ISBN13 978-975-342-671-8
13x19,5 cm, 304 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Osman Çakmakçı, “Maneviyat imalatı”, Radikal Kitap Eki, 5 Eylül 2008

Özgür Taburoğlu’nun beni bir ölçüde hiç şaşırtmayan, bir ölçüde de bu denli heyecansız olması nedeniyle hayal kırıklığına uğratan kitabı Dünyevi ve Kutsal altbaşlığında da vurgulandığı gibi Modernlerin Maneviyat Arayışları’na odaklanıyor. Ama dediğim gibi, kitap, özgün düşünce arayışlarına girmekten çok bir serimleme olmakla yetiniyor. Bu bizim düşünceyle uğraşan yazarlarımıza özgü bir durum sanıyorum; daha yazmadan kendimizi sınırlıyor ve bizim buradan bakıldığında çok verimli olduğu söylenebilecek olan bir konu, dünyevilik ve kutsallık ilişkisi konusu bir doktora tezi boyutunu aşmamaya mahkûm ediliyor. Tabii, yine de, her şeye rağmen, derli toplu bir tez.

İnsan salt nesne ile, salt gerçek ile karşı karşıya yaşayamaz. Onu yumuşatması, sert hatlarını belirsizleştirmesi, maneviyatı deneyimleyebileceği, demem o ki, kendisine yumuşak ve sıcak bir varoluş alanı yaratabileceği ‘ara bölgeler’ oluşturur. Bu doğrudan bilinçli bir ‘imalat’ olmaktan ziyade, varoluşsal bir gereksinim sonucu kendiliğinden yönelinen bir varlıksal hedeftir. Kısaca söylemek gerekirse, Aydınlanma’dan önce kesinlikle dinsel bir kökenden fışkıran ve yine dinsel bir çerçeve içinde üretilen maneviyat hali, Aydınlanma’dan sonra seküler dünya içinde, insan kaynaklı hale gelmiştir. Örneğin, Avrupa romantizmini bu çerçeve içinde değerlendirebiliriz, ki değil mi ki romantizm aşkınsal özellikler barındıran bir kendinden taşma halidir. Dünyevi olan, bu dünya ile sınırlı iken kutsal olan bu sınırları yerle bir eden bir aşkınlıktır. İnsan kendisini kendisiyle sınırlayamaz. Bedeni ve bedeninin imkânları kendi varlığının sınırları değildir. (Belki öyle olabilseydi rahat edebilirdik.) Sınırları belirsizleştirmek, bir tür kutsallık hâlesiyle örerek yumuşatmak insanın davranış şeklidir. Romantizm kartezyen dünya algılayışına başkaldırıydı. Hitler, maneviyat ihtiyacını manipüle ederek dünyevi bir kutsallık imalat makinesi kurdu ve faşizmi üretti. Ki faşizm zaten romantizmin kendisini var etme gerekçelerini bulduğu koşulları kullanarak romantizmle aynı gerekçelerle ortaya çıkmıştı. Ama yine de romantizmi faşizmi doğrudan üretmekle itham edemeyiz. Ama bu açıkça şunu ortaya çıkarmıştır ki, insan, her hal ve şart altında, kutsallığa, ‘ara bölgelerdeki manevi arayışlara’ ihtiyaç duyar ve bu da totalitarizme şöyle ya da böyle yol açabilir ve yönetenlerin yönettiklerini daha iyi yönetmelerine destek verebilir.

Günümüzde işte, neoliberal dünya görüşü ve küresel kapitalist ekonomi ve bu ekonomiye yaslanan devletler ve çok-uluslu şirketler bir maneviyat imalat makinesi gibi çalışmaktadırlar. Bu manipülatif yönetimlerinde de onlara en büyük desteği sanat ve mit ve insanın kutsallık ihtiyacı vermektedir. Zira sanat, mit ve kutsallık insanın var olanla sınırlı kalmama isteğini en iyi karşılayabilecek kavram ve gerçekliklerdir. Düşünsenize: Hollywood yapımı bir film, imal ettiği maneviyatla, bütün bir dünyayı güdümüne sokabilir. Harry Potter çocukların dünya algılarını üretip yönlendirebilir. Sanatsal reklam klipleri, müzikler tüketimi manipüle eder ve insanları var olan ve sürdürülmesi istenen düzene hapseder; onun içinde devinmelerini bir gerçeklik olarak var eder. Günümüzün zavallı ‘çorak’ insanı bu devasa maneviyat imalatıyla ‘zenginleştirilip avutulur’. Hayat ‘anlam’ kazanır.

Belki de işte kitapta maneviyat alanını oluşturan bu ara bölgelerde imal edilmektedir yanılsamalar.

Taburoğlu, tabii ki kitabında bu konulara girmiyor, belki de bunları çalışmasının ‘bilimselliğine’ zarar verecek aşırı-yorumlar olarak nitelendiriyor. Ama yine de ele aldığı konu, onu tarihsel olarak incelemesi, kriz ve düğüm noktalarını vurgulaması, modern maneviyat arayışlarının kimi önderlerini (Bataille, Heidegger, Irıgaray vs.) ele almasıyla bze bunları kendiliğinden düşündürtüyor. Sırf bu nedenle olsa bile kitap tam günümüz insanına sesleniyor ve içinde bulunduğu dünyanın esasa ilişkin sorunları üzerine düşünmesini sağlıyor.

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova