Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-619-0
15x21.5 cm, 100 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Acayip Havalar
İklim Değişikliği Hakkında Bilmek İstemediğiniz Ama Muhtemelen Öğrenmek Zorunda Olduğunuz Her Şey
Özgün adı: Funny Weather
Çeviri: Özlem Dalkıran
Tasarım: Kate Evans
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Haziran 2007
3. Basım: Aralık 2009

94.9’da yayın yapan “kâinatın tüm seslerine” Açık Radyo, kitap yayıncılığına başladı! Dünyanın gidişatı konusunda paylaşımda bulunma, söz söyleme ve söyleyecek sözü olana imkân sağlama gibi çabaları önemseyen istasyonun kitaplığının adı: Açık Radyo Kitapları.

Dünyanın en önemli varoluş krizini, yani küresel iklim krizini son derece anlaşılır, akıcı, ironik ve komik bir dille anlatan Acayip Havalar, Açık Radyo Kitapları’nın ilki.

Aynı zamanda bir çevre aktivisti de olan karikatürist Kate Evans, tarihin ilk küresel ısınma “çizgi romanı” ile iklim değişikliğine karşı mücadelede eşi bulunmaz bir araç veriyor elimize. Acayip Havalar konu üzerinde yazılmış birçok bilimsel kitaptan çok daha anlaşılır ve özlü bilgiler içeren önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

İklim krizinin temel kavramları olan; sera etkisi, geri besleme, kısır döngü mekanizmaları gibi konulara açıklık getiren kitap, karbon kirliliğine kişisel katkı payımızı hesaplamak için küçük bir rehber de içeriyor. Dünya nereye gidiyor, gelecekte bizi neler bekliyor? Bu gidişattaki negatif rolümüz nedir ve bunu nasıl değiştirebiliz? Hemen harekete geçmek için neler yapabiliriz? Acayip Havalar’ı okurken tüm bu ürkütücü sorulara gerçekçi ve iyimser cevaplar bulacaksınız.

Açık Radyo yöneticisi Ömer Madra ve gazeteci, aktivist, yazar ve öğretim üyesi George Manbiot’nun önsözleri ile yayımlanan kitap adeta “çevrecinin el kitabı” olacak nitelikte.

Sonsöz ise kısa olduğu kadar manidar: “Bu kitabı hayatını değiştirmek için kullan, çünkü bundan sonra olacaklar senin şimdi neler yapacağına bağlı.”

İÇİNDEKİLER
Türkçe baskıya önsöz, Ömer Madra
Önsöz, George Monbio

Bölüm 1
Peki bu sera etkisi denen şey nedir? İklim kaosu ve bunun dünya yüzündeki yansımalarıyla ilgili açıklama

Bölüm 2
Artı geribeslemeler kulağa hoş geliyor ha? Hayır. Olayların pek yakında korkunç derecede kötüye gidebileceği hakkında her şey

Bölüm 3
Ne yapıyoruz? Dünya yıkılsa???

Bölüm 4
Ne yapacağız? Aklımız başımızdaysa, elimizden gelen her şeyi

Harekete geç
Esin kaynakları

Karbon hesaplama
Böylece şimdi ne yapman gerektiğini göreceksin
OKUMA PARÇASI

Türkçe Basıma Önsöz, Ömer Madra, s.7

“Bu kitabı hayatını değiştirmek için kullan, çünkü bundan sonra olacaklar senin şimdi neler yapacağına bağlı.”

2006, hepimizi bekleyen çevre felâketi bakımından bir uyanış yılı oldu aslında. Bu yıl, yani 2007 de umut ve eylem yılı olmalı. Zaten öyle olacağa benziyor...

Canlılar âleminin üstüne karabasan gibi çökmüş olan bir püsküllü belâdan, yani küresel ısınmadan Açık Radyo’da bahsetmeye başlamamızın üzerinden 10 yıla yakın bir zaman geçmiş. Bu süre içinde döne döne bu korkunç tehdit üzerinde konuşan Açık Radyo, açık söylemek gerekirse, biraz da “köyün delisi” muamelesi gördü. Hani neredeyse dinleyici kaybedeceğimizden kaygılanmaya başlıyorduk ki, birden işler değişti. Havada bir acayiplik olduğu açıkça ortaya çıktı. İnsanlar dikkatle baktılar ve sonunda gördüler ki...

Boz ayılar milyonlarca yıldan sonra ilk kez kış uykusuna yatmaktan vazgeçiyor, yeryüzünün en karizmatik yaratıklarından kutup ayıları yüzmekten bitap düşüp boğulmaya başlıyor, kafaları karışan deniz aygırları, eriyip giden buzlarla karıştırdıkları beyaz balıkçı teknelerine tırmanmaya çalışıyor ve bu kış bazı yerlere hiç kış gelmiyor. Hani o eşsiz türküdeki gibi: “Baharı görmeden yaz geldi geçti!...”

İnsanlar o zaman bir silkindiler, “şeamet tellâllığı” şeklindeki yayınlarımıza daha bir kulak verir oldular. Hoş, Britanya hükûmeti ekonomi başdanışmanı Sir Nicholas Stern’in “küresel ısınmaya karşı âcilen tedbir alınmazsa, dünya ekonomisi de tepetaklak gidebilir!” diye kallavî bir rapor vermesinin, Avustralya ekonomisinin de kuraklık yüzünden yüzde bir kayba girmesinin de rolü olmadı değil tabiî köyün delisi olmaktan kurtulmamızda. Ne diyelim? Parayı veren, düdüğü çalıyor!...

Bir başka raporda da gelişmiş ülkelerde 4 - 11 yaş arasındaki çocukların neredeyse yarısının küresel ısınma yüzünden gece uykularının kaçtığı belirtiliyordu. Çocuktan al haberi: Adana’dan bize yazan 11 yaşındaki Ada “Küresel Isınma kimin suçu? Bunu bize nasıl bulaştırdınız?” diye soruyor, İstanbul’da bir ilköğretim okulunda “Kar Tatilimizi Geri İstiyoruz!” pankartı açılıyor, bir anaokulunda 4,5 yaşındaki Alara da, “Ama bütün bu kötü şeyler şimdi olmayacak, biz büyüdükten sonra olacak, değil mi?” diye savuşturmaya çalışıyordu belâyı... Ne var ki, suçluyu bulup Ada’ya gösteremedik, öbür çocuklara kardan adamlarını geri getiremedik, Alara’yla da aptal bir sırıtış ve manasız bir baş sallama ile vaziyeti idare etmeye çalıştık ama ona “evet” de diyemedik yani - dalkavukluğun da bir sınırı var!

Küresel ısınma ile ilgili konuşmaya gittiğim ana okulunda, “Dünyayı kurtaran adam geldi!” demiş çocuklar. “Saçmalamayın,” dedim onlara, nazikçe. “Dünyayı kendimizden başka kimse kurtaramaz, anladınız mı?” Anlayıp anlamadıklarını anlamadım, zaten ne dediğim de pek belli değildi. Ama, elinizdeki harika kitaba çok esaslı bir önsöz yazan George Monbiot’ya bakılırsa, kendi dışımızda bir “kurtarıcı” çıkaramasak bile, ona en yakın kişiyi, çizer Kate Evans’ı ele geçirmiş bulunuyoruz - talihimiz yaver gidiyor!

Gerçekten de Kate Evans, tarihin ilk küresel ısınma “çizgi romanı” ile, yani bu çok komik, çok acıklı ve çok bilimsel kitabıyla iklim değişikliğine karşı mücadelede eşi bulunmaz bir araç tutuşturuyor elimize. Evans, dünyayı değiştirmeye azmetmiş bir avuç duyarlı, kendini adamış vatandaş topluluğunun en yaratıcı üyelerinden biri. Aracının “kullanma kılavuzu”nu da, yanında veriyor: “Bu kitabı hayatını değiştirmek için kullan, çünkü bundan sonra olacaklar senin şimdi neler yapacağına bağlı.” (Bkz.: Son sayfa)

Konuyu yayında dinleyicilere açmamızın üstünden 10 yıl geçmiş. Ve belki de ilk kez şimdi (nihayet!) Türkiye’de de birçok insanın sıkı bir çalışma içine girdiğini, iklim değişikliği konusunda birşeyler yapmak için vargücüyle uğraştığını görüyoruz. Çevre aktivisti-yazar Bill McKibben’ın dediği gibi, “İşte buna hareket denir ve şimdi bir küresel ısınma hareketimiz var artık.” Dünyanın en baba iklim bilimcilerinden James Hansen de, “neden artık bekleyemeyiz” diyor soru işareti kullanmadan: “Şimdi harekete geçip en köklü tedbirleri almak için en fazla 10 yılımız var... Böyle yapmazsak, sonra başka bir gezegenden bahsediyor olacağız.”

Bir radyo istasyonu olarak ikinci bir 10 yıl daha yayın yapamayabiliriz demek oluyor bu!

Hansen’e göre, “bilim topluluğunun küresel ısınma konusundaki kavrayışı ile konuyu asıl bilmeleri gerekenlerin, yani kamuouyu ile siyasetçilerin kavrayışı arasında bir uçurum var... Demokrasilerin en temel ilkelerinden biri, halkın bilgi edinmesi ve dürüstçe bilgilendirilmesi. Oysa, işler böyle yürümüyor. İnsanlar, temel hakları olduğu halde küresel ısınma konusunda doğru dürüst bilgi edinemiyorlar... Ayrıca, politikacılar özel çıkar sahiplerinden binbir türlü maddî destek alıyorlar; o zaman da özel çıkarların özel ayrıcalıkları oluyor.”

Dünya için olduğu kadar, demokrasi için de vahim bir sorun var yani.

Açık Radyo’nun kitap yayıncılığı âlemine el atmasının – ve özellikle bu kitapla işe başlamasının temel sebeplerinden biri de burada yatıyor olabilir. İki yıl önce, 10. yıldönümünde kendini şöyle tarif etmişti Açık Radyo: “Dünyanın gidişatı konusunda bir bilgi ve duygu paylaşımında bulunma; tartışma, etkileşme ve geleceğe ilişkin örgütlenmeye yönelik bir “forum” olma; kısacası, başka bir dünyanın mümkün ve zorunlu olduğunu gösterme yolunda çaba harcama...”

Acayip Havalar kitabı, işte böyle bir çabanın ürünü diyebiliriz. Çizer Kate Evans ve onun yayıncısı Malcolm Imrie, bu eserin yayımlanmasının ve Türkiye’de geniş kitlelerle paylaşılmasının, kâr etmekten ziyade politik bir eylem amacına yönelik olduğunu derhal kabul ederek, asgarî telif ücretleriyle yayın hakkını bize vermeyi seve seve kabul ettiler.

Ama, yayının çok önemli bir özelliği daha var: Radyomuzun “kıdemli” dinleyicilerinden ikisi, Zafer Polat ile Turan Okar bu yıl radyoya desteklerini yapmakla yetinmediler; yaptığımız bir açıklamanın izini dedektif gibi sürdüler, iradelerini bize dayattılar ve kitabın tümüne neredeyse “cebren” sponsor oldular. Türkiye’de bir radyonun, dinleyicisinin desteği ile gerçekleştirdiği ilk kitap yayıncılığı denemesi böyle gerçekleşti yani.

Ayrıca, destekçi ve dostlarımızdan Özlem Dalkıran, metinleri coşkuyla Türkçe’ye çevirdi; bu yıl dinleyici destek projesinin “3 bininci destekçisi” olmayı –özel bir kurnazlık sonucu– başaran Selçuk Özdil, mühendisliğini konuşturup teknik terimleri bir bir elden geçirdi; kadim dostumuz Semih Sökmen derin yayıncılık birikimini baştan sona sabırla bizimle paylaştı, her türlü teknik ve bilgi desteği sağladı ve üstüne üstlük, son okumayı yaptı; ilk günlerden beri programcılarımız, destekçilerimiz ve dostlarımız arasında yer alan Artun Çinetçi ise, biz kitap yayıncılığı macerasına pupa yelken –ya da bodoslama!– girişirken tüm baskı öncesi hazırlık ekibiyle birlikte omuzladı, üstelik kitabın türkçesini bu önsöze “yetiştirdi”!

Yani, deyim yerindeyse, bu kitap, baştan sona Açık Radyo dinleyicisinin katkısıyla yayımlandı ve küresel iklim değişikliğine karşı dünyadaki eylemin küçük bir parçası oldu. Düşünce ve hayat tarzımızı kökünden değiştirmeye, daha azla yetinmeye, çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşanabilir bir gezegen bırakmaya kararlıyız. Bu gezegenden başka evimiz olmadığını biliyoruz zira.

Gelecek kuşakların haklarını korumak ve savunmak için bizimle birlikte kan ter içinde uğraşan bütün dostlarımıza ve adını burada anmayı unuttuğumuz herkese müteşekkiriz.

23 Nisan 2007, İstanbul

Devamını görmek için bkz.

Önsöz, George Monbiot, s. 9

İklim değişikliğinin henüz dünyanın en önemli siyasi meselesi olmamasının bence iki nedeni var. İlki, savaşlar, suçlar ve terörizm ya da ekonomik krizlerin aksine, bu suç tamamen başkalarının üstüne atılamaz. Olanlardan hepimiz sorumluyuz ve hiç kimse en duyarlı olmaları beklenen iyi eğitimli, kozmopolit, çok gezmiş ve görmüş kişilerden daha suçlu değil.

İkincisi, toplam küresel etkilerinin feci olduğunu bilmemize rağmen, iklim değişikliğinin en zengin, en ılıman ülkelerde yaşayan bizlere şimdiye kadar çok nazik davrandığının da farkındayız. Birleşik Krallık bir daha asla –Golfstrim durmadığı takdirde– 1947, 1963 ve 1982 yıllarındaki gibi dondurucu bir soğuk yaşamayacak. Bir daha asla yazlarımızın yağmurlarla silinip süprüldüğü kaygısına kapılmayacağız. Elbette sebzelerimizi yetiştirmek için yazları biraz daha fazla yağmur isteriz ve eğer sel yatağında bir ev alma aptallığında bulunduysak, kışları da biraz daha az yağmur yağsın isteriz. Ama çoğu zaman, yarattığımız kirlilik birçoğumuz için genellikle bir nimet. Bu sorunu biz yarattık ama zararını bizden çok gezegenin en yoksulları çekecek.

İklim değişikliğiyle ilgili olarak endişelendiğimizi iddia ediyoruz ve birinin bir şeyler yapmasını istediğimizi iddia ediyoruz. Ama aslında, yapmasınlar diye dua ediyoruz. Aksi takdirde, yaşam tarzlarımızı değiştirmemiz gerekecek çünkü.

İnsanların hâlâ ısrarla aldığı çılgın kararlara baktığımda, hatalı olduğumuzu kanıtlasın diye iklime neredeyse meydan okuyormuşuz gibime geliyor. Arabaların boyutları büyüyor ve uçak seferleri artıyor. İklim değişikliği etkilerinin dünya çapında kabul gördüğü şu sıralarda klimalar ve açık hava sobaları almaya başladık. Dünyanın en ünlü mimarı olan Frank Gehry haricî klima sistemli açık hava konser salonları inşa etmeye başladı. Roma İmparatorluğunun son günlerini yaşıyoruz sanki.

Peki, ne halt edeceğiz? Dünyanın en büyük sorununu, dünyanın en büyük davası haline nasıl getireceğiz? Ben bu konuda yıllardır vızıldanıp duruyorum ve hiçbir sonuç alamıyorum. Benim kitaplarımı ve makalelerimi okuma zahmetine katlanan insanlar zaten konuyla ilgili olanlar. Televizyon iklim değişikliğini seksi bir konuya dönüştürebilir ama televizyonlar, ikinci Porsche’leri için park yeri bulmanın dünyanın yok olmasından çok daha acil bir sorun olduğunu düşünenlerin elinde.

Yani, yeni bir Mesih’e ihtiyacımız var. Bu mümkün değilse, Kate Evans’ımız var. O, bu konuya hiçbirimizin beceremediği yepyeni bir şey getirdi: iklim değişikliği hikâyesini anlaşılır, komik ve dokunaklı bir şekilde anlatmayı başardı. Kate’e uzun zamandır hayattaki en iyi karikatüristlerden biri olduğunu ve ortaya çıkıp, önemli bir yayında günlük karikatürler çizmesini gerektiğini söylüyordum. Ama şimdi bunu yapmamış olduğu için çok memnunum çünkü vaktini çok daha önemli bir şey yapmak için kullandı. Son kitabını – Copse– çok sevmiştim, bunu daha da çok seviyorum. Biyosferi hiç umursamayan kişilere ulaşabilecek birileri varsa o da Kate ve bir de, – bu kitabı alıp okuması gerektiğini düşündüğünüz birine verirseniz – sizsiniz.

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Nilüfer Zengin, “Küresel Isınma Kitabı: ‘Acayip Havalar’”, Bianet, 23 Haziran 2007

Acayip Havalar tarihin ilk küresel ısınma çizgi romanı, Açık Radyo Kitapları'nın da ilk yayını. Ömer Madra, "Kitap bu karmaşık meseleyi olabilecek en yalın ve kapsamlı şekilde anlatıyor" diyor. "Yaşam şekillerimizi değiştirmeden bu sorunu çözemeyiz."

Küresel ısınmanın ciddiyetini kavramada Ömer Madra'nın katkılarını bilenler bilir. Açık Radyo Kitapları'nın ilk kitabı da Kate Evans'ın Acayip Havalar isimli tarihin ilk küresel ısınma çizgi romanı.

Ömer Madra kitabın en temel özelliğini "anlaşılabilir, yalın ve bilimsel olarak mükemmel bir kavrayışa dayanıyor olması" diyor.

Madra, bilim dünyası ve aktivistlerin kitabı çok önemli bulduklarını, çocukların da bu kitap sayesinde bu karmaşık meseleyi sıkılmadan kavrayabileceklerini söylüyor.

"Açık Radyo'yu övmek pahasına bu kitabın çok önemli bir seçim olduğunu düşünüyorum. Kitap yeryüzünün en karmaşık meselesine dair çözümü önümüze koyuyor."

Haziran ayında raflarda yerini alan kitabı Özlem Dalkıran Türkçeleştirdi. Kitapta Ömer Madra ve küresel iklim değişikliği üzerine yazlarıyla tanınan Guardian gazetesi yazarı George Monbiot'un özsözleri de yer alıyor.

"Bana 'Neden önlem alınmıyor?' diye soran çocuğa yanıt bu kitapta"

Madra bir anekdot aktarıyor: "Okullarda gittiğim konferanslarda bir çocuk bana 'bir sürü kötü şey olacağını öğrendik, orman yangınları, sel, kuraklık, savaşlar.... Ama bunları bile bile neden önlem almıyorsunuz? diye sormuştu. Bu çok önemli bir soru. İşte bu kitap da bu soruya olabilecek en kapsamlı cevabı vermeye çalışıyor."

"Meselenin sınıfsal boyutu görülmeli"

Çizgi romanda küresel ısınma hakikatini ekonomik çıkarlarına ters düştüğü için, inkâr eden bir "kötü" adam tiplemesi var... Madra, bu tiplemenin meselenin "sınıfsal" boyutunu ve küresel adaletsizliği ortaya çıkardığını, büyük şirketlerin düşünüş tarzını temsil ettiğini söylüyor.

"Yaşam tarzımızı değiştirmeliyiz"

Madra, küreselleşme karşıtı yazar George Monbiot'nun kitabın önsözündeki bir cümlesini anımsatıyor: "İklim değişikliğinin bizi endişelendirdiğini ve birilerinin bir şeyler yapmasını istediğimizi iddia ediyoruz. Ama yapmasınlar diye de dua ediyoruz, yaşam tarzımızı değiştirmek zorunda kalacağız çünkü."

Madra da kendi hayatımızda önemli değişiklikler yapmadan, "tüketim toplumu" olmaktan vazgeçmeden, bundan kurtulamayacağımızı söylüyor.

"Zenginler neden oluyor, yoksullar etkileniyor"

"Tamam, Bush, petrol şirketleri, otomotivciler sorumluluk sahibi ama sadece böyle değil işte. Asıl siyasi karar alıcılar sorun."

Madra'nın paylaşmak istediği isyan küresel ısınmanın, küresel adaletsizliğe uygun bir biçimde, en çok yoksulları etkileyecek olması.

"Dünyanın nüfusunun yarısına yakını büyük bir yoksulluk içinde, günde bir iki dolarla yaşıyor. 3 milyara yakın insan var böyle. Bu insanlar küresel iklim değişikliğine sebep olan derin donduruculara, arabalara, klimalara, bilgisayara, su ısıtıcılarına sahip değiller. Ve en büyük etkileri de onlar yaşayacaklar. Bangladeş'tekiler, Pasifik adaları sakinleri büyük sellerden etkilenecekler."

"Bu yüzden," diyor Madra, "Asıl zengin ve elit kesim harekete geçmeli. Bu işin asıl sorumlusu dünya nüfusunun yüzde 20'si."

"Küresel ısınma için ekonomik ve teknolojik önlemler alınabilir. fakat siyasi olarak çözüm mümkün mü? Bunu bilmiyoruz. Herkesin sokağa çıkması, herkesin aktivist olması gerekiyor. Bütün tarihte de böyledir. Büyük bir sabırla eziyet altına girerek mücadele etmemiz gerekir."

"Açık Radyo Kitapları devam edecek"

Açık Radyo Kitapları bundan sonra Türkiye'nin önde gelen medya mensuplarıyla, akademisyenlerle söyleşilerden oluşan bir "Medya Konuşmaları" kitabı yayımlayacak.

Eylül'de de Açık Radyo Ansiklopedisi çıkacak, Madra "içinde susuzluktan Susurluk'a her şey var," diyor.

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.