Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-577-3
13x19.5 cm, 248 s.
Liste fiyatı: 24,00 TL
İndirimli fiyatı: 19,20 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Kitapla Hayal Etmek
Özgün adı: Dreaming by the Book
Çeviri: Bülent O. Doğan
Yayına Hazırlayan: Tuncay Birkan
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kapak Deseni: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 2006

Kitapla Hayal Etmek, edebiyat eleştirisi, felsefe ve bilişsel psikolojinin parlak bir sentezini yaparak daha önce üzerinde pek çalışılmamış bir alan açıyor: Edebiyat eserlerinde tasvir edilen kişileri, sahneleri, ayrıntıları biz okurların zihinlerimizde nasıl olup da canlandırabildiğimizi, kitaplarla nasıl hayal kurabildiğimizi ve örtük talimatlarla oluşturduğumuz bu hayallerin neden çoğu kez gerçek hayatta kendi başımıza kurduğumuz hayallerden çok daha canlı ve kalıcı olabildiğini inceliyor. Şair ve yazarların bazen bilinçli, çoğunlukla da bilinçsiz olarak başvurdukları tekniklerle bize hayal etmeyi nasıl öğrettiklerini gösteriyor. Scarry, bu türden beş teknik belirliyor: Işık Yakma, Seyreltme, Ekleme ve Çıkarma, Germe, Katlama ve Eğme ve nihayet Çiçekli Varsayım. Özellikle Flaubert, Emily Bronte, Thomas Hardy, Tolstoy, Huysmans ve Woolf gibi romancıların ve Homeros, Wordsworth, Whitman, Rilke, Heaney ve Ashbery gibi şairlerin eserlerinden alıntılarla örnekliyor bu teknikleri. Scarry kitap boyunca, sık sık zihninde belli imgeleri canlandırma ve hareket ettirme deneyleri yapmaya da davet ediyor okuru. Böylece kitabın başlarında dalında hareketsiz hayal etmeye davet edildiğimiz ispinozu son bölüme geldiğimizde rahatça uçurabiliyoruz.

Edebiyatla ilişki kurma biçimimizi ve okuma anlayışımızı kökten dönüştürüp zenginleştirecek, yazarın konusuna yaklaşırken gösterdiği samimi heyecanın hemen okura da sirayet ediverdiği son derece özgün ve "güzel" bir kitap bu. Çiçeklerle dolu sayfalarında bir dolu kelebek ve kuş uçuyor üstelik.

İÇİNDEKİLER
Birinci Kısım
Resim Oluşturma
1 Canlılık Üzerine
2 Katılık Üzerine
3 Talimatın Yeri
4 Çiçekleri Hayal Etmek

İkinci Kısım
Resimleri Hareket Ettirmek
5 Birinci Yöntem: Işık Yakma
6 İkinci Yöntem: Seyreltme
7 Üçüncü Yöntem: Ekleme ve Çıkarma
8 Dördüncü Yöntme: Germe, Katlama, Eğme
9 Beşinci Yöntem: Çiçekli Varsayım

Üçüncü Kısım
Yeniden Resmetmek
10 Çemberler Çizmek
11 Patenle Kaymak
12 Çiçeklerle Hızlanmak
Sonuç: Yapma Kuşlara Uçmayı Öğretmek

Teşekkür
OKUMA PARÇASI

İkinci Kısım, Resimleri Hareket Ettirmek’ten, sayfa 85-86.

Bir kuşun havada uçtuğu söylendiğinde, orta uzaklıkta hareket eden bir benek hayal ederek onu zihnimizde canlandırmak görece kolaymış gibi gelir. Fakat önce belli bir kuşu zihnimizde canlandırıp ardından onun uçuşunu hayal etmeye çalıştığımızda, imgeyi havalandırmak bir hayli zor olacaktır.

Mesela bahçemde bulunan genç bir dişi Amerikan ispinozunun imgesini, uzun uğraşlar sonucunda, epey başarılı bir şekilde zihnimde canlandırabiliyorum. Bu kuşun zihinde kolayca canlandırılabilmesi, bir çiçekle pek çok ortak noktasının bulunmasıyla ilgili olabilir. (Aslında, kısa süre önce doğmuş, tüyleri koyu kahverengi kuş bahçeye ilk girdiğinde tesadüfen kayısı-pembe renkli bir zambağın arkasına konmuştu ve çiçek onun minik bedenini yer yer kapatıyor, daha doğrusu onun imgesinin üzerine bindirilmiş gibi duruyordu. Birkaç hafta sonra, bir iki gündür gözüme takılan olağandışı kayısı-pembe kuşun aynı kuş olduğunu, ergenlik dönemindeki tüylerinin dökülüp ilk kış tüylerinin çıkmış olduğunu fark ettiğimde ne kadar da şaşırmıştım.) Kayısı-sarı-kırmızı renkte bir daire, daha doğrusu dik ve tombul bir elips hayal edersek zihnimdeki imgeye az çok yaklaşmış oluruz. Şimdi o imgeye bazı geometrik biçimler ekleyelim: yukarıdan aşağıya olan mesafenin üçte birinde mercan rengi belirgin bir üçgen (gagası), onun yanında da kusursuz bir siyah daire (gözü). Sonra da buna, parlak samur kızılı üzerine yer yer kül dökülmüşçesine minik dar şeritler halinde kırmızı-kahverengi-gri tonları olan üç biçim daha ekleyelim: dolgun dairenin tepesine bu tonlarda bir üçgen koyun (sorgucu), büyük dairenin içinde dikey olarak inen, aynı parlak renkte dar bir elips (kanatlardan biri) ve son olarak, dairenin altından dimdik aşağı inen ince bir renk kaması (kuyruğu).

Fakat zihnimde onu uçarken canlandırmaya çalıştığımda, hatta onu dalda hareketsiz durup kuyruğuyla küçük daireler çizerken canlandırmaya çalıştığımda, ki tüm Amerikan ispinozları gibi bu hareketi sürekli yapar (karşı cinsi cezbetmek için yapılıyormuş gibi duran bir harekettir bu, ama kalbinin hızlı atışlarını düzenliyor olabileceği gibi, dikkat çektiğinde gövdesi değil kuyruğu hedef alınsın diye yapılıyor da olabilir), hareketlerini zihnimde gerçekten canlandıramam, ancak canlandırdığımı hayal edebilirim. İmgesel kuş gerçek kuş karşısında nasılsa (benzer ama daha solgun), hayal edilmeye çalışılan hareket de imgesel kuş karşısında öyledir (benzer ama daha solgun). Hareket düşüncesi ya da hareketin zihinsel olarak görülmesi, kuşun daha maddi imgesinin üzerine bindirilmiş gibidir. Kuşu hayal edebilirim, ama hareketlerini hayal ettiğimi ancak hayal edebilirim.

Yazarlar zihnimizdeki imgeleri hareket ettirmemizi nasıl sağlıyorlar? Aşağıda bunu sağlamanın beş yöntemi üzerinde duracağız. Yazarların talimatları doğrultusunda uçan nesneler de bazen duran nesneler kadar canlı bir biçimde görülebilir. Ama yazarlar bizi imge inşa etme yönünde bir zihinsel faaliyete soktuğunda, kasti olarak, yarı hayal edilebilir bir şeyin imgesini hemen hemen tam hayal edilebilen bir şeyin imgesi üzerine bindirmemizi isterler; keza sekizde bir hayal edilebilen daha da solgun bir yüzey imgesini, yarı yarıya hayal edilebilen görece sağlam yüzey imgesi üzerine bindirmemizi de isteyebilirler. Eşit olmayan hayal edilebilirlikteki imgelerin sürekli katmanlara ayrılması muhayyileye temel yapı malzemelerini verir.
(...)

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Hayrettin Orhanoğlu, “Kitapla hayal kurmanın cazibesi”, Kitap Zamanı, Sayı 11, 4 Aralık 2006

René Guénon, Doğu ve Batı düşüncesinde muhayyilenin vardığı noktaları işaret ederken geleneksel düşünce yapısının sembolik bir bakış aracılığıyla ilerlediğini, bu yapılırken de genellikle ‘nitelik’ten hareket edildiğini öne sürer.

Başta eşya olmak üzere geleneksel insanın etrafındaki her şey, kutsallığa dair bir anlam taşımaktadır. Oysa niceliğin egemenliğindeki modern hayat, bu sembolik anlamlandırmalarda farklı bir yöndeki kutsallığa, maddenin kutsallığına dönüktür. Geleneksel anlamlandırma, Guenon’a göre hayatın içinde kalan dinamikleriyle her zaman canlı ve her zaman kendindenlik sınırına sahiptir. Modern hayatın insanı giderek tüketen hızı, sınırın giderek belirsizleşmesine yol açmış ve ‘nitelik’, sembolizmalar devrini ve insanın kendindenliğini de kanatları altına alarak uzaklaşmıştır. Düşünceden sanata niceliğin egemenliği, insanı kendiliğinden uzaklaştırarak ‘endişe’ye ve daha ileride derin bir varoluş kargaşasına sürüklemiştir. Çünkü bu varoluş, niceliğin aynasında aynı zamanda yokoluşu da yansılamaktadır.

Elaine Scarry’nin, Bülent O. Doğan tarafından çevrilen Kitapla Hayal Etmek adlı kitabını okurken yalnızca Batı’da hayalin sürecini değil, düşünce ve dolayısıyla sanatın bugüne gelinceye dek izlediği süreci de nitelikten niceliğe dönüşün bir hikâyesi olarak okuduğumu hayal ettim. Öyle ya, kitaplar aracılığıyla hayalin serüveni aslında düşüncenin ve sanatın da serüveni olmalıydı. Walter Benjamin’in de belirttiği gibi tekniğin yalnızlaştırdığı okuyucu, matbaadan çıkan kitabı okurken aslında kendiliğini de okumakta; ancak bunu yaparken dış dünyayla olan ilişkisini en aza indirgemektedir. Tıpkı Emma Bovary gibi.

Hayâlin hayâl edilebilir oluşunu ve imgenin muhayyilede gerçek dünyadakinden daha az kalıcı olduğunu ileri süren Scarry; Gustave Flaubert, Emily Bronte, Thomas Hardy, Tolstoy ve Woolf gibi romancılarla Homeros, Rilke, Whitmann gibi Türk okurunun da yakından tanıdığı sanatçıların eserlerini mercek altına alır. Yazar, kitapta baştan sona ispinoz kuşunu muhayyilesinde uçurmaya çalışır. Daha çok okurun öznel tecrübelerinden yola çıkarak uçurmaya çalıştığı ispinoz kuşu gibi Scarry, imgenin de bilinçte “inşa edilebilirliğini” gündeme getirir. Buna göre imgenin inşası, beş teknikle yahut beş nitelikle mümkündür: İlk aşamada ‘ışık yakma’ yoluyla muhayyilede nesneler, olaylar bir ışık ya da parıltılı bir nesne aracılığıyla okura aktarılırken nesnelere eklenen sıfatlar da bu teknikte yer alırlar. ‘Binlerce öbek ateş parlıyordu ovada’ dizesinde ‘ateş’ ve ‘parlıyordu’ kelimeleri bu teknikte göze çarpan dikkatlerdir. İkinci aşamada yazar, dil aracılığıyla ‘seyreltme’ tekniğini kullanır. Buna göre muhayyilede imgeye dönüştürülen nesne, kendiliğiyle değil de gölgesi ya da ters çevrilip yansımış görüntüsüyle ele alınır. Homeros’un İlyada’sında geçen bir sahnede örneklenen teknikte ‘Aniden Paris hamle etti, kargısının uzun gölgesi ileri fırladı’ dizesinde kargının değil de gölgesinin ileri fırlaması söz konusu edilerek nesnenin seyreltilmiş hayali gözde canlandırılır.

‘Ekleme ve çıkartma’ tekniğiyle nesneler ya da insanlar, eylemlerinde daha fazla ayrıntıya boğulmadan hikâye ve romandaki görevlerini ifa etmiş olurlar. Aynı şekilde imgeler, nesnelerin gereğinden fazla hareketi yoluyla zihinde canlandırılırlar. Nesnenin hareket ve durağanlık niteliği, aynı anda söz konusu edilerek imgesel canlandırma çabası görülür. Scarry, ‘germe, katlama ve eğme’ tekniğiyle de sanatçıların ayrıntılar aracılığıyla eser ve toplumsal yapı arasındaki ilişkiyi kurgulama biçimleri üzerinde açıklayıcı örneklere başvurur. İç tutarlılık, bu hamleye bir dayanak oluştururken gerçekçi eserlerden hareket eden Scarry, imgelerle elde edilen bir süreçte ayrıntıları fark ettirmeye çalışarak aktarır. Diğer aşamalarda olduğu gibi bu aşamada da imgeler, okurun bilincinde ister istemez ayrıntılarla canlandırılır.

Yazar, son aşama olan ‘Çiçeklerle Hızlanmak’ adlı bölümde kurduğumuz hayallerin neden çoğu kez gerçek hayatta kendi başımıza kurduğumuz hayallerden çok daha canlı ve kalıcı olabildiğini inceliyor. Şair ve yazarların bazen bilinçli, çoğunlukla da bilinçsiz olarak başvurdukları hayalin kalıcılığını sorguluyor. Daha özelde öğrendiğimiz şey, çiçeklerin canlılığı ve renkliliğiyle bir insan yüzünden daha akılda kalıcı olduğu. Scarry, bu kitabıyla bir anlamda sanatçıyla okur arasında bir anlam köprüsü kurmaya çalışıyor. Bunu da başarıyor. Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi Batı eleştirisinin yüzyıllara dayanan bir gelenekle disiplinler arasında kurduğu bağlantılarla metni daha anlaşılır hale getirme ve onu ortaya koyan bilincin korkularını, arzularını aynı zamanda insanî zaviyeden değerlendirmenin peşinde

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.