ISBN13 978-975-342-342-7
13x19,5 cm, 152 s.
Yazarın Metis Yayınları'ndaki
diğer kitapları
Vitrinde Yaşamak, 1992
Yer Değiştiren Gölge, 1995
Ev Ödevi, 1999
Kör Ayna, Kayıp Şark, 2004
Mağdurun Dili, 2008
Benden Önce Bir Başkası, 2011
Sessizin Payı, 2015
İkinci Hayat, 2020
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Nuh Köklü, “Türkün ruhu”, Radikal Kitap Eki, 23 Kasım 2001

Kusurlu bir ifadeden kusursuz bir hal bildirimi, durum tespiti ve dolayısıyla bir 'ifade etme şekli' çıkabilir mi? Nurdan Gürbilek'in son kitabı bunun bir kanıtı olarak değerlendirilmeli. Kusurlu ifade; Kötülük, Türklük ve çocukluk bir araya gelmesi düşünülmeyen en azından bir araya gelmesi 'yakışık' almayacağı varsayılır. Türk olma hali ne kötülükle ne de çocuklukla birlikte düşünülür, kötülük bizim maruz kaldığımız, bir türlü yakamızı bırakmayan 'yazgı' olarak, çocukluk ise hiçbir zaman büyüyememiş, 'babaların' gölgesinden, onların vesayeti altında yaşayanların yaramazlıklarıdır. Oysa iki yüzyıldır bir 'kapılma' ile reddetme arasında gidip gelen Türkler kendilerine has bir kültürün var olduğunu söylediği anda bile bu has olan kültürün orijinal olup olmadığı konusunda sıkıntı duymaktadırlar. Daha önce Defter dergisinin Bahar 2001 sayısında da yayımlanmış olan 'Orijinal Türk Ruhu' yazısında 'biz de neden bilim kurgu yok, resim yok, felsefe yok' gibi yoklar listesini yayımlayan görüşle, 'varlar' listesini açıklayan görüş arasında orta bir nokta değil de farklı bir duruşla 'yok - var' listesi çıkarmanın ne demek olduğuna değinmişti Gürbilek.

Nurdan Gürbilek'in bir kısmı daha önce yayımlanan yazılarının toplamı, Türklük ve Kötülük kavramlarının birbirlerine temas ettiği noktaları göz önüne alarak bir anlamda yakın tarihimizin imgeleri arasında yolculuğa, bu yolculuk sırasında karşılaştığı imgeler üzerine düşünmeye çağırıyor okuyucuyu. Ortak belleğimizi oluşturan imgeler arasında gezinirken, Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdası'ndan, arabaların üzerlerindeki Ağlayan Çocuk posterlerine Küçük Emrah filmlerinden, arabesk şarkılara kadar bir dönemi tahlil etme imkanı taşıyan konulara el atıyor Gürbilek. Fakat kitabın önemi ele aldığı bu imgelerin ortak bir temasının var olup olmadığını düşünüldüğünde ortaya çıkıyor. "Yoksunluktan Doğulu ve milli bir gurur türetmeyi başaran" bir halkın bir zaman sonra "vaatlerin yerine getirilmemesinden doğan öfkeyi hınca dönüştürmesini, öteki dünyada gerçekeştirileceği varsayılan arzularını, 'hemen şimdi' talep ettiği bir dünyaya dönüşmesini Gürbilek'in metinlerinden çıkarabiliriz. Yine Küçük Emrah filmlerinden 12 Eylül darbesinden sonra babasız kalanların, rotasını şaşırmamak için birbirlerine sığınma haliyle Tanzimat Edebiyatı yazarlarının babasız kalmış oğulları özne olarak seçme durumu arasında da bağ kurabiliriz. Bir zamanları ölümü mahrem bir durum olarak gören halkın, bu mahremiyetin yerine aleniyeti, hatta ölümün teşhiri üzerinden düşünmeye başlaması arasında da bir ilişki kurabiliriz. Gürbilek Türklük üzerine bir 'yakın okuma' denemesi yapıyor, okuduğu Türk olma hali üzerine hep bir ön varsayılma bakıldığından dolayı ıskalanmış, görmezlikten gelinmiş ve dolayısıyla hep yanlış sokaklara sapılmış bir dünya içerisinde farklı bir rota sunmaya çalışıyor. Herkesin yaptığı yol haritaları içerisinde Gürbilek'in sunduğunun farkı belki de rotanın doğru olup olmadığından çok yol üzerinde karşılaştıklarınıza yer vermiş olması...

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2021. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova