ISBN13 978-975-342-096-9
13x19,5 cm, 240 s.
Liste fiyatı: 29.50 TL
İndirimli fiyatı: 23.60 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Fatmagül Berktay diğer kitapları
Tarihin Cinsiyeti, 2003
Dünyayı Bugünde Sevmek, 2012
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Kullanılmış Biletler
1. Basım
Liste Fiyatı: 41.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın
Hıristiyanlık'ta ve İslamiyet'te Kadının Statüsüne
Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım
Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen
Kapak Resmi: Gülsün Karamustafa
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ocak 1996
7. Basım: Haziran 2019

"Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması, her üç tektanrılı dinin ortak özelliği. Bu ortak özellik, tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile, ilginç olan, bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları. Günümüzde Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının "doğru" toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz. Karşılaştırmalı yaklaşım, bu konuda da, partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam'a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin, İslam'ın "egzotik" alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir." – Fatmagül Berktay

İÇİNDEKİLER
Önsöz
Giriş: Din, Kadınlar ve Direnme

Birinci Bölüm: Ana Tanrıça'dan "Dölleyici Söz"ün Kudretine
Başlangıçta Ana Tanrıça Vardı
"Dölleyici Söz"ün Kudreti

İkinci Bölüm: Ataerkil Sistemin Ayırt Edici Özelliği:
Kadın Bedeninin Toplumsal Denetimi

Eski Mezopotamya'dan Kaynaklanan Bir Sistem: Ataerkillik
"Beni Kadın Yaratmayan Tanrıya Şükürler Olsun"
Kadınları Peşinden Sürükleyen Bir Din: Hıristiyanlık
Eksiksiz ve Mutlak Bir Tektanrıcılık: İslamiyet

Üçüncü Bölüm: İnsanı Kendisine Karşı Bölen Kutuplaşma:
Ruh-Beden Karşıtlığı

Batı Felsefesinde Ruh-Madde İkiliği
İslamiyet'in Bedene Yaklaşımı Farklı mı?

Dördüncü Bölüm: Bugünkü Köktendinci Yükselişin de Odağı:
Kadının Konumu ve Denetimi

Dinde Kadınlara Çekici Gelen Nedir?
Amerika'da Köktendincilik: Liberalizme Karşı Bir Meydan Okuma
İran'da Köktendincilik:
Moderniteye Karşı Bir Meydan Okuma

Sonuç: Kendi Adını Koymaya Cesaret Etmek
Notlar
Kaynakça
OKUMA PARÇASI

Önsöz, s. 7-13

Bu kitap, bir doktora tezi (AÜSBF - Siyaset Bilimi) olarak hazırlandı; dolayısıyla, akademik bir çalışmanın tüm olumsuzluklarını ve dezavantajlarını taşıyor. Ancak, tezin yazımının olmasa bile, araştırma ve zihinde olgunlaştırma sürecinin epey uzun bir zaman dilimine yayılmış ve oldukça geç bir yaşta kotarılmış olmasının getirdiği bazı avantajlar da yok değil. Bir kere, insanın olgunluk ve özgüven düzeyi ister istemez biraz artmış oluyor (özellikle ikincisi, kadınlar açısından önemli; ve bu niteliği görece geç bir yaşta kazanabilmemiz, başlı başına düşündürücü). Bu ise, gerek içerik, gerekse dil açısından daha cesur ya da serüvenci bir tutum alınabilmesini kolaylaştırıyor. Bu tezi yazarken, kendimi olayların ve dilin akışına kaptırdığım çok oldu. Elimdeki malzeme, özellikle eski yaratılış mitosları ve üç kutsal kitabın dili, böyle bir kaptırışa elbette çok yatkındı. Dolayısıyla, yazım aşaması, sancılı da olsa, yer yer epey keyifliydi.

Ne var ki, aynı ...

Devamını görmek için bkz.

"Sonuç: Kendi Adını Koymaya Cesaret Etmek", s. 209-217

İnsan yaşamında çok önemli bir yer tutan dinin, sosyolojik ve ideolojik bir olgu olarak, gerek tarihsel gerekse çağdaş bağlamlarda incelenmesi, toplumsal cinsiyet bölünmesinin iki tarafı için farklı anlamlar taşıdığına ve kadınlar ile erkeklerin maddi ve ideolojik yaşamları üzerinde farklı etkiler yarattığına işaret ediyor. Özellikle kadınların dinle olan ilişkisi her zaman karmaşık, çelişkili ve gerilimli olmuştur. Din, kadınlara zaman zaman kendilerini ifade olanağı sunsa da, kadını ikincil ve bağımlı olarak değişmez bir biçimde tanımlamasıyla onlar için yalnızca ideolojik düzlemde kalmayan bir cendere oluşturmuş ve kadınlar yüzyıllar boyunca kendilerine ve başkalarına, eksiksiz insanlığa ulaşabilme ve soyut düşünme yetisine sahip olduklarını kanıtlayabilmek için çırpınıp durmuşlardır.

Batı'da, bin yıldan uzun bir zamandır düşünen kadınların temel zihinsel çabalarının, Hıristiyanlığın kadınlara yakıştırdığı "i...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Nermin Abadan-Unat, “Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın”, 8 Mart 2000

Fatmagül Berktay Tektanrılı Dinler Karşısında Kadın başlıklı yapıtında, Hıristiyanlık, Musevilik ve İslamda kadının statüsünü karşılaştırmalı bir yaklaşımla ele almaktadır. Aslında bir doktora tezi olan bu çalışma, konusu gereği felsefe, teoloji, sosyoloji, antropoloji, arkeoloji, sanat tarihi, etimoloji, siyaset bilimini kapsamak üzere disiplinlerarası bir çerçevede irdelenmiştir. Berktay tektanrılı üç dinin her birinde kadının ikincilliğinin doğal olarak kabul edildiğini, dolayısıyla bedeninin denetiminin de meşru olduğunu ayrıntılı metin analizleri ile ortaya koymaktadır. Berktay bu dinleri incelerken Durckheim, Weber, Gaertz, Turner gibi toplumbilimcilere başvurduğu gibi, dinin siyaset alanındaki etkisini Fransız filozof Foucault'nun geliştirdiği bilgi/iktidar söylemi ile çözmeye çalışıyor.

Tüm tektanrılı dinlerin kutsal metinleri ele alınınca şu ortak ...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova