Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-805-7
13.5x21.5 cm, 568 s.
Liste fiyatı: 48,00 TL
İndirimli fiyatı: 38,40 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
Paul Ricoeur diğer kitapları
Yoruma Dair, 2007
Neden Nasıl Düşünürüz?, 2009
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Hafıza, Tarih, Unutuş
Özgün adı: La mémoire, l'histoire, l'oubli
Çeviri: M. Emin Özcan
Yayına Hazırlayan: Savaş Kılıç
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Nisan 2012
2. Basım: Ekim 2017

Hafıza, Tarih, Unutuş, "büyük" bir kitap – felsefenin ve insanlığın "büyük" meselelerine odaklanmış, sadece felsefi değil aynı zamanda "bilgece" bir kitap. Birbiriyle yakından ilgili üç meseleyi üç ayrı yöntemle ele alıyor filozof Paul Ricoeur: İlk kısımda "hafıza" konusunu temel felsefi metinlerden yola çıkarak inceleyen titiz bir fenomenoloji; ikincisinde tarih "biliminin" yöntemi ve olanaklılık koşulları üstüne önemli tarihçilerle diyalog içinde gerçekleştirilen "epistemolojik" bir düşünme; üçüncü kısımdaysa hafıza ve tarihin karanlık yüzü olan "unutuş" konusunun insanlık durumuyla ilişkisi üstüne bir yorumbilgisi söz konusu.

İkinci Dünya Savaşı'nda esir düştüğü toplama kamplarından sağ çıkmış olsa da tanık olduklarının anlamı üstüne düşünmekten hiç vazgeçmeyen Ricoeur, insanın bireysel ve kolektif tarihindeki, özellikle de yirminci yüzyıldaki yüz kızartıcı anların hatırlanması ve unutulması hakkında, Platon'un pharmakon'una (hem ilaç hem zehir) benzetilen hatırlama'nın, keza melankoli ve yas'ın siyasal ve toplumsal kullanımları hakkında, bağışlama ile unutma arasındaki ilişkiler hakkında zengin bir panorama sunuyor. Bu esnada, bireysel ve kolektif bir "mutlu hafızanın" sırrını da arıyor gizliden gizliye.

Bizim gibi "hafıza sorunları" olan toplumlar için son derece aktüel bir kitap – ama hazır bir reçete beklemeyin. Hafıza, Tarih, Unutuş daha çok filozofla birlikte çıkılacak bir arayış, bir yolculuk.

İÇİNDEKİLER
Açıklama 
I. Kısım
Hafıza ve Anımsayış Üzerine
  Genel Bilgi 
1. Hafıza ve İmgelem 
  Yol Gösterici Bilgi 
 III. Yunan Mirası 
  1. Platon: Namevcut bir şeyin mevcut temsili 
  2. Aristoteles: "Hafızanın konusu geçmiştir" 
 III. Fenomenolojik Bir Hafıza Taslağı 
 III. Anı ile İmge  
2. Uygulamadaki Hafıza: Hafıza Kullanımı ve Suistimali 
  Yol Gösterici Bilgi 
 III. Yapay Hafıza Suistimali: Ezberleme Gösterileri 
 III. Doğal Hafıza Suistimalleri: Engellenen Hafıza,
  Manipüle Edilen Hafıza, Kötü Niyetle Yönlendirilen Hafıza 
  1. Patoloji-tedavi düzeyi: Engellenen hafıza  
  2. Pratik düzeyi: Manipüle edilen hafıza 
  3. Etik-siyasal düzey: Zorunlu hafıza 
3. Kişisel Hafıza, Kolektif Hafıza 
  Yol Gösterici Bilgi 
 III. İçebakış Geleneği 
  1. Augustinus 
  2. John Locke 
  3. Husserl 
 III. Dış Bakış: Maurice Halbwachs 
 III. Anının Atfedilebileceği Üç Özne: Ben, Kolektifler, Yakınlar 
II. KISIM
Tarih
Epistemoloji

  Genel Bilgi 
  Öndeyiş: Tarih: İlaç mı, Zehir mi? 
1. Belge Aşaması: Arşivlenen Hafıza 
  Yol Gösterici Bilgi 
 III. Oturulan Mekân 
 III. Tarihsel Zaman 
 III. Tanıklık 
 IV. Arşiv 
 IV. Belgesel Kanıt 
2. Açıklama/Anlama 
  Yol Gösterici Bilgi 
 III. Zihniyet Tarihinin Öne Çıkışı 
 III. Titizliğin Üstatları: Michel Foucault,
  Michel de Certeau, Norbert Elias 
 III. Ölçek Değişiklikleri 
 IV. Zihniyet Fikrinden Temsil Fikrine 
  1. Etkililik ya da zorlayıcılık ölçeği  
  2. Meşrulaştırma dereceleri 
  3. Toplumsal zamanların niceliksel olmayan yönlerine
    ilişkin ölçek 
 V. Temsilin Diyalektiği 
3. Tarihçilikte Temsil 
  Yol Gösterici Bilgi 
 I I. Temsil ve Anlatı 
 III. Temsil ve Retorik 
 III. Tarihçinin Temsilleri ve İmgenin Büyüsü 
 IV. Temsil Gücü 
III. Kısım
Tarihsel Durum
  Genel Bilgi 
  Öndeyiş: Tarihin Yükü ve Tarihsel-Olmayan 
1. Eleştirel Tarih Felsefesi  
  Yol Gösterici Bilgi 
 III. "Die Geschichte Selber", "Bizzat Tarih" 
 III. "Bizim" Modernliğimiz 
 III. Tarihçi ile Yargıç 
 IV. Tarihte Yorum 
2. Tarih ve Zaman 
  Yol Gösterici Bilgi 
 III. Zamansallık 
  1. Ölüme yönelik varlık  
  2. Tarihte ölüm 
 III. Tarihsellik 
  1. Geschichtlichkeit teriminin katettiği yol  
  2. Tarihsellik ve tarihyazım  
 III. Zaman-"İçinde"-Varlık 
  1. Sahici-olmayan'ın peşinde  
  2. Zaman-içinde-varlık ve hafıza – tarih diyalektiği  
 IV. Tarihin Endişe Verici Yabancılığı 
  1. Maurice Halbwachs: Tarihin kesintiye uğrattığı hafıza 
  2. Yerushalmi: "Tarihyazımda rahatsızlık" 
  3. Pierre Nora: Alışılmadık tarih mekânları 
3. Unutuş 
  Yol Gösterici Bilgi 
 III. Unutuş ve İzlerin Silinmesi 
 III. Unutuş ve İzlerin Kalıcılığı 
 III. Hatırlamanın Unutuluşu: Kullanım ve Suistimal 
  1. Unutuş ve engellenen hafıza 
  2. Unutuş ve manipüle edilen hafıza  
  3. Ismarlama unutuş: Genel af 
Sonsöz
Zor Bağışlama
  Yol Gösterici Bilgi
 III. Bağışlama Denklemi
  1. Derinlik: Kusur
  2. Yükseklik: Bağışlama
 III. Bağışlama Zihniyetinin Yolculuğu: Kurumlardan Geçiş
  1. Cinayet suçu ve "zamanaşımına uğramama"
  2. Siyasal suçluluk
  3. Ahlaki suçluluk
 III. Bağışlama Zihniyetinin Yolculuğu: Alışveriş Durağı
  1. Bağış ekonomisi
  2. Bağış ve bağışlama
 IV. Kendine Dönüş
  1. Bağışlama ve söz verme
  2. Fiil ile faili arasındaki bağı koparmak
   V. Geçtiğimiz Yollar: Özet
  1. Mutlu hafıza
  2. Mutsuz tarih mi? 
  3. Bağışlama ve unutuş
OKUMA PARÇASI

Açıklama, s. 15-17.

Bu araştırma kimileri özel, kimileri mesleğin gerektirdiği, kimileri de kamusal diyebileceğim uğraşların bir ürünüdür.

Özel uğraşlar: Burada, uzun bir ömre çevrilmiş bakıştan –Réflexion faite (Tamamlanmış Düşünce)– söz etmeyeyim ama, Zaman ve Anlatı, Başkası Olarak Kendisi gibi yapıtların sorunsalındaki bir eksiğe dönüş söz konusu. Bu yapıtlarda zaman deneyimi ve anlatma işlemi doğrudan birbirine bağlanmış, ama bunun karşılığında hafıza konusunda, daha da kötüsü unutuş konusunda, yani zaman ile anlatı arasındaki bu ara seviyeler konusunda düşünceler çıkmaza girmişti.

Mesleki uğraş: Bu araştırma, hafıza ile tarih arasındaki bağlarla ilgili aynı sorunlarla karşılaşmış olan meslekten tarihçilere borçlu olduğumuz çalışmaların, seminerlerin ve kolokyumların yakından izlenmesi sonucu ortaya çıktı. Böylece bu kitap hiç kesintiye uğramamış bir tartışmayı işlemeyi sürdürüyor.

Kamusal uğraş: Kimi yerde hafızanın, kimi yerdeyse unutuşun yoğun olmasından ileri gelen kaygı verici durumu görünce şaşırıp kalıyorum; anmaların, hafıza ve unutuş istismarlarının etkisinden söz etmeyeceğim bile. Bu bakımdan, doğru hafıza politikası fikri, benim açıkça dile getirdiğim yurttaşlık uğraşlarımdan biri haline geldi.

*

Yapıt, hem konuları hem de yöntemleri bakımından sınırları kesin çizgilerle belirlenmiş üç kısımdan oluşuyor. Hafızanın ve hafızaya ilişkin fenomenlerin incelendiği birinci bölüm Husserl'in anladığı anlamdaki fenomenolojinin mührünü taşıyor. Tarihe ayrılmış ikinci kısım, tarih bilimlerinin epistemolojisiyle ilgili. Unutuş konusunda derin bir düşünüşle son bulan üçüncü kısım ise, biz insanların tarihsel durumunu konu alan bir yorumbilgisi çerçevesine yerleşiyor.

Bu üç kısmın üçü de önceden belirlenmiş bir yolu izliyor, bu yol da her defasında kendi içinde üçlü bir ritme ayak uyduruyor. Örneğin hafıza fenomenolojisi kararlılıkla hafıza nesnesine, zihnimizde canlanan anıya yönelik bir çözümlemeye açılıyor; sonra anı arayışı, anamnesis, hatırlama aşamalarını katediyor; sonunda önceden verilmiş ve uygulanmış hafızadan, dönüşlü düşünce ürünü hafızaya, benliğin hafızasına geçiliyor.

Epistemoloji yolu, tarihyazımla ilgili işlemin üç aşamasını bir araya getiriyor; tanıklık ve arşiv aşamasından "çünkü" sözcüğünün kullanıldığı açıklama, anlama figürlerine geçiliyor; tarihçinin, geçmişi yeniden sunup yazıya geçirmesi aşaması da yolun sonunu gösteriyor.

Tarihsel durumu işleyen yorumbilgisi de üç aşama içeriyor: İlki eleştirel bir tarih felsefesi, eleştirel yorumbilgisi aşaması; bu eleştirel yorumbilgisi, belli bir bilgi hubris'inin (Eski Yun., kibir, kendini beğenmişlik. –ç.n.) çok çeşitli biçimlerde ihlal ettiği tarihsel bilginin sınırlarına odaklanmaktadır; ikincisi, ontolojik yorumbilgisi aşamasıdır ve bu da tarihsel bilginin varoluş koşulunu oluşturan zamansallaşma kipliklerini açımlamayı hedeflemektedir; böylece hafıza ile tarihin ayak izleri üstünde unutuşun imparatorluğu kurulmaya başlıyor; istemeye istemeye kendi içinde ikiye bölünmüş bir imparatorluktur bu, bir yanında izlerin tamamıyla silinme tehdidi, diğer yanında anamnesis kaynaklarının yedeklenmiş olmasının verdiği güvence vardır.

Ancak bu üç kısım üç ayrı kitap olduğu anlamına gelmiyor. Bu üç direkte her ne kadar farklı ama birbiriyle iç içe geçmiş yelkenler bulunsa da, hepsi aynı yöne giden geminin direkleri ve yelkenleridir. Nitekim hafıza fenomenolojisinde, tarih epistemolojisinde ve tarihsel koşulların yorumbilgisinde ortak bir sorunsal vardır: Geçmişin temsili sorunsalı. Hafızanın nesnesel (objectal) yönü irdelenmeye başlandığı anda şu soru olanca radikalliğiyle karşımıza çıkar: Önce'nin damgasını yemiş bir şeyin namevcut mevcudiyeti olarak ortaya çıkan imgenin, Platon ile Aristoteles'in diliyle, yani Yunanca söylersek, eikon'un sırrı nedir? Aynı soru tanıklık epistemolojisiyle, ardından açıklamanın/anlamanın ayrıcalıklı konusunu oluşturan toplumsal temsillerin epistemolojisiyle ilgili olarak da karşımıza çıkar; bu soru tarihsel geçmiş üstünde anları nokta nokta belirleyen olayların, koşulların ve yapıların yazıya geçirilmesi aşamasına da sıçrar. Baştaki eikon bilmecesi her bölümde gittikçe daha da çözümsüzleşmektedir. Hafıza alanından tarih alanına aktarılan bu kavram tarihsel koşulların yorumbilgisiyle zirveye ulaşmaktadır; geçmişin temsili bu noktada hem unutuşun tehditleriyle karşı karşıya hem de onun korumasına bırakıldığını fark eder.

*

Okura yönelik birkaç açıklama.

Bu kitapta daha önce hiç kullanmadığım bir sunuş tarzını deneyeceğim: Metni en ağır öğretici gözlemlerden –konuya giriş, önceki kanıtlamayla bağları hatırlatma, sonraki gelişmelerin önceden özetlenmesi gibi– arındırmak için yapıtın belli başlı stratejik noktalarına, araştırmanın hangi aşamasında olduğumu gösterecek yönlendirici bilgiler yerleştirdim. Umarım okur, sabrını bu denli zorlamamı anlayışla karşılayacaktır.

Bir başka açıklama: Farklı çağlara ait yazarları anıyor, onlardan sık sık alıntılar yapıyorum, ama sorunun tarihçesini çıkarmıyorum. Kanıt gerektiğinde şu ya da bu yazarı, çağını pek dert etmeden anıyorum. Okurun, aynı anda bütün kitapları önünde açık tutmaya nasıl hakkı varsa benim de buna hakkım var, sanırım.

Son olarak şunu itiraf edeyim: Otorite ve üstünlük göstergesi olan "biz" sözünü atıp da yerine "ben" diyeyim ya da sadece "biz" diyeyim gibi bir kural koymadım kendime. Bir kanıtın sorumluluğunu aldığım zaman "ben", okuru ardımdan sürüklemek istediğim zaman da "biz" diyorum.

Üç yelkenimiz var; haydi bakalım, fora edelim hepsini!

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.