Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-556-8
13x19.5 cm, 126 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Hiç Niyetim Yoktu, 2007
Hep Yazmak İsteyenlerin Hikâyeleri, 2010
Küçükburun, 2015
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Jale Parla, “Daha birçok şey olacak”, Radikal Kitap Eki, 12 Mayıs 2006

Eleştirmen Semih Gümüş, Fatih Özgüven'in yakınlarda çıkan Bir Şey Oldu adlı öykü kitabından söz ederken, öykü türünün 'edebiyatımızdaki zengin birikimi'ne, bu türün 'mucizevi olanaklarına' ve 'asıl mucizesini yeni yazarları içinden çıkarırken gösterdiği'ne işaret ediyor. (Radikal Kitap, 7 Nisan 2006) Mucize sözcüğü, ironik bir biçimde de olsa, Özgüven'in öykülerine denk düşen bir sözcük, çünkü bu kitaptaki öyküler, 'bir şey olsa' ya da 'olacak' gibi beklentiler yaratıp onları boşa çıkararak bitiyor. Kimi zaman da bir şey oluyor gerçekten, ama, bu olan şey bir kaza, anlamsız, abes bir kaza olarak ortaya çıkıyor. Tabii kazanın anlamlısı olur mu, sorusunu da sordurarak.

Doğuştan öykücü

"Bir şey oldu" cümlesini iki şekilde seslendirmek mümkün: Tekinsiz, ürpertici, ürkek bir tonlamayla, ya da, "sonunda bir şey oldu işte" gibi emin, iddialı bir tonlamayla. Öyküler belirsizlikle belirliliğin çekiştiği bu gerilimde duruyor. Ve aslında, bir öykü dışında ('Büyük Yeşillik') hiçbir öyküde bir şey de olmuyor. 'Büyük Yeşillik'in sonundaki o kötü kaza, sanki bu öykülerin yazarının bir kazaya kurban gitmemek, bunun için de kendini hiçbir duyguya ya da olguya bağlamamak üzere verdiği kararın belasavarı.

Özgüven'in öykülerinin hemen hepsi pek çok ihtimali barındıran, dolayısıyla da henüz anlatılmamış başka öyküleri örten öyküler. Bu aslında öykü türünün bir özelliği ama Bir Şey Oldu'da kuvvetle vurgulanmış, öne çıkarılmış bir özellik. Özgüven'in öykülerine bir tür 'kabuk' öyküler de diyebiliriz; altında o kabuğu delmek, çıkmak için kıvranan birçok başka öyküyü barındıran, hatta bastıran öyküler. Kitabın ilk öyküsü de zaten bu formülü açık ediyor. 'Penguen Masalı'nın anlatıcısı, öykünün sonunda arkadaşına, "neydi bu penguenin hikâyesi yahu unuttum" der, 'yalandan'. Bir kez daha anlattırır öyküyü. Oysa bu ikinci anlatış da tümüyle boşunadır, çünkü asıl öyküler bir iddia uğruna bir çocuğun en sevdiği oyuncağını alıp yıllarca baş köşede saklayan kazık kadar bir adamın nasıl bir adam olabileceğinden, onun çocukluğundaki noksanlardan, penguenini yitiren çocuğun ne yaptığından, ve son cümlede, "Kız ekmiş bunu, direkten döndüler"de saklı hınç ya da hasetten esinlenebilecek anlatılarda saklıdır.

Bir Şey Oldu'da toplanan öykülerde dikkat çeken bir tezat bu öykülerin klasik anlamda tamamlanmamışlıklarına karşın, görsel bakımdan ne denli tamam oldukları. Nesnelerin neredeyse klostrofobi yaratacak yoğunlukta doldurdukları mekânlarda boy gösteren öykü kişileri de, bu görselliğin türüne göre sanki ikiye ayrılıyorlar. Bir bölümü, ayrıntıyla resmedilmiş eşyanın egemeliğine boyun eğmiş, güdük ve güdük kalmaya mahkûm karakterler, 'Penguen Masalı'nın Hızır'ı, 'Gürol'un Annesi'nin Gürol'u, 'Öteki Adres'in Şerif'i, 'Asansördeki'nin Levent'i gibi. Bir de, bu görsellikte gizli bir tür aşkınlık sezdiren, imgelerin fantastik evreninde gezinebilen karakterler var; 'Hayvanların Âlemi'nin Melih'i, 'Seyahatte ve Ölümde'nin Tunca'sı, ve tabii 'Bir Şey Oldu'nun Ayşe'si gibi. Aşkınlıktan kaçmayı amaç edinmiş bu öykülerin, amaca karşı ayaklanan, ve okura "bir şey olacak" dedirten kişileri bunlar.

Ve sanırım daha birçok şey olacak; Fatih Özgüven öykücülüğü sürdürecek. Çünkü, bence, doğuştan öykücü o...

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.