Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-832-3
13x19.5 cm, 376 s.
Liste fiyatı: 36,00 TL
İndirimli fiyatı: 28,80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
David Harvey diğer kitapları
Postmodernliğin Durumu, 1997
Sosyal Adalet ve Şehir, 2003
Umut Mekânları, 2008
Asi Şehirler, 2013
Ayın Armağan Kitabı
AYIN ARMAĞANI
Diğer kampanyalar için
 
Marx'ın Kapital'i İçin Kılavuz
Özgün adı: A Companion to Marx's Capital
Çeviri: Bülent O. Doğan
Yayına Hazırlayan: Semih Sökmen, Sungur Savran
Kapak Fotoğrafı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 2012
2. Basım: Mayıs 2015

Doğru insanın doğru kitabı yazması çok rastlanan bir durum değil. Ya da çok yetkin bir öğretmenden zevkli bir ders almak... David Harvey yaklaşık kırk yıldır sürdürdüğü Kapital derslerinden hareketle ve öğrencilerinden gelen soru ve tepkileri göz önünde bulundurarak bu kılavuz kitabı hazırladı: "Her şeyin her şeyle nasıl ilişkilendiğini daha iyi anlamak ve böylece kendi tikel çıkarlarını ve pratik siyasi çalışmalarını daha iyi konumlandırıp bağlama oturtmak için sağlam bir teorik zemin arayan pek çok öğrenci ve aktivist var. Marksist teorinin temellerine dair bu sunumun onlara yardımcı olacağını umuyorum... Bu 'kılavuz'un, bir tür seyahat kılavuzu gibi yola çıkmak isteyen herkese rehberlik etmesini amaçladım."

Kapital bugün her zaman olduğundan daha güncel. Önerimizin kolay olmadığını biliyoruz: Hem Kapital'i bölümler halinde okumanızı, hem de bölümlere eşlik edecek şekilde Harvey'in kılavuzunu okumanızı tavsiye ediyoruz. Daha fazla ertelemeden...

İÇİNDEKİLER
Önsöz
Giriş

Kapital, I. Kısım
1. Metalar ve Mübadele
2. Para

Kapital, II. Kısım
3. Sermayeden Emek Gücüne

Kapital, III. Kısım
4. Emek Süreci ve Artık Değer Üretimi
5. İşgünü

Kapital, IV. Kısım
6. Göreli Artık Değer
7. Teknolojinin Açığa Çıkardıkları
8. Makineler ve Büyük Sanayi

Kapital, V-VIII. Kısımlar
9. Mutlak ve Göreli Artık Değerden Sermaye Birikimine
10. Kapitalist Birikim
11. İlk Birikimin Sırrı

Düşünceler ve Öngörüler
Dizin

OKUMA PARÇASI

Giriş’ten, s. 12-15.

Amacım size Karl Marx'ın yazdığı Kapital adlı kitabın I. Cilt'ini okutmak, üstelik Marx'ın çizdiği çerçeve içinde, onun şartlarıyla okutmak. Bu biraz gülünç görünebilir, çünkü kitabı henüz okumadıysanız Marx'ın şartlarını bilmeniz imkânsızdır; ama sizi temin ederim ki bu şartlardan birisi okumanız, üstelik dikkatle okumanızdır. Gerçek öğrenme daima bilinmeyeni anlamak için çaba göstermeyi gerektirir. Bu kitapta topladığım Kapital okumalarım, ilgili bölümleri önceden okursanız çok daha aydınlatıcı olacaktır. Dileğim, sizi, bu kitapla kişisel düzeyde bir ilişki kurmaya teşvik edebilmek. Marx'ın metniyle doğrudan boğuşarak onun düşüncelerine dair kendi anlayışınızı biçimlendirmeye başlayabilirsiniz.

Bu durum hemen bir güçlük doğuruyor. Karl Marx'ın adını, "Marksizm" ve "Marksist" gibi terimleri herkes duymuştur ve bu sözcükler beraberinde türlü türlü çağrışımlar getirmektedir. Bu yüzden, lehte ya da aleyhte önyargılar ve peşin hükümlerle başlayacaksınız ister istemez; ama daha ilk adımda sizden Marx hakkında bildiğinizi sandığınız her şeyi bir kenara bırakmak için elinizden geleni yapmanızı ve onun gerçekte söyledikleriyle uğraşmaya çalışmanızı isteyeceğim.

Böyle bir doğrudan ilişki kurmayı başarmanın önünde başka engeller de vardır. Örneğin bu türden bir metne kendimize has entelektüel formasyonumuz ve tecrübelerimiz ışığında yaklaşmamız kaçınılmazdır. Çoğu öğrenci için bu entelektüel formasyon akademik kaygı ve niyetlerin denetimi ya da en azından etkisi altındadır; Marx'ı tek bir disiplinin özgül bakış açısına hapsederek okuma yönünde doğal bir eğilim vardır. Marx'a üniversitede herhangi bir disiplinde kadro verilmezdi; bugün bile üniversite bölümlerinin idari aygıtlarının çoğu onu kendi alanlarına dahil ederek sahiplenmeye istekli değildirler. Bu yüzden, lisansüstü öğrencisiyseniz ve Marx'ı doğru okumak istiyorsanız, kendi alanınızda size neyin kadro sağlayacağını unutsanız iyi olur — uzun vadede değil elbette, ama en azından Marx'ı okurkenki amaçlarınız bakımından. Kısacası, ait olduğunuz disiplin, entelektüel formasyonunuz ve daha da önemlisi (ister işçi sınıfı içinde, ister mahallede örgütsel çalışma yapıyor olun, ister Kapitalist girişimci olun) tecrübeleriniz sayesinde kolayca anladıklarınızın ötesinde Marx'ın ne söylediğini saptamak için bütün gücünüzle mücadele etmelisiniz.

Bu okumada böyle açık bir duruş alma gereğinin en önemli sebeplerinden biri Kapital'in hayret verecek ölçüde zengin bir kitap olmasıdır. Sayfalarında sayısız siyasal iktisatçının, filozofun, antropoloğun, gazetecinin ve siyaset teorisyeninin yanı sıra Shakespeare, antik Yunanlılar, Faust, Balzac, Shelley, peri masalları, kurtadamlar, vampirler ve şiirler cirit atar. Marx muazzam bir kaynak çeşitliliğinden faydalanmıştır ve bunları bulmak öğretici —ve eğlenceli— olabilir. Bazı göndermeler kolayca gözden kaçabilir, çünkü bir sürü durumda doğrudan isimleri vermemiştir Marx; Kapital dersleri verdiğim yıllar boyunca ben de sürekli bu tür yeni bağlantılar keşfettim. Örneğin ilk başladığımda pek fazla Balzac okumamıştım. Daha sonra Balzac'ın romanlarını okurken sık sık "Hah! Marx'ın alıntı yaptığı yer burasıymış!" derken buldum kendimi. Marx anlaşıldığı kadarıyla Balzac'ı derinlemesine okumuştu ve Kapital'i tamamladıktan sonra İnsanlık Komedyası üzerine bütünsel bir çalışma yapmak istiyordu. Kapital'i ve Balzac'ı birlikte okumak bunun sebebini açıklıyor.

Yani Kapital zengin ve çokboyutlu bir metindir. Farklı yer ve zamanlarda birçok dilde yazılmış çok çeşitli metinlerde kavramsallaşmış muazzam bir dünya tecrübesinden beslenir. Hemen eklemeliyim ki tüm bu göndermeleri bulmadan Marx'ı anlayamayacağınızı söylemiyorum. Ama bana esin veren ve size de esin vereceğini ümit ettiğim şey, hayatımızı niçin böyle yaşadığımıza ışık tutabilecek muazzam çeşitlilikte kaynakların bizi beklediği fikridir. Bunlar nasıl Marx'ın kavrayışına temel olduysa, biz de onları kendi kavrayışımız için kullanabiliriz.

Kapital'in sırf bir kitap olarak bile şaşırtıcı ölçüde iyi olduğunu göreceksiniz. Bir bütün olarak okunduğunda son derece tatmin edici bir edebi yapıdır. Ama burada yine anlamanın önünde potansiyel engeller vardır, çünkü pek çoğunuz eğitiminiz sırasında Marx'la karşılaşmış ve metinlerinden parçalar okumuşsunuzdur. Belki lisedeyken Komünist Manifesto'yu okudunuz. Belki sosyal teori derslerine girdiniz ve iki hafta Marx, birkaç hafta Weber, biraz da Durkheim, Foucault ve daha pek çok önemli kişiyi işlediniz. Belki Kapital'den alıntılar ya da Marx'ın siyasal görüşlerine dair teorik açıklamalar okudunuz. Ama alıntılar ya da soyut açıklamalar okumak, bütünsel bir metin olarak Kapital'i okumaktan çok farklı bir şeydir. Tam bir okuma yaptığınızda, metnin parçalarını köklü bir şekilde farklı tarzda, çok daha büyük bir anlatı bağlamında görmeye başlarsınız. Büyük anlatıya çok dikkat etmek ve daha önce karşılaştığınız parçalara ya da soyut anlatımlara dayalı anlayışımızı değiştirmeye hazır olmak hayati önemdedir. Marx kesinlikle eserinin bütünselliği içinde okunmasını isterdi. Ne kadar stratejik biçimde seçilmiş olursa olsun, alıntılar üzerinden yeterince anlaşılabileceği fikrine şiddetle karşı çıkardı. Sosyal teoriye giriş dersinde iki hafta gözden geçirilmeyi, kendisi Adam Smith okumasına sadece iki hafta ayırmayı nasıl reddedecekse öyle kesin bir tavırla reddederdi. Kapital'i bütün olarak okuduğunuzda Marx'ın düşüncesine dair çok farklı bir anlayışa ulaşacağınız neredeyse kesindir. Ama bunun için bütün kitabı okumanız gerekir — ben de işte size bunu yapmanızda yardım etmek istiyorum.

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Kansu Yıldırım, “Kapital için bir kılavuz”, Birgün Kitap Eki, 8-21 Aralık 2012

Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz, David Harvey’in 2007 yılında verdiği derslerin ses ve video kayıtlarının internet sitesine koyulmasından yola çıkarak başlamış, akabinde metinleştirilmiş bir “ders” kitabıdır. Ders ifadesi, zihinlerde didaktik bir çağrışım uyandırmasın. Harvey, Kapital okumalarını ve sorgulamalarını, kimi zaman yoğun soyutlama düzeylerinde, kimi zaman ise tarihi olgularla betimleyerek ama en önemlisi okuyucuyla “konuşarak” rahat bir dil eşliğinde yapıyor. Harvey’in metodolojik ve yazım açısından kolay anlaşılır olmaya özen gösterme nedeni, çağdaş kapitalizmin sorunları. Kitaba başlangıç olan video kayıtları üzerine Verso’nun teklifini kabul etmesinde “ekonominin kötüye gidişini”, “küresel kriz”in yansımalarını ve “Marx’ın analizine ilginin tekrar canlanışını” gerekçe gösteriyor. Zaten Harvey’i Kapital derslerine iten başlıca faktör, genç kuşağın Marksist siyasal iktisattan yoksun kalışı ve aslında bu yoksunluğun Marksist devrimci siyaset içinde farklı biçimlerde cisimlenişleriydi. Bu nedenlidir ki anlaşılır olma kaygısı, Kılavuz’da tam bu noktada devreye giriyor ve 1970’lerden sonra karşılık bulmaya başlayan Marksist metin okumalarındaki son derece soyut argümanlara ve saf akademizm iştahına bir eleştiri olarak beliriyor. Kılavuz’un başlangıcındaki başka bir eleştiri yine kitap içinde çeşitli pasajlarda karşımıza çıkıyor: Tekil entelektüel formasyonlardan sıyrılarak Kapital’i kavrayabilme. Buraya bir not düşelim, Nail Satlıgan bir röportajında Ernest Mandel’den “Kapital ve Marksizm bir makro sosyal bilim yapıtıdır” cümlesini alıntılamıştı. Söz konusu alıntıdaki “makro” ifadesi, Harvey’in “Kapital’in zenginliğine” yaptığı vurguyla birlikte düşünülünce daha da netleşiyor: “Sayfalarında sayısız siyasal iktisatçının, filozofun, antropologun, gazetecinin ve siyaset teorisyenin yanı sıra Shakespeare, antik Yunanlılar, Faust, Balzac, Shelley, peri masalları, kurtadamlar, vampirler ve şiirler cirit atar.” Kılavuz’un ilerleyen sayfalarında Kapital’den alıntılanan pasajlar kadar anekdotların altının çizilmesi, bu durumun bir yansıması. Örneğin, Harvey, daha önce Balzac okumadığını ancak Kapital okumalarından sonra Balzac okumaları sırasında “Hah! Marx’ın alıntı yaptığı yer burasıymış” dediğini aktarıyor. Harvey Kılavuz’da Balzac ve diğer tarihsel eserlerin, sadece estetik düzeyde konumlanmadığını, Marx için geniş bir referans havuzu teşkil ettiğini belirtiyor; Marx’ın Kapital’i tamamladıktan sonra İnsanlık Komedyası üzerine çalışmak istediğini ekliyor.

Klasiklerden Kapital’e çıkan yol

Kılavuz’daki tekil entelektüel formasyon ve akademizden sıyrılmış çok yönlü okumalardan birisi de klasik siyasal iktisatçıların başlıca tarihsel kurgusunu ele alırken açığa çıkıyor: Daniel Defoe’nin Robinson Crusoe’u. Klasik siyasal iktisatçıların piyasa ekonomisine model olarak ortaya çıkardıkları Crusoe, “tek başına, ıssız bir adada, doğa durumunda barınmaya uygun bir hayat tarzı oluşturur ve piyasa ekonomisi mantığını adım adım tesis eder”. Ne var ki, “Marx’ın şaka yolla imasında” gösterdiği gibi tek başına olan Crusoe, “batan gemiden bir saat, bir kasa defteri, mürekkep ve kalem kurtarmış” ve “halis bir İngiliz olarak derhal muhasebeye koyulmuştur”. Crusoe, o adada piyasa ekonomisini icat etmemiş, piyasa ekonomisi zihniyetini oraya taşımıştır. Harvey, klasiklerin Crusoe ile doğallaştırma-meşrulaştırma kurgusuna karşı çıkarak, başka bir Defoe hikâyesini önerir: Moll Flanders. Moll, meta üretiminin ve dolaşımının işleyişine ideal örneklerden birisi olabilir, Harvey’e göre. Moll, “sürekli başkalarının arzuları üzerine spekülasyon yapar (…beş kuruşsuz kaldığında, son parasını muhteşem bir elbise, bir atlı araba ve mücevherlere yatırarak baloya gider, orada genç bir soyluyu kendine aşık edip gece onunla kaçar, ama sabahleyin beş kuruşsuz olduğunu öğrenir”. Moll, dünyayı dolaşan bir figür olarak, “meta mübadelesi denizinde parasal bir nesne gibi dolaşımdadır”. Harvey, Moll Flanders’ı Wall Street tipi kapitalizme benzetir.

Kılavuz’da Kapital’in artı değer ve birikimle ilgili başlıklarını okuyan Harvey, Faust’a gönderme yapar. Önce toplumdaki hâkim “kapitalist” algısının Marx tarafından sarsılışını gösterir. Harvey, kapitalistlerin mekanizmadaki dişliler olduğunu, rekabetin zorlayıcı yasaları mecbur bıraktığı için yeniden yatırım yapmak durumunda kaldığını belirtir. Kapitalistler psikolojik düzeyde “kişileşmiş sermaye” olarak mübadele değerinin artırılmasına ve sınırsız para-biçiminde toplumsal gücün biriktirilmesine odaklandıklarından “para biriktirme en derin arzuların fetişi konumuna” bürünmüştür. Şayet bir kapitalist zorlayıcı yasalardan sapma gösterirse (servetlerinin dolaşımdan uzak tutmak gibi) kapitalizmi evrensel mantığı onları -ve varsa fraksiyonlarını- hizaya sokar. Ama “kapitalistlerin bir ikilemi” vardır, Marx bunu Faust alıntısıyla ifade etmiştir: “İki ruh, heyhat, göğsüne bağdaş kurmuş; biri durmadan diğerinden ayrılıyor”. Kapitalist biriktirmelidir ama tüketmelidir de. Harvey, bu ikilemin süreç içerisinde burjuva ideolojisine dönüştüğünü şöyle izah eder: “Kapitalistler bir taraftan rekabetin zorlayıcı yasaları yüzünden biriktirmeye ve yeniden yatırıma mecbur edilir, diğer yandan da tüketme arzusundan mustariptir. Bu ikinci arzuyu dizginleme zorunluluğu, daha sonra gönüllü burjuva erdemi ideolojisine çevrilmiştir. Hatta kar da erdemin karşılığı olarak yorumlanmıştır!”. Özetle bu ideolojik sarmal, kitlelere yeniden yatırımı erdem olarak topluma sunar ve yatırım yapanın istihdam yaratması kültleştirilir.

Kapital’in güncelliği

Harvey, Kapital’i okuma sistematiği içinde meta, mübadele, para-biçimi, sermayenin dolaşımı, artı değerin üretim süreci gibi konuları zengin betimlemelerle sunmasında sadece üçüncü kişilerle sınırlı kalmaz; kendi deneyimlerini ilave eder. Kılavuz’da işgünü başlığını incelerken güncel mesleki kategorilere değinir. Harvey, çağrı merkezinde çalışanları kendi gençlik dönemleri ile karşılaştırır: “Eski filmlere bakılırsa telefon operatörleri eskiden bizimle sohbet ederdi (ben onlarla flört bile ettiğimi hatırlayacak kadar yaşlıyım). Şimdi ise operatörler saat başı belli sayıda çağrıyı cevaplamak zorundalar. Bu sayıyı tutturamazlarsa kovuluyorlar.”. Harvey, çağrı operatörlerinin üzerinde yoğunlaşan baskının temel nedeni olarak, Marx’ın Kapital’de sunduğu, içerisinde kar öğelerinin bulunduğu zamana işaret eder. Kapitalist zamanı ister çünkü bu, “değerin toplumsal olarak gerekli emek zamanı” olmasının zorunlu bir sonucudur.

Harvey’in Kılavuz’u için seçilen pasajlar ve örneklendirmeler elbette yeterli değil. Harvey çapı ve kütlesi oldukça büyük, kapitalist sistemin dinamiklerini ortaya koyan bir yapıtı birkaç yüz sayfada incelemeye çalışıyor. Nicel sınırlara karşın akıcı anlatımı ile okuyucuyu güzel bir seyahate çıkarıyor. Ve Harvey ısrarla giriş kısmında şunu belirtiyor: “Fakat esas olarak sizin kendi Kapital okumanızı yapmanızı istiyorum”.

Devamını görmek için bkz.
 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.