Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-708-1
13x19.5 cm, 200 s.
Liste fiyatı: 20,00 TL
İndirimli fiyatı: 16,00 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Söylemek ve Yapmak
Harvard Üniversitesi 1955 William James Dersleri
Özgün adı: How to Do Things with Words
Çeviri: R. Levent Aysever
Yayına Hazırlayan: Tuncay Birkan
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 2009
2. Basım: Nisan 2017

Diğer felsefe gelenekleri Anglosakson felsefe geleneğine hep belli bir mesafeyle yaklaşmış olmasına rağmen, bu gelenek içinde yetişen J. L. Austin'in kitabı, sadece felsefe ve dilbilimde değil, birçok sosyal ve beşeri bilim alanında büyük yankı uyandıran "doğurgan" bir eser oldu. 1962'de yayımlanan bu kitapta geliştirilen kuram, edebiyat eleştirisinden iktisada birçok alanda yaratıcı çalışmalara esin verdi; Searle, Derrida, Ricoeur, Habermas ve Butler gibi düşünürler tarafından ele alınarak derinleştirildi. Austin'in "bir şey söylemek, bir şey yapmaktır" diye özetlenebilecek dilin "edimselliği/performatifliği" düşüncesinden yola çıkarak geliştirdiği bu kuramı, kitabın çevirmeni Levent Aysever yazdığı kapsamlı Sunuş'ta şöyle özetliyor:

" !Edimsel! kavramı, mantıkçı pozitivist görüşün, dilin temel işlevinin içinde bulunduğumuz dünya hakkında doğru ya da yanlış bildirimlerde bulunmak, doğru ya da yanlış betimlemeler yapmak olduğu yollu temel savına Austin'in getirdiği köklü eleştirinin ana kavramıdır... Ona göre, bildirimde bulunmak, betimlemek dilin kullanımlarından yalnızca biridir. Austin, dilin bu kullanımını 'saptayıcı' olarak nitelendirir ve bu kullanımın karşısına dilin 'edimsel' kullanımını koyar: kullandığımız sözlerle yalnız birtakım saptamalarda bulunmayız, bunun dışında bir de bir şeyler yapıp-ederiz: ad veririz, miras bırakırız, bahse gireriz, söz veririz, vb. 'Söz edimleri' kuramı ise, Austin'in, bildirimler, betimlemeler yoluyla saptamalarda bulunurken de, aslında, tıpkı söz verirken, bahse girerken olduğu gibi bir şeyler yapıp-etmekte olduğumuz düşüncesine vardığı noktada geliştirdiği bir kuramdır."

Felsefeyle, dilbilim ve dil felsefesiyle, edebiyat kuramıyla ilgilenen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir klasik.

İÇİNDEKİLER
Sunuş, R. Levent Aysever

İkinci Basıma Önsöz, Marina Sbisà, J.O. Urmson
İlk Basıma Önsöz, J.O. Urmson

Söylemek ve Yapmak
I. Edimseller ve Saptayıcılar
II. Bir Edimselin Yerinde Olması İçin Gereken Koşullar
III. İsabetsizlikler: Karavanalar
IV. İsabetsizlikler: Suistimaller
V. Olası Edimsellik Ölçütleri
VI. Belirtik Edimseller
VII. Belirtik Edimsel Fiiller
VIII. Düzsöz Edimi, Edimsöz Edimi ve Etkisöz Edimi
IX. Edimsöz Edimi ile Etkisöz Edimi Arasındaki Farklar
X. Söylerken ve Söyleyerek Karşıtlığı
XI. Bildirimler, Edimseller ve Edimsöz Gücü
XII. Edimsöz Gücü Sınıfları

Ek
Sözlük
Dizin
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Emrah Pelvanoğlu, “Dilin kemiği yok mu?”, Kitap Zamanı, Sayı: 40, Mayıs 2009

“Bir şey söylemek, bir şey yapmaktır”. İngiliz felsefeci J. L. Austin’in (1911-60) 1955 yılında Harvard Üniversitesi’nde verdiği derslerin notları, ölümünden sonra J. O. Urmson tarafından derlenerek How to Do Thing Wiıth Words adıyla 1962 yılında kitaplaştırılır. Marina Sbisá’nın yeniden gözden geçirdiği kitap 1975 yılında ikinci baskısını yapar. Söz edimleri kuramının (Speech Act Theory) başlangıç metni olarak da kabul edilen bu kitap, Levent Aysever tarafından Söylemek ve Yapmak adıyla Türkçeye çevrildi. Aysever, doktorasını Austin’in öğrencisi John. R. Searle üzerine yapmış, Austin’e ve Austin sonrası tartışmalara vakıf bir felsefeci. Nitekim Söylemek ve Yapmak için yazdığı kapsamlı sunuş yazısı da, Austin’in kuramını ve kitabı anlamamız için gerekli, giriş niteliği taşıyan anahtar kavramlara dair açıklamalarla dolu.

Bir şey söylemek, bir şey yapmaktır

Aysever, Austin’in bu dersi verdiği sırada Harvard’da öğrenci olan Paul De Man’ın tanıklıklarına dayanarak derslerin öğrencilere “çok sıkıcı, oldukça da anlaşılmaz” geldiğini aktarıyor ve sıkıcılığın derslerin kararsız yapısından kaynaklandığını belirtiyor. Aysever’e göre Austin bu derslerde iki şeyi birden yapmaya çalışmış. Dersler baştan sona (1, 2, 3, ... 12) okunduğunda “gündelik dil çözümlemesi denen bir felsefe yapma yöntemini, sondan başa (12, 11, 10, ... 1) okunduğunda ise ‘söz edimleri kuramı’ denen bir felsefe kuramını vermektedir” (13). Yukarıda da alıntıladığımız gibi Austin bu derslerinde “bir şey söylemek, bir şey yapmaktır” görüşünden hareket eder. Aysever, 2003 yılında Adam Sanat’ta yayımlanan “Sözün Yurtsuzluğu” başlıklı yazısında Austin’in bu görüşünü, dil-anlam kuramlarına yönelttiği belli temel itirazlar üzerinde yükselttiğini belirtir. Austin bunu özellikle “dil kullanımını dünya hakkında bildirimde bulunmak, betimlemeler yapmakla sınırlı tutan mantıkçı pozitivist görüş karşısında, ama bu görüşü tamamen reddetmeden, deyim yerindeyse mantıkçı pozitivistlerin durduğu noktadan bir adım geri çekilip dil kullanımına daha kapsayıcı bir noktadan bakarak” (Söylemek...19-20) yapar. İtirazlarının ilki “sözcüğün temel alınması”; ikincisi ise yukarıda da belirttiğimiz gibi “dilin tek işlevinin bildirmek olduğunun düşünülmesidir”. Austin, davranışçı-dil kuramlarında da görülebilecek bu itirazlardan farklı olarak “dili konuşan kişinin herhangi bir insan davranışında bulunmadığını, ancak bir şey söylerken yerine getirilebilen, ‘söz edimleri’ dediği, bildirmek, söz vermek, emir vermek, hapse mahkûm etmek, başsağlığı dilemek gibi dil edimlerinde bulunduğunu da belirtir”. Bu bağlamda Austin’in toplam söz edimini üç öğeye ayırdığını söylemeliyiz: “Edimsöz (illocution)”, “düzsöz (locution)”, “etkisöz (perlocution)”.

Aysever’e göre edimsöz, “belli bir takım sözleri söylediğimiz sırada yaptığımız işleri anlatır”. “Çalılıkta arı kovanı var” dediğimizde örneğin yapıyor olabileceğimiz şeylerden biri uyarmak, haber vermektir ki bu bir edimsöz edimidir (illocutionary act). Aynı cümleyi söylediğimizde belli bir tür yaratığın yaşam alanı ile belli bir bitkinin sık olarak bulunduğu bir başka yaşam alanının bağını anlatmaya çalışır ve o arı kovanı ile o çalılığı dünyadaki diğer arı kovanları ile çalılıklardan ayrı bir yere koyarız ki bu da bir düzsöz edimidir (locutionary act). Aysever, Austin’in “düzsöz ile edimsözü birbirinden ayırırken iletişim sırasında kullandığımız sözlerin, sırasıyla ‘anlamı’ ile ‘gücünü’ birbirinden ayırmaya çalıştığını” (20) belirtir. Bu durum Austin ile mantıkçı pozitivistler arasında dile bakış bağlamındaki farkı da ortaya koymaktadır. Aysever’e göre mantıkçı pozitivistler “bildirim” derken tam da Austin’in “düzsöz edimi” dediği dil kullanımını kastetmektedirler. Austin, düzsöz ediminin yanına edimsöz edimini de koyarak mantıkçı pozitivistlerin “bildirim”lerini kendi söz edimi kuramında eritmektedir.

Toplam söz ediminin üçüncü öğesi ise “etkisöz”dür. “Çalılıkta arı kovanı var” dediğimizde bir edimsöz olarak uyarıda bulunabiliriz. Bu uyarı aynı zamanda çalılıklara yaklaşılmasını engellemeye çalışıyor da olabilir ki bu bir “etkisöz edimi”dir (perlocutionary act). Aysever, bir yönüyle edimsöz ile etkisözün “bir şey anlatıp bir şeye göndermede bulunma sürecinde dilsel anlatımlarla yapılan iki farklı işe karşılık gelmektedir” der. Söylediğimiz sözün bir edimsöz edimi olabilmesi için onun duyulup anlaşıldığını görmemiz yeterlidir. Ancak buna rağmen çalılıklara yaklaşılabilir, arılar kızdırılabilir ki bu halde başarılı edimsöz edimimize rağmen etkisöz edimimiz bir sonuca ulaşamamıştır. Bunun için, Austin’e göre karşımızdaki birine bir şey anlatmak amacıyla bir tümce ürettiğimizde, doğru ya da yanlış bir şey söylemiş olmayız, yerinde ya da yerinde olmayan (kurala uygun ya da kurala aykırı) bir davranışta bulunmuş oluruz.

Derrida’nın eleştirisi

Son olarak Austin’in ve öğrencisi Searl’ün geliştirdiği; Terry Eagleton’ın ismini çok esprili bulduğu söz edimleri kuramına önemli eleştiriler getirildiğini de eklemeliyiz. Aysever, bu eleştiriler arasında özellikle Jacques Derrida’nınki üzerinde durur. Austin’in kuramı dilin gündelik kullanımı dışında saydığı edebî, kurgusal kullanımları, “dilin normal kullanımı üzerinden gerçekleştirilen ‘asalak’ bir dil kullanımı” (29) olarak değerlendirmekte ve “gayriciddî” olarak nitelemekteydi. Derrida’ya göreyse edimsöz edimlerinde bulunmamızı olanaklı kılan “dili ciddi bir biçimde sözcelememiz değil, o sözleri söylerken, tıpkı şiir söylerken, sahnede oyun oynarken yaptığımız gibi, daha önce kodlanmış birtakım sözleri tekrar ediyor, yineliyor olmamızdır” (31-32) ki bu eleştiri; gayriciddî, başarısız ya da isabetsiz olanı dışlayan edimsellikleri de kapsayarak daha geniş bir edimsellik anlayışı geliştirmiştir. Aysever’e göre günümüzde kendini hissettiren edimsellik kavramı da budur.

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.