ISBN13 978-975-342-427-1
13x19,5 cm, 96 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Roni Margulies, Sunuş, s. 7-11

Gençliğimde The Russians Are Coming! The Russians Are Coming! adlı bir komedi filmi görmüştüm. Bir sahnesinde, Soğuk Savaş sırasında bir Amerikalı, kaldığı hastane veya tımarhaneden dışarı bakarken bahçede nedense Rus sandığı birini görüp "Ruslar geliyor! Ruslar geliyor!" diye bağırarak koridorun öbür ucundaki pencereye koşuyor ve bilmem kaçıncı kattan aşağı atlıyordu. Filmi izlediğimde siyasetle ilgilenmeye yeni yeni başlamış olsam gerek ki, "Yahu," diye düşündürtmüştü bu sahne beni, "bu herifler acaba kendi propagandalarına kendileri de mi inanıyor?" O günlerde ABD, dünyada tüm yaptıklarını, dış siyasetinin saldırganlığını, açtığı savaşları, yaptırttığı darbeleri, devasa askeri harcamalarını Sovyetler Birliği'nin varlığına, "komünizm" tehlikesine bağlıyor, böyle meşrulaştırıyordu.

Batı kapitalizmi ile rekabete girişmiş olmanın Sovyetler Birliği'nde devlet kapitalizmini pekiştirdiğini, bir kez iktidarını oturttuktan sonra Stalinist bürokrasinin dünyaya "komünizm" yaymak gibi bir kaygıyı aklına bile getirmediğini, ABD'nin ve tüm diğer büyük ülkelerin egemen sınıfları gibi bir egemen sınıf olarak görülmek, aynı masada eşit bir ortak olarak oturmak, rahat bırakılmak ve uluslararası statükoyu sürdürmek istediğini bilen benim gibileri için o yıllarda siyasete damgasını vuran bu ikiliği aşmak zordu: Bir yanda kendilerini pencereden atacak kadar Amerikan propagandasına inananlar, öte yanda, buna inanmayan ama buna karşılık bir başka egemen sınıfın çıkarlarını, siyasetini, yaptıklarını "komünizm" diye savunanlar.

Örneğin, 1960'ların en kitlesel kampanyalarının konusu olan nükleer silahsızlanma açısından, hem ABD'nin bahanesi hazırdı, hem de solda, Rusya'nın nükleer silahlarını savunmak "doğal" olabiliyordu. Sosyalizm adına nükleer silahları savunmak!

Irak'a saldırılmasına karşı iki yıldır ülke tarihinin en büyük kitle hareketini inşa eden Savaşı Durdurma Koalisyonu (Stop the War Coalition) öncesinde İngiltere'nin en büyük ve en uzun ömürlü kampanyası olan CND'nin (Nükleer Silahsızlanma Kampanyası) 1960'lı yılların sonlarında örgütlediği büyük yürüyüşlerden birine katılmayarak Trafalgar Meydanı'nda "Niçin Yürümüyoruz" başlıklı bir bildiri dağıtan ve Rusya'nın nükleer silahlarını "işçi sınıfının bombası" olarak savunan örgütün hikayesi hâlâ anlatılır.

Anlatılanlar bir yana, Kuzey Kore'nin nükleer silah üretme hakkını savunan bir afişi bu yıl Temmuz ayında bizzat kendim gördüm. Ama geçmişte Rusya'yı destekleyenler tüm toplumsal muhalefetlerin içinde önemli bir çoğunluk oluşturuyordu; sözünü ettiğim afişi taşıyanlara ise herkes yarı deli gözüyle bakıyordu. Dünya bugün artık biraz daha basit çünkü. ABD'nin temsil ettiği sisteme, bu sistemin dünyanın her yanında yarattığı yıkıma karşı çıkmak isteyenler, bu karşı çıkışı garip, dolambaçlı ve akrobatik bir tartışmaya dayandırmak zorunda değiller. ABD'nin nükleer veya uzay silahlarına karşı çıkarken artık hiç kimse, "Ama Rusya başkadır," demiyor. Silahlara karşıyız. Nokta.

Pek çok açıdan olduğu gibi, bu açıdan da antikapitalist hareket rahat, önü açık. Artık Rusya yok. Amerikan emperyalizminin azgınlığını, saldırganlığını meşru göstermek isteyenlerin işi zor. El Kaide gibi ne olduğu, nerede olduğu belirsiz, Saddam'ın kitle imha silahları gibi hayali, terörizm gibi her an herkesi kapsayabilecek yeni düşmanlar icat ediliyor, ama bunlara ikna olanlar az. "Önceden misilleme" gibi stratejiler yaratılıp, henüz düşman olduğunun farkında bile olmayan düşmanlara savaş açılıyor, ama buna karşı dünyanın her yanında on milyonlar sokaklara dökülüyor.

Dahası, bu sığ ve zaman zaman gülünç meşrulaştırma çabalarının ipliği çok zaman bizzat Amerikan egemen sınıfının yayınlarında, ve anında, pazara çıkıyor. Elinizdeki kitabın yazarı, "Bu iktidar güçleri," diyor (siz bunu "egemen sınıf" diye okuyun), "ülkenin siyasi sağ kanadından da daha kesin bir şekilde, askeri açıdan ezici ve rakip tanımaz ölçüde güçlü bir ABD'nin küreselleşme için gerekli olduğuna inanıyor..." Beyaz Saray'ın "basın bülteni" olarak düşünülen New York Times'ın dış politika yazarı Thomas L. Friedman 1999 Martı'nda gazetenin dergi ekinin kapağına çıkarılan yazısında şöyle diyordu: "Piyasanın gizli eli, gizli bir yumruk olmadan asla işlemez: F-15 uçaklarını imal eden McDonnel Douglas olmadan, McDonald's büyüyemez. Ve dünyayı Silikon Vadisi'nin teknolojileri için güvenli kılan gizli yumruğun adı ise, ABD Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri." Friedman'ın yazısının başlığı, "Dünyanın Şimdi İhtiyacı Olan Şey: Küreselleşmenin İşlemesi İçin, ABD Her Şeye Kadir Bir Süper Güç Gibi Davranmaktan Korkmamalıdır" idi. Yazı, derginin kapağını tümüyle kaplayan, kırmızı, beyaz ve mavi yıldız ve şeritlerle donanmış, sıkılı bir yumruk fotoğrafıyla resimlenmişti.

New York Times'ın yazarı küreselleşme ile ABD'nin Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkiyi, McDonald's ile McDonnel Douglas (yani küreselleşme ile silahlanma) arasındaki ilişkiyi nasıl kurabiliyor? Çok basit. İlerki sayfalarda okuyacağınız gibi, ABD Uzay Komutanlığı'nın Vision for 2020 (2020 İçin Öngörüler) adlı raporu küresel ekonomiye vurgu yapıyor. "Dünya ekonomisinin küreselleşmesi de, 'sahip olanlar' ve 'sahip olmayanlar' arasında gittikçe artan bir uçurumla devam edecek," diyor ABD Uzay Komutanlığı. Ve ABD'nin, uzayı ve yeryüzünü kontrol ederek "sahip olmayanları" hizada tutabileceğini savunuyor. ABD Uzay Komutanlığı'nın merkezinin bulunduğu Colorado Springs'de ABD'nin askeri uzay etkinliklerine karşı çıkan Uzayda Barış İçin Yurttaşlar (Citizens for Peace in Space) örgütünün yöneticisi Bill Sulzman, ABD Uzay Komutanlığı'nın, kendisini "küresel ekonominin icra kolu" olmaya hazırladığını söylüyor. Ta 1984 yılında Arming the Heavens: The Hidden Military Agenda for Space, 1945-1995 (Göğün Silahlandırılması: Silahlı Kuvvetlerin Uzaydaki Gizli Amaçları, 1945-1995) adlı kitabıyla uzayın silahlandırılması tehlikesine dikkat çeken Jack Manno, geçmiş silahlanma yarışlarına kıyasla Yıldız Savaşları' nın arkasında yeni bir unsur olduğunu belirtiyor: küresel ekonominin gelişmiş olması ve bu gelişmeyi destekleyenlerin, "küreselleşme süreci üzerinde kontrol sahibi olmayı" bir gereklilik olarak görmeleri.

Antikapitalist hareketin kitlesel gösterilerine sahne olan tüm kentlerde McDonald's şubelerinin özel olarak saldırıya uğraması (ya da kapitalizmin en önemli kurumlarından biriymişçesine dizi dizi silahlı polis tarafından korundukları için saldırıya uğramaktan kurtulmaları) tesadüf değil. Antikapitalist hareket New York Times okuduğu veya ABD Uzay Komutanlığı'nın yayınlarını izlediği için de değil. Hareket McDonald's ile Mc-Donnel

Douglas arasındaki ilişkiyi kâh el yordamıyla kâh teorik olarak, kâh bilinçli kâh içgüdüsel bir şekilde kurduğu için.

ABD uzayı silahlandırıyor. Hem Irak ve diğer ülkelerin petrol ve benzeri doğal kaynaklarını kontrol edebilmek için. Hem Avrupa Birliği gibi bugünkü ve Çin gibi yarınki rakiplerini markaja almak için. Hem de sadece ABD'nin değil, dünya kapitalizminin çıkarlarını, neoliberal siyasetler bütününü dayatmayı sürdürebilmek için.

Amerikan egemen sınıfının uzayda planladığı askeri uygulamalar, Irak'ta savaş süresince uygulanan ve bugün başka bir düzeyde uygulanmaya devam edilen vahşeti gölgede bırakıyor. Tek tek ülkeler bir yana dursun, tüm gezegeni tehdit ediyor. Yine New York Times gazetesinin yazdığı gibi, bugün dünyada iki süpergüç var: biri ABD, diğeri Seattle'dan bu yana kartopu gibi büyüyen antikapitalist hareket. Üzerindeki bütün canlılarla birlikte, tüm gezegenimizin geleceği bu güçlerden ikincisinin büyümesine, direnişine ve, son tahlilde, zaferine bağlı.

*

Antikapitalist Hareket İçin Kılavuzlar, bu direniş, bu zafer için gerekli bilgileri sunan, harekete kaynaklık eden, hareketten haberler veren, attığı adımları ve önündeki engelleri anlatan, yol göstermeye çalışan, hareketin içindeki hararetli tartışmaları aktaran kitapları Türkçeye kazandırmayı amaçlıyor. Seçtiğimiz kitaplar, hareketin çok yönlülüğünü, çeşitliliğini, dinamizmini yansıtma amacını taşıyor. Hareketin temel el kitapları haline gelmiş eserlere, başlıca direniş konularını ele alan, bilgi veren, hareketin militanlarını besleyen kitaplara öncelik veriyoruz.

Türkiye'nin dünyadaki gelişmelerden muaf olmadığına, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de bir antikapitalist hareketin yükseldiğine, yükselmeye devam edeceğine inanıyoruz. Küresel bir mücadelenin dünya çapındaki bir iletişime, bilgi ortamına ihtiyacı olduğu açık. Kılavuzların bu iletişimin bir parçası olarak görülmesini isteriz. Diziyi daha güzel bir dünya yaratacağını umduğumuz bu hareket için hazırladık.

 


Kişisel Veri Politikası
Aydınlatma Metni
Üye Aydınlatma Metni
Çerez Politikası


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2021. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova









İnternet sitemizi kullanırken deneyiminizi iyileştirmek için çerezlerden faydalanmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
X