ISBN13 978-975-342-599-5
13x19,5 cm, 416 s.
KAMPANYADA
Liste fiyatı: 46.50 TL
İndirimli fiyatı: 16.00 TL
İndirim oranı: %65.59
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Kullanılmış Biletler
1. Basım
Liste Fiyatı: 41.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Tenimdeki Ülke Nikaragua
Aşk ve Savaş Anıları
Özgün adı: El pais bajo mi piel
Çeviri: Beril Eyüboğlu
Yayıma Hazırlayan: Bülent Doğan
Kapak Fotoğrafı: Susan Meiselas
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Şubat 2007

"Şair ve romancı Gioconda Belli sıradan bir anı kitabı yazmamış. Bu kitap Kuzey’i ve Güney’iyle Amerikan tarihi hakkında; devrim tohumları ve iktidar hakkında; yaşam ve ölüm sarmalındaki bir kadının, tükenmeyen bir umutla özgürlük ve aşka adanmış hayatı ve seçimleri hakkında. Romantik bir hayat izlenimi verse de, bir realistin gücü ve berraklığıyla yazılmış." –Adrienne Rich

1979'da dünyanın her yanında, devrimciler tarafından umut ve sevinçle karşılandı Nikaragua devrimi. Önderlik kadrosunda orta sınıftan iyi eğitimli gençlerin yer alması nedeniyle "Çocukların Devrimi" diye adlandırılan bu ayaklanma, önceki devrimlerin bildik kalıplarını birçok açıdan değiştirmişti. İktidarın devralınmasından sonra ABD'nin gizli ve açık desteğiyle yürütülen her türlü baskıya on iki yıl direndi.

Varlıklı bir ailenin kızı olan şair Gioconda Belli, ülkesindeki adaletsizliğe isyan ederek devrime katılmıştı. Aşklarını, yaşadıklarını ve iç çatışmalarını açık yüreklilikle aktardığı anıları için şunları söylüyor:

"Hiçbir değere bağlı kalmamamızın vaaz edildiği, kolayca yılgınlığa kapıldığımız, inancımızı yitirdiğimiz ve hayallerimizi inkâr ettiğimiz bugünlerde hayatı –hatta ölümü– değerli kılan türden bir mutluluğu savunmak için yazdım bütün bunları."

OKUMA PARÇASI

Önsöz, s.11-13.

Hayatımda iki şeyin kaderimi belirlediğini düşünüyorum: ülkem ve cinsiyetim. Annemin doğum sancıları Managua stadyumunda, bir beyzbol maçı sırasında tuttuğundan mı nedir, halk yığınlarının sıcak bağrına çekilmek alınyazım oldu. Kalabalıklara yönelik tutumum, yalnızlıktan korkacağımın ve –biyolojik fonksiyonları ve evcimen hayat tehdidi bir yana– erkekler dünyasının cazibesine kapılacağımın erken bir belirtisiydi. Annemin hastaneye koştuğu stadyumun dışında, Nikaragua'da 1937'de bir aile diktatörlüğü kuran Anastasio Somoza García'nın at sırtında bir heykeli vardı o zamanlar. Annemin rahmindeki sıvının kimyasında ne gibi alametlerin birbirine karıştığını kim bilebilir? Kalabalıklardan ve beyzboldan hoşlansam da, sopa savuran bir sporcu olmadım. Ama sonunda, at sırtındaki bu tiranın soyundan gelenlere karşı olanaklarımı sonuna kadar zorlayarak, Latin Amerika'nın en köklü istibdadından kurtulmak amacıyla ülkemin başlattığı kurtuluş mücadelesine katılmak için s...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Betül Sultan Ş., “Bir kadının tükenmeyen umudu”, Radikal Kitap Eki, 23 Mart 2007

Nikaragualı devrimci-yazar Gioconda Belli çok yönlü ve tamamen çarpıcı otobiyografisine -şiirsel, içten, keyifli bir aşk, savaş, edebiyat ve politika hikâyesine- AK47 marka tüfeği ateşlerken hissettiği duyguları derinlemesine tarif ederek başlar. Ülkesini anlatırken vücudunu bir metafor olarak kullanan Belli'nin kitabının provakatif başlığı Tenimdeki Ülke Nikaragua onun iç ve dış gerçeklerinin samimi ve tarihsel anılarını ima eder. Belli, her birinin içeriği hakkında bilgi verdiği 50 kısa bölümden oluşan hikâyesini alt başlıklar halinde okuyucuyla paylaşıyor.

Kuzey İtalyan asıllı Belli, Nikaragua'nın başkenti Monagua'nın şımarık, kitapsever, kibar, küçük prensesi olarak büyür. Belli'nin üst sınıf ailesi, Somoza diktatörlüğüne pek sıcak bakmasalar da kızlarının yirmili yaşlarındayken ünlü bir reklam ajansında yüksek maaşlı bir işte çalışmasına rağm...

Devamını görmek için bkz.

Gülnur Acar Savran, “Aşk ve devrim tutkunu bir kadının anıları”, Virgül, Mart 2007

Nikaragua’da 5 Kasım 2006’da yapılan seçimlerle birlikte, Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesinin önderi Daniel Ortega on altı yıl aradan sonra yeniden devlet başkanı oldu. Hiç kuşku yok ki, Ortega’nın dönüşünü, Latin Amerika’da Hugo Chavez’le başlayan sol hükümetler zincirinin bir halkası olarak görmek mümkün. Ancak bu ikinci “zafer”de ilk Triunfo’nun tadının olmadığı, birçok sosyalistin bir burukluk duygusu içinde olmasından belli. (19 Temmuz 1979’da FSLN hâkimiyetinde yeni bir devrimci yönetimin kuruluşunu Nikaragualılar o dönemde “El Triunfo” olarak anıyorlardı.) Nasıl olmasınlar ki? Her şeyden önce Ortega, bir zamanların Kontra lideri olan Jaime Morales’i sağ kolu olarak benimsemekte bir beis görmedi. Ama bugünün gelişi dünden belliydi zaten: 1996 seçimlerinin ardından Ortega, başkanlığa gelen (muhafazakâr Anayasal Özgürlük Partisi başkanı) Arnoldo Alemán’la bir sözleşme imzalamıştı. Bu ...

Devamını görmek için bkz.

Ertuğrul Mavioğlu, “Nikaragua devriminin diğer yüzü”, Radikal Kitap Eki, 15 Haziran 2007

"Somoza bir orospu çocuğudur ama bizim orospu çocuğumuzdur." Nikaragua'da bağımsızlık mücadelesinin önderi Augusto Sandino'ya bir barış yemeği sonrası kurulan kalleş pusuda oynadığı rol sayesinde, ailesiyle elli yıl halkın ensesinde boza pişirme hakkını elde eden bir diktatör için edildi bu küfür. İyi İngilizcesi sayesinde ABD'lilerle rahat anlaşabilmesi dışında üzerinde hiçbir ışığı olmayan, sular idaresinden çıkma bu memur Anastasio Somoza Garcia'dan başkası değildi. Onu "bizim orospu çocuğumuz" diye niteleyen ise dönemin ABD Başkanı Franklin Roosevelt...

Somoza Garcia 1934 yılında Sandino'ya suikast düzenlendikten tam üç yıl sonra bu kez karısının amcasına karşı bir darbe tezgâhlamış ve kendini devlet başkanı ilan edivermişti. Onun diktatörlüğü 1956 yılına kadar sürdü; ta ki, bir şair eline silahı alıp, namludan çıkan kurşun karşısında bütün insanların eşit olduğu gerçeğini h...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova