Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-691-6
10.5x15 cm, 240 s.
LİSTE DIŞI
BASILMAYACAK
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Ajanda 2009 / Hayvanlar ve İnsanlar
 
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Aralık 2008

2009 ajandasını "Hayvanlar ve İnsanlar" konusuna ayırdık bu sene.

Hayvanlarla ilgili en çok duyulan ve ne yazık ki en fazla kullanılan kelimelerin başında itlaf, telef, karantina, aşı, mikrop, kuduz, kısırlaştırma, uyuz, parazit vb. gibi bet sesli kelimelerin gelmesi, konuştuğumuz dile hakaret olarak en çok hayvan isimlerinin yerleşmesi bile hayvanlara bakışımızın ve onlarla ilişkimizin ne kadar sorunlu olduğunu anlatmaya yetecek. İnsan merkezli dünyamızda hayvanlar giderek daha az yer kaplıyorlar. İnsanın kendini tarif ettiği "steril" yerde hayvanlar sevdiğimiz, hayatı paylaştığımız, ihtiyaç duyduğumuz, bize ihtiyaç duyan varlıklar değil artık. Bu mesafe iyice açıldı.

Mal olarak hayatları sömürülen, istismar edilen, işkence edilen, hakları görmezlikten gelinen hayvanların yanı sıra yazarların, şairlerin dostu; edebiyatın konusu olmuş, mitolojinin, efsanelerin, masalların, seyahatnamelerin, anıların ayrılmaz parçası hayvanlar da kendilerine mütevazı birer yer buldu bu küçük ajandada. Hayvan dostlarımıza selam olsun! - Metis Yayınları

İÇİNDEKİLER
Takvim (2009/2010)
Yıllık Plan
METİNLER
Tanrı Babil'i nasıl cezalandıracak?
Fil mi dediniz?
Tavşan besleyene...
Kargalar
Köpeğime mektup
Yoga ve hayvan hareketleri
Kral adında bir köpek
Tuvaldeki hayvanlar
Descartes'tan Merlau-Ponty'ye
Kirpi misin tilki mi?
Ticaret erbabı hayvanlar
"Tez çağır şu kuşu huzura!"
Simurg
Antik Yunan'da hayvanlar
Antik Mısır'da hayvanlar
Moby Dick
Bir vakitler Orta Asya'da
Kediler hakkında
Çin takvimi
Bir vakitler bir hayvanat bağçesinde
Panter
Kaplan! Kaplan!
Adaletin bu mu dünya!
Dana + İnek
Kızılağaçlar Kralı
Yeryüzünün sakinleri
Penguen
Kuşun şarkısı
Bakışsız bir kedi kara
Tilkicik
Korkusuz kirpiye övgü
Efsanelerde ayı
Ayının keyfi
Ne yiyorsak oyuz!
Çevreci misin, o halde tekrar düşün!
İstanbul'un köpekleri, sene 1907
İstanbul'un köpekleri, sene 2007
Hayvan sağlık memurları okulu
Köpekler Krallığı
Şempanzeler 1
Gizli kalmış bir maymun: Bonobo
Tahtacıların tabu hayvanları
Tabu kişiler: avcı ve balıkçılar
Kim tuttu beni?
Somon balığı
Balıkağzı
İstanbul şehri için balık takvimi
Bir vakitler İstanbul boğazında
Lacivert Kedi'den
Seyyah gözüyle deve
Seyyah gözüyle Ankara keçisi
Kloroform yok muydu?
Katırın tırnağı
Atın kılı tüyü...
Cengiz Han'ın atları
Bana atını söyle...
Hayvan hakları evrensel bildirisi
Tamamen masum!

Kaynakça
Önemli Telefonlar
Dernek / Barınak / Site
Hastaneler
Telefon kodları
Büyükelçilikler
Konsolosluklar
Saat farklılıkları
Telefon Defteri
Notlar
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Berk Can, “Bayram sıkıntısı ve ajanda”, Radikal Kitap Eki, 12 Aralık 2008

Ben öyle önemli bi insan değilim. Ajanda kullanacak, her güne bi toplantımı yazacak kadar işim gücüm de yok. 1 Ocak çarşamba: Okula git... 2 Ocak perşembe: Yine okula git... 3 Ocak cuma: Ağlayarak yine okula git. Gördünüz mü, ajanda istesem de kullanamam şu halimle. Yani dedem barışma hediyesi olarak ‘Hayvanlar ve İnsanlar’ ajandasını getirene kadar hiç ümidim yoktu ajandalardan yana. Galiba fikrim değişiyor. Şu hayatta ben de bi ajanda doldurabilceğim sanırım. İnanıyorum ve yarısını yapmış sayılırım değil mi? Bu bahsettiğim öyle bi ajandaki içinde sadece tarihler ve boşluklar yok. Mesela ayın hangi gününde dolunay var yazmışlar o tarihin altına. 18 Mart Çarşamba’ya Kocakarı soğukları diye not düşmüşler mesela. 27 Mayıs Çarşamba da koyunların kırkılması günüymüş. Çok güldüm... Soğuğun da bi ismi var, oğlum. Kırkılmak ne demek acaba? Ajandanın sayfa diplerinde hayvanlar anlatılıyor. Ama öyle sıradan değil, oğlum. Çok ilginç şeyler var içinde. Vallahi ajanda değil masalcı dede sanki... İçinde küçük ama çok güzel çizimler de var. Kargaların hareketlerinin ne anlama geldiğinin yazıldığı bölümler çok eğlenceli. Bi karga günbatımında doğuya doğru gaklarsa bir düşman gelecek anlamına gelirmiş.

Buse Naz, baştan aşağı bi titredi ajandamı görünce. Dedem ona almamış, niye alsın ki bu benim barışma hediyem, onla küs değildiki. Ama biliyor musunuz benim içime sinmedi, dedeme de söyleyemedim, Buse Naz’a da alar mısın diye. Nereden aldığını öğrendim ve pembe tuvalete de aldım.. Gitti güzelim harçlıklarım.

Bi şey söyleyim mi ben bu ajandayı karıştırınca biraz da hüzünlendim oğlum. Çünkü hayvanlar bizim yüzümüzden çok acı çekiyorlar. Ünlü şairlerin, yazarların hayvanlar için yazdıklarını bi okusanız... Halim Şefik Güzelson diye bi şair Balık ağzı diye bi şiir yazmış. Çok dokundu bana anlattığı kılıçbalığının yaşadıkları. “Alın beni mor kuşaklı bir takaya götürün/İri gözlerimde keder/Kılıcımda hüzün/Satın beni satın beni/Rakı için...”

Devamını görmek için bkz.

Yalvaç Ural, “Metis’in 2009 Ajandası”, Milliyet, 28 Aralık 2008

Mektuplarımın arasından küçük bir paket çıktı. Baktım, Metis Yayınları’ndan geliyor. Herhalde kitap olmalı, dedim. Küçük bir cep kitabı. Üstelik hediye paketi olarak hazırlanmış, üstünde de bir çiçek süsü var. Mektupları bıraktım, önce onu açtım. Bir 2009 ajandası. Farklı bir biçimde hazırlanmış, aslında bir kitap da, araya aylar, günler serpiştirilmiş gibi. Gün bölümlerinin altındaki yazıları okudum. Acaba o günlerle bir ilintisi var mı, diye. Sonra doğum günüme baktım; 24-26 Temmuz “karaerik fırtınası” yazıyor. İlk kez duydum bu fırtınayı; karaeriğe düşkünlüğümün nedeni herhalde bu olmalı, dedim kendi kendime.

Yayıncılık sanırım işte böyle bir şey... Metis her zaman yayımladığı kitaplarla, dünya görüşü ve bakış açısıyla yayıncılığımızda ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Her zaman tasarım, dil, çeviri konularında titiz ve inceliklidir. Aynı özeni “Hayvanlar ve İnsanlar” başlıklı 2009 ajandasına da göstermiş. Ajandayı hazırlayan Emine Bora’nın gerçekten ellerine sağlık. Eğer satılıyorsa bütün kitap, insan ve hayvansever dostlarıma bu ajandayı satın almalarını öneririm. Özellikle de Gandhi’nin şu sözünü anımsatarak: “Bir ulusun büyüklüğünü ve ahlaki gelişmişliğini, hayvanlara nasıl muamele ettiklerine bakarak anlayabilirsiniz.”

Ajandada, pek sevimli olmasa da gazete arşivlerinden çıkarılmış gerçek hayvan haberleri de var:

-İstanbul’un sokak köpekleri, 1908’de II. Meşrutiyet’in belediye idaresi tarafından toplanarak Yassıada’ya sürülmüş. Köpekler orada açlıktan birbirini yemiş ve lodoslu havalarda, ulumaları da şehre kadar duyulmuş.

-İstanbul Boğazı’nda koyun yüklü Lübnan bandıralı gemi ile Filipin bandıralı gemi çarpışmış. Kazada tam 22.000 koyun boğularak ölmüş. -1991. (Evet, bu olayı çok iyi hatırlıyorum. Bütün gazeteler yazmıştı.)

Ajandadaki ilginç tespitlerden biri, ülkemizde logosu hayvan olan yayınevleri çizelgesi. Üstelik de aynı hayvanı seçmiş pek çok yayınevimiz var. Demek ki, bizim yayıncılarımız gerçekten birer hayvansever. Bakın, yayınevleri ve logoları şöyle: “İletişim: Kirpi, Ayrıntı: Dinozor, Fil Yayınevi: Fil, Beyaz Balina: Balina, Bulut Yayınevi: Fok, Cem: Beyaz Güvercin, İmge: Kedi, Kitap Yayınevi: Kedi, Marsık Yayıncılık: Kedi, Oğlak: Keçi, Papirüs: Keçi, Pegasus: Kanatlı At, Ankira Yayıncılık: Keçi, Salyangoz Yayınları: Salyangoz, Sis Yayıncılık: Ağaçkakan, Toroslu Kitaplığı: Keçi, Kanguru Yayınları: Kanguru ve Yavrusu, Truva Yayınları: At, Uçanbalık: Balık, Ünlü Yayınları: Tavşan, Varlık: Güvercin, Lakia Yayıncılık: Köpek, İstiklal Kitabevi: Timsah, Kanaat Yayınları: Kurt, Arkadaş Kitaplar: Köpek ile Çocuk, Metis Yayınevi: Karga.”

Bu ajandada kargalar biraz şanslı. Sanırım bu da Metis’in logosundan kaynaklanıyor, diyeceğim ama dilim varmıyor. Çünkü karga dünyadaki en zeki hayvanlar arasında yer alan, ama laubaliliği sevmeyen bir kuş. Üstelik de büyük beyinli bir kuş.

“İstanbul’da Baha Tevfik tarafından Osmanlıca yayımlanan ilk mizah dergisi Eşek’ti. İlk sayısı 51.000 satan dergi iki baskı yaptıktan sonra dönemin satış rekorlarını kırdı, ama ardından kapatıldı. Daha sonra Yuha, Malum, O’dur ve Ala-franga Eşek adlarıyla yayımlandı. 1910’dan itibaren de yeniden ilk adıyla yayın yaşamına devam etti.”

Tabii bu arada böyle komik fıkralara da yer verilmiş:

-Beş yaşındayken, geleceğin XIII. Louis’si bir köpeğe ekmek veriyormuş, saraylı hanımlardan biri onu görmüş, azarlamış:

“Küçük bey, köpeklere değil, ekmeği yoksullara vermelisiniz.”

Çocuk hemen yanıt vermiş:

“Neden, köpekler zengin mi?”

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.