ISBN13 978-975-342-797-5
13x19,5 cm, 256 s.
Liste fiyatı: 31.50 TL
İndirimli fiyatı: 25.20 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
Flannery O'Connor diğer kitapları
İyi İnsan Bulmak Zor, 2009
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Her Çıkışın Bir İnişi Vardır
Özgün adı: Everything That Rises Must Converge
Çeviri: Tomris Uyar, Nazım Dikbaş, Fatih Özgüven
Yayıma Hazırlayan: Özde Duygu Gürkan
Kapak Resmi: Perim İşisağ
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Ocak 2011
2. Basım: Haziran 2019

Flannery O'Connor'dan daha önce yayımladığımız İyi İnsan Bulmak Zor çok sevildi. Şimdi de yazarın ölümünden sonra yayımlanmış ikinci öykü kitabına yer veriyoruz Metis Edebiyat'ta: Her Çıkışın Bir İnişi Vardır'da yine dokuz güzel öykü var. Karakterlerin hepsi insani zaaflardan fazlasıyla nasibini almış saplantılı tipler: Kimi erdemli olmayı, kimi iyilik yaparak başkalarını "kurtarmayı", kimi değişime ve ilerlemeye ayak uydurmayı, bazıları da ırkçılık gibi sosyal sorunları dert edinmiş ya da ölüme kafayı takmış insanlar. O'Connor bu karakterlerin kendilerini içine düşürdükleri durumları tasvir ederken, anlatı kazanına bolca ironi, epeyce gerilim, biraz trajedi, bir çimdik de komedi katıyor. Böylece, evet hayli karanlık, ama okuması keyifli öyküler çıkıyor ortaya.

Sıradan insanların sıradan hayatlarını okuyoruz bu öykülerde. Ne var ki en sıradan hayatlarda geçen en basit olayların bile nasıl fırtınalı varoluşsal deneyimlere yol açtığına şahit oluyoruz. Yaşanan acı aydınlanmalar, aynadaki kendinden memnun suretleri paramparça edebiliyor. Cehennemin insanın içinde pusuda beklediği, insanın kendi cehennemini kendisinin yarattığı görülüyor. Ve anlıyoruz ki, eğer hikâyesi iyi bir yazar tarafından anlatılırsa, hiçbir hayat sıradan değil.

İÇİNDEKİLER
Her Çıkışın Bir İnişi Vardır
Greerleaf
Ormanın Tam İçinden
Kalıcı Ürperti
Yuvanın Nimetleri
Önce Sakatlar Gidecek
Vahiy
Parker’ın Sırtı
Kıyamet Günü
OKUMA PARÇASI

Yuvanın Nimetleri’nden, s. 110-113.

Thomas pencerenin kıyısına çekildi, başını duvarla perde arasındaki boşluğa gizleyip arabanın giriş yoluna yanaşmasını izledi. Annesiyle küçük orospu iniyorlardı. Önce annesi çıktı, ağır, sarsak adımlarla, sonra küçük orospunun uzun, hafif çarpık bacakları göründü, eteğini dizlerinin üstüne çekmişti. Çınıltılı bir kahkahayla, kendisini karşılamak için ok gibi fırlayan, mutluluktan keyifle hoplayıp zıplayan köpeğe koştu. Öfke Thomas'ın iriyarı bedeninde suskun, uğursuz bir yoğunlukla birikti, tıpkı bir araya toplaşan bir kalabalık gibi.

Artık kararını vermek zorundaydı, ya bavulunu toplayıp otele çıkacak ya da burada kalıp evin boşalmasını bekleyecekti.

Nerede bavul bulacağını bilmiyordu, eşya toplamayı sevmezdi. Kitaplarını elinin altında isterdi, yazı makinesi battaldı, elektrikli battaniyeye alışmıştı, lokanta yemeklerini içi kaldırmıyordu. Annesi o gözünü budaktan esirgemeyen yardımseverlik duygusuyla evin huzurunu bozmak ü...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Elif Tanrıyar, “Kişi kendini bilmeli!”, Sabah Kitap Eki, Şubat 2011

Flannery O’Connor, Amerikan Güneyli Gotik tarzı eserleriyle tanınan, keskin bir edebi yeteneğe ve irkiltici bir dile sahip, gerek yaşadığı dönemde gerekse sonrasında eserlerine kayıtsız kalınamamış, sıra dışı bir yazar... 1925’te doğan ve 1964 yılında, yalnızca 39 yaşındayken babası gibi deri vereminden ölen O’Connor, kısa yaşamına çok sayıda öykü ve iki de roman sığdırmış. 1945’te Georgia Eyalet Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Iowa Yazarlık Atölyesi’ne kabul edilen ancak 1951 yılında hastalığına teşhis konulmasının ardından Georgia’daki aile çiftliğine dönen yazar, burada ölümüne dek 13 yıl boyunca eserlerini yazmış. Aynı zamanda koyu bir Katolik de olan O’Connor, tüm bu süre boyunca Katolik teolojisi üzerine kitaplar okuyup, konferanslar vermiş.

Flannery O’Connor’ın diğer öykü kitabı olan İyi İnsan Bulmak Zor da yine geçtiğimiz yıl Metis’ten yayınlanm...

Devamını görmek için bkz.

Behçet Çelik, “Düzeni koruyan, sağduyulu, saygıdeğer ucubeler”, Taraf Kitap Eki, Mart 2011

Kendilerini çevrelerindeki insanlardan üstün görüp, aşağıdakilerin yapıp ettiklerinden, düşünce ve tutumlarından rahatsız olan kibirli öykü kişilerine Flannery O’Connor’ın öykülerinde sıkça rastlarız. Çoğu zaman aşağıda gördükleri bu insanlar için yararlı şeyler yaptıklarına inanır, bencil oldukları halde kendilerini diğerkâm sanırlar. Başkalarına karşı iyilikle dolu olduklarını düşünürken onlara kötülük yaptıklarının farkına ya varmazlar, ya çok geç varırlar. Siyahi Amerikalıların eşit haklar mücadelesinde önemli kazanımlar elde ettikleri, ama henüz tam anlamıyla eşit olmadıkları 1950’lerde kaleme alınan bu öykülerde çoğunlukla siyahları hor gören, toprak sahibi beyaz adam ve kadınların öyküleri anlatılır. Siyahların toplumsal hayattaki yeni yerlerini yadırgayan, bundan rahatsızlık duyan kişilerdir bunlar. Köleliğin sona ermiş olması değildir problem; hatta söylem düze...

Devamını görmek için bkz.

Murat Özbek, "Köşegenden Gelen Edebiyat: Gotik", Birgün Kitap, 3 Temmuz 2015

Gotik edebiyatın önemli isimlerinden Flannery O’Connor, kendisine yöneltilen “Hikâyelerinizde şiddeti nasıl açıklarsınız?” sorusuna, “Aslında o kadar şiddet yok. …bir bakıma komik, estetik bir yan var.” cevabını verir. Gotik edebiyatın olaylara, karakterlere, olay ve karakterlerin yerleştirildiği mekâna ve daha genel bir ifadeyle edebiyata yaklaşımı bir ters yüz edişle başlar. O’Connor, şiddet için yaptığı açıklamayı İyi İnsan Bulmak Zor öyküsü için dile getirir. Öykü, arabalarıyla yolculuğa çıkan bir ailenin yolculuk bitmeden yaptıkları kazadan sonra hapisten kaçan Ayarsız, Hiram ve Bobby Lee ile karşılaşmalarını ve yardım istedikleri bu “suç”luların aile fertlerini öldürmesini anlatır. Öykünün asıl teması bu karşılaşmanın nasıl gerçekleştiğiyle ilgilidir. Ayarsız, mevcut durumu şöyle anlatır: “İsa her şeyin den...

Devamını görmek için bkz.

Aynur Kulak, "Sıradanlığın çok ötesinde bir akıl: Flannery O’Connor", Kitapeki.com, 9 Mart 2016

“Sevmeyi öğrenmek için önce nefret etmeyi öğrenmek zorundayız.” Kardinal Newman

Koyu Katolik bir ortamda yetişmiş ve o ortamdan bize yazan bir yazar kötülüğü, nefreti, ikircikli korkuyu, düpedüz kini, tekinsizliği ya da karşısındakini de kendisi gibi bilen kötü niyetli, kötü düşünen, her daim şüpheci, şikâyetçi, sevmeyen insanları yazmış olamaz.

Olamaz çünkü; sadece Katolik inancı değil hiçbir din buna izin vermez. Bütün dinlerde sevmek esastır; kötü olmamak, kötüye bulaşmamak, nefret etmemek, kin gütmemek…; inanmak sanıldığı kadar kolay bir şey değildir.

Flannery O’Connor da bunları biliyordu elbet. 1925 yılında Amerika’nın Georgia eyaletinde doğan Flannery koyu Katolikti. Kendisinin de içinde yetiştiği dini öğreti ‘Katolik olmak’ ile ilgili (özelikle de hastalığından dolayı ailesinin yanına döndükten sonra) birçok kitap okudu. Çeşitli üniversite...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova