Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-646-6
10.5x15 cm, 224 s.
LİSTE DIŞI
BASILMAYACAK
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Ajanda 2008 / Yaratıcı Direniş
Kapak Resmi: Banksy
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Aralık 2007

Metis okurlarının beğeni ve ilgilerinin sonucu artık gelenekselleşen Metis Ajandası kitapçılarda yerini aldı. Ajanda’nın bu yılki teması “Yaratıcı Direniş”.

Kendilerini gerçekçi olarak adlandıranların, reel politikacıların, strateji uzmanlarının, siyaseti halka bırakılmayacak kadar önemli addedenlerin dünyamızı ne hale soktuklarına bakınca, imkânsızı istemenin aciliyetini daha fazla anlıyoruz.

Yirmi birinci yüzyıl karanlık yüzünü şimdiden belli etti. Şirket küreselleşmesi yandaşları dünyayı doludizgin tahrip ederken, topyekûn mahvımızı da hazırlıyorlar. İnsanlığın en güzel erdemlerini içlerinde barındıranların sesleri ise, açık/örtük ideolojik baskılarla, şirket çıkarlarının borazanı medyanın çarpıtmalarıyla, savaş tacirlerinin kışkırtmalarıyla iyice duyulmaz kılınıyor, siyaset yapma imkânları tümüyle yok edilmeye çalışılıyor.

Bu nedenle bu yılki ajandamızı "zalimlere karşı, hayal gücü elele" diyenlere, kıstırılmışlık duygusundan yaratıcılık, çaresizlikten ümit üretenlere ayırdık. Çünkü bizce, Raymond Williams'ın dediği gibi, "Gerçek radikallik, umutsuzluğu ikna edici bir şekilde açıklamakla değil, umudu mümkün kılmakla olur."

Umudu mümkün kılanlara selam!

ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Şeyhmus Diken, ‘Umudu Mümkün Kılanlara", Bianet, 22 Aralık 2007

Yanlış hatırlamıyorsam beşinci yılıdır Metis Ajandalarının her yılbaşına birkaç gün kala meraklısı ile buluşması. Aralık ayının üçüncü haftası itibariyle beş yıldır aksamadan Metis yayınları, yılbaşı armağanı olarak zarif bir paket içinde yeni senenin ajandasını yollarlar. Ajanda dedikse-sözüm henüz tanışmayanlar içindir affola –öyle sıradan kara kaplı, içinde standart ve yıl için düzenlenmiş bilgilerin bir de her gün için boş bir sayfanın kümelendiği ajandalar anlaşılmasın. Metis yayınlarınınki her biri bir kitap şeklinde düşünülmüş ajandalar. Belki de "Alternatif Ajanda" kavramını kullanmak Metis Ajandaları için en doğrusu.

Bu yılki ajanda, yani önümüzdeki sene 2008’in bizim kuşağın az derdini mihnetini çekmediğimiz, hâlâ da saklımızda duran, her an her bir yerde ummadığın(m)ız anda depreşen asiliğimizle koşut "Yaratıcı Direniş" başlığına adanmış.

Yormayan, pek uzun olmayan, sıkmayan kısa bir sunuş koymuşlar hazırlayanlar, Müge Sökmen, Emine Bora ve Başak Ertür. "Zalimlere karşı, hayal gücü el ele" sav sözünden hareketle, "kıstırılmışlık duygusundan yaratıcılık, çaresizlikten ümit üretenlere ayırdık" ajandamızı diyorlar.

Yirmiden fazla metin var ajandada. Her biri bir araştırma, derleme çalışması olan metinler. Bir kısmı keşke "net" ortamında olsa da kaydetsek diyeceğiniz ve zaman zaman ihtiyaç duydukça başvurabileceğiniz, yararlanabileceğiniz türden metinler, sözler. Ve tabii her sayfaya başyapıt olabilecek bir özlü söz.

"Arkadaşlar da benimle"

Bir kısmını paylaşırsam sanırım ajandanın büyüsünü bozmuş olmam. Sinema sanatçısı Memet Ali Alabora, yanında anası ve babası ile birlikte adeta mücadele arkadaşları birlikteliğinde, bir mitinge doğru yürüyüş halindeler. Beyazıt Meydanına çıkan yan yollardan birindeler. Birden polisler karşılarına çıkar. Emniyet amiri onlara doğru yürür, Alabora’ya yönelir, elini uzatır, "Hoş geldiniz, buyurun" der ve eliyle meydanı gösterir. Yan yana dizili duran ve yolu kesmiş polisler doksan derece dönerek yolu açarlar. Alabora gülümser ve elini sıkan Emniyet Amirine hitaben arkasında yürüyen sekiz bin kişiyi göstererek "Arkadaşlar da benimle" der ve hep birlikte alana girerler.

Oldu olacak bütün ajandayı paylaşsaydın

Bütün içtenliğimle ifade edeyim ki, o kadar çok arkadaş deyebileceklerimle ve arkadaş sözleriyle, kelamlarıyla Metis’in Alternatif Ajandasında tanıştım ki; hangi birini paylaşayım bilemiyorum. Hadi benimle kavga edeceklerse etsinler Metis’teki dostlarım; "Oldu olacak bütün ajandayı paylaşaydın!" diye; hazır Yaratıcı Direniş koymuşken adını ajandanın…

"Ancak, eşitler gülebilirler" (Aleksandr Herzen).

"Dili çekiştirerek, onu kendimizi içine saracak ve saklayacak şekilde çarpıtacağız, oysa efendiler dili daraltıyorlar" (Jean Genet).

"Nerede iktidar varsa, orada iktidara karşı direniş vardır" (Michel Foucault).

"Marşı duyunca neşeyle saflara koşandan nefret ederim. Bir omurilik yetecekken, yanlışlıkla büyük bir beyin verilmiştir ona. İnsanlık bu utançtan derhal kurtulmalıdır. Emre tâbi kahramanlıktan nasıl şiddetle nefret ediyorum; savaş ne kadar alçak ve soysuz bir şey; bu kadar düşük bir edime katlanmaktansa paramparça edilmeyi yeğlerim. Bence savaş kisvesi altında öldürmenin, cinayetten farkı yoktur" (Albert Einstein).

"Eğer buraya bana yardıma geldinse evine dön, ama eğer bu mücadeleyi kendi mücadelenin bir parçası olarak görüyorsan birlikte bir şeyler yapabiliriz" (Aborijin Kadını)

"Beyazlara iyi davranın, insanlıklarını yeniden bulmak için size ihtiyaçları var" (Desmond Tutu).

"Yalan evrenselleştiği zaman, hakikati söylemek devrimci bir eylemdir" (George Orwell)

"Fark yaratmayacak kadar küçük olduğunuzu sanıyorsanız, sivrisinekli bir odada uyumayı deneyin" (Dalay Lama).

"Önce sizi görmezden gelirler. Sonra size gülerler. Sonra sizinle mücadele ederler. Sonra kazanırsınız" "Mahatma Gandhi).

"Yoksullara yemek verdiğimde bana aziz diyorlar. Yoksulların neden yemeği yok diye sorduğumda ise komünist diyorlar." (Rahip Dom Helder Camara).

Madımak 93

İstiklal Caddesi'nde bir arkadaşımla yürüyorum, küratör sanatçı dost Halil Altındere'yle karşılaştım. Sohbet ettik. Zamanın varsa "Karşı Sanat"ta bir çalışmamız var, görmeni isterim, dedi. Hayhay deyip takıldım Halil’in peşine. Gördüm ki "Gerçekçi Ol, İmkânsızı İste" sözü sadece içimizi, devrimci yanımızı okşayan bir söz değilmiş meğer. Ete kemiğe bürünmüş, bir sergide. Bir elbise, yanına yaklaşıncaya kadar, hatta dokununcaya kadar bildiğiniz diğer takım elbiseler gibi bir elbise sanıyorsunuz. Oysa öyle değil; adı "Madımak 93".

2000 dereceden daha fazla ısıya dayanıklı yanmaz bir elbise. Kimler için mi? Halil’in kelamıyla, gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemeyen, bağışlamayan aydınlar için. "Sana da bir takım sipariş verelim mi, abi" dedi Halil. Şimdilik kalsın, ihtiyaç olursa haberdar ederim, dedim. Sonra çıktık Karşı Sanat’ın İstiklal'e nazır balkonuna, tutuşturdu elime mikrofonu "Ne istersen söyle, bu da bu serginin işi" dedi. "Hey! Orada mısınız!" dedim. Kimileri döndü ve sadece bakıp tekrar yoluna revan oldu…

İşte, Alternatif Ajanda Metis 2008 Ajandası "Yaratıcı Direniş"te o da var; hem de bugünlerde çokça tanık olduğumuz "toplumsal linç" histerilerine karşı korunaklı kıyafet, "Parkalinç"le.

Siz siz olun 2008’e bir adet (belki de birini arşivinizde hiç kullanmadan saklamak üzere iki adet) Metis Ajandası ile merhaba deyin. Pişman olmayacaksınız benden söylemesi…

Devamını görmek için bkz.

Meral Tamer, “Yaratıcı Direniş Ajandası”, Milliyet, 16 Aralık 2007

Yeni yıl yaklaştıkça boy boy, çeşit çeşit ajandalar masamda yığılmaya başlar. Çoğu çok standart, kimisi frapan ve derhal "Ben buradayım" diyen, bazısı özenti, aralarından birkaçı da fevkalade sıra dışıdır. Ajandalar, ait oldukları kuruluşların yaratıcılık düzeyini ve dünya görüşünü de yansıtır.

Çok ajanda gördüm, ama dün elime ulaşan, Metis Yayınları'nınkine benzerini hiç görmemiştim. Gösterişsiz bu küçük ajanda, bizleri düpedüz sivil itaatsizliğe davet ediyor:

Zalimlere karşı

"Bu yılki ajandamızı, zalimlere karşı hayal gücüyle el ele diyenlere, kıstırılmışlık duygusundan ümit üretenlere ayırdık. Çünkü Raymond Williams'ın dediği gibi gerçek radikallik, umutsuzluğu ikna edici bir şekilde açıklamakla değil, umudu mümkün kılmakla olur."

Ajandanın kendi konsepti içinde her güne bir not düşülmüş. İşte birkaç örnek:

27 Ocak: Agos gazetesinin önüne gelen Çıplak Ayaklar Kumpanyası ve Dans Buluşma, çevredeki vatandaşları Hrant'ın cansız bedeni gibi ayakları içeri düşmüş, bedenleri gazeteyle örtülü vaziyette kaldırımın üzerinde sessizce yatmaya ve yeniden doğmak üzere 10 dakikalığına ölmeye davet etti ve 50 kadar katılımcıyla eylemlerini gerçekleştirdi. (2007)

15 Şubat: Almanya'da 15 bin kişi nükleer atığın transferinde kullanılacak demiryollarını işgal ederek rayları söktü. (1997)

9 Mart: Hollanda 1. liginde Feyenoord karşısında alınan 7-0'lık mağlubiyet üzerine Tilburglu taraftarlar, futbolcularla teknik heyeti antrenman sahasına kilitleyip anahtarı sakladı. Futbolcular kapıyı bir türlü açamayınca saatlerce tesiste kapalı kaldılar. Teknik direktör durumu anlayışla karşıladı ve futbolculara bir ceza da kendisi verdi: Maçın kasetini izlettirdi. (2005)

At üstünde İncirlik'e

4 Nisan: Gazeteci Osman Akkuş, Irak'ın işgali ve NATO zirvesini protesto için elinde mızrağı ve kalkanıyla at üstünde İncirlik Üssü'nün kapısına dayandı. Attan indirilen Akkuş polis tarafından gözaltına alındı. Serbest kalan at ise koşarak sahibine gitti. (2005)

27 Nisan: Hakkâri'de vatandaşlar, yol üstündeki çukurları bir türlü kapatmayan Karayolları'nı, çukurlara fidan dikerek protesto etti. (2007)

14 Mayıs: İngiltere'de ilk "Sokakları geri alalım" eyleminin gerçekleştiği tarih. Londra'da yoğun bir alışveriş caddesinde 2 külüstür araba çarpışır, sürücüler tartışır, yol tıkanır. Sokaktaki metro durağından çıkan 500 kişi sokağı işgal ederek bir karnaval başlatır. (1995)

7 Aralık: Kanada'nın Saskatchewan kasabası sakinleri, yollarının yıllardır tamir görmemesini protesto için, yoldaki çukurlara çırılçıplak oturdu. Çıplak pozların olduğu bir de takvim yayımladı. (2006)

Starbucks'ın işgali

17 Ağustos: Starbucks şirketinin kurucusu Howard Schultz'un, İsrail devletine verdiği maddi desteği protesto eden San Franciscolu eşcinseller, 'Vaat edilmiş topraklar' olduğunu iddia ettikleri bir Starbucks dükkânını işgal ettiler. Starbucks kafeye karton evler, bahçe mobilyaları, plastik ağaçlar yerleştiren eşcinseller, dükkâna 'Madem Filistin'de oluyor, burada neden olmasın?' yazılı pankartlar da astılar. (2003)

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.