’dan bahsederken, “Su onun cehennemiydi, ateş de benim cehennemim olacak.” sözü kötülüğün sert kabuğuna oldukça sert bir biçimde vuran bir darbe gibidir.

Bauchau, ölümün adeta yok sayıldığı günümüz dünyasını insanın içine işleyen bir berraklıkla anlatıyor. Ama ölümün yok sayılması beraberinde hayatın yokluğunu da getirmiştir. Hastane odasındaki televizyonda Wimbledon tenis turnuvasından bir maç seyreden yaşlı anlatıcı, “Oyun bunun neresinde, zevk bunun neresinde? Yaşlarına rağmen mücadelenin, neşenin girdabına kapılmış gençler değil onlar. Her şey tıkır tıkır işliyor, olabildiğince denetim altında, onlar çağımızın turnuva şövalyeleri, hâlâ şan ve şeref için ama en çok para için çarpışıyorlar.” derken, ölmenin imkânsızlığını ise çok daha yakıcı bir ironiyle anlatıyor: “Yaşlandığımı başkalarından öğrendim. Artık bir çocuk olmadığımı, bir delikanlı olmadığımı başkalarından öğrendiğim gibi. Başkaları olmazsa ölmez miyim acaba?”

Bilincin katmanlarında

Dostoyevski’nin romanları, özellikle de Karamazov Kardeşler, Freud’un baba katilliği hakkındaki en temel başvuru kitaplarındandır. Freud bu durumu, “İnsan ruh yaşamının betimlenmesi, yazarın başlıca egemenlik alanı olarak bilimsel psikolojinin öncülüğünü yaptığını gösterir.” sözüyle ifade ediyor. Henry Bauchau sanki bu iddiayı tersinden sarmışçasına bilimsel psikolojinin hazır tezlerine kanıt olabilecek bir roman yazmış. Ama bu çabası ne romanını sakatlamış ne de roman türüne sadakatini sarsmış.Romandaki şair, yazar ve aynı zamanda terapist olan anlatıcı bu yönüyle de Bauchau’nun yaşamından izler taşıyor. Yaşlı romancı Bauchau, yalın ve ruha nüfuz eden bir dille insanın iç dünyasını kurcalıyor; okura, hayata bir kez daha bakmayı salık verirken kendini görebilmenin imkânsızlığını da imliyor.

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.