Bilgi
      
www.metiskitap
    
www.metisbooks
   
 
Logo
 
 
Genel Katalog (Header)
 
BUL
 
  
 
Genel Katalog - Açık
  
 
ISBN13 978-975-342-760-9
13x19.5 cm, 200 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Vahşi Hafiyeler, 2007
Uzak Yıldız, 2008
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Bu yazıyı bir arkadaşınıza gönderin
Gönderilecek e-posta adresi 
 
Sizin e-posta adresiniz 
 
Bu kitap hakkında yazmak için
Kitap hakkındaki görüşlerinizi yazın
Başlık
 

Ceylan Koryürek, “Katil Orospular”, Cumhuriyet Kitap Eki, 8 Temmuz 2010

Roberto Bolaño Şilili bir yazar. Pinochet'nin darbesinden sonra direnişe katıldı, tutuklandı ama kurtuldu. Hayatının geri kalanını sürgün yaşadı. Yazları bağbozumu, gece bekçiliği, bulaşıkçılık, satıcılık gibi çeşitli işlerde çalıştı. 'İnfrarealist şiir hareketi'ni başlattı, sonra düzyazıya döndü. İlk romanları kırk yaşında basılmaya başlandı. Katil Orospular'la beraber Türkçeye çevrilmiş üç kitabı var.

Azrail'in namlusundan çıktı mı kurşun, ölüm karşısında sıfır yerine geçen hayat, işte denkleşti her şey. Roberto Bolaño, ölü bir ozana verilen ödülle, alkışlarla dünyada kendini 'suskunluğa adayan' ölüme karşı. Katil Orospular kitabının ismi beni dehşete düşürdü, ilerleyen sayfalarda ismin hayatın acımasızlığıyla özdeşleştiğini gördüm, sanki insanlar buharlaşıyor gölgeleri kalıyor, gölgeleri onların katili oluyordu.

Yaşama kavgası içinde ilerleyen zamana karşı kuşkuyla bakarken ikna edilmeyi bekleyen düşünceler ile yalnızlık denizinde açılıp karadaki insanları gözleyen Roberto Bolaño'yu görüyorum. Kıyıdaki yalnız ve sürgün insanlara bakıyor. Hikâyeleri sanki fotoğraf karesinde canlanan karakterler, söylemek istediği yarıda kalmış şeyler, yalnızlığı uyuşturan aşksız seksler, sonrasında soğuk duvarlar.

Peki, bu hikâyeleri bu kadar canlı kılan ne? Sürgündeki insanların yaşama çabasında, hayatlarına karşı oynadığı kumar. Ölüm acısı gibi taşıdıkları geçmiş, yeniden sıfırdan kimsesiz başlayan öyküler, doludizgin yaşamın içinde filiz vermeye çalışan duygular. İtirafsız uzaktan, gizli aşklar, yeri boş kalan sandalyelerde hissedilen sıcaklıklar, kavuşan ellerdeki veda anları, sürgünde başka sürgünlere gebe, yitime uğramış duygular.

Kitap on üç çarpıcı öyküden oluşuyor. İlk öykü 'Göz Silva' vedalaşmadan ayrılan, unutulmayan, yıllar sonra karşılaşılan bir arkadaş. Değişmiş, geçmişle ilgili anlattıkları bir fotoğrafçının karesine sığanlar değil sadece. Fuhuş sektörünü fotoğraflamaya Hindistan'a görevlendirildiğinde erkek çocuk genelevinde geçenler, çekilen fotoğrafların, görüntülerin açtığı yaralar, nefes kesici bıçağın ucundaki iyilik ve kötülükler.

Aslında Roberto Bolaño şiiri hiç bırakmamış, kalbe giden damarlarını tıkamış ama şiirsiz kalamamış. Bundan sonraki gelen öykülerdeki 'B' karakteri özellikle Roberto Bolaño ile örtüşüyor. Sürgünün, bitimsiz yalnızlığın, yok olup gitti dediği edebiyatçıların anısı, kırık kalbiyle hayatın geri kalanı. Doyumsuz merak uyandırıcı öyküler.

Lalo Cura'nın Tasavvurları, porno sektörünün ibretlik öyküsü, vahşet, tiksinti ve sanki cehennemden çıkmış anlatılar. Dehşet verici ve hepsi canlı görüntüler. İnsanlığı insanlıktan çıkaran bu sektörün, oyuncuları da ya genellikle öldürülüyor ya da AIDS'in pençesinden kurtulamıyor. Hepsi de genç ölü. Olegario daha annesinin karnında porno sektörüyle tanışır. 'Bazen rüya gördüğümde, kimi zaman karabasanlarda, kendimi uçurumun kenarında buluyorum, o zaman önce uzaktan zarların yere düştüklerinde çıkardıkları sesi duyuyorum.' (s. 90) Porno oyuncuları sektör tarafından uçuruma atılan zarlar, çığlıklar içinde uçurumun dibinde, karanlıktaki insanlar.

'Ruhsal sarsıntılar üzerine bir film. Bir aziz hapishanede doyum ve sevişme gecelerini hatırlıyor' (s. 91). Porno sektörü ruhsal sarsıntıdır, aşksız seks gerçeği insanı daha çok yalnızlaştıran, kendi tatmininde kendini öldüren yalandır. Kitaptaki yaratıcılıkla vahşet ve acımasızlıkla bütünleşen öyküler. Bolaño anlattığı dehşeti sanatın raylarına oturtmayı biliyor. Ona göre hayat meydanın ortasında, çöplüğü, barı, fahişesi, sürgünü, yalnızı. Herkes arayış içinde, ölüm ise gölgelerden gövdelere dolaşmakta, hayatımın geri kalanı diyemiyor Bolaño yitip gidenlerin farkında.

'Katil Orospular' öyküsünde her şey doruklarda. 'Kara kutuda' dans eden adam öyküdeki Max'e benzeyen, onu isteyen bir kadın. Stadyum çıkışında bir bakışla ayartılan erkek. Adamı Max diye seviyor kadın. Max diye ilişkiye giriyor. Özlem ve tutku var, nefret akla gelmiyor okurken. Kimliği ve sıcaklığı yitmemiş o gölgede Max'de kilitleniş. Kayıp aşkını hissetmek için seks tuzak. 'Sen ve ben, tünelin iki ucundan, sadece siluetlerimizi görüyor olsak da birbirimize doğru yürüyoruz, buluşmaya kararlıyız' (s. 108). Hayattaki kimi tutkular gözün göremediği tünel karanlığıdır farklı özlemlerde 'buluşmaya kararlı' iki kişide geceden doğan sabah karanlığı, birkaç derin nefes. Bolaño'nun oynadığı kumar durağına gelmeden inen aşırı kişiler.

Bolaño'nun nefes alıp verişinde bile şiir aşkı var, eski şairler, fotoğrafları, yüzlerindeki anlamlar hepsini tek tek inceliyor. Kayıp şairleri bulup sanki yerlerine oturtuyor. Neden gittiklerini sorguluyor. Şairler korumasız ölüme yelken açanlar. Kimileri ateşler içinde yanarken, soğuk duvarlar arasında tükenir. Bolaño şiirin bütün acılarını yaşamış, düz yazıya geçse de hâlâ unutamamış, aslında şiiri bırakan şairler de şiiri unutamaz. Çünkü şiir sonsuz düşler yatağıdır. Bu yüzden gökyüzüne yazılı binlerce mısra geçer bulutlardan. Son öykü, şair ve yazar 'Enrique Lihn'le Buluşma'; bu öyküyü okurken artık emin oldum, Bolaño Katil Orospular'ı yazarken yakında öleceğini seziyordu. Ölüm, boy ölçüşemez seninle hiçbir şey, tutkulu bir âşık gibi alırsın. Geriye duvarları yıkan yazılar kalır. Bolaño, uçtaki sıra dışı insanları anlatırken çok doğal, öyküleri güzelleştiren abartısızlık, şaşırtıcı merak uyandırıcı ve hiçbir fazlalık yok.

 
 
 

Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2004. Her hakkı saklıdır.