Fırat Mollaer"Çoğu kişi Dink'in kimliğine bakmıyor, onu görmüyordu"
Emek Erez, gazeteduvar.com.tr, 14 Mart 2019
Fırat Mollaer’in, Kimlik Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık adlı kitabı, Metis Yayınları tarafından basıldı. Yazar, çok sık karşılaştığımız, kolaylıkla bir bağlama yerleştirilebilen genellikle de indirgemeci bir anlayışla ele alınan kimlik meselesini ayrıntılı bir şekilde tartışıyor. Böylece, görüyoruz ki kimlik sabit bir kategori olarak tanımlanamıyor: bulunulan yere, zamana, gündelik hayattaki karşılaşmalara göre değişen, hareketli, zıtlıklar içeren bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra tanınma mücadelesi ekseninde kimlik politikası hâlâ önemli yerde duruyorken güncel siyasette özellikle “kimlik politikası” ve “kimlikçi düşünce” arasındaki
Devamını görmek için bkz.
 
Tuncay Birkan"Tarih tekerrürden ibaret değil"
Murat Şevki Çoban, K24, 7 Mart 2019
Devlet tekerrür tahakkümü kuran güç, dünya ise bu tahakkümü kıran, kırma potansiyeli taşıyan her şey. Tuncay Birkan, Dünya ile Devlet Arasında Türk Muharriri kitabında 1930-1960 yılları arasında tek bir ideolojinin devletin ve edebiyatın her basamağında hüküm sürdüğü şeklinde özetlenebilecek yaygın kanıya ve bu dönemde edebiyatçıların taşıdığı biçimsel kaygılara kulağını tıkayan görüşlere karşı, zaman zaman kendiyle bile çelişen ve her halükârda tek bir sıfata indirgenmeyi reddeden yazarı sunuyor.

Refik Halid, evet, ama Nurullah Ataç, Peyami Safa, Nâzım Hikmet, hatta Necip Fazıl… Rejimin değerlerine gönülden bağlı isimlerin bile Osmanlı geçmişini silme gayretlerine mesafeyle yaklaştığı, millî
Devamını görmek için bkz.
 
Fırat Mollaer"Türkiye'de Kültür Savaşı Sürekli Kaşınıyor"
Pınar Tarcan, bianet.org, 4 Mart 2019
Fırat Mollaer Metis'ten çıkan Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık kitabında Edward Said'in izinden giderek kimlik ve şarkiyatçılık sorgulamaları yapıyor.

Mollaer, "Türkiye'de diyalektik eleştiriyi boğan bir 'tarihsel blok' var. Kültür savaşı sürekli kaşınıyor. Diyalektik eleştirinin önünü kapayan kültürelcilik ve ona temel olan kimlikçi düşünce mütemadiyen palazlanıyor. Kültür savaşında ya o tarafta ya da bu taraftasınızdır. Egemen siyaset buna indirgenmiş ve bunun üzerine kurulmuş durumda" diyor.

Şarkiyatçılık'a Türkiye üzerinden bakarsak, şu anki toplumsal/kültürel yapı açısından Şarkiyatçılık
Devamını görmek için bkz.
 
Jacques Ranciere"Kurmacanın Kıyıları"
Stoffel Debuysere, e-skop.com, 21 Şubat 2019
Bugün “kurmaca” kavramına belli bir şüpheyle yaklaşıldığı görülüyor. Tabii son zamanlarda beylik bir fikir haline gelen “post-hakikat” meselesi de var. Genel olarak sanatta “olgusala” veya “belgesele” dönüş gittikçe daha fazla etkili oluyor. David Shields, çağdaş edebiyatı etkisi altına aldığı varsayılan bir “gerçeklik açlığı”ndan bahsediyor; sık sık atıfta bulunulan bu fikre göre, tanıklığa ve itirafa öncelik veren; kurgulanmış olay örgüleri, karakter ve diyaloglar yerine koşulların getirdiklerine ve mutlu tesadüflere yer açan bir eğilim etkili. “Gerçeğin” otoritesine başvurmak, hayalî olay ve senaryoların karşısına yerleştiriliyor. Siz son yıllarda, bu eğilimlerin aksi bir yön izleyerek, modern kurmaca alanlarını incelemeye
Devamını görmek için bkz.
 
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova