Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-082-2
13x19.5 cm, 112 s.
Liste fiyatı: 13,50 TL
İndirimli fiyatı: 10,80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Oyuncu için Pratik Elkitabı
Özgün adı: A Practical Handbook for the Actor
Çeviri: Deniz Ölmez
Yayına Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan
Kapak Fotoğrafı: Robert Gooch
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ekim 2013
4. Basım: Eylül 2017

"Gerçeğin ve faziletin toplumun hemen her alanında bu kadar nadir olduğu bir zamanda dünyanın tiyatroya, tiyatronun da insan ruhunun gerçeğini sahneye taşıyabilecek oyunculara ihtiyacı var."

Konusunda en yetkin klasiklerden biri olan bu elkitabında dizi, film ve sahnede iyi oyunculuk için ne yapmanız gerektiğine, daha da önemlisi ne yapmamanız gerektiğine dair çok kullanışlı ipuçları bulacaksınız.

Yazarların, katıldıkları atölyelerdeki oyunculuk pratiklerini paylaşarak ortaklaşa yazdıkları bu özlü kitap, tekniğin yapıtaşlarını örnek oyun parçaları üzerinden açıklıyor. Büyük usta David Mamet'in kitabın girişinde söylediği gibi, oyunculuk eğitimindeki suçluluk, utanç ve yetersizlik duygusundan kurtulmanın bir yolu olmalı: Bu elkitabı işte bunu başarmanın anahtarını sunuyor.

İÇİNDEKİLER
Çevirmenin Önsözü
Giriş, David Mamet
Yazarların Notu
Oyuncunun Görevi
Tekniğin Ana Hatları
Birinci Bölüm: Teknik
1. Fiziksel Eylem
2. Sahne Analizi
3. Ânın Gerçekliği
4. Dış Araçlar 
5. Bir Sahne İçin Hazırlanmak
6. Sorun Giderme
7. Sanatın Araçları
İkinci Bölüm:
Tuzaklar (Gerçek Dünyada Çalışmak)
8. Giriş
9. Duygusal Tuzak
10. Karakter Efsanesi 
11. Tiyatroyu Temiz Tutmak
12. Sonuç
Sözlük
Ekler
OKUMA PARÇASI

Çevirmenin Önsözü, s. 11-12.

Bütün sanat dalları gibi oyunculuk da doğru yapıldığında bir tür meditasyona dönüşür. Oyuncu sahnede, oyunun hayali şartları içinde, ânın gerçekliğini yaşamaya başladığında gözlerimizi ondan almakta zorlanırız. Bu tıpkı hayvanları ya da küçük çocukları hayranlıkla seyretmek gibidir; sürekli canlı ve anda oldukları için onları izlemek heyecan vericidir ve en usta oyuncudan bile kolaylıkla sahne çalabilirler. Bu sebeple, eski ustaların dediği gibi, bir oyuncu için sahnede yanlış ama canlı olmak doğru ama ölü olmaktan iyidir. Peki önceden onlarca kez prova edilmiş ve her detayı çalışılmış bir sahneyi her seferinde adeta doğaçlama yapar gibi taze, akıcı ve doğal bir şekilde oynamak nasıl mümkün olabilir? İşte oyunculuğun canalıcı noktası budur.

2001 senesinde bu kitabın İngilizce versiyonunu ilk elime aldığımda New York'taki Herbert Berghof stüdyolarında David Mamet'in Glengarry Glen Ross adlı oyununa hazırlanıyordum. Dikkatimi ilk çeken şey, piyasadaki benzerlerinin aksine, gereksiz hiçbir bilgi barındırmadan son derece sade ve basit bir dille yazılmış olduğuydu. Oyunculuk sanatını, ona herhangi bir gizem yüklemeden ve süslü kelimelerin arkasına saklanmadan herkesin anlayabileceği bir yalınlıkla anlatıyordu. Ayrıca, doğal yeteneği ne olursa olsun, bu yola baş koyan ve belli bir düzen ve disiplinle çalışarak tekniğini geliştiren herkesin zaman içinde iyi bir oyuncu olabileceğini vurguluyordu. Bütün bu süreç zarfında bir oyuncunun görev ve sorumluluğunun ne olup ne olmadığının çerçevesini de çok net bir biçimde çiziyordu. Konuya yaklaşımındaki minimalist, pragmatik, hurafelerden ve efsanelerden arındırılmış "zen" üslubunu kendime yakın bulmuştum ve kısa zamanda bu kitap, klasiklerden müzikallere, hazırlandığım bütün roller için ilk başvurduğum kaynak haline geldi.

Bunu takip eden yıllar içinde, son derece faydalı bulduğum bu kitabı Türkçeye kazandırma fikri yavaş yavaş zihnimde filizlenmeye başladı ve tahminimden daha uzun zaman almış olsa da nihayet bu düşüncemi gerçekleştirebildiğim için mutluyum. Oyunculuk sanatının aslında ne olduğunun ve neler içerdiğinin çoğu kez yanlış anlaşıldığı ülkemizde, bu kitabın yeni oyuncu adaylarına olduğu kadar bir süredir bu yolda yürüyen fakat henüz tam olarak istediği dili ve tekniği oturtamamış oyunculara da ciddi katkı sağlayacağını ve birçok konudaki kafa karışıklıklarını gidereceğini düşünüyorum. Umarım zevkle okursunuz.

Hocalarım Michael Beckett ve George Axiltree'ye adanmıştır...

Saygılarımla,

Deniz Ölmez, 2012

Devamını görmek için bkz.

Giriş, s. 13-15.

Çoğu oyunculuk eğitimi suçluluk ve utanca dayalıdır. Eğer oyunculuk eğitimi aldıysanız, anlamadığınız egzersizleri yapmanız istenmiştir ve onları yaparken hocanız tarafından fena halde eleştirilmiş, kendinizi suçluluk hissiyle eleştiriye teslim etmişsinizdir. Anladığınız fakat oyunculuk zanaatına ne şekilde uygulanabileceğini çözemediğiniz egzersizleri yapmanız da istenmiştir ve ne işe yaradıklarını sormaya utanmışsınızdır.

Siz bu egzersizleri yaparken sanki sizin dışınızda etrafınızdaki herkes onların amacını anlamış gibi görünür — böylece suçluluk duygusuyla siz de öyle görünmeyi öğrenirsiniz. Duyusal egzersizler yaparken "kahveyi koklarmış" gibi yapmayı öğrenirsiniz. "Ayna egzersizi" çalışmasının çaba gerektirdiğini ve onu iyi yapmanın bir şekilde sizi sahnede daha uyumlu göstereceğini anlamış gibi yapmayı öğrenirsiniz. "Müziği ayak parmaklarınızla duymayı" ve "alanı kullanmayı" kavramış gibi görünmeyi öğrenirsiniz.

Bir sınıftan diğerine ve bir hocadan diğerine koştururken iki şey meydana gelir: Nihayetinde insan olduğunuzdan, inanma ihtiyacınız öne çıkar. Hocalarınızın sahtekâr olabileceğine inanma fikrinden nefret ettiğiniz için kendinizin sahtekâr olduğuna inanmaya başlarsınız. Kendinize karşı duyduğunuz bu horgörü, eğitim sisteminizin yaklaşımını paylaşmayan herkese yönelik bir horgörüye dönüşür.

Dışarıya karşı aralıksız çalışıyor görünürken, içinizde gerçek, uygulanabilir bir oyunculuk tekniğinin var olmadığına ve bunun mevcut kanıtlar tarafından desteklenen tek olasılık olduğuna inanmaya başlarsınız.

Bütün bunları nasıl mı biliyorum? Bunları biliyorum çünkü hepsini ben kendim de yaşadım. Uzun süre bir oyuncu ve oyunculuk öğrencisi olarak bütün bu zorlukları yaşadım. Bir oyunculuk hocası, yönetmen ve oyun yazarı olarak da onları ikinci elden tekrar yaşadım.

Kendinizi bu işe adamış ve hevesli olduğunuzu biliyorum — öğrenmeye hevesli, inanmaya hevesli, içinizde hissettiğiniz bu sanatı sahneye taşımanın bir yolunu bulmaya hevesli. Haklı olarak fedakârlık yapmaya isteklisiniz ve yapmanız gereken fedakârlığın bir hocanın iradesine boyun eğmek olduğunu düşünüyorsunuz. Halbuki daha zahmetli bir fedakârlık yapmanız gerekiyor: sağduyunuzun sesini takip etmek.

Eğer etrafta pek çok büyük oyunculuk hocası olsaydı ortada bir sorun olmazdı, ama yok. Oyunculuk hocalarının çoğu maalesef sahtekârdır ve var olmak için sizin işbirliğinize ihtiyaç duyarlar. Bu sizi sadece olumlu bir eğitimden alıkoymaz, aynı zamanda bir sanatçı olarak en büyük hazinenizi yani gerçeklik duygunuzu da köreltir. İşte tiyatroyu yeniden canlandıracak olan şey —her biri sizde de bulunan— gerçeklik duygusu, sadelik, hayret ve saygı hisleridir. Peki bunları sahneye nasıl yansıtırsınız?

Bu kitap bazı harikulade ve basit fikirler ve öneriler sunuyor. Son 20 senede oyunculuk üzerine yazılmış en iyi kitap. Teknik öneriler, nihayetinde, stoacı basit bir felsefeye indirgenebilir: Görünmek istediğiniz gibi olun.

Stanislavski bir keresinde şöyle yazmıştı: "İyi ya da kötü oynayabilirsin, ama gerçekçi oyna." Performansınızın göz kamaştırıcı olup olmayacağına siz karar veremezsiniz — sizin kontrolünüz altındaki yegâne şey niyetinizdir. Kariyerinizin çok parlak olup olmayacağına da siz karar veremezsiniz — kontrolünüz altındaki tek şey niyetinizdir.

Eğer amacınız bir şeyleri olduğundan farklı göstermek, kendinizi öne çıkarmak ya da başkalarını etki altında bırakmak ise hafif sıkıntılar ve tatlı zaferler tecrübe edebilirsiniz. Eğer amacınız içinizde hissettiğiniz gerçeği takip etmekse, sağduyunuzu takip etmek ve iradenizi disiplin ve sadelik arayışınızda size hizmet etmesi için zorlamaksa, o zaman kendinizi derin bir umutsuzluk, yalnızlık ve sürekli kendinizden şüphe etme durumuna maruz bırakırsınız. Buna rağmen eğer azmederseniz, hizmet etmeyi öğrendiğiniz tiyatro, arada bir sizi tadılması mümkün olan en büyük coşku ile onurlandıracaktır.

David Mamet

Cabot, Vermont

1985

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.