ISBN13 978-975-342-204-8
13x19,5 cm, 288 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Kendiliğin Yeniden Yapılanması, 1998
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Önsöz, s. 17-19

Narsisizm konusu, yani kendiliğin yatırılması (Hartmann) çok geniş ve önemli bir konudur, çünkü haklı olarak insan zihninin içeriğinin yarısına gönderimde bulunduğu söylenebilir – diğer yarısı, elbette, nesnelerdir. Dolayısıyla narsisizm sorunlarının kapsayıcı bir sunumunu yapmak herhangi bir yazarın bilgi ve becerisini iyice aşabilecek engin bir alanı üstlenmek olurdu.

Ancak vazifenin büyüklüğünden daha önemlisi, kapsayıcı bir sunum yapılabilmesi için bir alanın az çok yerleşmiş olması, bu konudaki araştırmaların bir düzeye erişmiş olmasının gerekmesidir. Diğer bir deyişle bir ders kitabı yaklaşımı ancak belli bir alanda bir dizi anlamlı ilerlemenin yapıldığı ve bu ilerlemelerin artık yeni kazanılmış bilgileri derleyip toplamaya ve dengeli bir tarzda sunmaya çalışan bir gözden geçirme çerçevesinde yansız bir şekilde değerlendirilmelerini ve bütünleştirilmelerini gerektiren bir noktaya ulaşıldığında geçerli olur. Bugün için narsisizm konusunda bu koşullar oluşmamıştır.

Psikanalitik metapsikolojide basit görünen, ancak yol açıcı ve belirleyici bir ilerleme olan kendiliğin (self) benden (ego) kavramsal olarak ayrılması (Hartmann); (ön)bilinçte yer alan "kimlik" zihinsel içeriğinin açık olduğu tehlikeler kadar bu "kimliğin" edinilmesi ve korunmasına yönelik ilgi (Erikson); anne çocuk birliği matriksinden gelen ayrı bir psikobiyolojik varoluşun tedrici netleşmesi (Mahler); son yılların bazı ayrıntılandırılmış, psikanalitik olarak formüle edilmiş önemli klinik-kuramsal (Jacobson) ve klinik (A. Reich) katkıları: Bütün bu çalışmalar, nesneler dünyasının araştırılmasına, yani imagoların –veya id bağlamında dürtülerden çok benin bilişsel süreçlerinin merkezi durumuyla daha uyumlu bir şekilde ifade edilirse, nesne tasarımlarının– gelişimsel ve dinamik devinimlerine katkıda bulunan engin malzeme tarafından geri plana itilmeye yüz tutan bir konuya psikanalistlerin artan bir ilgisi olduğunu doğruluyor.

Narsisizm sorunlarına kuramsal olarak yaklaşıldığında karşılaşılan güçlüklerden biri –artık kendilik yatırımı ile ben işlevlerinin yatırımı arasındaki eski yaygın kafa karışıklığından daha önemli hale gelen bir güçlük bu– nesne ilişkilerinin mevcudiyetinin narsisizmi dışta bıraktığı yolundaki sık rastlanan varsayımdır. Halbuki izleyen sayfalarda vurgulanacağı gibi tam tersine en yoğun narsisistik deneyimlerden bazıları nesnelerle ilişkilidir; yani ya kendiliğin ve içgüdüsel yatırımının korunması için kullanılan nesnelerle veya bizzat kendiliğin bir parçası olarak yaşantılanan nesnelerle. Bu nesnelerden kendilik nesnesi olarak söz edeceğim.

Başlangıç için birkaç temel kavramsal aydınlatma yararlı olabilir. Kişilik ve kimlik kavramlarının yanı sıra bir yandan kendilik diğer yandan da ben, üstben ve id kavramları kavramsal oluşumun değişik düzeylerine ait soyutlamalardır. Ben, id ve üstben psikanalizde özgül üst düzeyin, yani deneyimden uzak bir soyutlamanın, ruhsal aygıtın kurucu öğeleridir.

Kişilik sıklıkla genel bir anlamda kullanılabilirliğe açık olmakla beraber, kimlik gibi psikanalitik psikolojiye yabancıdır; derinlik psikolojisinin gözlemlerinden çok toplumsal davranışın gözlenmesi ve kişinin ötekilerle ilişkisindeki (ön)bilinçli deneyimin tanımlanması ile uyumlu farklı bir kuramsal çerçeveye aittir.

Halbuki kendilik psikanalitik ortamda ortaya çıkar ve zihinsel aygıtın bir içeriği olarak görece alt düzeye, yani görece deneyime yakın bir düzeye ait psikanalitik bir soyutlama tarzında kavramlaştırılır. Böylece zihnin bir aygıtı olmamakla beraber zihinde bir yapıdır, çünkü a) içgüdüsel enerjiyle yatırılmıştır ve b) zaman içinde sürekliliğe sahiptir, yani kalıcıdır. Dahası ruhsal bir yapı olmakla kendilik ruhsal bir yerleşime de sahiptir. Daha özelleştirerek ifade edersek çeşitli –ve çoğu zaman tutarsız– kendilik tasarımları yalnızca id, ben ve üstbende değil, aynı zamanda zihnin tekil aygıtlarında da mevcuttur. Söz gelimi, ya ben alanı içinde sınırlı bir yer tutan veya id ve benin bir süreklilik oluşturduğu bölgesel ruh alanı bölümlerini işgal eden çelişik, bilinçli veya önbilinçli kendilik tasarımları –örneğin büyüklenmeci veya aşağılık kendilik tasarımları– yan yana mevcut olabilir. O halde kendilik, bütünüyle, nesne tasarımlarına benzer bir şekilde, zihinsel aygıtın bir içeriğidir, ama onun kurumlarından biri, yani zihnin aygıtlarından biri değildir.

Böylesi kuramsal aydınlatmalar, iki amacı –bir yanda genel narsisizm alanında bir grup özgün normal ve anormal olgunun derinlemesine tanımını yapmak, öte yanda bunlarla bağlantılı özgül gelişimsel aşamayı anlamak– bütünleştirmeye çalışan bu kitabın temel konusu için bir çerçeve sağlayacaktır.

Bu kitabın alanı ne kadar geniş olursa olsun yalnızca daha geniş bir narsisizm incelemesinin bir bölümünü oluşturabilir. Özel olarak bu inceleme hemen hemen tamamen narsisistik kişiliklerin analizinde libidinal güçlerin rolü üzerinde yoğunlaşmıştır. Saldırganlığın rolünün tartışılması ayrıca ele alınacaktır. Öte yandan bu kitap 1959, 1963 (Seitz ile birlikte), 1966, 1968 yıllarında yayımlanmış bir dizi incelemenin devamı ve uzantısıdır. Vaka malzemesi, bunlardan çıkarılan netice ve bu makalelerde içerilen kavramlaştırmalar izleyen sayfalarda serbest bir şekilde kullanılmıştır. Bu kitap daha önceki denemelerde başlatılan narsisizmin libidinal yönlerinin araştırılmasının derlenip toparlanmasını ve tamamlanmasını oluşturmaktadır.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova