ISBN13 978-975-342-314-4
13x19,5 cm, 160 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Evrim Altuğ, Hakan Gülseven, Müge İplikçi, Dosya, Radikal Kitap Eki, 20 Temmuz 2001

Aslında iki Batman vardı. 1948 yılında Raman dağının oralarda bulunan yapışkan siyah likit madde toplumu ikiye bölüvermişti birden. TPAO'nun gelip yerleştiği modern ve benliğin sağladıklarıyla müreffeh biçimde yaşayan Batman ve öteki Batman. Farklı coğrafyalar farklı kültürleri doğurdu kısa zamanda.

Öteki Batman da gel zaman git zaman üçe ayrılmıştı. Fazlasıyla sosyo-ekonomik bir ayrımdı bu. Birinci bölge, TPAO'da çalışan işçilerin ilk aşamada yerleşip daha sonra terk ettikleri yerlerdi. Onların yerini ekonomik nedenlerle göç edenler doldurdu. Bir sonraki nesil güvence altına alınabilmişti. Akıcı bir hayattı süregiden.

İkinci bölgede ise birinci bölgeye taşınanların boşaltmış oldukları evlerde oturuyordu insanlar. Ekonomik düzeyleri düşüktü. Cadde ve sokaklar, hayatla orantılı biçimde daralmaya başlamıştı.

Üçüncü bölgenin sakinlerinin çoğu ise işsizdi. Şanslı olanlar da gündelik işlerdeydi. Sokaklar dar, darmaduman ve kifayetsizdi. İki göz evlerde bir sürü çocuk yaşıyordu. Üçüncü bölge suskun, küskün, aşırı duygusal, içine kapalı Batmanlının yaşarken öldüğü yerdi.

İşte bu üçüncü bölgede, diyor Müjgân Halis, yani hayatın pek de kolay tahammül edilemediği bu yerde en çok kadınlar öldü, ölüyor - intihar oranı erkeklerde yüksektir diyen Durkheim'a inat, onu haksız çıkarırcasına. Halis'in Batman'da Kadınlar Ölüyor adlı kitabı kadın intiharları üzerinden, tanıklıklar ve araştırmaları da peşi sıra sürükleyerek Batman özelinde, Güneydoğu Anadolu bölgesi genelinde yaşanan toplumsal kaosu enine kesit halinde gözler önüne seriyor. Faili meçhul cinayetlerin ve Hizbullah'ın kenti - geçiş döneminin her şeyi ezip "kurtararak" insanların üzerine çökmüş olan ağırlığı altında debelenip duran Batman kenti Halis'in aktardığı biçimde şöyle canlanıyor karşımızda: "Batmanlı politikacılar, topu yine Ankara'ya attılar. Batmanlı erkekler sokaklarda, internet kafelerde, kahvehanelerde erkek erkeğe muhabbet edip, hayallerindeki kadınları ararken, Batman'ın mülki ve idari erkanı güvenlik güçlerine borçlu olduklarını söyledikleri huzur ortamının memnuniyetini yansıttılar. Batman'ın 'kurtarılmış' genç kızları ÇATOM'larda halı, kilim dokurken yaşadıkları sanal mutlulukları ezberden anlatır gibiydiler. Batman'ın aydınları 'Vizontele'yi izlemek için Diyarbakır'a gittiklerini gururla karışık bir buruklukla anlatırken, yeni açılan Bahar Kültür Merkezi'ni dolduran Batman'lı hızlıpolitize gençliği intihar edenlere uzak bir iklimde büyük bir coşkuyla 2001 Nevroz'una hazırlanıyordu."

Bunlar olurken, politikleşmiş ama sosyalleşememiş Batman'ın devlet hastanesinin morgu mutsuz, hayalsiz, düşsüz evli - bekar -genç - yaşlı - çocuklu - çocuksuz - esmer - kumral kadın cesetleriyle dolup taşıdığını söylüyor Halis. Kimi silahla, kimi kendini asarak, kimi ilaçla...

Kısacası bir batağın içinde namusunu gelenek - görenek kılıfı içinde göz hapsine almış çevresindekilerle Batmanlı kadınlar ne zamandır, o beton kente prangalı yarınlarını artık aramaz oldular.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova