Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-941-2
13x19.5 cm, 216 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Önsöz, s. 9-12.

Arap dünyasındaki ayaklanmalara birinci elden tanık olduğumuzu düşünmek hoşumuza gitmişti doğrusu. Tüm dünyada, televizyon ve bilgisayar ekranlarından gelişmeleri canlı izlemenin büyüsüne kapıldık. Yazıları, resimleri, güncellemeleri, dünyaya yayabileceğimiz ve kendimizi olayın bir parçası gibi hissetmemizi sağlayacak her şeyi elimizden geldiğince çabuk ve sık sık Twitter ve Facebook' ta paylaştık.

Oysa Arap dünyasında gelişmeleri yerinde yaşayanlar için bu olaylar uzun zamandır geliyorum diyordu. Yemen'den Jamal Jubran gibi aktivistler, bazı hükümetlerin aslında ne kadar baskıcı olduğunu, uluslararası medyanın diktatöre "diktatör" demeyi nihayet içine sindirmesinden çok daha önce anlamışlardı. Nitekim Jubran "Direniş: Sözcüklerle Silahlanmak" başlıklı makalesinde şöyle diyor: "Sözcükler benim silahımdı." Spot ışıkları bu despotlara ve onlara karşı gerçekleştirilen kitlesel protestolara çevrilmeden önce, zorbaların mutlak idaresine meydan okumak için zaten her şeyini feda etmiş sayısız insan vardı.

Televizyonlarda tanık olduğumuz şey, büyük bir mücadelenin ufak bir kısmından ibaretti. Bu mücadele Muhammed Buazizi'yle başlamadığı gibi, diktatörün biri bir Suudi Arabistan uçağına binip kaçtığı ya da bir diğeri kafasına bir kurşun yediği zaman bitmedi. Bunca zamandır Mısır'ın zindanlarına, Bahreyn'deki protestolara ya da Tunus'taki hileli seçimlere dikkat çekmeyen medya, halkın sokaklara dökülmesiyle birlikte Arap dünyasını ön sayfalarına taşıdı. Libyalı genç yazar Mohamed Mesrati'nin ilerleyen sayfalarda söylediği de bu: "Libya diasporasından insanlar, birdenbire yerel ve uluslararası basında Libya'dan görüntüler, Kaddafi'den değil de sıradan Libyalılardan söz eden başlıklar görmeye başladı. Bayilerde sıralanmış gazetelerin önünde afallamış halde kalakaldım."

Kimi zaman, alanlardaki insanların sesini duyurmak için çaba gösterildiği oluyordu, ama İngilizce medyanın çoğunda ayaklanmalar hakkında konuşan baskın sesler çoğunlukla sokaklarda yaşanan mücadelelerden çok uzaklarda yorum yapan profesyonel "uzman" lardan oluşan elit bir gruptu. Elinizdeki kitap işte bunu telafi etmeyi amaçlıyor.

Bu antolojiye katkıda bulunanlar, kendi köşesine çekilip olup bitenlere seyirci kalmış kişiler değil. Her biri ülkesinin geleceğini biçimlendirmekte bir rol oynadı, kitlesel ayaklanma dalgasının başlamasından çok daha önce rahatsız edici gerçeklerin belgelenmesine çalıştı; artık olaylar manşetlerden düşmüş olsa da, onlar aynı şekilde devam ediyor. Olayların tam içinde yer aldıklarından, katkı sağlamaları her zaman kolay olmadı.

Bu projeye katkıda bulunmayı ilk kabul edenlerden biri, Bahreynli blog yazarı ve insan hakları aktivisti Ali Abdulemam'dı. 2010 Eylülü'nde başlayan hapis cezasını 2011 Şubatı'nda tamamlamış ve çıkar çıkmaz Manama'daki protestolara katılmıştı. 2011 Haziranı' nda, aktivist, politikacı, yazar ve diğer aydınlara yönelik baskıcı uygulamalar sırasında, gıyabında 15 yıl hapse mahkûm edildi. Ali bir kez daha gözaltına alınmadan kaçıp saklanmıştı, iki yılı aşkın bir süre boyunca ondan haber alamadık, ta ki 2013 Mayısı'nda iltica hakkı aldığı Birleşik Krallık'ta yeniden ortaya çıkana dek. Öyküsünü bu kitapta okuyacağınız usta bir gazeteci ve yazar olan Bahreynli Dr. Ali Aldairy ise ancak geçen yıl sağ salim yurtdışına çıkıp ülkesinden uzak bir sürgün hayatına başladıktan sonra kalemi yeniden ele alabildi.

Malek Sghiri Tunuslu genç bir öğrenci. Onunla 2011 Martı'nda Tunus'ta karşılaştık. Tunus'ta öğrenci yürüyüşlerine önderlik etmiş, memleketi Thala'da güvenlik güçlerine karşı savaşmıştı. Dışarıda binlerce gösterici Bin Ali'nin ülkeden kaçtığı haberini sevinçle haykırdığı sırada, Burgiba Bulvarı'nda İçişleri Bakanlığı'nın kötü şöhretli hapishanelerinde tutulmakta ve işkence görmekteydi. Serbest bırakıldıktan sonra, özellikle gençliğin temsiliyle ilgili konularda faaliyetlerini sürdürdü. Tunus'ta, Arap devrimleri üzerine bir konferansta, gençlerin konuşma sürelerinin daha yaşlı konuşmacılar tarafından kısıtlanmasını şöyle eleştirdi: "Diktatörlerin yıllar boyunca yaptığı şeyi yapıp gençliğe büyüklük taslamayın!" Malek şimdi bir yazar ve devrimin amaçlarını koruma çalışmaları içinde yer alan öğrenci liderlerinden biri.

Suriyeli gazeteci Khawla Dunia, 2011 Nisanı'nda, farklı görüşleri sansürsüz yayınlayan birkaç yerden biri ve etkili bir web sitesi olan Safhat Suriya'ya (Suriye Sayfaları) yaptığı düzenli katkılarla dikkatimizi çekti. Bu çalışmaya katkıda bulunmasını istemek için telefonda konuşurken, "devrim" veya "aktivizm" gibi sözcükleri kullanmaktan kaçındık çünkü Suriye'de telefon konuşmaları sık sık dinleniyordu ve bunun sonu tutuklamalara varabiliyordu. Biz sözcükleri zar zor seçip şifreli bir dille projeyi anlatmaya uğraşırken, o sözümüzü kesti: "Devrime neden katılıyorum, biliyor musunuz? Çünkü onurumuz söz konusu. İşte bu yüzden, sizinle telefonda canımın istediği gibi konuşurum ve canımın istediği gibi de yazarım." Khawla Suriye'nin en dokunaklı seslerinden biri olarak öne çıkıyor; aynı zamanda, yerlerinden edilen insanlara barınma ve insani yardım sağlamak için yorulmak bilmeden çalışan bir aktivist.

Bu kitaba katkıda bulunan herkes, ülkesindeki olayların seyrini etkiledi ya da bunlardan etkilendi: San'a'dan Jamal Jubran gibi, kimi yıllarca yetkililerin tacizine maruz kaldı, kimi de Mısırlı Yasmine El Rashidi ve Safa Al Ahmad gibi, ülkesinin öyküsünü uluslararası platformlarda seslendirdi. Ghania Mouffok, uzun yıllar boyunca Cezayir'de eleştirel bir ses oldu; Mohamed Mesrati, Kaddafi yönetiminde zulme uğrayan ailesiyle birlikte ülkesinden kaçan ve 2005'ten beri Birleşik Krallık'ta yaşayan genç ve yetenekli bir yazar.

Her şeyin ötesinde, bu kitaba katkıda bulunanlar, derin bir kişisel ve politik düşünce sürecinde yer alan yazarlar ve düşünürler. Çoğunun çalışmaları ilk kez İngilizceye çevrilerek yayımlanıyor. Tanıklıklardan oluşan eşsiz bir derlemeyle karşı karşıyayız: Bu sesler geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek arasında, kişisel olanla politik olanın karşılaştığı bir alanda devam eden bir sürecin parçası.

Biz, yayıma hazırlayanlar, "Arap Baharı"nın anlatısını sahiplerine geri vermeyi amaçladık; bu insanlar olmasaydı, anlatacak bir öykü de olmayacaktı.

Layla Al-Zubaidi, Matthew Cassel

ve Nemonie Craven Roderick

Haziran 2013

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.