13X19,5 cm, 240 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Eymür'ün Aynası, 2001
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

“İlksöz”, s. 7-10

Türkiye'de pek çok şey büyük bir hızla değişiyor. Ancak bu hız, rasyonellik ve yararlılık ölçütlerinden uzak. Tam tersine, ardında bıraktığı toz-dumanla görüş mesafesini azaltıyor ve kafaları karıştırıyor.

İsimler üzerinden yürüyen derin siyaset, isimler üzerinden yürüyen yolsuzluk ekonomisi ve "Kasırga, Beyaz Enerji" gibi isimler üzerinden yürüyen operasyonlar; hepsi dönemsel olarak birbirini tamamlayan, ama bir çırpıda unutulup gitmeye mahkûm edilen olgular. Hız kargaşası çoğu zaman olayları ve olayların içinde yer alan önemli kişilikleri anlamayı zorlaştırıyor. Aslında, üzerinde durup düşünülmesi gereken olay ya da kişi sayısı sanıldığı kadar fazla değil. Dolayısıyla kargaşadan sıyrılıp olan bitene bakılması durumunda dengeleri ana hatlarıyla kavramak zor değil, pek vakit de gerektirmiyor. Ancak sürekli değişen gündem insanları bu şanstan mahrum bırakıyor.

İşte tam da bu nedenle Sadettin Tantan'dan hareketle bu kitabı hazırlamayı düşünmüştük. Tantan son iki yılın Türkiyesi'nde incelenmesi gereken en ilginç kişiliklerden biriydi. O ve onun etrafında dönen olaylar-kişilerle ilgili araştırmaya başlarken Türkiye'nin günlük hız kargaşasından sıyrılırsam işimin kolaylaşacağını biliyordum. Öyle de oldu, uzun bir süre önce başladığım araştırmalar beni hiç de küçümsenmeyecek bir noktaya getirdi. Ancak daha vaktimiz vardı. Kısa bir ara verip tatile çıktığım günlerde Ruşen Çakır'ın telefonla verdiği haber zihnimde yeni soru işaretlerine neden oldu, Tantan İçişleri Bakanlığı'ndan alınmıştı. Bu haber beni, Tantan'ın portresini tamamlamak için daha hızlı bir çalışmaya yöneltti. Bir taraftan kitabın belirli bölümlerini yazarken diğer taraftan yeni görüşmeler yaptım, değerlendirilmeye layık pek çok yeni bilgi edindim.

Böyle bir kitapta, resmi ya da gayri resmi belgelerden çok, portresini çıkaracağınız kişinin kendisiyle ve çevresindeki insanlarla yapacağınız görüşmelerden çıkacak sonuçlar önem kazanıyor. Yazılı kaynaklar büyük oranda devre dışı kalır, siz edindiğiniz bilgileri kayıt altına alır ve yazdıklarınızla belgeleştirirsiniz. İşte bu yüzden kitabın hazırlık aşamasında Tantan'ı yakından tanıyan, onunla çalışan ve Türkiye'deki iç siyasi-bürokratik dengeleri iyi gözlemleyen çok sayıda isimle görüşme yapıldı. Ayrıca Tantan'ın İçişleri Bakanlığı dönemine ilişkin tüm gelişmeler gazete haberlerinden ve İçişleri Bakanlığı'nın kendi özel arşivinden faydalanılarak gözden geçirildi. Böylece bu kitabın materyalleri ve giderek kitap ortaya çıktı.

Araştırma kitaplarında eksiksiz bir çalışma ortaya koymak ve hiçbir hata yapmamak imkânsıza yakın bir şey. Hele yaşayan birinin portresini çiziyorsanız işiniz daha da zor. İnsan ölmeden varlığını tamamlar mı ki henüz yaşarken onun portresini çizelim? Mallarmé' nin, "Sonsuzluk kendine dönüştürüyor onu sonunda" dizelerini anımsarsak, ölümden önce varlığını tamamlamamış birinin biyografisini yazmanın, ya da daha dar bir kapsamda portresini çizmenin ne denli zor olduğu daha iyi anlaşılır.

Ancak Sadettin Tantan, Bir Savaş Öyküsü klasik bir biyografi değil. Aynı zamanda son iki yılda yaşanan ve Tantan'ın gidişinden sonra da yaşanmaya devam eden bir gizli savaşın öyküsü anlattığımız. Yaygın kanıya göre; "derin devlet"te "Mali 28 Şubat"çı kanadın, "derin siyaset"te Hüsamettin Özkan gibi isimlerin ve uluslararası arenada ABD'nin Türkiye üzerindeki stratejileriyle örtüşen Tantan uygulamaları, kime ve hangi güce karşıydı? Tantan'ınki, partisinin patronunun yerinde gözü olan, genel başkanlığa talip bir ANAP'lının kavgası mı, yoksa belirli merkezlerin desteğiyle yürütülen bilinçli bir savaş mıydı?

Bu kitap, Tantan'ı tek başına bir güç merkezi olarak değil, iç ve dış dinamiklerin yeniden yarattığı bir kişilik olarak ele alma ve onun Türkiye'de temizlik adı altında yürütülen operasyondaki rolünü gözler önüne serme iddiasında. Bununla birlikte elinizdeki kitabın, savaşın şifrelerini bütünüyle çözmek gibi bir iddiası yok. Zaten Türkiye'de bürokratik ve siyasi güçler arasında yürütülen bitmez tükenmez savaşların bütün şifrelerini çözmek o savaşlardaki güç merkezlerinden biri olmak gibi bir ön koşulu gerektiriyor. Hatta bazen güç merkezleri dahi olası gelişmeleri kestiremiyor. Mesut Yılmaz'ın Tantan üzerinden yürüyen operasyonun kendisine bu denli açık uzanacağını hesaplamadığını düşünürsek, bir güç merkezi olarak onun da yanılmış olduğunu söyleyebiliriz.

Peki Sadettin Tantan ya da onu destekleyen güç yanılmadı mı? İçişleri Bakanlığı'ndan uzaklaştırılma operasyonu, Tantan ve onun ardındaki gücün de yanıldığını gösteriyor. Ancak ikinci bir fırtına öncesindeki sessizlik gösteriyor ki derin devletteki bazı unsurların Mesut Yılmaz'la kavgası devam edecek. Siz de savaşı izlemeye devam edin...

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2019. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova